<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>insanları, arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<atom:link href="https://habernetik.com/etiket/insanlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://habernetik.com/etiket/insanlari/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 09 Jun 2024 19:28:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://habernetik.com/wp-content/uploads/2023/02/cropped-HABERNETIK-32x32.png</url>
	<title>insanları, arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<link>https://habernetik.com/etiket/insanlari/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Erdoğan&#8217;dan tütün uyarısı: Sadece insanları zehirlemiyor</title>
		<link>https://habernetik.com/erdogandan-tutun-uyarisi-sadece-insanlari-zehirlemiyor/</link>
					<comments>https://habernetik.com/erdogandan-tutun-uyarisi-sadece-insanlari-zehirlemiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Jun 2024 18:26:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan’dan]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[insanları,]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[zehirlemiyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=96110</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &#8220;Dünya Tütünsüz Günü ve Çevre Hastası Programı&#8221; çerçevesinde Vahdettin Köşkü&#8217;nde dünyanın birçok ülkesinden gelen gençleri ağırladı. Düzenlenen programa serbest dalış rekortmeni milli sporcu Şahika Encümen, milli para yelken sporcusu Miray Ulaş, dünya şampiyonu milli boksör Ayşe Çağırır, milli atlet Mizgin Ay, oyuncu Berat Efe Parlar ve dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen öğrenciler [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/erdogandan-tutun-uyarisi-sadece-insanlari-zehirlemiyor/">Erdoğan&#8217;dan tütün uyarısı: Sadece insanları zehirlemiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &#8220;Dünya Tütünsüz Günü ve Çevre Hastası Programı&#8221; çerçevesinde Vahdettin Köşkü&#8217;nde dünyanın birçok ülkesinden gelen gençleri ağırladı.</p>
<p>Düzenlenen programa serbest dalış rekortmeni milli sporcu Şahika Encümen, milli para yelken sporcusu Miray Ulaş, dünya şampiyonu milli boksör Ayşe Çağırır, milli atlet Mizgin Ay, oyuncu Berat Efe Parlar ve dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen öğrenciler katıldı.  Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:</p>
<p>&#8220;Dünya tütünsüz günü programı vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.</p>
<p>Hepiniz Vahdettin Köşkü&#8217;nün bu güzel yerleşkesini hoş geldiniz. Dünyanın farklı coğrafyalarından siz evlatlarımızı ülkemizde güzel İstanbul&#8217;umuzda misafir etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz.</p>
<p>Dünya tütünsüz günü etkinliklerinin tütün zararlarına ilişkin farkındalığın artmasına katkı sağlamasını diliyorum.</p>
<p>Tütün endüstrisi yeni ürünlerle ve kanuni boşluklardan da faydalanarak insanların hayatı pahasına, kazancına kazanç eklemektedir.</p>
<p>Aslında rakamlar sorunun vardığı ürkütücü boyutları ortaya koyuyor. Dünyada her gün yirmi bin kişi sigaradan kaynaklanan hastalıklar sebebiyle hayatını kaybediyor.</p>
<p>Ülkemizde ise her yıl seksen beş bin insanımızı tütün canavarına kurban veriyoruz.</p>
<p><strong>&#8220;Pasif içicilerin durumu daha kötü&#8221;<br />
</strong><br />
Tütün sadece insanı zehirlemiyor, Aynı zamanda dünyamızı da kirletiyor. Dünya genelindeki çocuk nüfusunun yarısı tütün dumanının kirlettiği havayı solumak zorunda kalıyor.</p>
<p>Sigara dumanı dört binden fazla toksik ve kanserojen madde içeriyor. Tütün ürünlerinin içindeki toksin ve diğer kanserojen maddeler havaya yayılarak içen kişinin yakınındakiler için kirli bir ortam oluşturmakta.</p>
<p>Tütün kullanmadığı halde tütüne maruz kalanların görüntüsü olan yani pasif içicilerin durumu daha kötü, daha vahimdir. <strong>Sigaranın bütün bu zararlarına rağmen tütün endüstrisi büyümeye, her yıl yedi yüz milyar dolar kazanç sağlamaya devam ediyor.</strong></p>
<p>Şahsımın ilk gençlik yıllarından itibaren sigaraya karşı verdiği mücadeleyi aziz milletimiz çok iyi bilmektedir.</p>
<p>Yakın çevremizden başlamak suretiyle tütün kullanan herkesi bu meletin zararlarına karşı açıkça uyardık.</p>
<p>Varsa sigara paketlerine el koyduk. Onlardan bırakacaklarına dair söz aldık, üzerine ismini, tarihi ve bunları da Cumhurbaşkanlığı makamında özel olarak adeta orada onlara özel makamlar ayırdık. Oralarda teşhir ediyoruz.</p>
<p>Düzenlediğimiz çeşitli etkinliklerle. Gençlerimizi sigara bağımlılığına karşı bilinçlendirmeye özen gösterdik.</p>
<p><strong>&#8220;Sigara kullanımında az da olsa geriledi&#8221;<br />
</strong><br />
Kapalı mekanlarda sigara içme yasağından para cezalarının arttırılmasına ve yüksek. Vergi uygulamasına kadar çok önemli adımlar attık. Sağlık uyarılarının sigara paketleri üzerinde daha görünür ve etkili şekilde yer almasını sağladık. Dumansız hava sahası ve havanı koru kampanyalarıyla toplumsal farkındalığı arttırmaya çalıştık.</p>
<p>Tütün ürünlerine karşı en etkili, en kararlı mücadeleyi yürüten hükümetler bizim hükümetlerimizdir.</p>
<p>Tavizsiz tavrımız neticesinde ülkemizde sigara kullanımında az da olsa program bir gerileme yaşandığını memnuniyetle müşahede ediyoruz.</p>
<p>Bu sinsi tehlikeye karşı bütün vatandaşlarımızın tüm insanlığın teyakkuz halinde olması gerektiğine inanıyorum.</p>
<p>İnşallah bundan sonra da mücadelemizi daha kararlı ve çok boyutlu bir şekilde sürdüreceğiz. Sorumluluk duygusuyla hareket ederek akranlarınıza örnek olduğunuz için her birinizi tebrik ediyorum.</p>
<p>Ziyaretiniz için teşekkür ediyorum.</p>
<p><strong>&#8220;Elektronik sigaraya müsaade etmedik&#8221;<br />
</strong><br />
Özellikle elektronik sigarayla ilgili ifadesi çok çok önemli. Elektronik sigarayla da bizim ülkemize değişik kanallarla girmenin mücadelesini çok veriyorlar.</p>
<p>Ve kaçak yollardan da maalesef sızmalar oluyor. Ama bizim şu anda gümrükler bu konuda iyi bir mücadele veriyorlar.</p>
<p>Bize farklı yollardan gelenler oluyor. Biz şu ana kadar buna müsaade etmedik. Bazı hepinizin de duyduğu bir yapılar var. Müsaade bekleteceğiz. Çünkü bunun daha zararlı olduğunun tespitini de yaptık, çıkardık.</p>
<p>Çünkü biz insanımızı zehirlemeye asla müsaade edemeyiz. Bunun için de bu gayretin, bu önlemlerin alındığı bir yapıyı inşa ediyoruz.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/erdogandan-tutun-uyarisi-sadece-insanlari-zehirlemiyor/">Erdoğan&#8217;dan tütün uyarısı: Sadece insanları zehirlemiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/erdogandan-tutun-uyarisi-sadece-insanlari-zehirlemiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Bolat: Türk ve Alman iş insanları 60 milyar dolar ticaret hacmini birkaç yılda başaracak</title>
		<link>https://habernetik.com/bakan-bolat-turk-ve-alman-is-insanlari-60-milyar-dolar-ticaret-hacmini-birkac-yilda-basaracak/</link>
					<comments>https://habernetik.com/bakan-bolat-turk-ve-alman-is-insanlari-60-milyar-dolar-ticaret-hacmini-birkac-yilda-basaracak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[icerikeditoru]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Apr 2024 14:00:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[‘yılda]]></category>
		<category><![CDATA[alman]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[başaracak]]></category>
		<category><![CDATA[birkaç]]></category>
		<category><![CDATA[bolat:]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomİ]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[hacmini]]></category>
		<category><![CDATA[insanları,]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[milyar]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=94799</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Bolat, Erdoğan ve Steinmeier&#8217;in iki ülke arasındaki ticaret hacminin 60 milyar dolar seviyesini hedef olarak gösterdiğini belirterek, “Türkiye ve Almanya’nın iş insanları bu hedefi birkaç yıl içinde başaracaklardır.” dedi. &#160; Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier&#8217;in 4 gün önce Ankara’daki buluşmalarında iki ülke arasındaki ticaret hacminin [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bakan-bolat-turk-ve-alman-is-insanlari-60-milyar-dolar-ticaret-hacmini-birkac-yilda-basaracak/">Bakan Bolat: Türk ve Alman iş insanları 60 milyar dolar ticaret hacmini birkaç yılda başaracak</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Bolat, Erdoğan ve Steinmeier&#8217;in iki ülke arasındaki ticaret hacminin 60 milyar dolar seviyesini hedef olarak gösterdiğini belirterek, “Türkiye ve Almanya’nın iş insanları bu hedefi birkaç yıl içinde başaracaklardır.” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier&#8217;in 4 gün önce Ankara’daki buluşmalarında iki ülke arasındaki ticaret hacminin 60 milyar dolar seviyesini bakanlara ve iş dünyasına hedef olarak gösterdiğini belirterek, “Türkiye ve Almanya’nın değerli iş insanları bu hedefi inşallah birkaç yıl içinde mutlaka başaracaklardır.” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bolat, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odasının (TD-IHK- TATSO) Berlin’de düzenlenen 20. Yıl Dönümü Galası’na katıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>TATSO’nun Almanya ve Türkiye arasında ticaret ve yatırımların gelişmesi için 20 yıldır çalışmalar yapan güzide bir kuruluş olduğunu vurgulayan Bolat, TATSO kurucularına ve yöneticilerine bu katkılarından dolayı teşekkür etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dünyanın son 4 yıldır Kovid-19, Ukrayna-Rusya Savaşı ve bunun doğurduğu gıda ve enerji krizleri gibi çok çalkantılı bir süreçten geçtiğini dile getiren Bolat, geçen yıl küresel ekonomide yüzde 3,1’lik bir vasat ortalama büyüme görüldüğünü belirtti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bolat, 2023&#8217;te Türkiye ekonomisinde yatırım, üretim, istihdam ve ihracat artmaya devam ettiğini vurgulayarak, geçen yıl Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla&#8217;sının (GSYH) yüzde 4,5&#8217;lik büyüdüğünü kaydetti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye’nin ihracatının son 20 yılda 7 kat artarak 36 milyar dolardan 2023 yılında 255,5 milyar dolara ulaştığını anlatan Bolat, aynı dönemde milli gelirin de 5 kat artarak 230 milyar dolardan 1 trilyon 118 milyar dolara yükseltildiğini söyledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bolat, “Kişi başına geliri de 13 bin 110 dolara geçen yıl itibarıyla yükselttik.” diyerek, bütün bunların dünya ekonomisinin içinde bulunduğu sıkıntılar ve jeopolitik gerilimler gibi krizlerin ortasında gerçekleştirildiğini vurguladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye&#8217;nin turizm, yazılım ve sağlık gibi hizmet ihracatını da aynı 20 yılda yaklaşık yedi kat artarak 2002 yılındaki 14,5 milyar dolardan geçen yıl 100 milyar dolara yükselttiğini anlatan Bolat, Türkiye’nin dünya mal ihracatındaki payının da yüzde 0,50’den yüzde 0,80’e ulaştığını ifade etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>60 milyar dolarlık ticaret hacmi</strong></p>
<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Türkiye demir çelikte dünya sekizincisi, makinede dünya on altıncısı, seramikte dünya yedincisi, tekstil ve giyimde dünya yedincisi, müteahhitlikte dünya ikincisi, otomotiv sektöründe dünya on üçüncüsü, turizmde dünya dördüncüsü olma başarılarını bu son 20 yılda Allah’a şükür gösterdik. Avrupa’da beyaz eşya ve elektronik sektörde bir numaralı tedarikçi olmayı başardık. Bunları yaparken özellikle başta Almanya olmak üzere uluslararası yatırımcılardan çok büyük destek ve katkılar aldık. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bolat, Türkiye ve Almanya arasındaki ikili yatırımlara da değinerek &#8220;Eminim Almanya için de Türkiye ile yıllık 50 milyar dolarlık bir ticaret ilişkisinin olması Alman ekonomisi için de önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier&#8217;in 4 gün önce Ankara’daki buluşmalarında ticaret hacminin 60 milyar dolar seviyesini bakanlara ve iş dünyasına hedef olarak gösterdiğini belirten Bolat, “Türkiye ve Almanya’nın değerli iş insanları bu hedefi inşallah birkaç yıl içinde mutlaka başaracaklardır.” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alman şirketlerinin Türkiye’de 8 bin 41 yerel şirket kurup yatırım yaptığını belirten Bolat, şöyle devam etti:</p>
<blockquote><p>“Türkiye son 20 yılda 260 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım aldı. Bunun içinde Almanya’nın payı 25 milyar dolar. Yani toplamın yüzde 8,5’u. Bu inşallah önümüzdeki dönemde daha da artacak. Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası da bu noktada aramızdaki en önemli köprüyü oluşturmaktadır. Sadece geçen yıl 687 milyon dolarlık Alman doğrudan yatırımı ülkemize geldi.”</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği&#8217;nin güncellenmesi</strong></p>
<p>Bolat, 1961’den beri Almanya’da oturan ve çalışan Türk vatandaşlarının “sosyal bağla” iki ülke arasındaki en önemli bağı oluşturduklarını dile getirerek, bunların Almanya&#8217;da kurdukları işletmelerle 500 bin istihdam sağlayarak Alman ekonomisine önemli bir katkı sunduğunu kaydetti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın Alman başbakan ve cumhurbaşkanlarıyla kurduğu yapıcı ve yakın diyalog ile Almanya ile Türkiye arasında siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal alanda iyi ilişkilerin olmasını sağladığını vurgulayan Bolat, kendisinin de iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek için son 5 ay içinde Almanya’yı 3 kez ziyaret ettiğini hatırlattı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bolat, Almanya’nın Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile olan 65 yıllık münasebetinde çok kilit bir rol oynadığına işaret ederek, şunları kaydetti:</p>
<blockquote><p>&#8220;Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği&#8217;nin 28 yıldır yürürlükte ve başarıyla uygulanmakta. Her iki tarafa da çok önemli artılar kazandırmıştır. Türkiye ekonomisinin, Türk sanayinin ve Türk hizmetler sektörünün ve Türk tarımının rekabet gücünün artmasında büyük rol oynamıştır. İki taraf arasında geçen yıl itibarıyla tam 211 milyar dolarlık bir ticaret hacmi gerçekleşmişti. Bu ticarette 104,5 milyar dolar Türkiye’nin AB’ye ihracatı ve 105,5 milyar dolar da AB’nin Türkiye’ye ihracatıdır. Almanya’da AB ülkeleri içinde en çok ihracat yapan birinci ülkedir. AB Türkiye’nin en önemli ticaret ortağıdır.&#8221;</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gümrük Birliği’nin 28 yıldır uygulama sürecinde bazı sıkıntıların ortaya çıktığını dile getiren Bolat, “Özellikle AB üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları yaparken bizim masada olmamamız bizi ekonomik alanda dezavantajlı duruma düşürmekte. Bunun yanında anlaşmaların gereği olarak uzun süre olması gereken Türkiye vatandaşlarının serbest dolaşımı maalesef bugüne kadar gerçekleşmedi. Schengen vizesi noktasında da son birkaç yıldır çok ciddi sıkıntılar çekilmekte. Randevu almak için dahi iki, üç ayı süren bekleme süreleri. İş insanlarına bir haftalık, bir aylık ve bir fuar sürecince çok kısa vize süreleri bizler açısından önemli sıkıntılar oluşturmakta. Gümrük Birliği malların serbest dolaşımını öngörüyor ama o malların gideceği kamyonlar gitmekte zorlanıyor. Niye? Ülkeler arasında taşıma kotaları var. Veya o kamyonları kullanacak şoförler vize alamıyorlar.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Almanya&#8217;dan beklenti</strong></p>
<p>Bolat, Almanya’nın Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği&#8217;nin yenilenmesi konusunda önemli rol oynayabileceğine işaret ederek, &#8220;Alman dostlarımızdan, Alman hükümetinden ve Alman iş dünyasından beklentimiz, Türkiye ile AB arasında 28 yılı bulan bu Gümrük Birliği rejiminin inşallah aksaklıklarının çözülmesi, hizmet sektörünün ve yatırımların kapsamı altına alınması, Gümrük Birliği’nin modernleşmesi müzakerelerin bir an önce başlatılması.&#8221; dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümün Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerde en önemli konular olduğunu vurgulayan Bolat, Türk iş dünyasını bu dönüşümlere hazırlamak için paydaşlarla hızlı bir şekilde çalıştıklarını anlattı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Konuşmasının ardından kendisine Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) sertifikası verilen Bakan Bolat, kızının da 4 yaşında lösemi geçirdiğini ancak bunu atlattığını belirtti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bakan Bolat, “Allah&#8217;a çok şükür kızım hayatta. Çok zor zamanlar geçirdik. Tüm hastalara acil şifalar diliyorum.” dedi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bakan-bolat-turk-ve-alman-is-insanlari-60-milyar-dolar-ticaret-hacmini-birkac-yilda-basaracak/">Bakan Bolat: Türk ve Alman iş insanları 60 milyar dolar ticaret hacmini birkaç yılda başaracak</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/bakan-bolat-turk-ve-alman-is-insanlari-60-milyar-dolar-ticaret-hacmini-birkac-yilda-basaracak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim insanları oksijenin daha evvel görülmeyen formunu gözlemledi</title>
		<link>https://habernetik.com/bilim-insanlari-oksijenin-daha-evvel-gorulmeyen-formunu-gozlemledi-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/bilim-insanlari-oksijenin-daha-evvel-gorulmeyen-formunu-gozlemledi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Feb 2024 05:12:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Atom]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[evvel]]></category>
		<category><![CDATA[formunu]]></category>
		<category><![CDATA[görülmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[gözlemledi]]></category>
		<category><![CDATA[insanları,]]></category>
		<category><![CDATA[kararlı]]></category>
		<category><![CDATA[Nötron]]></category>
		<category><![CDATA[oksijen]]></category>
		<category><![CDATA[oksijenin]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=92529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oksijen her yerde ve canlılar için çok kıymetli. Yeni yayımlanan bir araştırmada ise oksijenin daha evvel görülmeyen formu gözlemlendi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bilim-insanlari-oksijenin-daha-evvel-gorulmeyen-formunu-gozlemledi-2/">Bilim insanları oksijenin daha evvel görülmeyen formunu gözlemledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanlarının yeni gözlemlediği oksijen izotopu, kararlı olması gerekirken değildi. Bilim beşerlerine nazaran oksijen-28’de bulunan 8 proton 20 nötron dikkate bedel. Çünkü daha evvel izotopu oksijen-26’da gözlemlenen en fazla nötron sayısı 18’di. 8 proton ve 18 nötron 26 nükleona eşitti.</p>
<p>Bir atom çekirdeği, proton ve nötronlardan oluşan ve nükleon ismi verilen atom altı parçacıklardan oluşuyor.</p>
<p>Evren&#8217;de sayıca en sık bulunan dördüncü, kütlece en çok bulunan üçüncü element olan oksijene yönelik yayımlanan yeni çalışmada daha evvel hiç görmediğimiz iki oksijen izotopu bulundu. Bunlar sırasıyla 19 nötronlu oksijen-27 ve 20 nötronlu oksijen-28.</p>
<p><b>DAHA EVVELKİ BİLDİKLERİMİZLE ÇELİŞİYOR</b></p>
<p>Oksijen-28’in keşfi, son derece heyecan verici bir ilerlemeyi ve gelecekteki nükleer deneyler ve teorik araştırmalar için temel bir odak noktasını temsil ediyor.</p>
<p>Tokyo Teknoloji Enstitüsü’ndeki nükleer fizikçi Yosuke Kondo liderliğindeki grup Japonya&#8217;daki dünyanın önde gelen nükleer fizik ışın araştırma enstitüsü RIKEN’de araştırmayı gerçekleştirdiler.</p>
<p>Bulgular şaşırtan olsa da daha farklı ortam ve durumlarda deneylerin yapılması gerekiyor.</p>
<p>Eski bir teoriye nazaran stabil olması gereken oksijen izotopları süratle bozunuyor ve bu da araştırmacılara nazaran yeni bir şey.</p>
<p>Araştırma takımı birinci olarak, 9 proton ve 20 nötronlu bir flor izotopu olan florin-29’un da dahil edildiği daha hafif atomlar üretmek için berilyum gayesine kalsiyum-48 izotopu ışınlarını gönderdi. Sonrasında florin-29 ayrıldı ve oksijen-28’i oluşturmak hedefiyle protonu da parçalamak için sıvı hidrojen amacıyla çarpıştı.</p>
<p>Oksijen-28 için hem 8 hem de 20 sihirli sayılar olarak geçiyor. Bu durum da oksijen-28’in kararlı olması gerektiğini öne sürüyor, ancak değil.</p>
<p>Dolu ya da yarı dolu atomik orbitallere sahip atomlar en kararlı olanlar oluyor. Dolu atomik orbitallere sahip olan asil gazlar, tüm elementler ortasında en kararlı olandır. Atomlar kelam konusu olduğunda ise atomik orbitallerdeki elektronların sayısı kararlılığı tanımlar.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/31/115517006-oksijen-27-oksijen-28.jpeg"/></p>
<p>Fizikteki sihirli sayılar da tam bu noktada karşımıza çıkıyor dolu elektron kabuklarındaki toplam elektron sayısına karşılık gelen; 2,10, 18, 36, 54 ve 86 olarak sıralanıyor.</p>
<p>Nükleer fizikteki bir sayı, bir kabuğu büsbütün dolduracak nükleonların sayısıdır ve her yeni kabuk bir evvelkinden daha geniş bir güç boşluğuyla ayırılır. Her iki durumda da sihirli sayılar bulunan proton ve nötron kabuklarına sahip bir atom çekirdeği, azdır ve bilhassa kararlı hale gelmesi beklenir.</p>
<p>Mesala, soluduğumuz hava da dahil olmak üzere Dünya’da bulunan oksijenin birçok oksijen-16 olarak biliniyor.</p>
<p>Çalışmalara nazaran oksijen-28’in oksijen-16’dan sonraki ikili sihirli sayıya sahip oksijen izotopu olması gerekiyordu lakin bundan evvelki eforlar sonuçsuz kalmıştı. Burada kıymetli bir kıstas var o da bulgulara nazaran nötron kabuğunun dolmadığıdır.</p>
<p>Bu da sonuçta 20 sayısının nötronlar için sihirli bir sayı olup olmadığını tartışmaya açıyor.</p>
<p>Oksijen-28 için öteki oluşum metotları daha açıklayacı olabilir fakat bunun için daha uzun bir yol katetmek gerekiyor.</p>
<p><em>Araştırmanın sonuçları Nature’da yayımlandı.</em></p>
<div>
<p><strong>Çeviren ve Derleyen: Nilay Kamu/Cumhuriyet Gazetesi</strong></p>
</p></div>
<p><a href="https://habernetik.com/bilim-insanlari-oksijenin-daha-evvel-gorulmeyen-formunu-gozlemledi-2/">Bilim insanları oksijenin daha evvel görülmeyen formunu gözlemledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/bilim-insanlari-oksijenin-daha-evvel-gorulmeyen-formunu-gozlemledi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim insanları oksijenin daha evvel görülmeyen formunu gözlemledi</title>
		<link>https://habernetik.com/bilim-insanlari-oksijenin-daha-evvel-gorulmeyen-formunu-gozlemledi/</link>
					<comments>https://habernetik.com/bilim-insanlari-oksijenin-daha-evvel-gorulmeyen-formunu-gozlemledi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2024 23:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Atom]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[evvel]]></category>
		<category><![CDATA[formunu]]></category>
		<category><![CDATA[görülmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[gözlemledi]]></category>
		<category><![CDATA[insanları,]]></category>
		<category><![CDATA[kararlı]]></category>
		<category><![CDATA[Nötron]]></category>
		<category><![CDATA[oksijen]]></category>
		<category><![CDATA[oksijenin]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=91632</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oksijen her yerde ve canlılar için çok kıymetli. Yeni yayımlanan bir araştırmada ise oksijenin daha evvel görülmeyen formu gözlemlendi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bilim-insanlari-oksijenin-daha-evvel-gorulmeyen-formunu-gozlemledi/">Bilim insanları oksijenin daha evvel görülmeyen formunu gözlemledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanlarının yeni gözlemlediği oksijen izotopu, kararlı olması gerekirken değildi. Bilim beşerlerine nazaran oksijen-28’de bulunan 8 elektron 20 nötron dikkate bedel. Çünkü daha evvel izotopu oksijen-26’da gözlemlenen en fazla nötron sayısı 18’di. 8 proton ve 18 nötron 26 nükleona eşitti.</p>
<p>Bir atom çekirdeği, proton ve nötronlardan oluşan ve nükleon ismi verilen atom altı parçacıklardan oluşuyor.</p>
<p>Evren&#8217;de sayıca en sık bulunan dördüncü, kütlece en çok bulunan üçüncü element olan oksijene yönelik yayımlanan yeni çalışmada daha evvel hiç görmediğimiz iki oksijen izotopu bulundu. Bunlar sırasıyla 19 nötronlu oksijen-27 ve 20 nötronlu oksijen-28.</p>
<p><b>DAHA EVVELKİ BİLDİKLERİMİZLE ÇELİŞİYOR</b></p>
<p>Oksijen-28’in keşfi, son derece heyecan verici bir ilerlemeyi ve gelecekteki nükleer deneyler ve teorik araştırmalar için temel bir odak noktasını temsil ediyor.</p>
<p>Tokyo Teknoloji Enstitüsü’ndeki nükleer fizikçi Yosuke Kondo liderliğindeki takım Japonya&#8217;daki dünyanın önde gelen nükleer fizik ışın araştırma enstitüsü RIKEN’de araştırmayı gerçekleştirdiler.</p>
<p>Bulgular şaşırtan olsa da daha farklı ortam ve durumlarda deneylerin yapılması gerekiyor.</p>
<p>Eski bir teoriye nazaran stabil olması gereken oksijen izotopları süratle bozunuyor ve bu da araştırmacılara nazaran yeni bir şey.</p>
<p>Araştırma grubu birinci olarak, 9 proton ve 20 nötronlu bir flor izotopu olan florin-29’un da dahil edildiği daha hafif atomlar üretmek için berilyum gayesine kalsiyum-48 izotopu ışınlarını gönderdi. Sonrasında florin-29 ayrıldı ve oksijen-28’i oluşturmak hedefiyle protonu da parçalamak için sıvı hidrojen maksadıyla çarpıştı.</p>
<p>Oksijen-28 için hem 8 hem de 20 sihirli sayılar olarak geçiyor. Bu durum da oksijen-28’in kararlı olması gerektiğini öne sürüyor, fakat değil.</p>
<p>Dolu ya da yarı dolu atomik orbitallere sahip atomlar en kararlı olanlar oluyor. Dolu atomik orbitallere sahip olan asil gazlar, tüm elementler ortasında en kararlı olandır. Atomlar kelam konusu olduğunda ise atomik orbitallerdeki elektronların sayısı kararlılığı tanımlar.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/31/115517006-oksijen-27-oksijen-28.jpeg"/></p>
<p>Fizikteki sihirli sayılar da tam bu noktada karşımıza çıkıyor dolu elektron kabuklarındaki toplam elektron sayısına karşılık gelen; 2,10, 18, 36, 54 ve 86 olarak sıralanıyor.</p>
<p>Nükleer fizikteki bir sayı, bir kabuğu büsbütün dolduracak nükleonların sayısıdır ve her yeni kabuk bir evvelkinden daha geniş bir güç boşluğuyla ayırılır. Her iki durumda da sihirli sayılar bulunan proton ve nötron kabuklarına sahip bir atom çekirdeği, azdır ve bilhassa kararlı hale gelmesi beklenir.</p>
<p>Mesala, soluduğumuz hava da dahil olmak üzere Dünya’da bulunan oksijenin birçok oksijen-16 olarak biliniyor.</p>
<p>Çalışmalara nazaran oksijen-28’in oksijen-16’dan sonraki ikili sihirli sayıya sahip oksijen izotopu olması gerekiyordu fakat bundan evvelki gayretler sonuçsuz kalmıştı. Burada değerli bir kıstas var o da bulgulara nazaran nötron kabuğunun dolmadığıdır.</p>
<p>Bu da sonuçta 20 sayısının nötronlar için sihirli bir sayı olup olmadığını tartışmaya açıyor.</p>
<p>Oksijen-28 için öteki oluşum teknikleri daha açıklayacı olabilir fakat bunun için daha uzun bir yol katetmek gerekiyor.</p>
<p><em>Araştırmanın sonuçları Nature’da yayımlandı.</em></p>
<div>
<p><strong>Çeviren ve Derleyen: Nilay Kamu/Cumhuriyet Gazetesi</strong></p>
</p></div>
<p><a href="https://habernetik.com/bilim-insanlari-oksijenin-daha-evvel-gorulmeyen-formunu-gozlemledi/">Bilim insanları oksijenin daha evvel görülmeyen formunu gözlemledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/bilim-insanlari-oksijenin-daha-evvel-gorulmeyen-formunu-gozlemledi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim İnsanları, büyük ‘nüfus ayarının’ geldiğini söylüyor</title>
		<link>https://habernetik.com/bilim-insanlari-buyuk-nufus-ayarinin-geldigini-soyluyor-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/bilim-insanlari-buyuk-nufus-ayarinin-geldigini-soyluyor-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Feb 2024 13:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ayarının’]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[geldiğini]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[insanları,]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[söylüyor’]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=90188</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni çalışmaya nazaran ekosfer için sürdürülemez olan büyüme, yüzyıl bitmeden evvel bir ‘nüfus ayarının’ gerçekleşme riskini de beraberinde getiriyor. Bu ne demek?</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bilim-insanlari-buyuk-nufus-ayarinin-geldigini-soyluyor-2/">Bilim İnsanları, büyük ‘nüfus ayarının’ geldiğini söylüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İki asırdan biraz daha öncesinde, 1800 yılında, yaklaşık bir milyar insan Dünya’yı konutu benimsemişti.</p>
<p>Sadece bir asır sonra bu sayı 600 milyon daha arttı.</p>
<p>Günümüzde ise gezegende yaklaşık 8 milyar insan var.</p>
<p><b>İNSANLAR OLARAK EKOLOJİK DENGEYİ BOZDUK</b></p>
<p><span><strong>Yeni bir çalışmaya nazaran ekosfer için sürdürülemez olan bu tip bir büyüme, yüzyıl bitmeden evvel bir ‘nüfus ayarının’ gerçekleşme riskini de beraberinde getiriyor.</strong></span></p>
<p>Populer Science Türkçe&#8217;nin aktardığı bu iddia, British Columbia Üniversitesinde çalışan William Rees’in yeni araştırmasında ortaya çıktı. Dünya’nın kaynaklarını sürdürülemez bir süratte tükettiğimizi aktaran Rees, beşerler olarak taşıdığımız doğal eğilimlerin bu “ileri ekolojik aşırılık” problemini çözmeyi zorlaştırdığını söylüyor.</p>
<p>Sonuç ise dünya nüfusunu ‘ayarlayan’ bir çeşit medeniyet çöküşü olabilir Rees’e nazaran. En berbat senaryoda bu durum, yüzyıl bitmeden evvel gerçekleşebilir.</p>
<p><strong>Böyle bir olayda Rees, en varlıklı toplumların bile büsbütün savunmasız kalacağını düşünüyor.</strong></p>
<p>Rees yayımlanan makalesinde şöyle yazıyor: “Homosapiens katlanarak çoğalmak, coğrafik olarak yayılmak ve mevcut tüm kaynakları tüketmek için evrimleşmiş.”</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/6/29/182325332-homo-sapiens.jpg"/></p>
<p><strong>“İnsanlığın evrimsel geçmişinin büyük bir kısmında, bu türlü genişlemeci eğilimler olumsuz geri beslemeyle dengelenmiş. Lakin bilimsel ihtilal ve fosil yakıtların kullanımı, pek çok olumsuz geri besleme biçimini azalttı ve üssel büyüme potansiyelimizi sonuna kadar gerçekleştirmemizi sağladı.”</strong></p>
<p>Rees gezegen üzerinde kurduğumuz hakimiyetin, hala doğal seçilimle yönetildiğimizi unutmamıza sebep olduğunu söylüyor. Dahası evrimsel geçmişimizde bize ziyadesiyle fayda sağlayan kısa vadeli düşünmeye yönelik doğal yatkınlığımız, bizi mümkün olduğu vakit alabildiğimiz kadar fazlasını almaya zorluyor.</p>
<p>Rees’e nazaran bu durum, mevcut dünya nüfusunun bir kısmının sorumlu olduğu, finansal güvenlik ve nüfus boyutları yükseldikçe artmaya ayarlanmış çok tüketimi ve etraf kirliliğini körüklüyor.</p>
<p><strong>Değişen iklimin, gezegenin halihazırda üzerinde bulunan baskının ispatı olduğunu söyleyen Rees, bu durumun istikrar noktasını geçme sorununun yalnızca küçük bir kısmını oluşturduğunu söz ediyor.</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/5/18/124103534-kuresel-isinma.jpg"/></p>
<p><span><strong>Rees’in belirttiğine nazaran bol ölçüde fosil yakıt kullanmaya devam ettikçe, istikrar noktasını aşmanın başka belirtilerini de görmezden geliyoruz. Biyokütle tüketimimizden gezegensel besin döngülerinin bozulmasına kadar birbirine bağlı olan bu sorunların tümü, Dünya’nın altıncı büyük yok oluş olayına itici güç sağlıyor ve gezegenimizin gerekli ömür dayanak sistemlerinin kaotik biçimde yıkılması tehlikesini getiriyor.</strong></span></p>
<p>Dahası; yenilenebilir güçlere geçmek üzere ileri sürdüğümüz tahliller, aslında katlanan nüfus büyümesi sorununu ele almıyor ve gerçekte kendisiyle el ele giden çok tüketime daha da çok katkı yapıyor.</p>
<p><b>ASIL TAHLİL TÜKETİM ALIŞKANLIKLARIMIZI DEĞİŞTİRMEK</b></p>
<p><strong>Sorulması gereken soru (iklim değişimiyle çabadan besin üretiminin artırılmasına kadar her şeydeki) teknolojik gelişmelerin, tüketim alışkanlıklarımızın gezegene yüklediği ve giderek artan taleplerle başa çıkıp çıkamayacağı.</strong></p>
<p>Çalışmada teknolojik gelişmeler tahlil sağlayamazsa besin kıtlığının, doğal ömür alanlarında dengelerin bozulmasının, savaşın ve hastalıkların nüfus sayısını etkilemeye başlayabileceği kestirim ediliyor.</p>
<p><span><strong>“Dengeyi aşma konusundaki hiçbir büyük belirti başkalarından izole formda ele alınamazken, direkt dengeyi aşmayı hedeflemek tüm kıymetli belirtileri birebir anda hafifletecektir” diyor Rees.</strong></span></p>
<p>Rees’in öne sürdüğü bir başka nokta (ki kendisi bunu yapan birinci kişi değil), içinde bulunduğumuz tehlikenin çok daha farkında olmamız ve gezegen ile olan alışveriş bağlantımızla daha düzgün bir istikrar kurmanın yollarını bulmaya çalışmamız gerektiği.</p>
<p>“Olası tüm uygun senaryolarda, bu bütün değişim süreci aslında milyonlarca (belki de milyarlarca?) insanın gereksiz yere acı çekmesini önleyecek biçimlerde yönetilebilir. Ama bu türlü bir şey, kendi badiresine kör olan bir dünyada gerçekleşemez” diye yazıyor Rees.</p>
<p>Araştırma World bülteninde yayımlandı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bilim-insanlari-buyuk-nufus-ayarinin-geldigini-soyluyor-2/">Bilim İnsanları, büyük ‘nüfus ayarının’ geldiğini söylüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/bilim-insanlari-buyuk-nufus-ayarinin-geldigini-soyluyor-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim İnsanları, büyük ‘nüfus ayarının’ geldiğini söylüyor</title>
		<link>https://habernetik.com/bilim-insanlari-buyuk-nufus-ayarinin-geldigini-soyluyor/</link>
					<comments>https://habernetik.com/bilim-insanlari-buyuk-nufus-ayarinin-geldigini-soyluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Feb 2024 22:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ayarının’]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[geldiğini]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[insanları,]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[söylüyor’]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=89628</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni çalışmaya nazaran ekosfer için sürdürülemez olan büyüme, yüzyıl bitmeden evvel bir ‘nüfus ayarının’ gerçekleşme riskini de beraberinde getiriyor. Bu ne demek?</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bilim-insanlari-buyuk-nufus-ayarinin-geldigini-soyluyor/">Bilim İnsanları, büyük ‘nüfus ayarının’ geldiğini söylüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İki asırdan biraz daha öncesinde, 1800 yılında, yaklaşık bir milyar insan Dünya’yı meskeni benimsemişti.</p>
<p>Sadece bir asır sonra bu sayı 600 milyon daha arttı.</p>
<p>Günümüzde ise gezegende yaklaşık 8 milyar insan var.</p>
<p><b>İNSANLAR OLARAK EKOLOJİK DENGEYİ BOZDUK</b></p>
<p><span><strong>Yeni bir çalışmaya nazaran ekosfer için sürdürülemez olan bu tip bir büyüme, yüzyıl bitmeden evvel bir ‘nüfus ayarının’ gerçekleşme riskini de beraberinde getiriyor.</strong></span></p>
<p>Populer Science Türkçe&#8217;nin aktardığı bu kestirim, British Columbia Üniversitesinde çalışan William Rees’in yeni araştırmasında ortaya çıktı. Dünya’nın kaynaklarını sürdürülemez bir süratte tükettiğimizi aktaran Rees, beşerler olarak taşıdığımız doğal eğilimlerin bu “ileri ekolojik aşırılık” sıkıntısını çözmeyi zorlaştırdığını söylüyor.</p>
<p>Sonuç ise dünya nüfusunu ‘ayarlayan’ bir çeşit medeniyet çöküşü olabilir Rees’e nazaran. En berbat senaryoda bu durum, yüzyıl bitmeden evvel gerçekleşebilir.</p>
<p><strong>Böyle bir olayda Rees, en güçlü toplumların bile büsbütün savunmasız kalacağını düşünüyor.</strong></p>
<p>Rees yayımlanan makalesinde şöyle yazıyor: “Homosapiens katlanarak çoğalmak, coğrafik olarak yayılmak ve mevcut tüm kaynakları tüketmek için evrimleşmiş.”</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/6/29/182325332-homo-sapiens.jpg"/></p>
<p><strong>“İnsanlığın evrimsel geçmişinin büyük bir kısmında, bu türlü genişlemeci eğilimler olumsuz geri beslemeyle dengelenmiş. Lakin bilimsel ihtilal ve fosil yakıtların kullanımı, pek çok olumsuz geri besleme biçimini azalttı ve üssel büyüme potansiyelimizi sonuna kadar gerçekleştirmemizi sağladı.”</strong></p>
<p>Rees gezegen üzerinde kurduğumuz hakimiyetin, hala doğal seçilimle yönetildiğimizi unutmamıza sebep olduğunu söylüyor. Dahası evrimsel geçmişimizde bize ziyadesiyle fayda sağlayan kısa vadeli düşünmeye yönelik doğal yatkınlığımız, bizi mümkün olduğu vakit alabildiğimiz kadar fazlasını almaya zorluyor.</p>
<p>Rees’e nazaran bu durum, mevcut dünya nüfusunun bir kısmının sorumlu olduğu, finansal güvenlik ve nüfus boyutları yükseldikçe artmaya ayarlanmış çok tüketimi ve etraf kirliliğini körüklüyor.</p>
<p><strong>Değişen iklimin, gezegenin halihazırda üzerinde bulunan baskının ispatı olduğunu söyleyen Rees, bu durumun istikrar noktasını geçme sorununun yalnızca küçük bir kısmını oluşturduğunu tabir ediyor.</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/5/18/124103534-kuresel-isinma.jpg"/></p>
<p><span><strong>Rees’in belirttiğine nazaran bol ölçüde fosil yakıt kullanmaya devam ettikçe, istikrar noktasını aşmanın öteki belirtilerini de görmezden geliyoruz. Biyokütle tüketimimizden gezegensel besin döngülerinin bozulmasına kadar birbirine bağlı olan bu sorunların tümü, Dünya’nın altıncı büyük yok oluş olayına itici güç sağlıyor ve gezegenimizin gerekli hayat takviye sistemlerinin kaotik biçimde yıkılması tehlikesini getiriyor.</strong></span></p>
<p>Dahası; yenilenebilir güçlere geçmek üzere ileri sürdüğümüz tahliller, aslında katlanan nüfus büyümesi sorununu ele almıyor ve gerçekte kendisiyle el ele giden çok tüketime daha da çok katkı yapıyor.</p>
<p><b>ASIL TAHLİL TÜKETİM ALIŞKANLIKLARIMIZI DEĞİŞTİRMEK</b></p>
<p><strong>Sorulması gereken soru (iklim değişimiyle gayretten besin üretiminin artırılmasına kadar her şeydeki) teknolojik gelişmelerin, tüketim alışkanlıklarımızın gezegene yüklediği ve giderek artan taleplerle başa çıkıp çıkamayacağı.</strong></p>
<p>Çalışmada teknolojik gelişmeler tahlil sağlayamazsa besin kıtlığının, doğal hayat alanlarında dengelerin bozulmasının, savaşın ve hastalıkların nüfus sayısını etkilemeye başlayabileceği varsayım ediliyor.</p>
<p><span><strong>“Dengeyi aşma konusundaki hiçbir büyük belirti başkalarından izole halde ele alınamazken, direkt dengeyi aşmayı hedeflemek tüm kıymetli belirtileri birebir anda hafifletecektir” diyor Rees.</strong></span></p>
<p>Rees’in öne sürdüğü bir öteki nokta (ki kendisi bunu yapan birinci kişi değil), içinde bulunduğumuz tehlikenin çok daha farkında olmamız ve gezegen ile olan alışveriş ilgimizle daha yeterli bir istikrar kurmanın yollarını bulmaya çalışmamız gerektiği.</p>
<p>“Olası tüm yeterli senaryolarda, bu bütün değişim süreci aslında milyonlarca (belki de milyarlarca?) insanın gereksiz yere acı çekmesini önleyecek biçimlerde yönetilebilir. Lakin bu türlü bir şey, kendi badiresine kör olan bir dünyada gerçekleşemez” diye yazıyor Rees.</p>
<p>Araştırma World bülteninde yayımlandı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bilim-insanlari-buyuk-nufus-ayarinin-geldigini-soyluyor/">Bilim İnsanları, büyük ‘nüfus ayarının’ geldiğini söylüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/bilim-insanlari-buyuk-nufus-ayarinin-geldigini-soyluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim insanları, elektrik faturasını azaltabilecek renkli yeni bir boya tasarladı</title>
		<link>https://habernetik.com/bilim-insanlari-elektrik-faturasini-azaltabilecek-renkli-yeni-bir-boya-tasarladi-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/bilim-insanlari-elektrik-faturasini-azaltabilecek-renkli-yeni-bir-boya-tasarladi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jan 2024 11:24:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[‘renkli’]]></category>
		<category><![CDATA[azaltabilecek]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[boya]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[faturasını]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[insanları,]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[tasarladı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=83740</guid>

					<description><![CDATA[<p>Stanford Üniversitesi'ndeki bilim insanları, yanlışsız kullanıldığı takdirde elektrik faturalarını ve emisyonları önemli ölçüde azaltabileceği belirtilen bir "Gökkuşağı" boyası tasarladılar.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bilim-insanlari-elektrik-faturasini-azaltabilecek-renkli-yeni-bir-boya-tasarladi-2/">Bilim insanları, elektrik faturasını azaltabilecek renkli yeni bir boya tasarladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya&#8217;nın dört bir yanında, iklim değişikliğiyle birlikte çok sıcaklıklar şiddetini artırmaya devam ederken, klimalar sıcağı yenmenin bir numaralı ilacı olmayı sürdürüyor.</p>
<p>Stanford Üniversitesi&#8217;ndeki bilim insanları, klima ve ısıtıcılara artan bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olabilecek yeni bir boya tasarladılar. Bir dizi renkte üretilen bu boyanın, gerçek kullanıldığı takdirde elektrik faturalarını ve emisyonları önemli ölçüde azaltabileceği kaydedildi.</p>
<p>Bir boyanın binanın dışında kullanıldığında ısıyı dışarıda tutttuğu ve ısıyı içeride tutmak için de içeride kullanılabildiği düşünülerek, tasarlanan boyanın Güneş&#8217;ten gelen orta kızılötesi ışığın yüzde 80&#8217;ine kadarını yansıtabildiği, bunun da klasik renkli boyalara kıyasla 10 kat daha fazla yansıma manasına geldiği belirtildi.</p>
<p>Araştırmacılar, tasarladıkları boyanın çeşitli iklimlerde kullanılabilen <strong>&#8220;yıl boyunca güç tasarrufu sağlayan bir çözüm&#8221;</strong> sağladığını kaydetti.</p>
<p>Gerçekleştirilen testlerde boyanın sıcak şartlarda kapalı alanı soğutmak için gereken güç ölçüsünü neredeyse yüzde 21 oranında azalttığı, soğuk şartlarda ise alanı ısıtmak için gereken enerjiyi yüzde 36 oranında azalttığı sonucuna varıldı. Araştırmacılar, tüm bina genelinde boyanın orta katlı bir apartmanı ısıtmak, havalandırmak yahut soğutmak için gereken gücün yüzde 7,4&#8217;ünü tasarruf edebileceğini iddia ediyor.</p>
<p>Beyaz, mavi, kırmızı, sarı, yeşil, turuncu, mor ve koyu griyi içeren <strong>&#8220;Gökkuşağı&#8221;</strong> boyasının, iki katmana sahip olduğu belirtildi. Bunlardan birincisinin gümüş alüminyum pullar içeren yansıtıcı alt katman, İkincisinin ise renkli inorganik nanopartiküller içeren kızılötesi şeffaf bir üst katman olduğu tabir edildi.</p>
<p>Gelecekte boyayı ticari kullanıma sunmayı amaçlayan araştırmacılar, <em>&#8220;Boyanın çok taraflılığı&#8230; Çeşitli form ve materyallerdeki farklı yüzeylere uygulanabilirliğinin yanı sıra, boyaları bir dizi senaryoda son derece kullanışlı hale getiriyor&#8221;</em> açıklamasında bulundular.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bilim-insanlari-elektrik-faturasini-azaltabilecek-renkli-yeni-bir-boya-tasarladi-2/">Bilim insanları, elektrik faturasını azaltabilecek renkli yeni bir boya tasarladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/bilim-insanlari-elektrik-faturasini-azaltabilecek-renkli-yeni-bir-boya-tasarladi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim insanları, elektrik faturasını azaltabilecek renkli yeni bir boya tasarladı</title>
		<link>https://habernetik.com/bilim-insanlari-elektrik-faturasini-azaltabilecek-renkli-yeni-bir-boya-tasarladi/</link>
					<comments>https://habernetik.com/bilim-insanlari-elektrik-faturasini-azaltabilecek-renkli-yeni-bir-boya-tasarladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 11:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[‘renkli’]]></category>
		<category><![CDATA[azaltabilecek]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[boya]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[faturasını]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[insanları,]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[tasarladı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=83392</guid>

					<description><![CDATA[<p>Stanford Üniversitesi'ndeki bilim insanları, gerçek kullanıldığı takdirde elektrik faturalarını ve emisyonları önemli ölçüde azaltabileceği belirtilen bir "Gökkuşağı" boyası tasarladılar.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bilim-insanlari-elektrik-faturasini-azaltabilecek-renkli-yeni-bir-boya-tasarladi/">Bilim insanları, elektrik faturasını azaltabilecek renkli yeni bir boya tasarladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya&#8217;nın dört bir yanında, iklim değişikliğiyle birlikte çok sıcaklıklar şiddetini artırmaya devam ederken, klimalar sıcağı yenmenin bir numaralı ilacı olmayı sürdürüyor.</p>
<p>Stanford Üniversitesi&#8217;ndeki bilim insanları, klima ve ısıtıcılara artan bağımlılığımızı azaltmaya yardımcı olabilecek yeni bir boya tasarladılar. Bir dizi renkte üretilen bu boyanın, yanlışsız kullanıldığı takdirde elektrik faturalarını ve emisyonları önemli ölçüde azaltabileceği kaydedildi.</p>
<p>Bir boyanın binanın dışında kullanıldığında ısıyı dışarıda tutttuğu ve ısıyı içeride tutmak için de içeride kullanılabildiği düşünülerek, tasarlanan boyanın Güneş&#8217;ten gelen orta kızılötesi ışığın yüzde 80&#8217;ine kadarını yansıtabildiği, bunun da klasik renkli boyalara kıyasla 10 kat daha fazla yansıma manasına geldiği belirtildi.</p>
<p>Araştırmacılar, tasarladıkları boyanın çeşitli iklimlerde kullanılabilen <strong>&#8220;yıl boyunca güç tasarrufu sağlayan bir çözüm&#8221;</strong> sağladığını kaydetti.</p>
<p>Gerçekleştirilen testlerde boyanın sıcak şartlarda kapalı alanı soğutmak için gereken güç ölçüsünü neredeyse yüzde 21 oranında azalttığı, soğuk şartlarda ise alanı ısıtmak için gereken enerjiyi yüzde 36 oranında azalttığı sonucuna varıldı. Araştırmacılar, tüm bina genelinde boyanın orta katlı bir apartmanı ısıtmak, havalandırmak yahut soğutmak için gereken gücün yüzde 7,4&#8217;ünü tasarruf edebileceğini varsayım ediyor.</p>
<p>Beyaz, mavi, kırmızı, sarı, yeşil, turuncu, mor ve koyu griyi içeren <strong>&#8220;Gökkuşağı&#8221;</strong> boyasının, iki katmana sahip olduğu belirtildi. Bunlardan birincisinin gümüş alüminyum pullar içeren yansıtıcı alt katman, İkincisinin ise renkli inorganik nanopartiküller içeren kızılötesi şeffaf bir üst katman olduğu tabir edildi.</p>
<p>Gelecekte boyayı ticari kullanıma sunmayı amaçlayan araştırmacılar, <em>&#8220;Boyanın çok taraflılığı&#8230; Çeşitli hal ve gereçlerdeki farklı yüzeylere uygulanabilirliğinin yanı sıra, boyaları bir dizi senaryoda son derece kullanışlı hale getiriyor&#8221;</em> açıklamasında bulundular.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bilim-insanlari-elektrik-faturasini-azaltabilecek-renkli-yeni-bir-boya-tasarladi/">Bilim insanları, elektrik faturasını azaltabilecek renkli yeni bir boya tasarladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/bilim-insanlari-elektrik-faturasini-azaltabilecek-renkli-yeni-bir-boya-tasarladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NASA&#8217;nın akabinde Türk bilim insanları uzayda bitki yetiştirecek</title>
		<link>https://habernetik.com/nasanin-akabinde-turk-bilim-insanlari-uzayda-bitki-yetistirecek-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/nasanin-akabinde-turk-bilim-insanlari-uzayda-bitki-yetistirecek-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Dec 2023 02:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[akabinde]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Bitki]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistem]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[insanları,]]></category>
		<category><![CDATA[nasa’nın]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojİ]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[uzayda]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirecek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=73125</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'nin birinci beşerli uzay vazifesi sırasında gerçekleştirilecek projede, uzay ortamında bitkilere genetik müdahale yapılacak ve bu müdahalenin randımanı gözlemlenecek.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/nasanin-akabinde-turk-bilim-insanlari-uzayda-bitki-yetistirecek-2/">NASA&#8217;nın akabinde Türk bilim insanları uzayda bitki yetiştirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzay seyahatinde, uzay yolcusu, üniversite ve araştırma kurumları tarafından hazırlanan 13 farklı deney gerçekleştirecek.</p>
<p>Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ve TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü tarafından belirlenen deneylerden biri de &#8220;Mikro Yer Çekimi Altında Bitkilerde CRISPR Gen Düzenleme Verimliliğinin Araştırılması&#8221; başlıklı çalışma olacak.</p>
<p>Proje ile moleküler biyolojinin çağdaş gen düzenleme tekniklerinden biri olan CRISPR tekniğinin mikro yer çekimi ortamında bitkiler üzerindeki aktifliğinin araştırılması, gen transferi ve genetik müdahalenin uzayda yapılıp yapılamayacağının test edilmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Kısmı doktora öğrencisi Tuğçe Celayir&#8217;in yürütücülüğünü üstlendiği projede tıpkı kısımdan Tabip Öğretim Üyesi Şenay Vural Korkut ile lisans öğrencisi Sıla Yigit ve Dünyadaki Mars Projesi (Mars on Earth Project (MoEP) kurucularından Ruha Uslu yer alıyor.</p>
<p><b>TÜRKİYE&#8217;NİN UZAYDAKİ BİRİNCİ DENEYLERİ OLACAK</b></p>
<p>Laboratuvar çalışmalarına bu yılın mart ayında başlanan projenin bir sonraki safhasında, birinci Türk uzay yolcusu ile yer çekimsiz ortamdaki deneyler hayata geçirilecek.</p>
<p>Projenin ayrıntılarını anlatan Celayir, proje kapsamında uzay şartlarında bitkilerin üzerinde genetik müdahaleyi ve bu müdahalenin randımanını araştırdıklarını söyledi.</p>
<p><strong>Önceliklerinin uzay platformunda gerçekleşecek deneylerin moleküler düzeydeki tahlillerinin gerçekleştirilmesi, proje kapsamında gönderilecek tüm gereçlerin hazırlanması ve optimizasyonların gerçekleştirilmesi olduğunu belirten Celayir, &#8220;Projemizde bitkilere yapacağımız genetik müdahale ile sıhhatini düzgünleştirmeye yönelik ileride yapılacak çalışmaları da destekleyecek formda birinci kere bir tahlilin yapılmasına odaklanıyoruz. Mikro yer çekiminde bu tahlil yapılabilir mi? Bu uygulama yapılabilir mi? Aslında bu soruların karşılıklarını arıyoruz.&#8221; dedi.</strong></p>
<p><b>&#8220;Bitkiler, yapay bir ekosistemde oksijen kaynağı sağlaması maksadıyla kullanılabilir&#8221;</b></p>
<p>Projede kullandıkları model organizmanın &#8220;Arabidopsis thaliana&#8221; bitkisi olduğunu ve bu bitkiyi geniş kapsamlı kullanımı ve kısa çimlenme mühleti nedeniyle seçtiklerini vurgulayan Celayir, bitki üzerinde planladıkları genetik müdahalenin daha evvel hiç yapılmadığını, bu açıdan araştırmanın çığır açıcı olacağını söz etti.</p>
<p>Celayir, kelamlarını şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Bu çalışma sonrası gelecekte besin kaynağı olabilecek bitkiler, yapay bir ekosistem oluşturulması ve bu ekosistem içinde oksijen kaynağı sağlaması maksadıyla da kullanılabilir. Geleceğin Mars kolonilerinin konuşulduğu günümüzde bilhassa uzun vadeli uzay misyonlarında hem astronotları destekleyecek bir ekosistem oluşturabilmek hem de oluşturulacak ekosistemde bu bitkilerin sıhhati için çalışmamız büyük ehemmiyet taşıyor. Uzun periyodik uzay misyonlarında karşılaştığımız en büyük sorun, mikro yer çekimi ortamı ve yüksek dozda radyasyon maruziyeti. Bu nasıl astronotları olumsuz etkiliyorsa, uzay aracındaki bütün canlıları da etkiliyor. Böylesi uzun periyodik uzay misyonlarında hayatı devam ettirebilmek ismine yapay bir ekosistem kurmamız gerekiyor. Bu ekosistem içinde kilit rol oynayan şey bitkiler zira fotosentez sayesinde oksijen üretebilir, besin kaynağı olarak kullanılabilirler. Bu nedenle uzun müddetli uzay misyonlarında bitkilerin sıhhati büyük kıymet taşıyor.&#8221;</p>
<p><b>BİTKİLER YER ÇEKİMİNİ ALGILIYOR</b></p>
<p>Bitkilerin bütün çevresel faktörleri algıladıkları üzere yer çekimini de algıladıklarını kaydeden Celayir, &#8220;Mikro yer çekiminde bugüne kadar yapılan öbür çalışmalara bakıldığında bitki kökleri farklılıklar gösteriyor, farklı taraflara saçılarak büyüme eğilimi gösteriyor. Ayrıyeten uzay deneylerinde topraklı kültürler yerine özel besi yerlerinin kullanıldığı görüyoruz. Bizimkinde de özel besi yeri üzerinde, bir nevi petri kaplarında bitkilerimiz büyümekte.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Celayir, &#8220;Fırlatma tarihi şimdi kesin değil lakin 2023 yılının son çeyreğinde gerçekleşmesi planlanıyor. Daha sonra dünyaya geri gelen örneklerde tahlillerimiz devam edecek ve projemiz tamamlanacak.&#8221; sözünü kullandı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/nasanin-akabinde-turk-bilim-insanlari-uzayda-bitki-yetistirecek-2/">NASA&#8217;nın akabinde Türk bilim insanları uzayda bitki yetiştirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/nasanin-akabinde-turk-bilim-insanlari-uzayda-bitki-yetistirecek-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NASA&#8217;nın akabinde Türk bilim insanları uzayda bitki yetiştirecek</title>
		<link>https://habernetik.com/nasanin-akabinde-turk-bilim-insanlari-uzayda-bitki-yetistirecek/</link>
					<comments>https://habernetik.com/nasanin-akabinde-turk-bilim-insanlari-uzayda-bitki-yetistirecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Dec 2023 23:48:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[akabinde]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Bitki]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistem]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[insanları,]]></category>
		<category><![CDATA[nasa’nın]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojİ]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[uzayda]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirecek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=71631</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'nin birinci beşerli uzay vazifesi sırasında gerçekleştirilecek projede, uzay ortamında bitkilere genetik müdahale yapılacak ve bu müdahalenin randımanı gözlemlenecek.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/nasanin-akabinde-turk-bilim-insanlari-uzayda-bitki-yetistirecek/">NASA&#8217;nın akabinde Türk bilim insanları uzayda bitki yetiştirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzay seyahatinde, uzay yolcusu, üniversite ve araştırma kurumları tarafından hazırlanan 13 farklı deney gerçekleştirecek.</p>
<p>Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ve TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü tarafından belirlenen deneylerden biri de &#8220;Mikro Yer Çekimi Altında Bitkilerde CRISPR Gen Düzenleme Verimliliğinin Araştırılması&#8221; başlıklı çalışma olacak.</p>
<p>Proje ile moleküler biyolojinin çağdaş gen düzenleme tekniklerinden biri olan CRISPR tekniğinin mikro yer çekimi ortamında bitkiler üzerindeki aktifliğinin araştırılması, gen transferi ve genetik müdahalenin uzayda yapılıp yapılamayacağının test edilmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Kısmı doktora öğrencisi Tuğçe Celayir&#8217;in yürütücülüğünü üstlendiği projede birebir kısımdan Hekim Öğretim Üyesi Şenay Vural Korkut ile lisans öğrencisi Sıla Yigit ve Dünyadaki Mars Projesi (Mars on Earth Project (MoEP) kurucularından Ruha Uslu yer alıyor.</p>
<p><b>TÜRKİYE&#8217;NİN UZAYDAKİ BİRİNCİ DENEYLERİ OLACAK</b></p>
<p>Laboratuvar çalışmalarına bu yılın mart ayında başlanan projenin bir sonraki safhasında, birinci Türk uzay yolcusu ile yer çekimsiz ortamdaki deneyler hayata geçirilecek.</p>
<p>Projenin ayrıntılarını anlatan Celayir, proje kapsamında uzay şartlarında bitkilerin üzerinde genetik müdahaleyi ve bu müdahalenin randımanını araştırdıklarını söyledi.</p>
<p><strong>Önceliklerinin uzay platformunda gerçekleşecek deneylerin moleküler düzeydeki tahlillerinin gerçekleştirilmesi, proje kapsamında gönderilecek tüm gereçlerin hazırlanması ve optimizasyonların gerçekleştirilmesi olduğunu belirten Celayir, &#8220;Projemizde bitkilere yapacağımız genetik müdahale ile sıhhatini güzelleştirmeye yönelik ileride yapılacak çalışmaları da destekleyecek halde birinci sefer bir tahlilin yapılmasına odaklanıyoruz. Mikro yer çekiminde bu tahlil yapılabilir mi? Bu uygulama yapılabilir mi? Aslında bu soruların yanıtlarını arıyoruz.&#8221; dedi.</strong></p>
<p><b>&#8220;Bitkiler, yapay bir ekosistemde oksijen kaynağı sağlaması hedefiyle kullanılabilir&#8221;</b></p>
<p>Projede kullandıkları model organizmanın &#8220;Arabidopsis thaliana&#8221; bitkisi olduğunu ve bu bitkiyi geniş kapsamlı kullanımı ve kısa çimlenme müddeti nedeniyle seçtiklerini vurgulayan Celayir, bitki üzerinde planladıkları genetik müdahalenin daha evvel hiç yapılmadığını, bu açıdan araştırmanın çığır açıcı olacağını söz etti.</p>
<p>Celayir, kelamlarını şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Bu çalışma sonrası gelecekte besin kaynağı olabilecek bitkiler, yapay bir ekosistem oluşturulması ve bu ekosistem içinde oksijen kaynağı sağlaması maksadıyla da kullanılabilir. Geleceğin Mars kolonilerinin konuşulduğu günümüzde bilhassa uzun vadeli uzay misyonlarında hem astronotları destekleyecek bir ekosistem oluşturabilmek hem de oluşturulacak ekosistemde bu bitkilerin sıhhati için çalışmamız büyük değer taşıyor. Uzun müddetli uzay vazifelerinde karşılaştığımız en büyük sorun, mikro yer çekimi ortamı ve yüksek dozda radyasyon maruziyeti. Bu nasıl astronotları olumsuz etkiliyorsa, uzay aracındaki bütün canlıları da etkiliyor. Böylesi uzun vadeli uzay misyonlarında ömrü devam ettirebilmek ismine yapay bir ekosistem kurmamız gerekiyor. Bu ekosistem içinde kilit rol oynayan şey bitkiler zira fotosentez sayesinde oksijen üretebilir, besin kaynağı olarak kullanılabilirler. Bu nedenle uzun vadeli uzay vazifelerinde bitkilerin sıhhati büyük ehemmiyet taşıyor.&#8221;</p>
<p><b>BİTKİLER YER ÇEKİMİNİ ALGILIYOR</b></p>
<p>Bitkilerin bütün çevresel faktörleri algıladıkları üzere yer çekimini de algıladıklarını kaydeden Celayir, &#8220;Mikro yer çekiminde bugüne kadar yapılan başka çalışmalara bakıldığında bitki kökleri farklılıklar gösteriyor, farklı taraflara saçılarak büyüme eğilimi gösteriyor. Ayrıyeten uzay deneylerinde topraklı kültürler yerine özel besi yerlerinin kullanıldığı görüyoruz. Bizimkinde de özel besi yeri üzerinde, bir nevi petri kaplarında bitkilerimiz büyümekte.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Celayir, &#8220;Fırlatma tarihi şimdi kesin değil lakin 2023 yılının son çeyreğinde gerçekleşmesi planlanıyor. Daha sonra dünyaya geri gelen örneklerde tahlillerimiz devam edecek ve projemiz tamamlanacak.&#8221; tabirini kullandı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/nasanin-akabinde-turk-bilim-insanlari-uzayda-bitki-yetistirecek/">NASA&#8217;nın akabinde Türk bilim insanları uzayda bitki yetiştirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/nasanin-akabinde-turk-bilim-insanlari-uzayda-bitki-yetistirecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
