<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Korku arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<atom:link href="https://habernetik.com/etiket/korku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://habernetik.com/etiket/korku/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Aug 2025 14:18:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://habernetik.com/wp-content/uploads/2023/02/cropped-HABERNETIK-32x32.png</url>
	<title>Korku arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<link>https://habernetik.com/etiket/korku/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Erdoğan: Düşmana korku veren birliğimizi koruyacağız</title>
		<link>https://habernetik.com/erdogan-dusmana-korku-veren-birligimizi-koruyacagiz/</link>
					<comments>https://habernetik.com/erdogan-dusmana-korku-veren-birligimizi-koruyacagiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Aug 2025 13:17:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[birliğimizi]]></category>
		<category><![CDATA[düşmana]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[koruyacağız]]></category>
		<category><![CDATA[veren]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=114499</guid>

					<description><![CDATA[<p>Malazgirt Zaferi&#8217;nin 954&#8217;üncü yıldönümü Bitlis&#8217;in Ahlat ilçesinde düzenlenen etkinlikler ile kutlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bu kapsamda Ahlat&#8217;ta temaslarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli, ilk olarak Ahlat Etkinlik Alanı&#8217;ndaki programa katıldı. Okçular Vakfı tarafından düzenlenen etkinlik alanında bulanan otağda bir süre sohbet ettiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/erdogan-dusmana-korku-veren-birligimizi-koruyacagiz/">Erdoğan: Düşmana korku veren birliğimizi koruyacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Malazgirt Zaferi&#8217;nin 954&#8217;üncü yıldönümü Bitlis&#8217;in Ahlat ilçesinde düzenlenen etkinlikler ile kutlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bu kapsamda Ahlat&#8217;ta temaslarda bulundu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli, ilk olarak Ahlat Etkinlik Alanı&#8217;ndaki programa katıldı. Okçular Vakfı tarafından düzenlenen etkinlik alanında bulanan otağda bir süre sohbet ettiler.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, &#8220;Mazlumlara ümit, dostlarımıza güven, düşmanlarımıza korku veren birliğimizi bundan sonra da çok güçlü bir şekilde koruyacağız.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli Ahlat&#8217;ta</strong></p>
<p>TRT Haber&#8217;in haberine göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Devlet Bahçeli Ahlat Selçuklu Kabristanı&#8217;na da gitti.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabristanı ziyaretinden önce şehit yakınları ve gaziler ile sohbet etti. Kabristanda bu yıl ilk kez Saygı Nöbeti gerçekleştirildi. Jandarma Genel Komutanlığının Alp kıyafetli askerleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekileri törenle karşıladı.</p>
<p>Mezar ziyaretinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli, birlikte Selçuklu Kabristanı&#8217;ndan ayrıldı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/erdogan-dusmana-korku-veren-birligimizi-koruyacagiz/">Erdoğan: Düşmana korku veren birliğimizi koruyacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/erdogan-dusmana-korku-veren-birligimizi-koruyacagiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan: Marlin SİDA dosta güven, düşmana korku verecek</title>
		<link>https://habernetik.com/erdogan-marlin-sida-dosta-guven-dusmana-korku-verecek/</link>
					<comments>https://habernetik.com/erdogan-marlin-sida-dosta-guven-dusmana-korku-verecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[icerikeditoru]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Jan 2024 10:00:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dosta]]></category>
		<category><![CDATA[düşmana]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[marlin]]></category>
		<category><![CDATA[sİda]]></category>
		<category><![CDATA[verecek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=81404</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Donanması&#8217;na dört yeni geminin teslim töreninde konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#8220;Kendi göbeğimizi kendimiz kestik. Daha önce bize silah verenler, attığımız kurşunların çetelesini tutardı.&#8221; dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yalova Sefine Tersanesi&#8217;nde Mavi Vatana Güç: Yeni Deniz Platformları Teslimat Töreni&#8217;nde konuştu. &#160; Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar: Teslimatı gerçekleşen her bir gemimizin Deniz Kuvvetlerimizin [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/erdogan-marlin-sida-dosta-guven-dusmana-korku-verecek/">Erdoğan: Marlin SİDA dosta güven, düşmana korku verecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Donanması&#8217;na dört yeni geminin teslim töreninde konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#8220;Kendi göbeğimizi kendimiz kestik. Daha önce bize silah verenler, attığımız kurşunların çetelesini tutardı.&#8221; dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yalova Sefine Tersanesi&#8217;nde Mavi Vatana Güç: Yeni Deniz Platformları Teslimat Töreni&#8217;nde konuştu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:</strong></p>
<p>Teslimatı gerçekleşen her bir gemimizin Deniz Kuvvetlerimizin gücüne daha fazla güç katacağı inancındayız. Denizde ikmal muharebe destek gemimiz TCG Derya, TCG Anadolu&#8217;dan sonraki en büyük gemi olma özelliğine sahiptir. TCG Derya&#8217;nın hizmete girmesiyle yüzde birliklerin akaryakıt ve su ikmalleri süratle yapılacak, muharip unsurların akaryakıt bütünleme ve su ihtiyaçları harekat alanına yakın bölgelerde rahatlıkla karşılanacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bilindiği gibi MİLGEM projesinin beşinci gemisi olan TCG İstanbul, Türkiye&#8217;nin yerli imkanlarla ürettiği ilk milli firkateyndir. Bu gemimize farklı radar, yakın hava savunma ve elektronik harp sistemlerimizi kendi imkanlarımızla geliştirerek entegre ettik. TCG İstanbul&#8217;a entegre edilen sistemlerden biri de milli dikey lançer atım sistemidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bugün hizmete verdiğimiz lojistik destek gemimiz TCG Üsteğmen Arif Ekmekçi, muharip unsurların akaryakıt, tatlı su ve yiyecek ihtiyaçlarını temin edecektir. Teslimatı yapılan gemilerimizin donanmamıza ve Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;ne hayırlı olmasını diliyorum. Bize bu sevinci ve gururu yaşatan herkese, her kuruma şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;Marlin SİDA dosta güven, düşmana korku verecek&#8221;</strong></p>
<p>Bugün sadece gemilerimizin teslimatıyla yetinmiyoruz. Aynı zamanda dünyada elektronik harp kabiliyetine sahip ilk insansız su üstü aracımızı da donanmamıza teslim ediyoruz. Otonom su üstü deniz aracımız Marlin SİDA, istihbarat, keşif ve gözetleme, su üstü harbi, elektronik destek ve elektronik taarruz görevlerini insansız ve tam otonom olarak icra edecektir. Marlin SİDA, sahip olduğu üstün teknik özelliklerle denizlerdeki hakimiyetimizi destekleyecek, dosta güven, düşmana korku verecektir. Marlin SİDA&#8217;nın da Deniz Kuvvetlerimize hayırlı olmasını diliyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Göğsümüzü kabartan bu başarılı projelerin sırrı, kurumlarımız arasında giderek gelişen yakın iş birliği ve koordinasyondur. Savunma Sanayii Başkanlığımız öncülüğünde Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız, askeri ve özel tersanelerimiz, ilgili devlet kurumlarımız, üniversitelerimiz, özel sektör ve KOBİ&#8217;lerimiz ahenkli bir şekilde çalışıyor. Kurumlar arası eşgüdüm ve anlayış birliği güçlendikçe de bugün burada olduğu gibi oyun değiştiren projeler ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönemde bu koordinasyonu çok daha ileriye taşıyarak yeni başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;Mavi Vatan&#8217;ın güvenliğini temin için birçok projeyi hayata geçirdik&#8221;</strong></p>
<p>Bu çalışmalarımızı Barbaros Hayrettin Paşa&#8217;nın &#8216;denizlere hakim olan, cihana hakim olur&#8217; sözünü şiar edinerek yürütüyoruz. Bu anlayışla Mavi Vatan&#8217;ın güvenliğini temin için birçok projeyi hayata geçirdik. Projelerimizde yüzde 80&#8217;e varan yerlilik oranına ulaştık. Gemilerin sadece inşasını, kaba işçiliğini yapmakla kalmıyoruz. İnşa edilen tüm gemilerde ihtiyaç duyulan sensör, faydalı yük, silah ve mühimmatı da yerli ve milli olarak üretebiliyoruz. Bu çerçevede çok maksatlı amfibi hücum gemisi, denizde ikmal muharebe destek gemisi, Barbaros sınıfı fırkateyn modernizasyonu, istif sınıfı fırkateyn ve lojistik destek gemisi, yeni tip denizaltı, Preveze sınıfı denizaltı modernizasyonu, Türk tipi hücumbot tasarımı, insansız deniz araçları, tüm bunlar Türk savunma sanayiinin yakın dönemde hayata geçirdiği gurur abidesi olan projelerimizden birkaçıdır. Bu projeler, savunma sanayii hedeflerimizin de tek tek gerçekleşmekte olduğunu gösteriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;Bölgemizde barış ve huzur ikliminin hakim olması için de gayret sarf ediyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Bir defa şu hususu artık herkesin kabul etmesi gerekiyor. Günümüzde savunma alanında güçlü ve bağımsız olamayan milletlerin istikballerine güvenle bakabilmeleri mümkün değildir. Ülkemizin içinde bulunduğu bölge, dünyadaki çatışmaların, siyasi krizlerin ve çekişmelerin en yoğun yaşandığı coğrafyadır. Rusya-Ukrayna savaşından Gazze&#8217;deki katliamlara, Suriye&#8217;deki zulümden Libya&#8217;daki krize kadar insanlığın gündemini meşgul eden her hadise hemen yanı başımızda vuku buluyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye, tüm bu gerilimlerin ve krizlerin ortasında ayaklarına yıllardır takılan çelmelere rağmen istikrar abidesi olarak ardından söz ettiriyor. Sadece istikrar ve iç barışımızı korumakla kalmıyoruz, aynı zamanda çatışmaların sona erdirilmesi, bölgemizde barış ve huzur ikliminin hakim olması için de gayret sarf ediyoruz. Bundan yaklaşık 2 yıl önce çatışmaların daha ilk aylarındayken Rusya-Ukrayna arasında başlattığımız İstanbul sürecinin önemi bugün daha iyi anlaşılmaktadır. Savaş lobilerinin sabote etmek için tüm imkanlarını seferber ettiği bu süreç hedefine ulaşabilseydi on binlerce insan hayatta kalacak, bu kadar yıkım yaşanmamış, bu kadar kan dökülmemiş olacaktı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;Günümüzün Führer&#8217;i Netenyahu&#8221;</strong></p>
<p>Ülkemizdeki kimi çevreler özellikle o gün bizi acımasızca eleştirenlerin bugün bize hak verdiğini görüyoruz. Emin olun benzer bir pişmanlık Gazze&#8217;deki trajedi için de yaşanacaktır. Bugün bölgemize uçak gemilerini göndererek İsrail yönetimine sınırsız ve şartsız destek verenleri hepimiz ibretle takip ediyoruz. İsrail&#8217;in işlediği katliamlara ve zulümlere göz yumanlar yarın keşke demekten kurtulamayacak, çok büyük bir nedamet yaşayacaklardır. Çoğu çocuk ve kadın 25 bine yakın masum Gazzeli&#8217;nin katli başta olmak üzere toplamda 100 bin kişinin canını yakanlar elbette bunların yakıcı sonuçlarıyla yüzleşeceklerdir. Nitekim bunun uluslararası alandaki yansımalarına şimdiden şahit olmaya başladık. Açık konuşmak gerekirse en son kötü sınavlarını Gazze meselesinde veren batılı ülkelerin ve uluslararası güvenlik kurumlarının artık hiçbir inandırıcılığı kalmadı. Lafa gelince demokrasi havariliğini kimseye bırakmayanların faşist yüzleri ortaya çıktı. İnsan hak ve hürriyetleri konusunda sağa sola karne düzenleyenler tam 105 gündür vahşice öldürülen çocukları, bebekleri, kadınları görmedi, zulmü engelleyecek tek bir adım dahi atmadılar. Tıpkı daha önce Irak&#8217;ta, Bosna&#8217;da, Suriye&#8217;de, Yemen&#8217;de, Arakan&#8217;da, Somali&#8217;de, Afganistan&#8217;da olduğu gibi küresel güvenliği sağlamakla mükellef kurumlar başarısız oldu, sınıfta kaldı, ciddi itibar kaybına uğradı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Günümüzün Führer&#8217;i Netenyahu&#8217;nun ve gözü kan ve kin bürümüş ekibinin Filistin halkına yönelik soykırıma varan barbarlıklarını sadece izlemekle yetindiler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;2002&#8217;de sadece 62 savunma projesi yürütülüyorken bugün aynı sayı 850&#8217;yi geçti&#8221;</strong></p>
<p>Türkiye olarak tüm bu yaşananlar özellikle de bunların karşısında sesini en fazla yükselten, en güçlü tepkiyi veren ülkelerden biri biziz. İnsani yardımlar noktasında da elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Hiç şüphesiz bunun arka planında savunma sanayii alanında son 21 yılda attığımız kararlı adımlar var. Şöyle bir geriye dönüp baktığımızda ülkemizde 2002&#8217;de sadece 62 savunma projesi yürütülüyorken bugün aynı sayı 850&#8217;yi geçti. Yine 2002 yılında savunma projelerimizin bütçe büyüklüğü 5,5 milyar dolarken bugün aynı rakam 16 kat artışla yaklaşık 90 milyar dolara ulaştı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;2023 yılında 185 ülkeye 230 çeşit savunma sanayii ürünü sattık&#8221;</strong></p>
<p>Savunma sanayiimiz 3500&#8217;ü aşkın firması ve 80 bini aşkın çalışanıyla Türk ekonomisine en yüksek katkıyı veren sektörlerden biri haline geldi. Kara ve deniz araçlarında kendimizle beraber dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılayan bir ülke haline geldik. Nitekim 2023 yılında 185 ülkeye 230 çeşit savunma sanayii ürünü satarak toplamda 5,5 milyar dolarlık ihracat tutarı yakaladık. Yine bu dönemde 10 milyar 240 milyon dolarlık yeni sözleşme imzalandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;Kendi göbeğimizi kendimiz kestik&#8221;</strong></p>
<p>Ülkemiz, kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasında yer alıyor. Elektronik harp alanında öncü olan ülkemiz İHA ve SİHA üretiminde ise artık dünyanın ilk 3-4 ülkesinden biri. Bunu da öyle büyük güçlerin desteğini alarak değil, küresel tedarikçilerin çıkardığı zorluklara ve uyguladığı gizli açık ambargolara rağmen başardık. Kendi göbeğimizi kendimiz kestik. Daha önce bize silah verenler, attığımız kurşunların çetelesini tutardı. Teröre karşı yürüttüğümüz mücadelede sürekli engellerle karşılaşırdık. Kendi geliştirdiğimiz silahları kullanarak tüm bu sorunları aştık.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;Teröre karşı verdiğimiz mücadeleyi kararlılıkla devam ettireceğiz&#8221;</strong></p>
<p>Sınırlarımız içinde ve dışında terörle mücadele operasyonlarını rahatça yapabiliyoruz. Suriye ve Irak&#8217;taki terör bataklıkları tamamen kurutuluncaya kadar teröre karşı verdiğimiz mücadeleyi kararlılıkla devam ettireceğiz. Önümüzdeki dönemde İHA ve SİHA&#8217;ların yanı sıra insansız ve otonom deniz araçlarından, denizaltı platformlarına ve uçak gemilerine kadar çeşitli muharip deniz platformlarının geliştirilmesine de ağırlık vereceğiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Elbette tüm bu adımları atarken şu gerçeği unutmuyoruz. Savunma sanayii hiçbir şekilde duraklamayı kabul etmeyen sürekli ve tempolu çalışma yapmayı gerektiren dinamik bir alandır. Yapılan tüm bu çalışmaların çok daha öteye taşınması için Savunma Sanayii Başkanlığı&#8217;na, paydaşlarına ve savunma sanayii kuruluşlarına önemli vazifeler düşüyor. Hedefimiz savunma sanayiinde tam bağımsız bir Türkiye&#8217;dir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Herhangi bir alanda muadil ürünler ve projeler arasında mutlaka kendi firmalarımızı, kendi milli kuruluşlarımızı, kendi tasarım ve üretimlerimizi tercih etmek birinci önceliğimizdir. Acil ihtiyaçları karşılayacak kadarını dışarıdan temin yoluna gitsek bile planlamalarımızın omurgası mutlaka milli imkanlara dayanmaktadır. Aksi yönde hareket eden hiçbir kuruma ve projeye izin vermeyeceğimizin bilinmesini isterim. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle teslim ettiğimiz yeni deniz platformlarının ülkemize ve savunma sanayiimize tekrar hayırlı olmasını diliyorum.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/erdogan-marlin-sida-dosta-guven-dusmana-korku-verecek/">Erdoğan: Marlin SİDA dosta güven, düşmana korku verecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/erdogan-marlin-sida-dosta-guven-dusmana-korku-verecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edgar Allan Poe klasiği Netflix&#8217;teki yerini alacak: The Fall of the House of Usher</title>
		<link>https://habernetik.com/edgar-allan-poe-klasigi-netflixteki-yerini-alacak-the-fall-of-the-house-of-usher-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/edgar-allan-poe-klasigi-netflixteki-yerini-alacak-the-fall-of-the-house-of-usher-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Nov 2023 18:12:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[alacak?]]></category>
		<category><![CDATA[Allan]]></category>
		<category><![CDATA[Dizi]]></category>
		<category><![CDATA[edgar]]></category>
		<category><![CDATA[fall]]></category>
		<category><![CDATA[Flanagan]]></category>
		<category><![CDATA[house]]></category>
		<category><![CDATA[klasiği]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[netflix’teki]]></category>
		<category><![CDATA[poe]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[the]]></category>
		<category><![CDATA[Usher]]></category>
		<category><![CDATA[yerini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=62834</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir Edgar Allan Poe klasiği olan The Fall of the House of Usher 12 Ekim'de Netflix kütüphanesindeki yerini alacak.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/edgar-allan-poe-klasigi-netflixteki-yerini-alacak-the-fall-of-the-house-of-usher-2/">Edgar Allan Poe klasiği Netflix&#8217;teki yerini alacak: The Fall of the House of Usher</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Netflix&#8217;in yeni endişe dizisi <strong>&#8220;The Fall of the House of Usher&#8221;</strong> bu yılın sonlarına gerçek yayımlanmaya hazırlanıyor. Kaygı sineması direktörü <strong>Mike Flanagan</strong>, kitaplardan sinemaya uyarlamalar yaparken çoklukla kitaba sadık kalmaya ihtimam gösterir. Örneğin, <strong>Stephen King</strong>&#8216;in yapıtlarından uyarladığı iki sinemasında (&#8220;Doctor Sleep&#8221; ve &#8220;Gerald&#8217;s Game&#8221;) kitaba bağlı bir gidişat izledi. Ayrıyeten Flanagan, daha evvel Shirley Jackson&#8217;ın <strong>&#8220;The Haunting of Hill House&#8221;</strong> ve Henry James&#8217;in <strong>&#8220;The Turn of the Screw&#8221;</strong> yapıtlarından uyarladığı Netflix küçük dizileriyle de tanınır. Bu yapıtları, klasik kaygı ögeleri, ruhsal derinlik ve karakter gelişimi ile harmanladı.</p>
<p><strong>&#8220;The Fall of the House of Usher&#8221;,</strong> <strong>Edgar Allan Poe</strong> tarafından yazılan klasik bir kaygı hikayesinden uyarlanan bir küçük dizi olarak karşımıza çıkıyor. Kıssa, <strong>Roderick Usher</strong>&#8216;ın ailesinin çürümekte olan malikanesine gelişi etrafında şekillenir. <strong>Roderick</strong>&#8216;in ikiz kız kardeşi Madeline&#8217;in gizemli vefatı ve onun akabinde gelişen olaylar, dehşet ve tansiyon dolu bir atmosfer oluşturuyor.</p>
<p>Dizi, 2023 sonbaharında Netflix&#8217;te yayımlanacak ve <strong>12 Ekim</strong>&#8216;de birinci gösterimini yapacak. Lakin şu an için diziye ilişkin bir fragman yayınlanmamış durumda. Yayın tarihi yaklaştıkça, pazarlama çalışmalarının da başlaması bekleniyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/11/164741957-the-fall-of-the-aouse-of-asher.jpg"/></p>
<p><b>DİZİDE YER ALACAK OYUNCULAR</b></p>
<p>Dizinin oyuncu takımında, <strong>Mike Flanagan</strong>&#8216;ın evvelki projelerinden tanıdık oyuncular yer alıyor. <strong>Carla Gugino, Kate Siegel, Annabeth Gish, Henry Thomas</strong> ve <strong>Rahul Kohli</strong> üzere isimler dizide rol alacaklar. Ayrıyeten <strong>Bruce Greenwood, Roderick Usher</strong> rolünü üstlenecek; <strong>Mary McDonnell Madeline Usher&#8217;ı</strong> canlandıracak; <strong>Mark Hamill</strong> ise <strong>Arthur Pym</strong> karakterine hayat verecek.</p>
<p><strong>Mike Flanagan</strong> ve <strong>Trevor Macy</strong>&#8216;nin Intrepid Pictures şirketi, dizinin imalini üstleniyor. Dizi, <strong>Edgar Allan Poe</strong>&#8216;nun gotik atmosferini ve endişe öğelerini çağdaş bir yaklaşımla tekrar yorumlayacak. Flanagan&#8217;ın daha evvelki çalışmalarının tersine, dizinin bilhassa ruhsal temalardan çok, gotik atmosfere odaklanması bekleniyor.</p>
<p>Sonuç olarak,<strong> &#8220;The Fall of the House of Usher&#8221;</strong> <strong>Edgar Allan Poe</strong>&#8216;un klasik dehşet hikayesinin çağdaş bir uyarlaması olarak dikkat çekiyor. <strong>Mike Flanagan</strong>&#8216;ın evvelki başarılı projelerinden sonra dizinin ne kadar başarılı olacağı merakla bekleniyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/edgar-allan-poe-klasigi-netflixteki-yerini-alacak-the-fall-of-the-house-of-usher-2/">Edgar Allan Poe klasiği Netflix&#8217;teki yerini alacak: The Fall of the House of Usher</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/edgar-allan-poe-klasigi-netflixteki-yerini-alacak-the-fall-of-the-house-of-usher-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edgar Allan Poe klasiği Netflix&#8217;teki yerini alacak: The Fall of the House of Usher</title>
		<link>https://habernetik.com/edgar-allan-poe-klasigi-netflixteki-yerini-alacak-the-fall-of-the-house-of-usher/</link>
					<comments>https://habernetik.com/edgar-allan-poe-klasigi-netflixteki-yerini-alacak-the-fall-of-the-house-of-usher/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Nov 2023 07:36:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[alacak?]]></category>
		<category><![CDATA[Allan]]></category>
		<category><![CDATA[Dizi]]></category>
		<category><![CDATA[edgar]]></category>
		<category><![CDATA[fall]]></category>
		<category><![CDATA[Flanagan]]></category>
		<category><![CDATA[house]]></category>
		<category><![CDATA[klasiği]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[netflix’teki]]></category>
		<category><![CDATA[poe]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[the]]></category>
		<category><![CDATA[Usher]]></category>
		<category><![CDATA[yerini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=61250</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir Edgar Allan Poe klasiği olan The Fall of the House of Usher 12 Ekim'de Netflix kütüphanesindeki yerini alacak.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/edgar-allan-poe-klasigi-netflixteki-yerini-alacak-the-fall-of-the-house-of-usher/">Edgar Allan Poe klasiği Netflix&#8217;teki yerini alacak: The Fall of the House of Usher</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Netflix&#8217;in yeni endişe dizisi <strong>&#8220;The Fall of the House of Usher&#8221;</strong> bu yılın sonlarına gerçek yayımlanmaya hazırlanıyor. Endişe sineması direktörü <strong>Mike Flanagan</strong>, kitaplardan sinemaya uyarlamalar yaparken çoklukla kitaba sadık kalmaya ihtimam gösterir. Örneğin, <strong>Stephen King</strong>&#8216;in yapıtlarından uyarladığı iki sinemasında (&#8220;Doctor Sleep&#8221; ve &#8220;Gerald&#8217;s Game&#8221;) kitaba bağlı bir gidişat izledi. Ayrıyeten Flanagan, daha evvel Shirley Jackson&#8217;ın <strong>&#8220;The Haunting of Hill House&#8221;</strong> ve Henry James&#8217;in <strong>&#8220;The Turn of the Screw&#8221;</strong> yapıtlarından uyarladığı Netflix küçük dizileriyle de tanınır. Bu yapıtları, klâsik kaygı ögeleri, ruhsal derinlik ve karakter gelişimi ile harmanladı.</p>
<p><strong>&#8220;The Fall of the House of Usher&#8221;,</strong> <strong>Edgar Allan Poe</strong> tarafından yazılan klasik bir kaygı hikayesinden uyarlanan bir küçük dizi olarak karşımıza çıkıyor. Kıssa, <strong>Roderick Usher</strong>&#8216;ın ailesinin çürümekte olan malikanesine gelişi etrafında şekillenir. <strong>Roderick</strong>&#8216;in ikiz kız kardeşi Madeline&#8217;in gizemli vefatı ve onun akabinde gelişen olaylar, kaygı ve tansiyon dolu bir atmosfer oluşturuyor.</p>
<p>Dizi, 2023 sonbaharında Netflix&#8217;te yayımlanacak ve <strong>12 Ekim</strong>&#8216;de birinci gösterimini yapacak. Lakin şu an için diziye ilişkin bir fragman yayınlanmamış durumda. Yayın tarihi yaklaştıkça, pazarlama çalışmalarının da başlaması bekleniyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/11/164741957-the-fall-of-the-aouse-of-asher.jpg"/></p>
<p><b>DİZİDE YER ALACAK OYUNCULAR</b></p>
<p>Dizinin oyuncu takımında, <strong>Mike Flanagan</strong>&#8216;ın evvelki projelerinden tanıdık oyuncular yer alıyor. <strong>Carla Gugino, Kate Siegel, Annabeth Gish, Henry Thomas</strong> ve <strong>Rahul Kohli</strong> üzere isimler dizide rol alacaklar. Ayrıyeten <strong>Bruce Greenwood, Roderick Usher</strong> rolünü üstlenecek; <strong>Mary McDonnell Madeline Usher&#8217;ı</strong> canlandıracak; <strong>Mark Hamill</strong> ise <strong>Arthur Pym</strong> karakterine hayat verecek.</p>
<p><strong>Mike Flanagan</strong> ve <strong>Trevor Macy</strong>&#8216;nin Intrepid Pictures şirketi, dizinin üretimini üstleniyor. Dizi, <strong>Edgar Allan Poe</strong>&#8216;nun gotik atmosferini ve dehşet öğelerini çağdaş bir yaklaşımla tekrar yorumlayacak. Flanagan&#8217;ın daha evvelki çalışmalarının tersine, dizinin bilhassa ruhsal temalardan çok, gotik atmosfere odaklanması bekleniyor.</p>
<p>Sonuç olarak,<strong> &#8220;The Fall of the House of Usher&#8221;</strong> <strong>Edgar Allan Poe</strong>&#8216;un klasik kaygı hikayesinin çağdaş bir uyarlaması olarak dikkat çekiyor. <strong>Mike Flanagan</strong>&#8216;ın evvelki başarılı projelerinden sonra dizinin ne kadar başarılı olacağı merakla bekleniyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/edgar-allan-poe-klasigi-netflixteki-yerini-alacak-the-fall-of-the-house-of-usher/">Edgar Allan Poe klasiği Netflix&#8217;teki yerini alacak: The Fall of the House of Usher</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/edgar-allan-poe-klasigi-netflixteki-yerini-alacak-the-fall-of-the-house-of-usher/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uyku felci nedir, neden olur, nasıl tedavi edilir?</title>
		<link>https://habernetik.com/uyku-felci-nedir-neden-olur-nasil-tedavi-edilir-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/uyku-felci-nedir-neden-olur-nasil-tedavi-edilir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 20:36:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[Beynin]]></category>
		<category><![CDATA[edilir?]]></category>
		<category><![CDATA[felci]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku Felci]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=49064</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyku felci (Karabasan), tablolara ve kaygı kıssalarına ilham veren bir olgu. Araştırmacılar insanların hayallerden neden hareket edemeyerek uyandıklarını ve bazen halüsinasyon görmeye devam ettiklerini anlamaya başlıyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uyku-felci-nedir-neden-olur-nasil-tedavi-edilir-2/">Uyku felci nedir, neden olur, nasıl tedavi edilir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uyku felcini birinci olarak genç bir kızken yaşamıştım. Sabahın erken saatleriydi, okula gitmek için yataktan kalkmama daha birkaç saat vardı. Uyandım ve yatakta dönmeye çalıştım lakin hareket edemiyordum, bütün bedenim felç olmuştu.</p>
<p>Beynim uyanık olsa da kaslarım hala uykudaydı. Yatak odam güya daralıyor, duvarlar üzerime geliyordu ve kendimi paniklemiş hissediyordum. Yaklaşık 15 saniye sonra felç hali geçti.</p>
<p>Sonra bunun uyku felci olduğunu öğrendim. Beden süreksiz olarak felç kalırken beynin bir kısmının uyanık kaldığı bu durum hayli yaygın. O birinci korkutucu tecrübenin akabinde, iki-üç gecede bir olmaya başlamış ve her seferinde daha az korkutucu hale gelmişti.</p>
<p>Ama uyku felci hayatı çok daha fazla etkileyebilir ve kimileri bunu müthiş halüsinasyonlarla yaşayabilir. Konuştuğum 24 yaşındaki bir hasta, 18 yaşındayken yaşadığı tecrübesi, &#8220;Uyandım ve hareket edemiyordum. Perdemin gerisinde saklanan makûs görünümlü bir figür gördüm. Göğsümün üzerine atladı. Öteki bir boyuta girdiğimi sandım. En fecisi da çığlık atamıyordum&#8221; diyor ve ekliyor:</p>
<p>&#8220;O kadar canlı, o kadar gerçekti ki&#8221; diye</p>
<p><b>ESKI VE YAYGIN BİR OLGU</b></p>
<p>Şeytan, hayalet, uzaylı, tehditkar davetsiz konuklar, hatta meyyit akrabaların halüsinasyonunun yanı sıra kendi bedenlerinden kimi kesimlerin havada uçuştuğunu ya da vücutlarının bir kopyasının yanlarında yattığını görenler de var. Kimileri melek görüp dini bir tecrübe yaşadıklarına inanır. Araştırmacılar bu halüsinasyonların bir vakitler Avrupa&#8217;da cadılara olan inancı körüklemiş olabileceğini ve hatta birtakım çağdaş uzaylı kaçırma savlarının ardında olabileceğini düşünüyor.</p>
<p>Edebiyat tarihinde bu cins olaylara ait çok sayıda renkli tasvir bulunuyor. Mary Shelley&#8217;nin Frankenstein&#8217;daki bir sahneyi yazarken bir uyku felci tablosundan esinlendiği anlaşılıyor. Harvard Üniversitesi&#8217;nde uyku araştırmacısı olan ve tedavi yollarına ait birinci klinik çalışmayı 2020&#8217;de tamamlayan Baland Jalal, uyku felci için &#8220;Eskiden göz gerisi edilen bir olguydu lakin son 10 yılda artan bir ilgi var&#8221; diyor.</p>
<p>Jalal, bugün bu durumu araştıran bir avuç uyku uzmanından biri. Uyku felcinin nedenleri ve tesirleri hakkında daha sağlam bir tablo sunmayı ve bu durumun insan beyninin gizemleri hakkında ne tabir ettiğini bulmayı umuyorlar.</p>
<p>Bugün Maryland St Mary&#8217;s College&#8217;da konuk doçent olarak vazife yapan klinik psikolog Brian Sharpless 2011&#8217;de Pennsylvania Eyalet Üniversitesi&#8217;nde yaptığı kapsamlı çalışmayla uyku felcinin yaygınlığını ortaya koydu. Çalışma, yetişkinlerin yaklaşık yüzde 8&#8217;inin bu olguyu yaşadığını, bu oranın üniversite öğrencilerinde yüzde 28&#8217;e, psikiyatri hastalarında ise yüzde 32&#8217;ye kadar çıktığını gösteriyordu.</p>
<p><b>UYKU FELCİNİN NEDENİ</b></p>
<p>Bu durumu yaşadıktan sonra kimileri doğaüstü ve hatta paranormal açıklamalara yönelse de Jalal, nedenin çok daha kolay olduğunu söylüyor. Geceleri bedenimiz uykunun dört evresinden geçer. Son kademeye süratli göz hareketi uykusu ya da &#8220;REM&#8221; denir. Bu, hayal gördüğümüz vakittir. REM sırasında beyin, muhtemelen düşlere nazaran hareket edip kendimize ziyan vermemizi önlemek için kasları felç eder.</p>
<p>Ancak bazen (bilim insanları hala nedeninden emin değil) beynin duyusal kısmı REM&#8217;den erken çıkıp kendinizi uyanık hissettirir. Beynin alt kısmı ise hala REM&#8217;dedir ve kaslarınızı felç etmek için nörotransmitterler göndermeye devam eder.</p>
<p>&#8220;Beynin duyusal kısmı faal hale gelir&#8221; diyor Jalal:</p>
<p>&#8220;Zihinsel ve algısal olarak uyanıyorsunuz fakat fizikî olarak hala felçsiniz.&#8221;</p>
<p>Ancak şanssız bir azınlık için bu durum daha önemli meselelere yol açabiliyor. Sharpless&#8217;ın araştırması, uyku felci yaşayanların yüzde 15 ila yüzde 44&#8217;ünün &#8220;klinik olarak kıymetli sıkıntı&#8221; yaşadığını ortaya koydu.</p>
<p>Sorunlar çoklukla durumun kendisinden çok uyku felcine nasıl reaksiyon verdiğimizden kaynaklanıyor.</p>
<p>Hastalar gün boyunca bir sonraki nöbetin ne vakit geleceğiyle ilgili telaş yaşıyor.</p>
<p>Espie, bunun bir çeşit panik atağa dönüşebileceğini söylüyor. En önemli hadiselerde ise uyku felci narkolepsinin bir işareti olabilir.</p>
<p>Narkolepsi, beynin uyku ve uyanma nizamını düzenleyemediği ve kişinin uygunsuz vakitlerde uykuya dalmasına neden olan daha önemli bir rahatsızlık.</p>
<p><b>TEDAVİ</b></p>
<p>Uyku felcinin tedavisinde en yaygın yaklaşım eğitimseldir: Hastalara bu durumun nasıl meydana geldiği basitçe anlatılır ve tehlikede olmadıkları konusunda teminat verilir.</p>
<p>Bazen bir tıp meditasyon terapisi kullanılır. Maksat, hastanın yatağa gitme konusundaki telaşını azaltmak ve uyku felci geldiğinde sakin kalmaları için onları eğitmektir.</p>
<p>Daha önemli olaylarda, olağanda depresyon tedavisinde kullanılan lakin REM uykusunu bastırma üzere bir yan tesiri olan seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI&#8217;lar) dahil olmak üzere ilaçlar uygulanabilir.</p>
<p>En dramatik ve tesiri uzun süren uyku felci atakları canlı halüsinasyonlarla gelenlerdir. Bunlar endişeye yol açsa da bilim insanları tıpkı vakitte bize insan beyni hakkında kıymetli data sunduklarını düşünüyorlar.</p>
<p><b>BEYİN KENDİ AÇIKLAMASINI YARATIYOR</b></p>
<p>Uyku felcine girdiğinizde, beyninizin motor korteksi bedene sinyaller göndermeye başlar ve hareket etmesini söyler. Fakat kaslar felçlidir ve bu yüzden beyin karşılığında rastgele bir geri bildirim sinyali almaz. Jalal, &#8220;Bir uyumsuzluk vardır&#8230; benlik parçalanmış, bozulmuştur&#8221; diyor.</p>
<p>Sonuç olarak, beyin &#8220;boşluğu doldurur&#8221; ve kasların neden hareket edemediğine dair kendi açıklamasını yaratır.</p>
<p>Bu yüzden pek çok halüsinasyonda bir yaratık göğsünüze oturur ya da bedeninizi aşağı hakikat bastırır.</p>
<p>Bu da evrimci bilim insanları ortasında tanınan olan insan beyninin bir &#8220;hikaye anlatma makinesi&#8221; olduğu fikrini güçlendiriyor.</p>
<p>Dünyanın büyük bir kısmının rastlantısal olduğu gerçeğini kabul etmekte zorlanıyoruz ve bu yüzden beynimiz sıradan olana bir mana bulma gayretiyle dramatik anlatılar tasarlıyor.</p>
<p>Londra Üniversitesi Goldsmiths&#8217;te anomalistik psikoloji araştırma ünitesinin lideri olan Christopher French, on yıldan fazla bir süreyi dünyanın dört bir yanında bu halüsinasyonları yaşamış beşerlerle konuşarak ve gördüklerini kaydederek geçirdi. French &#8220;Ortak temalar var, lakin birebir vakitte büyük ölçüde kendine haslık, değişkenlik de var&#8221; diyor.</p>
<p>Halüsinasyonlar kültürden büyük ölçüde etkileniyor üzeredir. Kanada&#8217;nın bir bölgesinde göğsünüzün üzerinde oturan bir &#8220;Yaşlı Cadı&#8221; iken, Meksikalılar göğüslerinde yatan bir &#8220;ölü adam&#8221;, Türkler gizemli ve hayaletimsi bir yaratık olan &#8220;Karabasan&#8221;ı tanım eder; İtalyanlar da ekseriyetle cadı halüsinasyonu görürler.</p>
<p>Bu durum, insanların kültür ve beklentilerden büyük ölçüde etkilenen toplumsal hayvanlar olduğu fikrini güçlendiriyor.</p>
<p><b>KÜLTÜRÜN YARATTIĞI KORKU</b></p>
<p>Jalal, Danimarka ve Mısır&#8217;da emsal yaş ve cinsiyet dağılımına sahip gönüllüler ortasında yaptığı çalışmalarda semptomları karşılaştırmış ve uyku felcinin ortaya çıkış biçiminde kültürel bir uçurum olduğunu görmüştür. Mısırlıların uyku felci geçirme mümkünlüğü Danimarkalılardan çok daha yüksekti (yüzde 25&#8217;e kıyasla yüzde 44) ve buna doğaüstü bir açıklama getirme olasılıkları daha yüksekti.</p>
<p>Jalal&#8217;ın teorisine nazaran doğaüstü korkusu insanların uyku felcinden daha fazla korkmasına neden oluyor ve bu telaş da zihinle vücut ortasındaki yakın kaynaşmanın bir göstergesi olarak bu olgunun gerçekleşme mümkünlüğünü artırıyor.</p>
<p>&#8220;Kaygı ve gerilim yaşadığınızda, uyku yapınız daha kesimli hale gelecektir, bu nedenle uyku felci geçirme olasılığınız daha yüksektir&#8221; diyor:</p>
<p>&#8220;Diyelim ki büyükanneniz size &#8216;Yaratık bu türlü görünüyor, geceleri geliyor ve size saldırıyor&#8217; dedi. Ve bu dehşet nedeniyle çok uyarılırsınız, beyninizin endişe merkezleri çok tetikte olur. Ve bir de bakmışsınız ki REM uykusu sırasında &#8216;Bir şeyler aykırı gidiyor, hareket edemiyorum, yaratık burada&#8217; diye hissediyorsunuz.</p>
<p>&#8220;Öyle görünüyor ki kültür sahiden de bu çarpıcı etkiyi yaratabiliyor.&#8221;</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uyku-felci-nedir-neden-olur-nasil-tedavi-edilir-2/">Uyku felci nedir, neden olur, nasıl tedavi edilir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/uyku-felci-nedir-neden-olur-nasil-tedavi-edilir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uyku felci nedir, neden olur, nasıl tedavi edilir?</title>
		<link>https://habernetik.com/uyku-felci-nedir-neden-olur-nasil-tedavi-edilir/</link>
					<comments>https://habernetik.com/uyku-felci-nedir-neden-olur-nasil-tedavi-edilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Oct 2023 21:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[Beynin]]></category>
		<category><![CDATA[edilir?]]></category>
		<category><![CDATA[felci]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku Felci]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=48697</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyku felci (Karabasan), tablolara ve kaygı kıssalarına ilham veren bir olgu. Araştırmacılar insanların hayallerden neden hareket edemeyerek uyandıklarını ve bazen halüsinasyon görmeye devam ettiklerini anlamaya başlıyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uyku-felci-nedir-neden-olur-nasil-tedavi-edilir/">Uyku felci nedir, neden olur, nasıl tedavi edilir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uyku felcini birinci olarak genç bir kızken yaşamıştım. Sabahın erken saatleriydi, okula gitmek için yataktan kalkmama daha birkaç saat vardı. Uyandım ve yatakta dönmeye çalıştım lakin hareket edemiyordum, bütün bedenim felç olmuştu.</p>
<p>Beynim uyanık olsa da kaslarım hala uykudaydı. Yatak odam güya daralıyor, duvarlar üzerime geliyordu ve kendimi paniklemiş hissediyordum. Yaklaşık 15 saniye sonra felç hali geçti.</p>
<p>Sonra bunun uyku felci olduğunu öğrendim. Beden süreksiz olarak felç kalırken beynin bir kısmının uyanık kaldığı bu durum epeyce yaygın. O birinci korkutucu tecrübenin akabinde, iki-üç gecede bir olmaya başlamış ve her kezinde daha az korkutucu hale gelmişti.</p>
<p>Ama uyku felci hayatı çok daha fazla etkileyebilir ve kimileri bunu dehşetli halüsinasyonlarla yaşayabilir. Konuştuğum 24 yaşındaki bir hasta, 18 yaşındayken yaşadığı tecrübesi, &#8220;Uyandım ve hareket edemiyordum. Perdemin ardında saklanan makus görünümlü bir figür gördüm. Göğsümün üzerine atladı. Diğer bir boyuta girdiğimi sandım. En müthişi da çığlık atamıyordum&#8221; diyor ve ekliyor:</p>
<p>&#8220;O kadar canlı, o kadar gerçekti ki&#8221; diye</p>
<p><b>ESKI VE YAYGIN BİR OLGU</b></p>
<p>Şeytan, hayalet, uzaylı, tehditkar davetsiz konuklar, hatta meyyit akrabaların halüsinasyonunun yanı sıra kendi bedenlerinden kimi modüllerin havada uçuştuğunu ya da vücutlarının bir kopyasının yanlarında yattığını görenler de var. Kimileri melek görüp dini bir tecrübe yaşadıklarına inanır. Araştırmacılar bu halüsinasyonların bir vakitler Avrupa&#8217;da cadılara olan inancı körüklemiş olabileceğini ve hatta kimi çağdaş uzaylı kaçırma savlarının ardında olabileceğini düşünüyor.</p>
<p>Edebiyat tarihinde bu tıp olaylara ait çok sayıda renkli tasvir bulunuyor. Mary Shelley&#8217;nin Frankenstein&#8217;daki bir sahneyi yazarken bir uyku felci tablosundan esinlendiği anlaşılıyor. Harvard Üniversitesi&#8217;nde uyku araştırmacısı olan ve tedavi yollarına ait birinci klinik çalışmayı 2020&#8217;de tamamlayan Baland Jalal, uyku felci için &#8220;Eskiden göz gerisi edilen bir olguydu fakat son 10 yılda artan bir ilgi var&#8221; diyor.</p>
<p>Jalal, bugün bu durumu araştıran bir avuç uyku uzmanından biri. Uyku felcinin nedenleri ve tesirleri hakkında daha sağlam bir tablo sunmayı ve bu durumun insan beyninin gizemleri hakkında ne söz ettiğini bulmayı umuyorlar.</p>
<p>Bugün Maryland St Mary&#8217;s College&#8217;da konuk doçent olarak vazife yapan klinik psikolog Brian Sharpless 2011&#8217;de Pennsylvania Eyalet Üniversitesi&#8217;nde yaptığı kapsamlı çalışmayla uyku felcinin yaygınlığını ortaya koydu. Çalışma, yetişkinlerin yaklaşık yüzde 8&#8217;inin bu olguyu yaşadığını, bu oranın üniversite öğrencilerinde yüzde 28&#8217;e, psikiyatri hastalarında ise yüzde 32&#8217;ye kadar çıktığını gösteriyordu.</p>
<p><b>UYKU FELCİNİN NEDENİ</b></p>
<p>Bu durumu yaşadıktan sonra kimileri doğaüstü ve hatta paranormal açıklamalara yönelse de Jalal, nedenin çok daha kolay olduğunu söylüyor. Geceleri bedenimiz uykunun dört kademesinden geçer. Son etaba süratli göz hareketi uykusu ya da &#8220;REM&#8221; denir. Bu, düş gördüğümüz vakittir. REM sırasında beyin, muhtemelen hayallere nazaran hareket edip kendimize ziyan vermemizi önlemek için kasları felç eder.</p>
<p>Ancak bazen (bilim insanları hala nedeninden emin değil) beynin duyusal kısmı REM&#8217;den erken çıkıp kendinizi uyanık hissettirir. Beynin alt kısmı ise hala REM&#8217;dedir ve kaslarınızı felç etmek için nörotransmitterler göndermeye devam eder.</p>
<p>&#8220;Beynin duyusal kısmı etkin hale gelir&#8221; diyor Jalal:</p>
<p>&#8220;Zihinsel ve algısal olarak uyanıyorsunuz lakin fizikî olarak hala felçsiniz.&#8221;</p>
<p>Ancak şanssız bir azınlık için bu durum daha önemli sıkıntılara yol açabiliyor. Sharpless&#8217;ın araştırması, uyku felci yaşayanların yüzde 15 ila yüzde 44&#8217;ünün &#8220;klinik olarak kıymetli sıkıntı&#8221; yaşadığını ortaya koydu.</p>
<p>Sorunlar çoklukla durumun kendisinden fazla uyku felcine nasıl reaksiyon verdiğimizden kaynaklanıyor.</p>
<p>Hastalar gün boyunca bir sonraki nöbetin ne vakit geleceğiyle ilgili telaş yaşıyor.</p>
<p>Espie, bunun bir tıp panik atağa dönüşebileceğini söylüyor. En önemli olaylarda ise uyku felci narkolepsinin bir işareti olabilir.</p>
<p>Narkolepsi, beynin uyku ve uyanma nizamını düzenleyemediği ve kişinin uygunsuz vakitlerde uykuya dalmasına neden olan daha önemli bir rahatsızlık.</p>
<p><b>TEDAVİ</b></p>
<p>Uyku felcinin tedavisinde en yaygın yaklaşım eğitimseldir: Hastalara bu durumun nasıl meydana geldiği basitçe anlatılır ve tehlikede olmadıkları konusunda teminat verilir.</p>
<p>Bazen bir çeşit meditasyon terapisi kullanılır. Hedef, hastanın yatağa gitme konusundaki tasasını azaltmak ve uyku felci geldiğinde sakin kalmaları için onları eğitmektir.</p>
<p>Daha önemli olaylarda, olağanda depresyon tedavisinde kullanılan lakin REM uykusunu bastırma üzere bir yan tesiri olan seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI&#8217;lar) dahil olmak üzere ilaçlar uygulanabilir.</p>
<p>En dramatik ve tesiri uzun süren uyku felci atakları canlı halüsinasyonlarla gelenlerdir. Bunlar dehşete yol açsa da bilim insanları birebir vakitte bize insan beyni hakkında kıymetli data sunduklarını düşünüyorlar.</p>
<p><b>BEYİN KENDİ AÇIKLAMASINI YARATIYOR</b></p>
<p>Uyku felcine girdiğinizde, beyninizin motor korteksi bedene sinyaller göndermeye başlar ve hareket etmesini söyler. Lakin kaslar felçlidir ve bu yüzden beyin karşılığında rastgele bir geri bildirim sinyali almaz. Jalal, &#8220;Bir uyumsuzluk vardır&#8230; benlik parçalanmış, bozulmuştur&#8221; diyor.</p>
<p>Sonuç olarak, beyin &#8220;boşluğu doldurur&#8221; ve kasların neden hareket edemediğine dair kendi açıklamasını yaratır.</p>
<p>Bu yüzden pek çok halüsinasyonda bir yaratık göğsünüze oturur ya da bedeninizi aşağı hakikat bastırır.</p>
<p>Bu da evrimci bilim insanları ortasında tanınan olan insan beyninin bir &#8220;hikaye anlatma makinesi&#8221; olduğu fikrini güçlendiriyor.</p>
<p>Dünyanın büyük bir kısmının rastlantısal olduğu gerçeğini kabul etmekte zorlanıyoruz ve bu yüzden beynimiz sıradan olana bir mana bulma eforuyla dramatik anlatılar tasarlıyor.</p>
<p>Londra Üniversitesi Goldsmiths&#8217;te anomalistik psikoloji araştırma ünitesinin lideri olan Christopher French, on yıldan fazla bir süreyi dünyanın dört bir yanında bu halüsinasyonları yaşamış beşerlerle konuşarak ve gördüklerini kaydederek geçirdi. French &#8220;Ortak temalar var, lakin tıpkı vakitte büyük ölçüde kendine haslık, değişkenlik de var&#8221; diyor.</p>
<p>Halüsinasyonlar kültürden büyük ölçüde etkileniyor üzeredir. Kanada&#8217;nın bir bölgesinde göğsünüzün üzerinde oturan bir &#8220;Yaşlı Cadı&#8221; iken, Meksikalılar göğüslerinde yatan bir &#8220;ölü adam&#8221;, Türkler gizemli ve hayaletimsi bir yaratık olan &#8220;Karabasan&#8221;ı tanım eder; İtalyanlar da çoklukla cadı halüsinasyonu görürler.</p>
<p>Bu durum, insanların kültür ve beklentilerden büyük ölçüde etkilenen toplumsal hayvanlar olduğu fikrini güçlendiriyor.</p>
<p><b>KÜLTÜRÜN YARATTIĞI KORKU</b></p>
<p>Jalal, Danimarka ve Mısır&#8217;da benzeri yaş ve cinsiyet dağılımına sahip gönüllüler ortasında yaptığı çalışmalarda semptomları karşılaştırmış ve uyku felcinin ortaya çıkış biçiminde kültürel bir uçurum olduğunu görmüştür. Mısırlıların uyku felci geçirme mümkünlüğü Danimarkalılardan çok daha yüksekti (yüzde 25&#8217;e kıyasla yüzde 44) ve buna doğaüstü bir açıklama getirme olasılıkları daha yüksekti.</p>
<p>Jalal&#8217;ın teorisine nazaran doğaüstü korkusu insanların uyku felcinden daha fazla korkmasına neden oluyor ve bu tasa da zihinle vücut ortasındaki yakın kaynaşmanın bir göstergesi olarak bu olgunun gerçekleşme mümkünlüğünü artırıyor.</p>
<p>&#8220;Kaygı ve gerilim yaşadığınızda, uyku yapınız daha modüllü hale gelecektir, bu nedenle uyku felci geçirme olasılığınız daha yüksektir&#8221; diyor:</p>
<p>&#8220;Diyelim ki büyükanneniz size &#8216;Yaratık bu türlü görünüyor, geceleri geliyor ve size saldırıyor&#8217; dedi. Ve bu kaygı nedeniyle çok uyarılırsınız, beyninizin kaygı merkezleri çok tetikte olur. Ve bir de bakmışsınız ki REM uykusu sırasında &#8216;Bir şeyler karşıt gidiyor, hareket edemiyorum, yaratık burada&#8217; diye hissediyorsunuz.</p>
<p>&#8220;Öyle görünüyor ki kültür sahiden de bu çarpıcı etkiyi yaratabiliyor.&#8221;</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uyku-felci-nedir-neden-olur-nasil-tedavi-edilir/">Uyku felci nedir, neden olur, nasıl tedavi edilir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/uyku-felci-nedir-neden-olur-nasil-tedavi-edilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelikte cinsel alakaya girilir mi? Uzmanı açıkladı&#8230;</title>
		<link>https://habernetik.com/gebelikte-cinsel-alakaya-girilir-mi-uzmani-acikladi/</link>
					<comments>https://habernetik.com/gebelikte-cinsel-alakaya-girilir-mi-uzmani-acikladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Aug 2023 05:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[açıkladı:]]></category>
		<category><![CDATA[alakaya]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[gebe]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte]]></category>
		<category><![CDATA[girilir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[mı]]></category>
		<category><![CDATA[saĞlik]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=33637</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gebelik bayanlarda hormonal, fizikî ve ruhsal pek çok farklılıkla bayanların hayatlarını da bir müddetliğine değiştiriyor. Bu değişiklikler nedeniyle anne adaylarının cinsel ilgi ve isteğinde azalma da görülebiliyor. Bilhassa birinci gebeliklerde bayanlarda ve eşlerinde bu hususta kimi uyuşmazlıklar yaşanabiliyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/gebelikte-cinsel-alakaya-girilir-mi-uzmani-acikladi/">Gebelikte cinsel alakaya girilir mi? Uzmanı açıkladı&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelikte, uzmanların teklifleri doğrultusunda sağlıklı bir cinsel ömür mümkün olabiliyor. <strong>Gebelikte cinsel ilişki</strong> bebek için tehlike teşkil etmemektedir, son derece olağandır ve birçok hamile için inançlı olmaktadır.</p>
<p>Bebek annenin karın kasları, rahim kasları, amniyon sıvısı ve rahim ağzı tarafından korunur. Fakat anne adayında düşük riski, daha evvelki gebelik hikayelerinde tekrarlayan gebelik kayıpları, erken doğum riski, plasentanın rahim ağzına yerleşmesi üzere sıkıntılarda cinsellik kısıtlanmalıdır.   Op. Dr. Nihal Çetin, gebelikte cinsellik konusunda dikkat edilmesi gerekenler ile ilgili bilgi verdi.</p>
<p>Gebeliğin son haftaları yani 36 hafta sonrasında baba adayının spermi içerisinde prostoglandinler sebebiyle rahim kasılmaları olabileceği tarafında birtakım fikirler bulunmaktadır. Erken doğum hikayesi varlığında son haftalarda cinsellikten kaçınılabilir. Bunun haricinde ise kısıtlamaya gerek bulunmamaktadır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2022/6/7/103056083-gebelik.jpg"/></p>
<p><b>GEBELİKTE CİNSEL İLİŞKİ</b></p>
<p>Gebelik süreci her bayan için çeşitli zorluklar ve farklılıkları beraberinde getirmektedir. Hem fizyolojik hem de ruhsal olarak zorlanan hamilelerin cinsel hayatı da etkilenmektedir.</p>
<p><strong>Gebelikte cinselliği etkileyen nedenler;</strong></p>
<p>Yorgunluk, daima uyku hali, bitkinlik hissi</p>
<p>Uyku ve yeme alışkanlığındaki değişiklikler, büyüyen göğüsler ve kilo artışı ile baş etmeye çalışma, kendini şişman hissetme ve fizikî olarak eski haline dönüp dönememe tasası,</p>
<p>Yaşadığı dehşetler ( düşük korkusu, bebeğe ziyan verme korkusu, enfeksiyon tasa vb.) </p>
<p>Doğum hareketi ve bebeğin sağlıklı olup olmayacağı konusunda endişeler</p>
<p>Cinsel cazipliğini kaybetme korkusu, eşinin sevgisini ve ilgisini kaybetme korkusu </p>
<p>Kariyer sahibi bayanlarda gebelik ve annelikle mesleğinin nasıl etkileneceği konusunda tasalar olarak sıralanabilmektedir. </p>
<p>Sağlıklı bir gebelikte cinsel aktivitenin kısıtlanmasına gerek yok </p>
<p>Gebelikteki dehşet ve kaygılar bayanda içe dönüklüğe neden olabilmektedir. Bu da çiftler ortasında soğukluk ortaya çıkabilmektedir. Bayanda cinsel uyarılma zorluğu, cinsellikte ağrı ve cinsel isteksizliğe yol açmaktadır. Eşlerini cinsel aktiviteden mahrum bırakmaları nedeni ile suçluluk hissi de hamilelerin meseleleri ortasında bulunmaktadır. Gebeliğin reddedilmesine kadar giden huzursuzluklar ortaya çıkabilmektedir. Sağlıklı bir gebelikte cinsel aktivitenin kısıtlanmasına gerek bulunmamaktadır. </p>
<p><strong>Doktorun teklifleri kesinlikle dikkate alınmalı</strong></p>
<p>Bebek bekleyen çiftler bazen tek ya da çift taraflı halde ruhsal olarak cinsellikten uzaklaşabilmektedir. Bu durumda bayan hastalıkları ve doğum tabibinin teklifleri kesinlikle dikkate alınmalıdır. Gerekirse ruhsal dayanak alınması da ehemmiyet taşımaktadır.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/gebelikte-cinsel-alakaya-girilir-mi-uzmani-acikladi/">Gebelikte cinsel alakaya girilir mi? Uzmanı açıkladı&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/gebelikte-cinsel-alakaya-girilir-mi-uzmani-acikladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Heyelan sonrası mahalleli huzursuz: &#8216;Evlerimize girmeye korkuyoruz&#8217;</title>
		<link>https://habernetik.com/heyelan-sonrasi-mahalleli-huzursuz-evlerimize-girmeye-korkuyoruz/</link>
					<comments>https://habernetik.com/heyelan-sonrasi-mahalleli-huzursuz-evlerimize-girmeye-korkuyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Jun 2023 17:48:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[‘evlerimize]]></category>
		<category><![CDATA[girmeye]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[heyelan]]></category>
		<category><![CDATA[huzursuz:]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[korkuyoruz’]]></category>
		<category><![CDATA[mahalleli]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[toprak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=7356</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denizli'nin Merkezefendi ilçesinde 2 meskende hasara yol açan heyelan sonrası yurttaşlar toprak kaymalarının sürdüğünü belirtip önlem alınmasını istedi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/heyelan-sonrasi-mahalleli-huzursuz-evlerimize-girmeye-korkuyoruz/">Heyelan sonrası mahalleli huzursuz: &#8216;Evlerimize girmeye korkuyoruz&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Denizli&#8217;nin Merkezefendi ilçesi Mehmet Akif Ersoy Mahallesi&#8217;nde 4 konutun olduğu bölgede, 5 Haziran&#8217;da sağanak sırasında heyelan meydana geldi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive202368 94515020-denizlide-heyelan-sonrasi-mahalleli-tedirgin_4.jpg"/></p>
<p>Yamaçtan kopan kaya kesimleri, 2 konutun bahçesine ve balkonlarına düşüp ziyan verdi. Mahalleli, toprak hareketliliğinin sürdüğünü belirterek tedbir alınmasını istedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive202368 94517536-denizlide-heyelan-sonrasi-mahalleli-tedirgin_6.jpg"/></p>
<p><b>&#8220;SON ANDA DIŞARIYA ÇIKTIM&#8221;</b></p>
<p>Evlerden birinde oturan Serpil Abalı (60) &#8220;Çok yağmur yağdı, sel geldi. Şiddetli sağanak nedeniyle toprak kaydı. O sırada bahçedeki kömürlükteydim. İçeriden son anda dışarıya çıktım, neredeyse altında kalacaktım. O an, dağ iniyor sandım. Yamacın zirvesindeki meskenlerin altı oyuldu, toprak kayması da hala devam ediyor. İstinat duvarı olmadığı için yamacın üstündeki konutların heyelan sonucu bizim meskenlerin üzerine yıkılmasından korkuyoruz&#8221; dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive202368 94518551-denizlide-heyelan-sonrasi-mahalleli-tedirgin_7.jpg"/></p>
<p><b>&#8220;SÜREKLİ TOPRAK KAYIYOR&#8221;</b></p>
<p>Atiye Vere (73) ise &#8220;Evin balkon ve bahçesi cumartesi heyelan nedeniyle kaya ve toprak kesimleriyle doldu. Büyük dehşet yaşıyoruz. Konutlarımıza girmeye korkuyoruz. Daima toprak kayıyor. Yamacın üstündeki konutların üzerimize yıkılmasından korkuyoruz. Birebir kaygıyı onlar da yaşıyor. Burada kesinlikle bir tedbir alınmalı&#8221; diye konuştu.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/heyelan-sonrasi-mahalleli-huzursuz-evlerimize-girmeye-korkuyoruz/">Heyelan sonrası mahalleli huzursuz: &#8216;Evlerimize girmeye korkuyoruz&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/heyelan-sonrasi-mahalleli-huzursuz-evlerimize-girmeye-korkuyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Metrobüs kullanan bayanlar konuştu: İşte bayanların en büyük korkusu</title>
		<link>https://habernetik.com/metrobus-kullanan-bayanlar-konustu-iste-bayanlarin-en-buyuk-korkusu/</link>
					<comments>https://habernetik.com/metrobus-kullanan-bayanlar-konustu-iste-bayanlarin-en-buyuk-korkusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Jun 2023 06:36:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[bayanların]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[İşte]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınla]]></category>
		<category><![CDATA[konuştu:]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[kullanan]]></category>
		<category><![CDATA[Metrobüs]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=4633</guid>

					<description><![CDATA[<p>Metrobüsle ilgili dikkat çeken rapor. Bayanlar açıkladı: Güvenlik tedbirleri yetersiz. Beylikdüzü-Kadıköy ortasında çalışan metrobüslerlerle ilgili bayanlar tahlil tekliflerini açıkladı</p>
<p><a href="https://habernetik.com/metrobus-kullanan-bayanlar-konustu-iste-bayanlarin-en-buyuk-korkusu/">Metrobüs kullanan bayanlar konuştu: İşte bayanların en büyük korkusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul&#8217;da toplu taşımanın büyük bir yükünü alan ve her gün milyonlarca insanı Beylikdüzü ile Kadıköy ortasında taşıyan metrobüslerle ilgili yapılan bir araştırma ortaya çıktı. 277 bayanla yüz yüze yapılan görüşme rapor haline getirildi. Bayanların yüzde 90&#8217;u metrobüste alınan tedbirleri yetersiz buluyor. Bilhassa Güzelyurt durağıyla ilgili şikayetlerin olduğu metrobüs kullanımıyla ilgili bayanlar tahlil tekliflerini de sundu. İşte bayanların metrobüste yaşadıkları.</p>
<p>İstanbul’daki üniversite öğrencileri, 44 metrobüs durağında 227 bayanla yüz yüze görüşerek bir anket çalışması yaptı.</p>
<p>Çalışmada metrobüsü kullanan bayanların kendilerini ne kadar inançta hissettikleri, alınan güvenlik tedbirlerinin kâfi olup olmadığı ve rastgele bir cürüm ögesine maruz kalıp kalmadıkları araştırıldı.</p>
<p>Buna nazaran, her 10 bayandan 9’u metrobüsteki güvenlik tedbirlerini yetersiz bulduğunu söyledi. Ayrıyeten her 5 bayandan 2’sinin ise daha evvel suça maruz kaldığı ortaya çıktı.</p>
<p>Beykent Üniversitesi Sosyoloji Kısmı son sınıf öğrencileri, İstanbul’daki bayanların toplu taşımada kendilerini daha inançlı hissetmelerini sağlayıcı siyasetler geliştirilmesine imkân verecek bilimsel bilgi elde etmek hedefiyle anket çalışması gerçekleştirdi.</p>
<p>Kadınların saatlere nazaran metrobüs kullanımlarını, bayanları etkileyen metrobüsteki cürüm ögelerini ve alınan güvenlik tedbirlerinin bayanları rahat hissettirip hissettirmediğini araştırmak için yola çıkan 6 üniversite öğrencisi, araştırmalarının sonucunda elde ettikleri bilgileri derledi.</p>
<p>“KADINLARIN EN ÇOK TELAŞ DUYDUĞU CÜRÜM ÇEŞİDİ: CİNSEL SALDIRI”</p>
<p>Beykent Üniversitesi Sosyoloji Kısmı son sınıf öğrencisi Cafer Furkan Latifoğlu, “Araştırmamız, bayanların metrobüs kullanımında cürüm dehşetleri ile alakalı. Günümüzde İstanbul’da günde yaklaşık 7,5 milyon kişi toplu taşıma araçlarını kullanıyor. Bunun 4 milyonunu İETT, 4 milyonun 1 milyonunu da metrobüsler üstleniyor. İstanbul’un Avrupa yakasında Beylikdüzü semtinden başlamak üzere, Anadolu yakasında Kadıköy semtine bir akış kelam konusu. Bu akış bize bir çeşitlilik doğuruyor. Toplumsal açıdan derinlik kazandıran bu çeşitlilik toplumsal bölümleri ne kadar farklı gözden göreceğimizi ortaya çıkarıyor. Yapılan araştırmalar, rastgele bir cürüm konusunda mağdur olma korkusunu (suç korkusu) toplumsal kümeler ortasında en fazla hisseden bayanlar olduğunu gösteriyor. Bu endişeler ortasında bayanların en çok tasa duyduğu cürüm çeşidinin de cinsel taarruz olduğu araştırmalarımız ortasında ön plana çıktı” halinde konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.halktv.com.tr/other/2023/06/03/metrous1-001.webp"/></p>
<p>“FİZİKSEL FAKTÖRLER DE BAYANLARIN HATA KORKUSUNU ETKİLİYOR”</p>
<p>Araştırma da öne çıkan bir öbür değerli hususun metrobüs duraklarındaki fizikî faktörler olduğunu belirten Latifoğlu, kelamlarına şöyle devam etti:</p>
<p>“Kadıköy ve Beylikdüzü çerçevesinde baktığımızda genelde bayanları misal şeylerin korkuttuğunu görüyoruz. Araştırmamızda sıklıkla karşılaştığımız en değerli sonuçlardan biri de ekolojik manada oluşan yahut oluşmayan durumların bayanları kaygıya ittiğini görmemizdi. Örneğin duraklardaki ışıkların yetersizliği. Araştırmamızda, bayanlar akşam saatlerinde ışıklandırmanın yetersiz oluşundan dem vuruyorlar ve bu türlü durumlarda kendilerini daha inançsız hissediyorlardı.</p>
<p>Öte yandan spesifik olarak bir örnek vermem gerekirse, birçok bayandan Güzelyurt durağının bekleme alanının çok dar olduğuna dair şikayetler aldık. Darlık yüzünden hareket kısıtlamasına gidildiğini bu nedenle dehşetlerinin arttığını belirttiler. Güvenlik çalışanlarının sayısının artmasını lisana getirdiler.</p>
<p>Var olan güvenlik vazifelilerinin de sırf kabinlerinde oturduğunu, alana dahil olmadığını ve bu sebeple kendilerini inançta hissedemediklerini aktardılar. Bunun tahliline dair ise bir hoparlörden verilecek müziğin rahatlatıcı tesiri olabileceğini, ışıklandırmanın artırılabileceğini, güvenlik işçisinin sayısının artırılmasından çok tesirli bir güvenlik eğitimi gerektiğinin de altını çizdiler.”</p>
<p>“HER 10 BAYANDAN 4’Ü AKŞAM SAATLERİNDE DIŞARI ÇIKMAMAYI TERCİH EDİYOR”</p>
<p>Çalışmanın sayısal bilgilerini aktaran araştırma öğrencilerinden İzlem Mızrak (22), bahisle ilgili şöyle konuştu:</p>
<p>“İstanbul’daki bayanların toplu taşımada kendilerini daha uygun ve inançlı hissetmelerini sağlayıcı siyasetler geliştirmesine imkân verecek bilimsel data elde hedefiyle projemizi geliştirdik. Çalışmamızın bulgularına baktığımızda her 5 bayandan 2’si daha evvel suça maruz kaldığını belirtti. Her 2 bayandan 1’i ise suça maruz kalmaktan dehşet duyduğunu lisana getirdi. Bu endişenin yarısı taciz ve istismar korkusu olduğunu belirtebilirim.</p>
<p>Aynı vakitte her 2 bayandan 1’isi de duraklarda suça şahit olduğunu; şahit olan her 4 bayandan sadece 1’inin yetkili üniteye başvurduğu da araştırmamızda öne çıkan bulgulardan oldu. Şahit olanların reaksiyonlarına baktığımızda yarısının reaksiyonsuz kaldığını söyleyebiliriz. Bizim için dikkat cazip nokta ise şu olmalı; her 10 bayandan 9’u güvenlik tedbirlerini yetersiz görüyor. Bu çok önemli bir oran. Bütün bunların sonucunda kendilerini kısıtlanmış gören bayanlar bunun için makul tedbirler alıyor.</p>
<p>Her 10 bayandan 4’ü akşam saatlerinde dışarı çıkmamayı tercih ediyor, geri kalanlar ise savunma dersleri almak, biber gazı taşımak ya da toplu taşımaya birisiyle binmek üzere kendilerince tedbir alıyor. Bayanlar kendilerini inançsız hissettikleri bu toplumda kısıtlanmış bir biçimde tedbir alma eforuna giriyor. 18-27 yaş kümesi bayanla daha çok görüşme sağlandı, demografik bilgilerle başladık. Bayanlar, akşam ve gece saatlerinde daha çok kaygı duyduklarını lisana getirdi. Ama sabah saatlerinde de endişe duyan bir kısım da vardı. Sabah saatlerinde endişe duyanların yaş sıkalasının daha yüksek olduğunu, ekseriyetle 35 yaş üstü bayanların sabah saatlerinde daha çok korktuğunu söyleyebilirim.”</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.halktv.com.tr/other/2023/06/03/metrous.webp"/></p>
<p>“DERSTE GÖRDÜKLERİMİZİ VE GÜNLÜK HAYATTA KARŞILAŞTIĞIMIZ DURUMLARI BU PROJE İLE BİRLEŞTİRDİK”</p>
<p>Sosyoloji son sınıf öğrencisi Miray Zekiroğlu (23) araştırma konusunun ortaya çıkış öyküsü ile ilgili “Erkek ve bayanın kenti algılama biçimleri farklıdır. Bunun sebebi de bayanların erkeklere kıyasla fizikî ya da kelamlı olarak hücumlara daha çok maruz kalmalarıdır. Bu yüzden bayanlar kentte kendilerini daha inançsız hissediyor ve hata mağduru olmaktan dehşet duyuyor. Bu da onların toplu taşımaya iştiraklerini azaltıyor. Ödevi hazırlayan 6 kişi okula gidip gelirken metrobüsü çok kullanıyoruz. O yüzden araştırma mevzumuzun hayatın içinden çıkan bir bahis olduğunu söyleyebiliriz. Biz metrobüs duraklarında saatlere nazaran farklılaşan bayan sayısını, sosyokültürel farklılık üzere durumları kendi içimizde de fark ediyor ve aldığımı dersle bunu pekiştirmiş olduk. Bu yüzden hem derste gördüklerimizi hem de günlük hayatta karşılaştığımız durumları bu proje ile birleştirmiş olduk” dedi.</p>
<p>Zekiroğlu, “Bölgelere baktığımızda belli saatten sonra bayan sayılarında azalma olduğunu gördük. Beylikdüzü tarafına gidildikçe 18.15-18.20’den sonra bayanların sayısında bir azalma olurken endişelerinde bir değişim olmadı. Yaş olarak genç yetişkin ve 40 yaş üstü bayanlara baktığımızda kaygılarının daha farklı olduğunu söyleyebiliriz. Kadıköy’de olan bir bayan ile Beylikdüzü’nde olan bir bayanı karşılaştırdığımızda geç saatlere hakikat cürüm korkusuna sahip olduğunu, saatler ilerledikçe kaygılarının arttığını vurgulayabiliriz” sözlerini kullandı.</p>
<p>“KENT İÇİ ULAŞIM POLİSİ ÜZERE BİR KOLLUĞUN OLMASI GEREKİYOR”</p>
<p>Beykent Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Kısmı&#8217;ndan Öğr. Üyesi Doç. Dr. Abdurrahman Yılmaz ise araştırma sonuçları kapsamında kabahat korkusunu önleyici ne üzere uygulamalarda bulunulabileceğine dair değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, alınabilecek tedbirleri 5 hususta sıraladı:</p>
<p>“İstanbul üzere ağır bir toplu ulaşım seyahatinin olduğu bir kentte kent içi ulaşım polisi üzere bir kolluğun olması gerektiğini söyleyebiliriz.</p>
<p>“Kadınların kent içi toplu ulaşımı daha özgürce kullanabilmeleri için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2019 yılında kabul ettiği Avrupa mahallî ömürde bayan erkek eşitliği kaidesi ve bu kaideye bağlı olarak oluşturduğu lokal eşitlik aksiyon planı var. Planın iki noktasında bilhassa bayanlar için kent içi ulaşımın daha inançlı hale getirilmesi ve inançlı bir kent oluşturulması belirtiliyor. Bunların muvaffakiyet göstergelerinden bir tanesi bahsi geçen alanda yapılacak araştırmaların sayısıdır. Hasebiyle gençlerin yaptığı bu araştırma İBB’nin kabul ettiği göstergenin muvaffakiyete ulaşım kriterlerinden birini de oluşturuyor.”</p>
<p>“Bu araştırmalardan yola çıkarak vakit ve lokasyon bazlı risk tahlilleri yapılması gerekiyor. Risk tahlillerinden yola çıkarak nerede ve hangi vakitte önlem alınması gerekiyor üzere hususlar tespit edilebilir.</p>
<p>“Fiziki ve çevresel faktörler de bayanların hata korkusu güvenlik algısını çok kıymetli bir halde etkiliyor. Bu kapsamda yapılan araştırmalar duraklarda alınabilecek tedbirlerle ilgili bize bilgi de veriyor.</p>
<p>“Duraklardaki özel güvenlikler tek başına kâfi değil, durakların ilişki noktaları da epeyce ehemmiyet arz ediyor. Kollukla mülki makamlar aracılığı ile sorun bazlı kurulacak iş birliği ve farkındalık yaratılması bu manada bayanların kendilerini inançlı hissetmelerini olumlu etkileyecektir.”</p></p>
<p><a href="https://habernetik.com/metrobus-kullanan-bayanlar-konustu-iste-bayanlarin-en-buyuk-korkusu/">Metrobüs kullanan bayanlar konuştu: İşte bayanların en büyük korkusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/metrobus-kullanan-bayanlar-konustu-iste-bayanlarin-en-buyuk-korkusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
