<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gerekmektedir&#8217; arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<atom:link href="https://habernetik.com/etiket/gerekmektedir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://habernetik.com/etiket/gerekmektedir/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Nov 2024 15:40:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://habernetik.com/wp-content/uploads/2023/02/cropped-HABERNETIK-32x32.png</url>
	<title>gerekmektedir&#8217; arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<link>https://habernetik.com/etiket/gerekmektedir/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: BM&#8217;nin reforme edilmesi gerekmektedir</title>
		<link>https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-bmnin-reforme-edilmesi-gerekmektedir/</link>
					<comments>https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-bmnin-reforme-edilmesi-gerekmektedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 13:32:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[bm’nin]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[edilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[gerekmektedir’]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[reforme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=107180</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi&#8217;nde düzenlenen TRT World Forum&#8217;un açılışında konuştu. Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti; Fikri bir zeminde kritik meselelerin ele alındığı bu platformun her yıl genişleyerek daha çok insana ulaştığını görüyor, bunu da fevkalade önemsiyoruz. Bu seneki foruma Türkiye ile birlikte 30&#8217;u aşkın ülkeden akademisyenin, siyasetçinin, sivil toplum mensubu, gazeteci, iş insanı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-bmnin-reforme-edilmesi-gerekmektedir/">Cumhurbaşkanı Erdoğan: BM&#8217;nin reforme edilmesi gerekmektedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi&#8217;nde düzenlenen TRT World Forum&#8217;un açılışında konuştu.</p>
<p>Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti;</p>
<p>Fikri bir zeminde kritik meselelerin ele alındığı bu platformun her yıl genişleyerek daha çok insana ulaştığını görüyor, bunu da fevkalade önemsiyoruz. Bu seneki foruma Türkiye ile birlikte 30&#8217;u aşkın ülkeden akademisyenin, siyasetçinin, sivil toplum mensubu, gazeteci, iş insanı ve kanaat önderinin iştirak ettiğini öğrendim. İnsanların arasındaki bariyerleri kaldıran bu tip etkinlikler tüm insanlığın geleceğini etkileyen küresel meselelerin çözümünde kritik önemdedir. Karşılıklı saygıya dayalı ortak bir zeminde ne kadar çok konuşur, ne kadar çok tartışırsak çözümlere de o kadar yaklaşabiliriz.</p>
<p>Bu yıl ki temamız olan &#8220;Kırılma Noktasındaki Bir Dünya: Krizleri ve Dönüşümü Yönetmek&#8221;, dünyanın karşı karşıya olduğu derin sorunları ve dünyanın dönüşümünü tartışmamız gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Bu tema aynı zamanda mevcut sistemin sürdürülemez olduğunu ve ensinlığın daha adil bir düzene ihtiyaç duyduğunu da bizlere hatırlatıyor. Forum kapsamında dünyamızı tehdit eden meseleler alanında yetkin isimlerce masaya yatırılacak, bu meselelerin çözümü için atılması gereken adımlar değerlendirilecek. Teknoloji, jeopolitik, savaş, güvenlik, iklim değişikliği, enerji, ekonomi, medya, yayıncılık, uluslararası hukuk, politika ve diplomasi gibi alanlarda düzenlenecek toplantıların şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum.</p>
<p><strong>&#8220;Aynı şehrin iki farklı ucunda iki farklı hayat&#8221;</strong></p>
<p>Bugün dünya savaşlar, çatışmalar, ihlaller ve eşitsizliklerin pençesinde kıvranmakta. Derin bir vicdan ve liderlik krizinden geçmektedir. Nereye baksak, yüzümüzü nereye çevirsek istikrarsızlık görüyoruz, dram görüyoruz, derinleşen adaletsizlikler görüyoruz. Aynı şehrin iki farklı ucunda iki farklı hayat yaşanıyor. Sınır komşusu iki ülkenin birinde refah ve zenginlik hakimken diğerinde milyonlarca insan açlık ve yoksullukla boğuşuyor. Ticaretten diplomasiye, devletler arasındaki rekabet günden güne daha yıkıcı, daha agresif bir hal almaya başlıyor. Umutlarımızı yeşertecek, geleceğe daha ümitvar bakmamızı sağlayacak bütün bu gelişmelerin sayısı giderek azalıyor. Şurası muhakkak ki, insanlık bir dönüm noktasındadır. Sadece önümüzdeki 5-10 yılı değil, evlatlarımızın, torunlarımızın da geleceğini etkiliyecek mahiyette hadiseler yaşanmaktadır.</p>
<p><strong>&#8220;Her kriz aynı zamanda bir imkandır&#8221;</strong></p>
<p>Gazze&#8217;den Ukrayna&#8217;ya, Batı Afrika&#8217;dan Güney Asya&#8217;ya kadar pek çok coğrafyada süregelen insani krizler, her seferinde çok daha keskin şekilde mevcut dünya düzeninin kırılganlığını gözler önüne sermektedir. Ancak bu krizlerin insanlığın ortak istikbali için daha güçlü bir dayanışma çağrısı olduğu da inkar edilemez bir gerçektir. Hep söylediğim gibi her kriz aynı zamanda bir imkandır. Adalete, barışa, huzura, güvenlik ve istikrara açılan bir fırsat penceresidir. Layıkıyla değerlendirilebilen için her kriz yeni bir dönemin muştusu, yeni bir başlangıcın öncüsü olma potansiyeline ziyadesiyle sahiptir. İnsanlık tarihine baktığımızda bunun sayısız örneğiyle karşılaşıyoruz.</p>
<p><strong>&#8220;Dünya 5 daimi üyenin eline, diline bırakılamaz&#8221;</strong></p>
<p>Milyonlarca insanın hayatını kaybettiği İkinci Dünya Savaşı&#8217;nın en önemli çıktılarından biri, irili ufaklı tüm ülkelerin bir araya gelebildiği en geniş zemin olan Birleşmiş Milletler Sistemi&#8217;nin tesisi olmuştur. Peki şu anda bu Birleşmiş Milletler&#8217;le devam edebilir miyiz? Hayır. Tamamıyla bu Birleşmiş Milletler&#8217;in reforme edilmesi gerekmektedir. Dünya 5 daimi üyenin eline, diline bırakılamaz. Süratle bu değişim gerekiyor. Bu şekilde bu dünya yönetilemez. Bu 5 daimi üyeden bir tanesinin iki dudağı arasına 194 ülkenin kaderi terk edilemez. Bireysel hak ve özgürlükleri güvence altına alan, insan hakları evrensel beyannamesinin kabul edilişi bunlardan bir diğeridir. Ruanda, Srebrenitsa soykırımlarından sonra insanlığa karşı suçlar, savaş suçları gibi suçların faillerinin yargılanması amacıyla kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi bunlardan bir başkasıdır.</p>
<p>11 Eylül saldırıları sonrasında medeniyetler çatışması senaryolarının yazıldığı bir dönemde İspanya ile birlikte hayata geçirdiğimiz medeniyetler ittifakı girişimi yine bu anlayışla atılmış tarihi bir adımdır. Bu listeyi daha da uzatabiliriz. Kriz dönemlerinde veya sonrasında benzer acıları, sorunları, çatışmaları, ağır hak ihlallerini bir daha yaşamamak için vücut bulmuş çok sayıda kurum, kuruluş ve inisiyatif bulunuyor. Hiç şüphesiz bunların mevcudiyeti insanlık adına, tüm insanlığın geleceği adına kıymetli birer kazanımdır. Ama bununla birlikte hepimiz gayet iyi biliyoruz ki, asıl olan pratiktir, uygulamadadır. Milyarlarca dolar bütçesi, on binlerce personeli olan tüm bu kurumların etkinliğidir. Gazze kriziyle bu hakikate hem de çarpıcı bir şekilde tekrar şahitlik ettik.</p>
<p><strong>&#8220;Gazze krizinde ne insanlık başarılı bir imtihan vermemiştir&#8221;</strong></p>
<p>Aynı şekilde dördüncü yılına girecek Rusya-Ukrayna savaşı bize kurallara dayalı uluslararası sistemin zayıflığını göstermiştir. Bir defa burada şunu söylemek durumundayım. Gazze&#8217;de sadece insani değerler değil başta BM olmak üzere uluslararası sistemin güvenirliliği de sınanmıştır. Ancak Gazze krizinde ne insanlık ne sistem başarılı bir imtihan vermemiştir. Her birinin gerisinde umutlarla dolu bir hayat büyük bir acı ve insanlık ayıbı olan şu rakamlar karşımızdaki vahim tabloyu ortaya koyuyor. Siyonistlerin gözü, ağzı, dili olmak suretiyle burayı provoke etmeye ne kadar çalışırsanız çalışın netice alamazsınız. Dünyadaki siyonistler Tayyip Erdoğan&#8217;ın nerede durduğunu çok iyi biliyor ama siz hala anlayamamışsınız.</p>
<p><strong>&#8220;Savaş hukukuna dair ne kadar kırmızı çizgi varsa aşıldı&#8217;</strong></p>
<p>Bakınız kuzeyimizdeki savaşta bugüne kadar bazı tahminlere göre yarım milyona yakın insan hayatını kaybetti. İsrail&#8217;in Gazze&#8217;ye yönelik saldırıları sonucunda ise 50 bin masum Filistinli tüm dünyanın gözleri önünde hayattan koparıldı. Lübnan&#8217;da vefat edenlerin sayısı 4 bine yaklaşıyor. Gazze&#8217;de katledilenlerin yüzde 70&#8217;ini kadın ve çocuklar oluşturuyor. Yine aynı saldırılarda yüz binden fazla Gazzeli yaralandı. Şehirler tüm altyapısı ve üst yapısıyla yıkıldı. Saldırılardan önce 2,3 milyon insanın yaşadığı Gazze Şeridi&#8217;nde neredeyse ayakta sağlam bina kalmadı. Hastaneler, okullar, ibadethaneler ve daha nice sivil yerleşim yeri vuruldu. Savaş hukukuna ve insancıl hukuka dair ne kadar ilke, prensip, norm, kırmızı çizgi varsa aşıldı, çiğnendi, ayaklar altına alındı.</p>
<p><strong>&#8220;Allah aşkına, bu kan, bu çatışma, bu savaş niye?</strong></p>
<p>7 Ekim&#8217;den beri Gazze&#8217;de öldürülen basın mensubu sayısı 189&#8217;dur. Yüzlerce gazeteci yine bu süreçte yaralandı, kurşunların ve bombaların hedefi oldu. Çıplak ayaklarıyla yağmurun, çamurun içinde bir tas çorba için saatlerce sıra bekleyen çocukları gördükçe hepimizin yüreği yaralanıyor. Soruyorum sizlere. Vücudunda taş yerine kalp taşıyan herhangi bir kimse böyle bir trajediye sessiz kalabilir mi? İsrail hükümetinin kendi vatandaşlarıyla birlikte bölgedeki herkesin güvenliğini tehlikeye atan saldırganlığı karşısında bundan bize ne diyebilir miyiz? Barış varken hep birlikte barış içinde yan yana yaşamak varken Allah aşkına, bu kan, bu çatışma, bu savaş niye? Eğer bugün harekete geçmezsek ne zaman geçeceğiz?</p>
<p><strong>&#8220;İlk günden beri Gazze&#8217;deki mezalime sesimizi yükseltiyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Gazzeli, Filistinli, Lübnanlı mazlumların acısı hepimizin acısıdır. Öyle de olmalıdır. Zulme rıza zulümdür. Zalimin yanında duran zulüme de ortak olur. Hukuk önünde hesabı verilmeyen her suç failini daha da pervasızlaştırır, daha büyük cinayetlerin işlenmesini teşvik eder. Türkiye olarak acı ama doğru olan bu gerçekler temelinde, devleti ve milletiyle ilk günden beri Gazze&#8217;deki mezalime sesimizi yükseltiyoruz. Üstat Necip Fazıl&#8217;dan ilhamla kollarımızı açıp şöyle sesleniyoruz: &#8220;Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak. Haykırsam kollarımı makas gibi açarak, durun bir dünya iniyor tepemizden. Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden.</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye ne yapıyorsa barış için, adalet için yapmaktadır&#8221;</strong></p>
<p>Holokost utancı sebebiyle yol verilen bu insanlık faciasının sonu çıkmaz sokaktır. Felakettir. Daha büyük bir dramdır. Türkiye ne yapıyorsa barış için, adalet için, tüm bölgenin güvenliği için yapmaktadır. Ne söylüyorsak tıpkı ecdadımızın 4 asırlık idaresinde olduğu gibi tüm inanç mensuplarının yan yana huzur içinde yaşayabilmesi için söylüyoruz. Bizim hiçbir ülkeye ve millete kategorik olarak düşmanlığımız yok. Sırf farklı bir inançtan, farklı bir kültürden veya kökenden diye kimseye öfke duymuyoruz. Kimseden nefret etmiyoruz. Husumet beslemiyoruz. Biz tarih boyunca ister Musevi ister Hristiyan olsun, zulme maruz kalan herkese kapısını sonuna kadar açmış bir milletiz. İspanya’dan kovulan 500 bini aşkın Musevi’ye kapısını açan bu millettir. Biz kapımızı açtık. O gün bugündür onlar misafirimiz olarak bizimle beraber yaşadılar, yaşıyorlar.</p>
<p><strong>&#8220;Gazze’de sürdürülebilir ateşkes bir an önce tesis edilmelidir&#8221;</strong></p>
<p>Bizim zihin dünyamızda ne mazluma kimliği sorulur ne zalimin inancına bakılır. Çok açık ve net söylüyorum. Biz tam 420 gündür bölgemizi kan deryasına çeviren bu cinnet halin artık son bulmasını arzu ve temenni ediyoruz. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Netanyahu ve Galant hakkında çıkardığı yakalama kararını bu bakımdan çok önemli buluyoruz. İsrail ile Lübnan arasında önceki gün sağlanan ateşkesin de aynı şekilde kalıcı olmasını temenni ediyoruz. Sahada kış şartları daha fazla bastırmadan, daha fazla masum kanı dökülmeden, daha fazla annenin babanın yüreğine evlat acısı düşmeden, daha fazla çocuk, yetim, öksüz kalmadan, uluslararası kurumlara olan güven daha fazla örselenmeden velhasıl kurumları ve değerleriyle insanlık daha fazla irtifa kaybetmeden Gazze’de sürdürülebilir ateşkes bir an önce tesis edilmelidir. Türkiye ilk günden beri bunu savunmuştur. Bugün de aynı yerdedir. Gazze’deki soykırımın durması ve kalıcı barışa giden yolun açılması için değil elimizi, tüm bedenimizi taşın altına koymaya hazırız. 29 Kasım Filistin halkı ile uluslararası dayanışma günü münasebetiyle bir kez daha baskıya, işgale ve zulme direnen Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu, haklı davalarına yönelik desteğimizin çok daha güçlü biçimde devam edeceğini burada tekrar ilan ediyorum.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-bmnin-reforme-edilmesi-gerekmektedir/">Cumhurbaşkanı Erdoğan: BM&#8217;nin reforme edilmesi gerekmektedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-bmnin-reforme-edilmesi-gerekmektedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gülizar Biçer Karaca&#8217;dan &#8216;Saray&#8217; eleştirisi: &#8216;Eşitlikçi yasama faaliyetlerinin yapılması gerekmektedir&#8217;</title>
		<link>https://habernetik.com/gulizar-bicer-karacadan-saray-elestirisi-esitlikci-yasama-faaliyetlerinin-yapilmasi-gerekmektedir/</link>
					<comments>https://habernetik.com/gulizar-bicer-karacadan-saray-elestirisi-esitlikci-yasama-faaliyetlerinin-yapilmasi-gerekmektedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Jul 2023 06:36:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[‘eşitlikçi]]></category>
		<category><![CDATA[‘kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[biçer]]></category>
		<category><![CDATA[eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyetlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[gerekmektedir’]]></category>
		<category><![CDATA[gülizar]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[Karaca]]></category>
		<category><![CDATA[karaca’dan]]></category>
		<category><![CDATA[saray,]]></category>
		<category><![CDATA[yapılması]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=25649</guid>

					<description><![CDATA[<p>TBMM Başkanvekili ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, TBMM Genel Şurası'nda yaptığı konuşmasında “Meclisi tali bir yapıya dönüştürmek, demokrasinin niteliğini ortadan kaldırır" dedi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/gulizar-bicer-karacadan-saray-elestirisi-esitlikci-yasama-faaliyetlerinin-yapilmasi-gerekmektedir/">Gülizar Biçer Karaca&#8217;dan &#8216;Saray&#8217; eleştirisi: &#8216;Eşitlikçi yasama faaliyetlerinin yapılması gerekmektedir&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TBMM Başkanvekili ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca</strong>, TBMM Genel Şurası&#8217;nda tutuklu milletvekili <strong>Can Atalay</strong> ve bayanları öne çıkardığı bir konuşma yaptı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/5/175220556-whatsapp-image-2023-07-05-at-17.32.54.jpeg"/></p>
<p>Karaca, &#8220;Cumhuriyetimiz 100 yıl evvel olduğu üzere bugün de laiklik ve toplumsal devlet üzere kurucu prensiplere sıkı sıkı sarılmalıdır. Bunun da yegane yolu bayanın, gencin, emeğin temsilinin artırılması, siyasal düzlemin onlara nazaran belirlenmesi, onlarla birlikte siyaset üretilmesidir&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8220;KİŞİSEL TAHLİLLER BULMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR&#8221;</b></p>
<p><strong>Konuşmasının değerli bir kısmını bayanlara ayıran Meclis Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca, şu tabirleri kullandı:</strong></p>
<p>“Bu mevzu, ferdî bir alana itilemez. Kelam konusu durum bu kadar politikken, Carol Hanisch &#8216;Özel olan politiktir&#8217; sözüyle söylersek ferdî tahliller bulmak mümkün değildir. Var olan ve giderek derinleştirilen toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden en çok bayanlar ziyan görüyorken, bayanlar kutsal sayılan kavram ve kurumlar üzerinden tanımlanıyorken, TBMM&#8217;de bayanları, tüm canlıları kapsayan, eşitsizlik ve adaletsizliği kalıcı olarak ortadan kaldıracak siyasetlerin hedeflenmesi; daha faal, daha verimli, daha eşitlikçi yasama faaliyetlerinin yapılması gerekmektedir.&#8221;</p>
<p><b>CAN ATALAY’IN TUTUKLULUĞUNA REAKSİYON GÖSTERDİ</b></p>
<p>TİP Hatay Milletvekili <strong>Can Atalay</strong>’ın hukuka alışılmamış tutukluluk haline de reaksiyon gösteren Karaca, &#8220;Özgür iradesiyle oy vermiş on binlerce yurttaşın temsilcisi olan bir milletvekilinin bugün parlamentoda bulunması gerekirken keyfi tavır ve irade gasbıyla ortamızda olmaması cumhuriyetimizi ve demokrasimizi nakıs kılmaktadır&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b>&#8220;MİLLETVEKİLLERİYLE MÜMKÜN OLACAKTIR&#8221;</b></p>
<p><strong>Karaca kelamlarına şöyle son verdi:</strong></p>
<p>&#8220;Ülkemizin karşı karşıya kaldığı terörden, ekonomik krize, derin yoksulluktan sığınmacı meselesine, demokratik, çağdaş bir anayasa için yürüteceğimiz yasama faaliyetleriye tarihe not düşerek, kutuplaştırıcı değil; kucaklayıcı, şiddetsiz bir meclis, siz değerli milletvekilleriyle mümkün olacaktır.&#8221;</p>
<p><a href="https://habernetik.com/gulizar-bicer-karacadan-saray-elestirisi-esitlikci-yasama-faaliyetlerinin-yapilmasi-gerekmektedir/">Gülizar Biçer Karaca&#8217;dan &#8216;Saray&#8217; eleştirisi: &#8216;Eşitlikçi yasama faaliyetlerinin yapılması gerekmektedir&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/gulizar-bicer-karacadan-saray-elestirisi-esitlikci-yasama-faaliyetlerinin-yapilmasi-gerekmektedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
