<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bağlı arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<atom:link href="https://habernetik.com/etiket/bagli/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://habernetik.com/etiket/bagli/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 28 Sep 2025 20:36:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://habernetik.com/wp-content/uploads/2023/02/cropped-HABERNETIK-32x32.png</url>
	<title>bağlı arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<link>https://habernetik.com/etiket/bagli/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Park Holding ve bağlı şirketlerine TMSF kayyım atandı</title>
		<link>https://habernetik.com/park-holding-ve-bagli-sirketlerine-tmsf-kayyim-atandi/</link>
					<comments>https://habernetik.com/park-holding-ve-bagli-sirketlerine-tmsf-kayyim-atandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 15:53:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[atandı!]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[holding]]></category>
		<category><![CDATA[kayyım]]></category>
		<category><![CDATA[park]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerine]]></category>
		<category><![CDATA[tmsf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=116531</guid>

					<description><![CDATA[<p>Can Holding soruşturması Ciner Holding&#8217;e uzandı; Ciner Şirketler Grubu&#8217;nun sahibi ve yöneticisi Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldığı duyuruldu. Park Holding ile holdinge bağlı AFC İthalat İhracat Turizm A.Ş, Zeyfa İthalat İhracat A.Ş ve Silopi Elektrik Üretim A.Ş şirketlere de kayyum atandı. Soruşturma kapsamında, Park Holding A.Ş, Silopi Elektrik Üretim A.Ş ve AFC [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/park-holding-ve-bagli-sirketlerine-tmsf-kayyim-atandi/">Park Holding ve bağlı şirketlerine TMSF kayyım atandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Can Holding soruşturması Ciner Holding&#8217;e uzandı; Ciner Şirketler Grubu&#8217;nun sahibi ve yöneticisi Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldığı duyuruldu.</p>
<p>Park Holding ile holdinge bağlı AFC İthalat İhracat Turizm A.Ş, Zeyfa İthalat İhracat A.Ş ve Silopi Elektrik Üretim A.Ş şirketlere de kayyum atandı.</p>
<p>Soruşturma kapsamında, Park Holding A.Ş, Silopi Elektrik Üretim A.Ş ve AFC İthalat A.Ş yöneticileri hakkında eş zamanlı yakalama, gözaltı, arama ve el koyma işlemlerinin de gerçekleştirildiği belirtildi.</p>
<p><strong>“TMSF BAŞKANLIĞI YÖNETİM KAYYIM OLARAK ATANMIŞTIR”</strong></p>
<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;ndan yapılan açıklamada ‘kayyım’la ilgili şöyle denildi:</p>
<p>“Şüpheli Turgay CİNER’in sahibi ve yetkilisi olduğu CİNER Grup’a ait Park Holding A.Ş. ile bu holdinge bağlı AFC İthalat İhracat Turizm A.Ş, Zeyfa İthalat İhracat A.Ş ve Silopi Elektrik Üretim A.Ş isimli şirketlere ilişkin olarak CMK 133/1 ve CMK 133/4-a-7 maddeleri ile 04/02/2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7539 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca İstanbul 4.Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2025 tarihli kararı ile TMSF Başkanlığı yönetim kayyımı olarak atanmıştır. Mevcut soruşturmada, şüphelilerin suç örgütü faaliyeti kapsamında hareket ederek soruşturmaya konu suçları işledikleri yönünde kuvvetli şüphe bulunması, ayrıca suça konu eylemlerin şüpheli Turgay CİNER’in sahibi ve yetkilisi olduğu şirket tüzel kişiliklerinde de benzer şekilde gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi üzerine; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve şüphelilerin yakalanması amacıyla CİNER Grup’a ait Park Holding A.Ş. ve bağlı şirketlerde 28/09/2025 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile birlikte operasyonel çalışma icra edilmiş olup, çalışma kapsamında Park Holding A.Ş, Silopi Elekrik üretim A.Ş ve AFC İthalat A.Ş şirketlerinin yöneticileri olan (10) şüpheli hakkında bugün itibariyle eş zamanlı yakalama, gözaltı, arama ve elkoyma işlemi tatbik edilmektedir.”</p>
<p><a href="https://habernetik.com/park-holding-ve-bagli-sirketlerine-tmsf-kayyim-atandi/">Park Holding ve bağlı şirketlerine TMSF kayyım atandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/park-holding-ve-bagli-sirketlerine-tmsf-kayyim-atandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rusya&#8217;dan kritik füze çıkışı: Artık anlaşmaya bağlı değiliz</title>
		<link>https://habernetik.com/rusyadan-kritik-fuze-cikisi-artik-anlasmaya-bagli-degiliz/</link>
					<comments>https://habernetik.com/rusyadan-kritik-fuze-cikisi-artik-anlasmaya-bagli-degiliz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 18:05:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Anlaşmaya]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[değiliz]]></category>
		<category><![CDATA[füze]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[rusya’dan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=113727</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı, Rusya&#8217;nın kendisini, artık orta ve kısa menzilli füzelerin konuşlandırılmasına dair moratoryuma bağlı görmeyeceğini bildirdi. Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması (INF) 8 Aralık 1987&#8217;de ABD ile Sovyetler Birliği arasında imzalanmıştı. İlgili anlaşma, orta ve kısa menzilli nükleer ve konvansiyonel füzelerin konuşlandırılmasını yasaklıyordu. Ancak, 2019&#8217;da ABD, Rusya&#8217;nın anlaşmayı ihlal ettiğini bildirerek anlaşmadan çekilmişti. Rusya anlaşmayı 2019&#8217;dan beri tek taraflı olarak sürdürüyordu. ABD, anlaşmadan çekilmesine gerekçe olarak Rus yapımı İskender füzelerini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/rusyadan-kritik-fuze-cikisi-artik-anlasmaya-bagli-degiliz/">Rusya&#8217;dan kritik füze çıkışı: Artık anlaşmaya bağlı değiliz</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı, Rusya&#8217;nın kendisini, artık orta ve kısa menzilli füzelerin konuşlandırılmasına dair moratoryuma bağlı görmeyeceğini bildirdi.</p>
<p>Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması (INF) 8 Aralık 1987&#8217;de ABD ile Sovyetler Birliği arasında imzalanmıştı.</p>
<p>İlgili anlaşma, orta ve kısa menzilli nükleer ve konvansiyonel füzelerin konuşlandırılmasını yasaklıyordu.</p>
<p>Ancak, 2019&#8217;da ABD, Rusya&#8217;nın anlaşmayı ihlal ettiğini bildirerek anlaşmadan çekilmişti. Rusya anlaşmayı 2019&#8217;dan beri tek taraflı olarak sürdürüyordu.<br />
ABD, anlaşmadan çekilmesine gerekçe olarak Rus yapımı İskender füzelerini göstermişti.</p>
<p>Rus yapımı, Kalibr ve ABD tarafından iddia edilen İskender füzeleri ilgili anlaşmanın kapsamına dâhildi.</p>
<p><strong>&#8220;NÜKLEERLE İLGİLİ ÇOK DİKKATLİ OLMAK GEREKİYOR&#8221;</strong></p>
<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi konusuna önem verdiklerini belirterek, &#8220;Herkesin nükleer söylemle ilgili çok dikkatli olması gerektiğini düşünüyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>Peskov, başkent Moskova&#8217;da gazetecilere gündemdeki konuları değerlendirdi.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın, Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev&#8217;in nükleerle ilgili açıklamalarının ardından &#8220;hazırlıklı olunması gerektiği ve bunun için iki nükleer denizaltının gereken yere konuşlandırıldığı&#8221; yönündeki açıklamasını değerlendiren Peskov, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Amerikan denizaltıları zaten muharebe nöbetinde bulunuyor. Bu devam eden bir süreç. Böyle bir tartışmaya dahil olmak ve bu konuda yorum yapmak istemiyoruz. Nükleer sorunuyla ilgili açıklamalara dikkatlice tepki veriyoruz. Rusya bu konuda sorumlu davranıyor. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin&#8217;in bu konudaki pozisyonu da iyi biliniyor. Rusya, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi konusuna büyük önem veriyor. Herkesin nükleer söylemle ilgili çok dikkatli olması gerektiğini düşünüyoruz.&#8221;<br />
Nükleer savaşta kazananın olmayacağını vurgulayan Peskov, &#8220;Nükleer gerginleşme söz konusu değil. Zor ve hassas konular istişare ediliyor. Birçoğu bu konulara duygusal tepki gösteriyor.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>&#8220;ABD İLE GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR&#8221;</strong></p>
<p>Peskov, ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff&#8217;un Rusya&#8217;yı ziyaret etmesi ve Putin ile görüşmesi ihtimaline dair &#8220;Böyle bir görüşmeyi göz ardı etmiyoruz. Witkoff&#8217;u Moskova&#8217;da ağırlamaktan ve temasları sürdürmekten her zaman mutluluk duyarız. Witkoff ile temasların önemli, kapsamlı ve faydalı olduğunu düşünüyoruz.&#8221; değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>ABD ile diyaloğu sürdürdüklerini dile getiren Peskov, &#8220;ABD, Ukrayna krizinin çözüm sürecinde arabuluculuk girişimlerini sürdürüyor. Bu girişimler, özellikle Rusya ve Ukrayna arasında devam eden doğrudan müzakereler süreci bağlamında çok önemli. Çalışmalar devam ediyor. Krizin siyasi, diplomatik araçlarla çözülmesi fikrine bağlı kalıyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>Sözcü Peskov, Putin&#8217;in Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelme ihtimaline ilişkin ise &#8220;Böyle bir görüşmenin hazırlık çalışmaları yapılmadı. Putin de uzmanlar seviyesinde gerekli çalışmalar yapıldıktan ve belirli mesafe katedildikten sonra böyle bir görüşmeyi göz ardı etmiyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/rusyadan-kritik-fuze-cikisi-artik-anlasmaya-bagli-degiliz/">Rusya&#8217;dan kritik füze çıkışı: Artık anlaşmaya bağlı değiliz</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/rusyadan-kritik-fuze-cikisi-artik-anlasmaya-bagli-degiliz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cilt sıhhati ve yaşlanmaya bağlı hastalıklar ortasında nasıl bir ilgi var?</title>
		<link>https://habernetik.com/cilt-sihhati-ve-yaslanmaya-bagli-hastaliklar-ortasinda-nasil-bir-ilgi-var/</link>
					<comments>https://habernetik.com/cilt-sihhati-ve-yaslanmaya-bagli-hastaliklar-ortasinda-nasil-bir-ilgi-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jan 2024 02:48:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[ortasında]]></category>
		<category><![CDATA[sıhhati]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojİ]]></category>
		<category><![CDATA[var?]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşla]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=84733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güneş ışığı ya da vaktin tesiriyle olsun, yaşlanan deri, Parkinson’s’tan şeker hastalığına, yaş ile bağlı olan neredeyse tüm hastalıklarda bir risk faktörü olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/cilt-sihhati-ve-yaslanmaya-bagli-hastaliklar-ortasinda-nasil-bir-ilgi-var/">Cilt sıhhati ve yaşlanmaya bağlı hastalıklar ortasında nasıl bir ilgi var?</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure><img decoding="async" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/raw/cpsprodpb/645a/live/e41d2420-434a-11ee-87d1-23ea2d1159ca.jpg"/>Getty Images</figure>
<p><strong>Temmuz ayında öğlenden sonra Fransa’nın güneyindeki Ardèche geçidinde kano yaparken ve meraklı bakışları üzerime çekerken, tüm gücüyle parlayan bir güneş de bize eşlik ediyor.</strong></p>
<p>300 metre uzunluğundaki kireçtaşı yamaçlardan seken güneşin yakıcı ışınlarını hiç bu türlü hissetmemiştim. Su yüzeyinden seken ışınlar öylesine parlak ki, kısacık bir müddet bakmanız halinde bile gözünüzden bir ışık katmanı bırakıyor.</p>
<p>Hiçbir şeyi bahta bırakmaya niyetim yok. Bu nedenle kıyafetlerimi Sahra Çölü’nde keşfe çıkan bir kaşiften esinlenerek seçiyorum.</p>
<p>Yanımdaki erkek arkadaşımın kıyafetime yorumu, ‘&#8221;inanılmaz&#8221; oluyor ve bu bir iltifat değil.</p>
<p>Kollarımı, ellerimi ve vücudumu SPF muhafazalı bir kıyafetle büsbütün kapattım. Başıma ise gözlerimi açıkta bırakacak bir balıkçı şapkası geçirdim.</p>
<p>Son rötuşları ise yüksek muhafazalı güneş kremi ile yapıyorum ki bu da dışarıda kalan derime diş macunu beyazı bir manzara veriyor. Bu kombini bir güneş gözlüğü ile de tamamlıyorum.</p>
<p>Sevgilim her 10 dakikada bir bana, genişçe bir bebeği andırdığımı hatırlatmaktan büyük keyif alıyor.</p>
<p>Gösteriş merakım her ne kadar hudut tanımasa da, güneş kaynaklı yaşlanmayı hayatıma sokmama konusunda kararlıyım. Pekala aldığım bu çok tedbirlerin saklı kimi faydaları da olabilir mi? Sağlıklı bir cilde sahip olma konusundaki saplantımla, bilmeden bir deha üzere düşünmüş olabilir miyim? Anlaşılan o ki, bu iki sorunun da yanıtı evet.</p>
<p>Son yapılan araştırmalar, cildimizin sırf ömür şeklimizin bir yansımasını göstermediğini tıpkı vakitte sıhhat durumumuz hakkında da ipuçları verdiğini gösteriyor.</p>
<p>Cildimiz yani bedenimizdeki en büyük organımız, fiziki sıhhatimizin bir kesimi.</p>
<p>Bu yeni bir gerçeği gözümüzün önüne koyuyor; cildimizdeki kırışıklıklar, kuruluk ve güneş lekeleri, yaşlanma belirtisi olabildiği üzere, yaşlanma sebebi de olabiliyor.</p>
<p><b>1958 yılında başlayan araştırma</b></p>
<p>1958 yılında ABD’de hayata geçirilen bir proje, kadavralar üzerinde yapılan fizyolojik araştırmaların üzerine şahısların hala hayattayken incelenmesi fikri ile hayata geçirildi.</p>
<p>Araştırma evvel binlerce erkeği ve sonrasında da bayanı, on yıllarca takip etti ve sıhhatlerinin nasıl değiştiğini gözlemledi. Bunun genleri ve etrafları üzerine tesiri incelendi.</p>
<p>Araştırmanın 20’nci yılında bilim insanları değerli keşifler yapmaya başladı. Duygusal manada daha istikrarsız olan erkeklerin, kalp hastalıkları yaşama riskinin fazla olduğu anlaşıldı. Sorun çözme becerilerimizin de yaşla birlikte azalımının çok hudutlu olduğu keşfedildi.</p>
<p>En değerli bulgulardan biri ise, fizikî imajın, fizikî sıhhatle büyük bir benzerlik gösterdiğinin doğrulanması oldu. 1982 yılına gelindiğinde, araştırmanın 20 yıl evvelki başlangıç tarihinde yaşlarından daha büyük görünen erkeklerin, daha büyük oranda hayatını kaybettiği keşfedildi. Yakın vakitte yapılan bu savı destekleyen araştırmalar, olduğundan 10 yaş fazla gösteren bireylerin yüzde 99’unun sıhhat sorunları olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Anlaşıldı ki, bir kişinin cilt sıhhati, kemik yoğunluğundan, nörodejeneratif hastalıklara ve kardiyovasküler hastalıklara kadar temassız olduğu intibası veren faktörleri öngörmeyi mümkün kılıyor.</p>
<p>Ancak ispatlar üst üste dizildikçe bu öykü beklenmedik bir yere evriliyor. Cildimiz yıllar içinde aldığımız hasarların yaşayan bir göstergesi mi yoksa her şey bundan daha mı karmaşık? Bu sonuçlar, sağlıklı olanları daha sağlıklı olmaya teşvik ederken, sıhhatsiz olanları daha berbata mi çeker?</p>
<p><b>Yeni bir doğum günü mü?</b></p>
<p>Kişinin yaşını ölçmenin iki temel yolu var; biri kişinin dünyanın dönüşü ile temaslı olan gerçek yaşı. Oburu ise biyolojik yaşı.</p>
<p>Kronolojik yaşımızın, yıllar ilerledikçe görünüşümüze tesir edeceği kabul edilmiş bir gerçek. Yaş ilerledikçe deri incelir, ton farkları oluşur, elastikliği azalır, pigment ve kolajen üretiminden sorumlu hücreler ölmeye başlar.</p>
<p>Ancak cildimize asıl hasarı veren yaşadığımız etraf. Kısa dalga mor ötesi ışık (UVB) DNA&#8217;ya ziyan verebiliyor ve güneş yanması, mutasyonlar ve deri kanserine yol açabiliyor. Lakin Dünya yüzeyine ulaşan güneş ışınlarının yüzde 95’i uzun dalga uzunluğuna sahip UVA’dır ve bu ışınlar deri altına nüfus edebilir ve kolajen proteinlerini parçalayarak, hücrelerin melanin üretmesine yol açabilir.</p>
<p>Yapılan incelemeler, güneş tesiri ile yaşlanan cildin, birbirine geçmiş elastin ve kolajen liflerle daha kalın göründüğünü gösterdi. Bu gözle görünür formda sistemsiz tonlar ve derin kırışıklıklar manasına geliyor. Bu durum açık ciltlerde de geçerli.</p>
<p>UV ışınların, gözle görünür cilt değişimlerinin yüzde 80’inin nedeni olarak görülüyor. Şayet hayatınızın tamamını perdeleri kapalı bir yerde geçirirseniz, cildinizdeki değişimi 80 yaşına kadar görmeyebilirsiniz.</p>
<p>Kritik olan şey, derinin bu değişikliklerin yanında birebir vakitte kimyasal dönüşüm de yaşıyor olması. Genel sıhhatimize bu kadar tesir eden şey bu kimyasal dönüşüm olabilir.</p>
<p><b> </b></p>
<p><b>Toksik bir kimyasal kokteyl</b></p>
<p>2000 yılında İtalya Bologna Üniversitesi’nden bilim insanları organizmaların büyük kısmının gerilime karşı verdikleri yansıyı inceledi ve yaşlanma hakkında yeni bir niyet biçimi önerdi.</p>
<p>Genç ve sağlıklı bir bireyde, bağışıklık sistemi rutin olarak harekete geçiyor ve nizamı koruyacak atakları yapıyor. Enfeksiyonları bastırıyor, hasarı kapatıyor. Fakat yaşlandıkça ve sıhhatimiz bozuldukça bedenin verdiği iltihap üzere reaksiyonlar kritik bir seviyeyi aşabilir. Bağışıklık sistemi buna karşı çok çalışmak suretiyle güçlü kimyasalları bedene salarken sağlıklı hücreleri de yok edebilir ve DNA’mızın mutasyon geçirmesine yol açabilir. Bundan sonra yaşanana ciltte meydana gelen iltihaplanmanın yaşlandırıcı tesiri (inflammaging) evresi deniyor.</p>
<p>Deri işte burada devreye giriyor. Son araştırmalar, kırışıklıklar ve deri hastalıklarının bu iltihap sisteminin bir modülü olduğunu gösteriyor. Bu da bir kimyasal kokteylin, iltihaba karşı bedene yayılarak hasarın artması ile sonuçlanıyor. San Fransisco Üniversitesi’nden araştırmacı Mao-Qiang Man, güneş ışınlarıyla yaşlanan derinin de tıpkı vakitle yaşlanan deride olduğu üzere yüksek seviyede iltihaplanma belirtileri gösterdiği karşılaştırmasını yapıyor.</p>
<p>Japonya’daki Jichi Tıp Fakültesi’nden Tuba Musarrat Ansary de bedene gayret emelli salınan kimyasalların kolajen ve elastin proteinini azalttığını, bunun da daha fazla deri incelmesi, kırışıklık ve elastikiyet sonucu doğurduğunu anlatıyor. Ansary, “Bu kimyasallar derinin koruyuculuğunu azaltıyor, su kaybını artırıyor ve gerilim etkeni olan hususlara karşı hassasiyet yaratıyor” diyor.</p>
<p>Yaşlanmış hücreler de, ister doğal ister güneş ışınları ile olsun, kendi kimyasallarını yayarak bu döngüye katılıyor.</p>
<p>Ancak bu daha başlangı. Bedendeki en büyük organ olan derinin bu adeta hastalıklı durumunun tesiri öbür bölgelere yayılıyor. Bu kimyasallar kana karışıyor ve öteki dokulara da ziyan veriyor. Bu iltihaplanma dalgası, hiç ilgili olmadığı düşünülen kalp ve hatta beyne kadar hasar verebiliyor.</p>
<p>Sonuç ise yaşlanmanın hızlanması ve ilgili bozuklukların bir kısmının yahut hepsinin görülmesi oluyor. Yapılan araştırmalar, derinin hastalıklı ve yaşlanmış olması ile kalp, Tip 2 diyabet, Alzheimer, Parkinson’s üzere hastalıkları ilişkilendiriyor.</p>
<p>Sigara, fazla alkol, çok yemek ve hareket eksikliğinin yarattığı riskleri biliyorduk. Lakin cildin durumu, bu manada üzerinde durulmayan bir bahisti. Neyseki deriyi daha canlı hale getirebilmek için yapabilecekleriniz var.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/raw/cpsprodpb/a020/live/b31e2710-434b-11ee-9b58-cb80889117a8.png"/>Getty Images</figure>
<p><b>Nemlendirme meselesi</b></p>
<p>İlk olarak yapılacak olan şey, deriyi korumak. Bu yeni teoriye nazaran, fiziki sıhhat için güneşten uzak durmak gerekiyor. Giy, sür ve tak olarak bilinen ve Avustralya’da 1981’de kamu sıhhati için sunulan protokole yakın vakit evvel iki ekleme daha yapıldı. Son protokol, tişört giyilmesi, güneş kremi sürülmesi, şapka takılması, güneş gözlüğü ve gölgede kalmaktan oluşuyor.</p>
<p>Eğer hastalık ihtimalinin artması kâfi bir sebep olarak görülmüyorsa iki sebep daha söyleyebiliriz. Cildin güneş ışınlarından korunmasıyla, derideki yaşlılık belirtilerinin ortaya çıkması da geciktiriliyor. 4,5 yıl boyunca her gün, geniş emelli SPF15 güneş kremi kullanan şahıslarda bu müddet içinde, araştırma başladığı tarihtekinden daha ileri bir deri yaşlanması görülmedi.</p>
<p>Dermatologlar yeniden de güneş kremlerindeki UVA muhafaza düzeyi ölçüsüne bakılması tavsiyesini veriyor. Bunlar kutularda UV-PF yahut PPD olarak belirtiliyor.</p>
<p>Her ne kadar güneş kremi güç bir yol olmasa da derinin korunmasını sağlayacak çok daha kolay bir yol var. Bu da derinin nemli tutulması. Bunun derideki iltihaplanmayı azalttığı konusunda direkt ispatlar bulunuyor.</p>
<p>İnsan derisindeki nemlilik oranı 40’ncı yaşta tepe yapıyor ve sonrasında düşüşe geçiyor. Bu bir sorun zira susuz kalan deri, dış dünyaya karşı daha savunmasız hale geliyor.</p>
<p>Kozmetik reklamları ne söylerse söylesin, deriyi nemli tutmak güç değil. Üstelik bu mahallî nemlendiricilerle sağlanabiliyor.</p>
<p>Birçok nemlendiricide olan hyaluronik asit, petrolatum ve gliserin cildin nem kaybını ve varsa iltihaplarını azaltıyor.</p>
<p>Su içmenin de deriyi nemlendirmeyi tesiri olabilir ancak bu noktadaki ispatlar şimdi kâfi değil.</p>
<p>Tüm bunları söyledikten sonra, hiç kusura bakmayın lakin 50 müdafaa güneş kremimi, güneş gözlüklerimi, şemsiyemi ve beni şapşal gösteren şapkamı takacağım. Zira bahçeyle uğraşmam gerekiyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/cilt-sihhati-ve-yaslanmaya-bagli-hastaliklar-ortasinda-nasil-bir-ilgi-var/">Cilt sıhhati ve yaşlanmaya bağlı hastalıklar ortasında nasıl bir ilgi var?</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/cilt-sihhati-ve-yaslanmaya-bagli-hastaliklar-ortasinda-nasil-bir-ilgi-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cilt sıhhati ve yaşlanmaya bağlı hastalıklar ortasında nasıl bir bağlantı var?</title>
		<link>https://habernetik.com/cilt-sihhati-ve-yaslanmaya-bagli-hastaliklar-ortasinda-nasil-bir-baglanti-var/</link>
					<comments>https://habernetik.com/cilt-sihhati-ve-yaslanmaya-bagli-hastaliklar-ortasinda-nasil-bir-baglanti-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 16:48:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bağlantı]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[ortasında]]></category>
		<category><![CDATA[sıhhati]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojİ]]></category>
		<category><![CDATA[var?]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşla]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=83476</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güneş ışığı ya da vaktin tesiriyle olsun, yaşlanan deri, Parkinson’s’tan şeker hastalığına, yaş ile alakalı olan neredeyse tüm hastalıklarda bir risk faktörü olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/cilt-sihhati-ve-yaslanmaya-bagli-hastaliklar-ortasinda-nasil-bir-baglanti-var/">Cilt sıhhati ve yaşlanmaya bağlı hastalıklar ortasında nasıl bir bağlantı var?</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure><img decoding="async" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/raw/cpsprodpb/645a/live/e41d2420-434a-11ee-87d1-23ea2d1159ca.jpg"/>Getty Images</figure>
<p><strong>Temmuz ayında öğlenden sonra Fransa’nın güneyindeki Ardèche geçidinde kano yaparken ve meraklı bakışları üzerime çekerken, tüm gücüyle parlayan bir güneş de bize eşlik ediyor.</strong></p>
<p>300 metre uzunluğundaki kireçtaşı yamaçlardan seken güneşin yakıcı ışınlarını hiç bu türlü hissetmemiştim. Su yüzeyinden seken ışınlar öylesine parlak ki, kısacık bir mühlet bakmanız halinde bile gözünüzden bir ışık katmanı bırakıyor.</p>
<p>Hiçbir şeyi bahta bırakmaya niyetim yok. Bu nedenle kıyafetlerimi Sahra Çölü’nde keşfe çıkan bir kaşiften esinlenerek seçiyorum.</p>
<p>Yanımdaki erkek arkadaşımın kıyafetime yorumu, ‘&#8221;inanılmaz&#8221; oluyor ve bu bir iltifat değil.</p>
<p>Kollarımı, ellerimi ve vücudumu SPF muhafazalı bir kıyafetle büsbütün kapattım. Başıma ise gözlerimi açıkta bırakacak bir balıkçı şapkası geçirdim.</p>
<p>Son rötuşları ise yüksek muhafazalı güneş kremi ile yapıyorum ki bu da dışarıda kalan derime diş macunu beyazı bir imaj veriyor. Bu kombini bir güneş gözlüğü ile de tamamlıyorum.</p>
<p>Sevgilim her 10 dakikada bir bana, genişçe bir bebeği andırdığımı hatırlatmaktan büyük keyif alıyor.</p>
<p>Gösteriş merakım her ne kadar hudut tanımasa da, güneş kaynaklı yaşlanmayı hayatıma sokmama konusunda kararlıyım. Pekala aldığım bu çok tedbirlerin bâtın kimi faydaları da olabilir mi? Sağlıklı bir cilde sahip olma konusundaki saplantımla, bilmeden bir deha üzere düşünmüş olabilir miyim? Anlaşılan o ki, bu iki sorunun da karşılığı evet.</p>
<p>Son yapılan araştırmalar, cildimizin sırf ömür stilimizin bir yansımasını göstermediğini tıpkı vakitte sıhhat durumumuz hakkında da ipuçları verdiğini gösteriyor.</p>
<p>Cildimiz yani bedenimizdeki en büyük organımız, fiziki sıhhatimizin bir kesimi.</p>
<p>Bu yeni bir gerçeği gözümüzün önüne koyuyor; cildimizdeki kırışıklıklar, kuruluk ve güneş lekeleri, yaşlanma belirtisi olabildiği üzere, yaşlanma sebebi de olabiliyor.</p>
<p><b>1958 yılında başlayan araştırma</b></p>
<p>1958 yılında ABD’de hayata geçirilen bir proje, kadavralar üzerinde yapılan fizyolojik araştırmaların üzerine şahısların hala hayattayken incelenmesi fikri ile hayata geçirildi.</p>
<p>Araştırma evvel binlerce erkeği ve sonrasında da bayanı, on yıllarca takip etti ve sıhhatlerinin nasıl değiştiğini gözlemledi. Bunun genleri ve etrafları üzerine tesiri incelendi.</p>
<p>Araştırmanın 20’nci yılında bilim insanları değerli keşifler yapmaya başladı. Duygusal manada daha istikrarsız olan erkeklerin, kalp hastalıkları yaşama riskinin fazla olduğu anlaşıldı. Sorun çözme becerilerimizin de yaşla birlikte azalımının çok hudutlu olduğu keşfedildi.</p>
<p>En değerli bulgulardan biri ise, fizikî manzaranın, fizikî sıhhatle büyük bir benzerlik gösterdiğinin doğrulanması oldu. 1982 yılına gelindiğinde, araştırmanın 20 yıl evvelki başlangıç tarihinde yaşlarından daha büyük görünen erkeklerin, daha büyük oranda hayatını kaybettiği keşfedildi. Yakın vakitte yapılan bu savı destekleyen araştırmalar, olduğundan 10 yaş fazla gösteren bireylerin yüzde 99’unun sıhhat sorunları olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Anlaşıldı ki, bir kişinin cilt sıhhati, kemik yoğunluğundan, nörodejeneratif hastalıklara ve kardiyovasküler hastalıklara kadar ilişkisiz olduğu intibası veren faktörleri öngörmeyi mümkün kılıyor.</p>
<p>Ancak deliller üst üste dizildikçe bu öykü beklenmedik bir yere evriliyor. Cildimiz yıllar içinde aldığımız hasarların yaşayan bir göstergesi mi yoksa her şey bundan daha mı karmaşık? Bu sonuçlar, sağlıklı olanları daha sağlıklı olmaya teşvik ederken, sıhhatsiz olanları daha berbata mi çeker?</p>
<p><b>Yeni bir doğum günü mü?</b></p>
<p>Kişinin yaşını ölçmenin iki temel yolu var; biri kişinin dünyanın dönüşü ile kontaklı olan gerçek yaşı. Oburu ise biyolojik yaşı.</p>
<p>Kronolojik yaşımızın, yıllar ilerledikçe görünüşümüze tesir edeceği kabul edilmiş bir gerçek. Yaş ilerledikçe deri incelir, ton farkları oluşur, elastikliği azalır, pigment ve kolajen üretiminden sorumlu hücreler ölmeye başlar.</p>
<p>Ancak cildimize asıl hasarı veren yaşadığımız etraf. Kısa dalga mor ötesi ışık (UVB) DNA&#8217;ya ziyan verebiliyor ve güneş yanması, mutasyonlar ve deri kanserine yol açabiliyor. Lakin Dünya yüzeyine ulaşan güneş ışınlarının yüzde 95’i uzun dalga uzunluğuna sahip UVA’dır ve bu ışınlar deri altına nüfus edebilir ve kolajen proteinlerini parçalayarak, hücrelerin melanin üretmesine yol açabilir.</p>
<p>Yapılan incelemeler, güneş tesiri ile yaşlanan cildin, birbirine geçmiş elastin ve kolajen liflerle daha kalın göründüğünü gösterdi. Bu gözle görünür biçimde sistemsiz tonlar ve derin kırışıklıklar manasına geliyor. Bu durum açık derilerde de geçerli.</p>
<p>UV ışınların, gözle görünür cilt değişimlerinin yüzde 80’inin nedeni olarak görülüyor. Şayet hayatınızın tamamını perdeleri kapalı bir yerde geçirirseniz, cildinizdeki değişimi 80 yaşına kadar görmeyebilirsiniz.</p>
<p>Kritik olan şey, derinin bu değişikliklerin yanında tıpkı vakitte kimyasal dönüşüm de yaşıyor olması. Genel sıhhatimize bu derece tesir eden şey bu kimyasal dönüşüm olabilir.</p>
<p><b> </b></p>
<p><b>Toksik bir kimyasal kokteyl</b></p>
<p>2000 yılında İtalya Bologna Üniversitesi’nden bilim insanları organizmaların büyük kısmının gerilime karşı verdikleri yansıyı inceledi ve yaşlanma hakkında yeni bir fikir hali önerdi.</p>
<p>Genç ve sağlıklı bir şahısta, bağışıklık sistemi rutin olarak harekete geçiyor ve tertibi koruyacak atılımları yapıyor. Enfeksiyonları bastırıyor, hasarı kapatıyor. Fakat yaşlandıkça ve sıhhatimiz bozuldukça bedenin verdiği iltihap üzere yansılar kritik bir seviyeyi aşabilir. Bağışıklık sistemi buna karşı çok çalışmak suretiyle güçlü kimyasalları bedene salarken sağlıklı hücreleri de yok edebilir ve DNA’mızın mutasyon geçirmesine yol açabilir. Bundan sonra yaşanana ciltte meydana gelen iltihaplanmanın yaşlandırıcı tesiri (inflammaging) evresi deniyor.</p>
<p>Deri işte burada devreye giriyor. Son araştırmalar, kırışıklıklar ve deri hastalıklarının bu iltihap sisteminin bir modülü olduğunu gösteriyor. Bu da bir kimyasal kokteylin, iltihaba karşı bedene yayılarak hasarın artması ile sonuçlanıyor. San Fransisco Üniversitesi’nden araştırmacı Mao-Qiang Man, güneş ışınlarıyla yaşlanan derinin de tıpkı vakitle yaşlanan deride olduğu üzere yüksek seviyede iltihaplanma belirtileri gösterdiği karşılaştırmasını yapıyor.</p>
<p>Japonya’daki Jichi Tıp Fakültesi’nden Tuba Musarrat Ansary de bedene gayret maksatlı salınan kimyasalların kolajen ve elastin proteinini azalttığını, bunun da daha fazla deri incelmesi, kırışıklık ve elastikiyet sonucu doğurduğunu anlatıyor. Ansary, “Bu kimyasallar derinin koruyuculuğunu azaltıyor, su kaybını artırıyor ve gerilim etkeni olan unsurlara karşı hassasiyet yaratıyor” diyor.</p>
<p>Yaşlanmış hücreler de, ister doğal ister güneş ışınları ile olsun, kendi kimyasallarını yayarak bu döngüye katılıyor.</p>
<p>Ancak bu daha başlangı. Bedendeki en büyük organ olan derinin bu adeta hastalıklı durumunun tesiri diğer bölgelere yayılıyor. Bu kimyasallar kana karışıyor ve öteki dokulara da ziyan veriyor. Bu iltihaplanma dalgası, hiç ilgili olmadığı düşünülen kalp ve hatta beyne kadar hasar verebiliyor.</p>
<p>Sonuç ise yaşlanmanın hızlanması ve ilgili bozuklukların bir kısmının yahut hepsinin görülmesi oluyor. Yapılan araştırmalar, derinin hastalıklı ve yaşlanmış olması ile kalp, Tip 2 diyabet, Alzheimer, Parkinson’s üzere hastalıkları ilişkilendiriyor.</p>
<p>Sigara, fazla alkol, çok yemek ve hareket eksikliğinin yarattığı riskleri biliyorduk. Fakat cildin durumu, bu manada üzerinde durulmayan bir husustu. Neyseki deriyi daha canlı hale getirebilmek için yapabilecekleriniz var.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/raw/cpsprodpb/a020/live/b31e2710-434b-11ee-9b58-cb80889117a8.png"/>Getty Images</figure>
<p><b>Nemlendirme meselesi</b></p>
<p>İlk olarak yapılacak olan şey, deriyi korumak. Bu yeni teoriye nazaran, fiziki sıhhat için güneşten uzak durmak gerekiyor. Giy, sür ve tak olarak bilinen ve Avustralya’da 1981’de kamu sıhhati için sunulan protokole yakın vakit evvel iki ekleme daha yapıldı. Son protokol, tişört giyilmesi, güneş kremi sürülmesi, şapka takılması, güneş gözlüğü ve gölgede kalmaktan oluşuyor.</p>
<p>Eğer hastalık ihtimalinin artması kâfi bir sebep olarak görülmüyorsa iki sebep daha söyleyebiliriz. Cildin güneş ışınlarından korunmasıyla, derideki yaşlılık belirtilerinin ortaya çıkması da geciktiriliyor. 4,5 yıl boyunca her gün, geniş gayeli SPF15 güneş kremi kullanan bireylerde bu mühlet içinde, araştırma başladığı tarihtekinden daha ileri bir deri yaşlanması görülmedi.</p>
<p>Dermatologlar yeniden de güneş kremlerindeki UVA müdafaa düzeyi ölçüsüne bakılması tavsiyesini veriyor. Bunlar kutularda UV-PF yahut PPD olarak belirtiliyor.</p>
<p>Her ne kadar güneş kremi sıkıntı bir yol olmasa da derinin korunmasını sağlayacak çok daha kolay bir yol var. Bu da derinin nemli tutulması. Bunun derideki iltihaplanmayı azalttığı konusunda direkt deliller bulunuyor.</p>
<p>İnsan derisindeki nemlilik oranı 40’ncı yaşta tepe yapıyor ve sonrasında düşüşe geçiyor. Bu bir sorun zira susuz kalan deri, dış dünyaya karşı daha savunmasız hale geliyor.</p>
<p>Kozmetik reklamları ne söylerse söylesin, deriyi nemli tutmak güç değil. Üstelik bu lokal nemlendiricilerle sağlanabiliyor.</p>
<p>Birçok nemlendiricide olan hyaluronik asit, petrolatum ve gliserin cildin nem kaybını ve varsa iltihaplarını azaltıyor.</p>
<p>Su içmenin de deriyi nemlendirmeyi tesiri olabilir lakin bu noktadaki deliller şimdi kâfi değil.</p>
<p>Tüm bunları söyledikten sonra, hiç kusura bakmayın fakat 50 müdafaa güneş kremimi, güneş gözlüklerimi, şemsiyemi ve beni şapşal gösteren şapkamı takacağım. Zira bahçeyle uğraşmam gerekiyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/cilt-sihhati-ve-yaslanmaya-bagli-hastaliklar-ortasinda-nasil-bir-baglanti-var/">Cilt sıhhati ve yaşlanmaya bağlı hastalıklar ortasında nasıl bir bağlantı var?</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/cilt-sihhati-ve-yaslanmaya-bagli-hastaliklar-ortasinda-nasil-bir-baglanti-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Japonya, barış taahhüdüne bağlı kalacağını duyurdu</title>
		<link>https://habernetik.com/japonya-baris-taahhudune-bagli-kalacagini-duyurdu-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/japonya-baris-taahhudune-bagli-kalacagini-duyurdu-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Dec 2023 03:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[Barış]]></category>
		<category><![CDATA[duyurdu:]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[japonya]]></category>
		<category><![CDATA[kalacağını]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[taahhüdüne]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=67251</guid>

					<description><![CDATA[<p>Japonya Başbakanı Kişida Fumio, ülkesinin, 2. Dünya Savaşı'nda teslim olmasının yıl dönümünde, Japonya'nın savaş sonrası barış taahhüdüne bağlı kalacağını söyledi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/japonya-baris-taahhudune-bagli-kalacagini-duyurdu-2/">Japonya, barış taahhüdüne bağlı kalacağını duyurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Japonya Başbakanı Kişida Fumio, Japonya&#8217;nın 2. Dünya Savaşı&#8217;nda teslim olmasının 78. yılında düzenlenen merasimde yaptığı konuşmada, barış davetini yineledi.</p>
<p>Japonya&#8217;nın savaşın trajedisini bir daha asla tekrarlamama kararlılığına bağlı kalacağını belirten Kişida, ABD&#8217;nin Hiroşima ve Nagazaki&#8217;ye atom bombası atmasına, Okinawa&#8217;daki <strong>&#8220;kanlı savaş&#8221;</strong>a ve Japon halkının çektiği acılar dahil olmak üzere savaş nedeniyle ülkenin uğradığı yıkıma dikkati çekti.</p>
<p>Kişida, Japonya&#8217;nın savaş sonrası barış taahhüdüne bağlı kalacağını ve global problemlerin tahlilinde dünya ile işbirliği yapmaya devam edeceğini vurguladı.</p>
<p>Japonya İmparatoru Naruhito da Japonya&#8217;nın savaş devrindeki hareketlerinden ötürü hüzün duyduğunu lisana getirerek, <em>&#8220;Geçmişimizi düşünerek ve derin vicdan azabı hislerini akılda tutarak, savaşın yol açtığı yıkımın bir daha asla tekrarlanmamasını samimiyetle diliyorum&#8221;</em> tabirini kullandı.</p>
<p>Törene katılanlar, savaşta hayatını kaybedenler anısına hürmet duruşunda bulundu.</p>
<p>Kişida, tartışmalı Yasukuni Tapınağı&#8217;na gitmedi, fakat adak gönderdi.</p>
<p>Japonya İktisat Güvenliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Takaiçi Sanae&#8217;nin yanı sıra ortalarında birtakım eski bakanların da bulunduğu yetkililer tartışmalı Yasukini Tapınağı&#8217;na ziyaret gerçekleştirdi.</p>
<p><b>GÜNEY KORE&#8217;DEN TEPKİ</b></p>
<p>Güney Kore Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Güney Kore&#8217;nin <em>&#8220;Japonya hükümetinin ve parlamentosunun sorumlu önderlerinin Japonya&#8217;nın geçmişteki saldırgan savaşına güzelleme yapan Yasukuni Tapınağı&#8217;na adaklar göndermesi yahut ziyaretler gerçekleştirmesinden derin hayal kırıklığı ve ıstırap duyduğu&#8221;</em> belirtildi.</p>
<p>Açıklamada, <em>&#8220;Hükümetimiz, Japonya&#8217;daki sorumlu şahısları tarihe hakikat bir halde bakmaya ve aksiyon yoluyla geçmişe ait gerçek bir pişmanlık göstermeye çağırmaktadır&#8221;</em> sözüne yer verildi.</p>
<p>İlk olarak 1869&#8217;da inşa edilen tapınağın, 2. Dünya Savaşı&#8217;nda ölen 2,5 milyon kişinin anısını onurlandırdığı lakin tapınak keşişlerinin, savaş devri Başbakanı ve Japon Ordusu Generali Tojo Hideki dahil 14 savaş hatalısını, 1978 yılında <strong>&#8220;kutsal&#8221;</strong> kabul etmesi nedeniyle tartışmalı statüsünü koruduğu biliniyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/japonya-baris-taahhudune-bagli-kalacagini-duyurdu-2/">Japonya, barış taahhüdüne bağlı kalacağını duyurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/japonya-baris-taahhudune-bagli-kalacagini-duyurdu-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Japonya, barış taahhüdüne bağlı kalacağını duyurdu</title>
		<link>https://habernetik.com/japonya-baris-taahhudune-bagli-kalacagini-duyurdu/</link>
					<comments>https://habernetik.com/japonya-baris-taahhudune-bagli-kalacagini-duyurdu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2023 10:36:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[Barış]]></category>
		<category><![CDATA[duyurdu:]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[japonya]]></category>
		<category><![CDATA[kalacağını]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[taahhüdüne]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=66410</guid>

					<description><![CDATA[<p>Japonya Başbakanı Kişida Fumio, ülkesinin, 2. Dünya Savaşı'nda teslim olmasının yıl dönümünde, Japonya'nın savaş sonrası barış taahhüdüne bağlı kalacağını söyledi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/japonya-baris-taahhudune-bagli-kalacagini-duyurdu/">Japonya, barış taahhüdüne bağlı kalacağını duyurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Japonya Başbakanı Kişida Fumio, Japonya&#8217;nın 2. Dünya Savaşı&#8217;nda teslim olmasının 78. yılında düzenlenen merasimde yaptığı konuşmada, barış davetini yineledi.</p>
<p>Japonya&#8217;nın savaşın trajedisini bir daha asla tekrarlamama kararlılığına bağlı kalacağını belirten Kişida, ABD&#8217;nin Hiroşima ve Nagazaki&#8217;ye atom bombası atmasına, Okinawa&#8217;daki <strong>&#8220;kanlı savaş&#8221;</strong>a ve Japon halkının çektiği acılar dahil olmak üzere savaş nedeniyle ülkenin uğradığı yıkıma dikkati çekti.</p>
<p>Kişida, Japonya&#8217;nın savaş sonrası barış taahhüdüne bağlı kalacağını ve global sıkıntıların tahlilinde dünya ile işbirliği yapmaya devam edeceğini vurguladı.</p>
<p>Japonya İmparatoru Naruhito da Japonya&#8217;nın savaş devrindeki aksiyonlarından ötürü ıstırap duyduğunu lisana getirerek, <em>&#8220;Geçmişimizi düşünerek ve derin vicdan azabı hislerini akılda tutarak, savaşın yol açtığı yıkımın bir daha asla tekrarlanmamasını samimiyetle diliyorum&#8221;</em> sözünü kullandı.</p>
<p>Törene katılanlar, savaşta hayatını kaybedenler anısına hürmet duruşunda bulundu.</p>
<p>Kişida, tartışmalı Yasukuni Tapınağı&#8217;na gitmedi, lakin adak gönderdi.</p>
<p>Japonya İktisat Güvenliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Takaiçi Sanae&#8217;nin yanı sıra ortalarında birtakım eski bakanların da bulunduğu yetkililer tartışmalı Yasukini Tapınağı&#8217;na ziyaret gerçekleştirdi.</p>
<p><b>GÜNEY KORE&#8217;DEN TEPKİ</b></p>
<p>Güney Kore Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Güney Kore&#8217;nin <em>&#8220;Japonya hükümetinin ve parlamentosunun sorumlu önderlerinin Japonya&#8217;nın geçmişteki saldırgan savaşına güzelleme yapan Yasukuni Tapınağı&#8217;na adaklar göndermesi yahut ziyaretler gerçekleştirmesinden derin hayal kırıklığı ve keder duyduğu&#8221;</em> belirtildi.</p>
<p>Açıklamada, <em>&#8220;Hükümetimiz, Japonya&#8217;daki sorumlu bireyleri tarihe yanlışsız bir biçimde bakmaya ve hareket yoluyla geçmişe ait gerçek bir pişmanlık göstermeye çağırmaktadır&#8221;</em> tabirine yer verildi.</p>
<p>İlk olarak 1869&#8217;da inşa edilen tapınağın, 2. Dünya Savaşı&#8217;nda ölen 2,5 milyon kişinin anısını onurlandırdığı fakat tapınak keşişlerinin, savaş devri Başbakanı ve Japon Ordusu Generali Tojo Hideki dahil 14 savaş hatalısını, 1978 yılında <strong>&#8220;kutsal&#8221;</strong> kabul etmesi nedeniyle tartışmalı statüsünü koruduğu biliniyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/japonya-baris-taahhudune-bagli-kalacagini-duyurdu/">Japonya, barış taahhüdüne bağlı kalacağını duyurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/japonya-baris-taahhudune-bagli-kalacagini-duyurdu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anlık unutkanlıklar gerilime bağlı olabilir</title>
		<link>https://habernetik.com/anlik-unutkanliklar-gerilime-bagli-olabilir/</link>
					<comments>https://habernetik.com/anlik-unutkanliklar-gerilime-bagli-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Nov 2023 18:48:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[anlık]]></category>
		<category><![CDATA[Atasoy]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[bunlar]]></category>
		<category><![CDATA[gerilime]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir…]]></category>
		<category><![CDATA[saĞlik]]></category>
		<category><![CDATA[unutkanlıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=62843</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda vazifeli Prof. Dr. Hüseyin Tuğrul Atasoy, kısa müddetli unutkanlıkların gerilime bağlı olabileceğini belirtti. Bu cins unutkanlıkları öznel bellek bozukluğu olarak isimlendirdiklerini ve toplumda yaygın olarak görüldüğünü belirten Atasoy, “Günlük hayatta şayet o periyot iş gerilimi, ruhsal gerilim ya da fizikî yorgunluğun çok ağır olduğu bir devirde çabucak hatırlayabildiğiniz, kısa müddetli anlık unutkanlıklar çabucak insanı telaşa sürükleyecek ya da önemli problemler çıkacak durumlar değil” dedi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/anlik-unutkanliklar-gerilime-bagli-olabilir/">Anlık unutkanlıklar gerilime bağlı olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ZBEÜ Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda misyonlu Prof. Dr. <strong>Hüseyin Tuğrul Atasoy</strong> su almaya giderken su almaya gittiğini unutmak, elindeki cep telefonunu aramak üzere kısa vadeli unutkanlıklara <strong>öznel bellek bozukluğu</strong> ismi verildiğini söyledi.</p>
<p>Atasoy, öznel bellek bozukluklarına fizikî yahut ruhsal yorgunluğun yol açtığını belirtti. Öznel bellek şikayetlerinin toplumun yüzde 11 ila 56’sı ortasında görüldüğünü söz eden Atasoy, “Oranlar birbirinin neredeyse 5 katı, bu şu manaya geliyor. Çalıştığınız yere, pozisyona, bireylerin yaşına periyoda nazaran bunu değişken bulabiliyorsunuz. Sabit bir hastalık belirtisi üzere değil.</p>
<p>Daha dar alandaki çalışmalarda, kısa vadeli unutkanlıklar nöroloji yahut psikiyatriye gelir. Dahiliye polikliniği önünde yapılan bir çalışmada teste tabi tutulanların yüzde 39’u öznel bellek şikayetleri belirtiyor. Bu toplumda epey sık rastlanan bir şey. Bu hastalarda ‘acaba altında bir şey mi var’ denerek nörolog ya da psikiyatrist tarafından üst basamağa sevk edilenlerin yüzde 30’unda da hiçbir şey çıkmıyor. Bu gördüğümüzde o kadar da korkulacak bir şey değil” dedi.</p>
<p><b>&#8220;ALZHEİMER ÜZERE HASTALIKLARIN BİRİNCİ BULGUSU OLABİLİYOR&#8221;</b></p>
<p>Şikayetler kalıcı olur, kişinin günlük hayatını olumsuz etkilerse alttaki nörolojik yahut psikiyatrik sıkıntılara bakılması gerektiğini söz eden Atasoy, “Demans, Alzheimer üzere hastalıkların birinci bulgusu bunlar olabiliyor lakin öznel bellek bozukluğu yaşayanların bize yeniden en çok sorduğu sorulardan birisi, ‘<strong>hocam ben Alzheimer mi oldum? Bugünlerde sık unutuyorum, sonra aklıma geliyor.</strong>’ Bu Alzheimer hastalığıyla uyumlu bir şey değil. Zira Alzheimer hastalarında hiç kayıt yok.</p>
<p>Hiç kayıt olmadığı için kişi ‘<strong>şunu unuttum, sonra hatırladım</strong>’ demez. Bu durum kalıcı oluyor ve kişinin toplumsal hayatını etkilemeye başlıyor, maddi ya da manevi küçük de olsa kayıplara yol açıyorsa o vakit kesinlikle çok ciddiye alınıp altta ne var ona bakılmalı. Ancak bunu yaparken de kişinin hormonları, vitaminleri, tansiyonu, şekeri ne durumda evvel onlara bakıyoruz. Bunlarla ilgili sorun yoksa, hastada rastgele bir demans ya da kronik nörolojik hastalık var mı, onların ayırt edici teşhisine gidiyoruz” diye konuştu.</p>
<p><b>&#8220;BUNAMA YAHUT ALZHEİMER TANISI 2 GÜNDE KONULMUYOR&#8221;</b></p>
<p>Öznel bellek bozukluklarının çok yaygın olduğunu söyleyen Atasoy, “Benim mesela kedilerim var. Kedi mamasını elime alıp etrafta dolanıyorum bazen. Biliyorum ki iş yerinde çok yorulduğum vakit ya da telefon elinde telefonu aramak üzere bunların en büyük sebebi ruhsal ve bedensel yorgunluk. Bunlar çok ağırlaşıyor ve kişinin günlük hayatını, marifetlerini etkilemeye başlıyor, toplumsal alakalarını etkiliyorsa o vakit alttaki nedenlere bakmak lazım. Bunama yahut Alzheimer yahut pick hastalığının teşhisleri o denli 1-2 günde konulabilen şeyler değil, 2 yıllık nöro-psikolojik test takibiyle mümkün” sözlerini kullandı.</p>
<p><b>STRES VE YORGUNLUK UNUTKANLIĞA NEDEN OLABİLİYOR</b></p>
<p><span><strong>Stres ve yorgunluk ile vitamin yahut hormon bozuklularının kısa müddetli unutkanlıklara sebep olabileceğini söyleyen Atasoy, şöyle konuşu:</strong></span></p>
<p>“Günlük hayatta şayet o periyot iş gerilimi, ruhsal gerilim ya da fizikî yorgunluğun çok ağır olduğu bir periyotta çabucak hatırlayabildiğiniz, kısa periyodik anlık unutkanlıklar çabucak insanı telaşa sürükleyecek ya da önemli sıkıntılar çıkacak durumlar değil. Daha sakin olabilirsiniz lakin bunlar ağırlaşıyor sizin günlük hayatınızdaki toplumsal bağlarınızı aksatmaya, zedelemeye başlıyorsa maddi manevi kayba yol açıyorsa o vakit kesinlikle bir tabibe başvurmakta yarar var.“</p>
<p><a href="https://habernetik.com/anlik-unutkanliklar-gerilime-bagli-olabilir/">Anlık unutkanlıklar gerilime bağlı olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/anlik-unutkanliklar-gerilime-bagli-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Klimalı ortamlarda yaşayanlarda sıcak havaya bağlı vefat riski daha yüksek</title>
		<link>https://habernetik.com/klimali-ortamlarda-yasayanlarda-sicak-havaya-bagli-vefat-riski-daha-yuksek-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/klimali-ortamlarda-yasayanlarda-sicak-havaya-bagli-vefat-riski-daha-yuksek-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Nov 2023 15:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[havaya]]></category>
		<category><![CDATA[klimalı]]></category>
		<category><![CDATA[ortamlarda]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[Sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[Sıcak Hava]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojİ]]></category>
		<category><![CDATA[vefat]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayanlarda]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=57252</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gününün birçoklarını soğutulmuş ortamlarda geçirenlerin, öbür insanlara nazaran çok sıcaklara maruz kaldıklarında vefat oranının daha yüksek olduğu saptandı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/klimali-ortamlarda-yasayanlarda-sicak-havaya-bagli-vefat-riski-daha-yuksek-2/">Klimalı ortamlarda yaşayanlarda sıcak havaya bağlı vefat riski daha yüksek</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sonuçları &#8220;The Lancet Planet Health&#8221; mecmuasında yayımlanan araştırmada, Avustralya&#8217;nın Kuzey Bölgesi&#8217;ne sonradan yerleşenler ile yerli halkın çok sıcaklara bağlı mevt oranlarını ve altyapı imkanlarını kıyaslayarak en tesirli sıcaklıkla çaba tekniğini bulmak için karşılaştırma yapıldı.</p>
<p>Bu kapsamda bilim insanları, 1980 ila 2019 yılları ortasında, en az 3 gün boyunca 35 derece üstünde seyreden sıcak hava dalgası sırasında çok sıcağa bağlı 32 bin vefat olayını inceledi.</p>
<p>Avusturalya yerlilerinin klimalı ortamlara erişimlerinin hudutlu olmasına karşın sıcağa bağlı mevt oranlarının komşularından daha düşük olduğu kaydedildi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/8/223259172-klima-01.jpeg"/></p>
<p>Araştırmacılar, açık alanlarda uzun saatler çalışan yerli halkın, bölgenin sıcak havasına tolerans geliştirdiğini söz etti.</p>
<p>Bölgeye sonradan yerleşen halkın ise klimalı ortamda sıcak hava dalgasından süreksiz olarak korunabildiği lakin bedenlerinin sıcak hava hassasiyetinin azalmasına fırsat vermediği için çok sıcaklara bağlı mevt oranlarının daha yüksek olduğu tespit edildi.</p>
<p><strong>Bölgedeki yerlilerin, günün en sıcak diliminde dış ortamda çalışmaktan kaçınmak, kendi kendini soğutabilen yarı tropikal iklime uygun yapılar inşa etmek, günün serin saatlerinde toplumsallaşmak, doğal esintiden faydalanmak için dış ortamda uyumak üzere davranışlarının komşuları tarafından adapte edilmediği belirtildi.</strong></p>
<p>Araştırmacılar, sıcak hava dalgalarında soğutma sistemlerinin kesinlikle gerektiğini lakin sıcak havaya kısa müddetli maruz kalmanın insan fizyolojisini yaşadığı iklime hazırlayan aktif bir yol olduğunu vurguladı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/klimali-ortamlarda-yasayanlarda-sicak-havaya-bagli-vefat-riski-daha-yuksek-2/">Klimalı ortamlarda yaşayanlarda sıcak havaya bağlı vefat riski daha yüksek</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/klimali-ortamlarda-yasayanlarda-sicak-havaya-bagli-vefat-riski-daha-yuksek-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Klimalı ortamlarda yaşayanlarda sıcak havaya bağlı vefat riski daha yüksek</title>
		<link>https://habernetik.com/klimali-ortamlarda-yasayanlarda-sicak-havaya-bagli-vefat-riski-daha-yuksek/</link>
					<comments>https://habernetik.com/klimali-ortamlarda-yasayanlarda-sicak-havaya-bagli-vefat-riski-daha-yuksek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Nov 2023 03:36:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[havaya]]></category>
		<category><![CDATA[klimalı]]></category>
		<category><![CDATA[ortamlarda]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[Sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[Sıcak Hava]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojİ]]></category>
		<category><![CDATA[vefat]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayanlarda]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=56698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gününün birçoklarını soğutulmuş ortamlarda geçirenlerin, öbür insanlara nazaran çok sıcaklara maruz kaldıklarında mevt oranının daha yüksek olduğu saptandı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/klimali-ortamlarda-yasayanlarda-sicak-havaya-bagli-vefat-riski-daha-yuksek/">Klimalı ortamlarda yaşayanlarda sıcak havaya bağlı vefat riski daha yüksek</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sonuçları &#8220;The Lancet Planet Health&#8221; mecmuasında yayımlanan araştırmada, Avustralya&#8217;nın Kuzey Bölgesi&#8217;ne sonradan yerleşenler ile yerli halkın çok sıcaklara bağlı mevt oranlarını ve altyapı imkanlarını kıyaslayarak en tesirli sıcaklıkla gayret yolunu bulmak için karşılaştırma yapıldı.</p>
<p>Bu kapsamda bilim insanları, 1980 ila 2019 yılları ortasında, en az 3 gün boyunca 35 derece üstünde seyreden sıcak hava dalgası sırasında çok sıcağa bağlı 32 bin mevt olayını inceledi.</p>
<p>Avusturalya yerlilerinin klimalı ortamlara erişimlerinin sonlu olmasına karşın sıcağa bağlı vefat oranlarının komşularından daha düşük olduğu kaydedildi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/8/223259172-klima-01.jpeg"/></p>
<p>Araştırmacılar, açık alanlarda uzun saatler çalışan yerli halkın, bölgenin sıcak havasına tolerans geliştirdiğini tabir etti.</p>
<p>Bölgeye sonradan yerleşen halkın ise klimalı ortamda sıcak hava dalgasından süreksiz olarak korunabildiği fakat bedenlerinin sıcak hava hassasiyetinin azalmasına fırsat vermediği için çok sıcaklara bağlı mevt oranlarının daha yüksek olduğu tespit edildi.</p>
<p><strong>Bölgedeki yerlilerin, günün en sıcak diliminde dış ortamda çalışmaktan kaçınmak, kendi kendini soğutabilen yarı tropikal iklime uygun yapılar inşa etmek, günün serin saatlerinde toplumsallaşmak, doğal esintiden faydalanmak için dış ortamda uyumak üzere davranışlarının komşuları tarafından adapte edilmediği belirtildi.</strong></p>
<p>Araştırmacılar, sıcak hava dalgalarında soğutma sistemlerinin kesinlikle gerektiğini lakin sıcak havaya kısa müddetli maruz kalmanın insan fizyolojisini yaşadığı iklime hazırlayan aktif bir usul olduğunu vurguladı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/klimali-ortamlarda-yasayanlarda-sicak-havaya-bagli-vefat-riski-daha-yuksek/">Klimalı ortamlarda yaşayanlarda sıcak havaya bağlı vefat riski daha yüksek</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/klimali-ortamlarda-yasayanlarda-sicak-havaya-bagli-vefat-riski-daha-yuksek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AP Türkiye Raportörü Amor: Türkiye’nin vize serbestisi 6 kritere bağlı</title>
		<link>https://habernetik.com/ap-turkiye-raportoru-amor-turkiyenin-vize-serbestisi-6-kritere-bagli/</link>
					<comments>https://habernetik.com/ap-turkiye-raportoru-amor-turkiyenin-vize-serbestisi-6-kritere-bagli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Sep 2023 05:48:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Amor]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[Kriter]]></category>
		<category><![CDATA[kritere]]></category>
		<category><![CDATA[raportörü]]></category>
		<category><![CDATA[serbestisi]]></category>
		<category><![CDATA[Süre]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye’nin]]></category>
		<category><![CDATA[Vize]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=37108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ise, Türkiye’nin vize serbestisi konusunda hala hiçbir ilerleme kaydedememesinin nedeninin ‘altı kritere’ uyulmaması olduğunu kaydederek "Bunu Türk hükümeti de çok uygun biliyor” dedi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ap-turkiye-raportoru-amor-turkiyenin-vize-serbestisi-6-kritere-bagli/">AP Türkiye Raportörü Amor: Türkiye’nin vize serbestisi 6 kritere bağlı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, AKP’li Cumhurbaşkanı <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>’ın İsveç’in <strong>NATO</strong> üyeliğine yeşil ışık yakmasının akabinde tekrar gündeme <strong>gelen Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik ihtimaline ait açıklamalarda bulundu.</strong></p>
<p><strong>Gerçek Gündem’den Melisa Gülbaş</strong>’a konuşan Amor, Türkiye’nin mevcut sistemde AB’ye yaklaşmasının güç olduğunu söyledi. Amor’a nazaran mevcut durumda Türkiye’nin ıslahatları AB’ye iştirak süreci için kâfi değil. Amor, “Benim fikrim bağlantımızın ana çerçevesi olan iştirak sürecinin bir mühlet daha devam etmeyeceği yönünde” diye konuştu.</p>
<p>Gidişatı bilakis çevirmenin Erdoğan’ın elinde olduğunu söz eden Amor, şunları ekledi:</p>
<p>“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;nin HDP ile ilgili karalarına uyulmalı, gazeteciler özgür bırakılmalı ve ülkenin yarısından fazlasının terörist olarak görülmesinden vazgeçilmeli. İştirak sürecini yine rayına oturtmak için samimi bir istek görmeliyiz. Yalnızca kağıtlar, ıslahatlar yahut aksiyon planları istemediğimize dair sinyaller bekliyoruz. En başından beri söylediğim şeyi tekrar ediyorum, benim okuduğum tek doküman mahkeme kararları. Ben yalnızca mahkeme kararlarına bakıyorum.”</p>
<p><b>6 &#8216;KRİTER’İ AÇIKLADI</b></p>
<p>Habere nazaran, Amor, Türkiye’nin vize serbestisi konusunda hala hiçbir ilerleme kaydedememesinin nedeninin ‘altı kritere’ uyulmaması olduğunu söylüyor. Amor&#8217;a nazaran Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik konusunda uyması gereken 6 kriter ise “terörle uğraş (değişiklik)”, “yolsuzlukla mücadele”, “Europol ile iş birliği”, “kişisel dataların korunması”, “AB üyeleri ile isimli yardımlaşma” ve “geri kabul anlaşması” olarak sıralanıyor. </p>
<p>Amor, bu kriterlere ahenk konusunda da “Bin defa tekrar ediyorum. Şayet AB’yi istiyorsanız 6 kritere uymak zorundasınız. Bunu Türk hükümeti de çok âlâ biliyor” tabirlerini kullandı. </p>
<p><span>AKP&#8217;li Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen haftalarda katıldığı, Vilnius&#8217;taki NATO doruğu dönüşünde, uçakta gazetecilerin sorduğu &#8220;AB ile bağlantılarda yeni sayfa açılacak mı?&#8221; sorusuna şu karşılığı &#8220;Avrupa Birliği üyelik sürecimizin tekrar canlandırılması noktasında olumlu bir kanaat hakim. Türk iktisadına çarpan tesir yapacak Gümrük Birliği&#8217;nin güncellenmesi müzakerelerini de hızlandıracağız. Vize serbestisinde de aralık alacağımıza inanıyorum&#8221; demişti. </span></p>
<p><a href="https://habernetik.com/ap-turkiye-raportoru-amor-turkiyenin-vize-serbestisi-6-kritere-bagli/">AP Türkiye Raportörü Amor: Türkiye’nin vize serbestisi 6 kritere bağlı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/ap-turkiye-raportoru-amor-turkiyenin-vize-serbestisi-6-kritere-bagli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
