<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Önüne arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<atom:link href="https://habernetik.com/etiket/onune/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://habernetik.com/etiket/onune/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Jan 2026 20:10:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://habernetik.com/wp-content/uploads/2023/02/cropped-HABERNETIK-32x32.png</url>
	<title>Önüne arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<link>https://habernetik.com/etiket/onune/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Torba kanun Komisyon&#8217;dan geçti: Fahiş aidat artışının önüne geçilecek</title>
		<link>https://habernetik.com/torba-kanun-komisyondan-gecti-fahis-aidat-artisinin-onune-gecilecek/</link>
					<comments>https://habernetik.com/torba-kanun-komisyondan-gecti-fahis-aidat-artisinin-onune-gecilecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 19:53:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[aidat]]></category>
		<category><![CDATA[artışının]]></category>
		<category><![CDATA[fahiş]]></category>
		<category><![CDATA[geçilecek]]></category>
		<category><![CDATA[geçti]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[komisyondan]]></category>
		<category><![CDATA[Önüne]]></category>
		<category><![CDATA[torba]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=122046</guid>

					<description><![CDATA[<p>AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan ve fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda kabul edildi. Teklif ile Tapu Kanunu&#8217;nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, Sermaye Piyasası Kurulu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/torba-kanun-komisyondan-gecti-fahis-aidat-artisinin-onune-gecilecek/">Torba kanun Komisyon&#8217;dan geçti: Fahiş aidat artışının önüne geçilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan ve fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda kabul edildi.</p>
<p>Teklif ile Tapu Kanunu&#8217;nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, Sermaye Piyasası Kurulu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yetkilendirilen değerleme kuruluşlarınca, konut finansmanı ve sermaye piyasası mevzuatı gereğince düzenlenen değerleme raporunun, düzenlettiren kamu kurum ve kuruluşları, bankalar ve diğer finans kuruluşlarınca raporun düzenlendiği tarihte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne elektronik ortamda ve bedelsiz olarak gönderilmesi zorunlu olacak.</p>
<p>Verilerin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin usul ve esaslar, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenecek.</p>
<p>Damga Vergisi Kanun&#8217;unda eklenen hükümle, Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca söz konusu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31 Aralık 2027&#8217;ye kadar (bu tarih dahil), daha önce ihale ilanı verilmiş olmakla birlikte son teklif verme tarihi geçmemiş olanlar dahil olmak üzere sosyal konut ve konut ile birlikte ihaleye çıkılan yapım işlerine ilişkin ihalelerde, alınan ihale kararları ve Başkanlık ile işi yüklenenler arasında düzenlenen sözleşmeler damga vergisinden istisna olacak. Bu süreyi 3 yıla kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkili olacak.</p>
<p><strong>Yetki kat malikleri kuruluna veriliyor</strong></p>
<p>Teklifle, Kat Mülkiyeti Kanunu&#8217;nun, yöneticinin görevlerini düzenleyen hükmünde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, yöneticiler, ana gayrimenkulün genel yönetim işleriyle korunma, onarım, temizlik gibi bakım işleri ve asansör ve kalorifer, sıcak ve soğuk hava işletmesi ve sigorta için yönetim planında gösterilen zamanda, eğer böyle bir zaman gösterilmemişse, her takvim yılının ilk ayı içinde, kat maliklerinden işletme projesi onaylanıncaya kadar avansın toplanmasından sorumlu olacak.</p>
<p>Düzenlemeyle yöneticinin toplayacağı avans miktarına kat malikleri kurulunca onaylanma şartı getirilerek yöneticilerin keyfi aidat belirlemesi önüne geçiliyor, aidat arttırma yetkisi kat malikleri kuruluna veriliyor. Buna göre, işletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanacak. Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa en geç 3 ay içinde kat malikleri kurulunda onaylanıncaya kadar yönetici gecikmeksizin geçici bir işletme projesi yapacak.</p>
<p>Bu proje, kat maliklerine veya bağımsız bölümden fiilen yararlananlara, imzaları karşılığında veya taahhütlü mektupla bildirilecek ve en geç 3 ay içinde aynen veya değiştirilerek kabulüne yönelik genel kurulda karar alınacak.</p>
<p>Kanun&#8217;da yer alan &#8220;tahmini giderlerle diğer muhtemel giderleri karşılamak üzere her kat malikinin &#8216;anagayrimenkulün genel giderlerine katılma&#8217; başlıklı hükmündeki esaslara göre vermesi gereken avans tutarı&#8221;, &#8220;her kat malikinin ilgili maddedeki esaslara göre vermesi gereken avans tutarı&#8221; şeklinde değiştiriliyor.</p>
<p>Mevcut işletme projesi varsa, geçici işletme projesi için öngörülen bedel, yürürlüğü devam eden işletme projesi bedelinin takvim yılı başından geçerli olmak üzere, her yıl bir önceki seneye ilişkin olarak yeniden değerleme oranından fazla olmamak kaydıyla belirlenecek ve kat malikleri kuruluna sunulacak.</p>
<p>Kanun&#8217;un, &#8220;yönetim planı ve değiştirilmesi&#8221; başlıklı maddesinde yapılan değişiklikle, yönetim planının değiştirilebilmesi için toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tamsayısının 3&#8217;te 2&#8217;sinin oyu şart olacak.</p>
<p>Geçici yönetimle ilgili yönetim planı hükümleri, toplu yapı alanındaki bağımsız bölüm maliklerinin 3&#8217;te 2&#8217;sinin oylarıyla değiştirilebilecek. Yönetim planlarının bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmayacak.</p>
<p>Kooperatifler Kanunu&#8217;nda yapılan değişiklikle, inşaatı tamamlayarak etaplar halinde yeniden inşaata başlayan yapı kooperatifleri, yaptıkları ve yapmayı planladıkları tüm inşaatlar tamamlanmadan iş yeri ve konutları ortaklarına tahsis etmiş olsalar dahi tahsis edilen gayrimenkullerin tapusunun devrini yapamayacak.</p>
<p><strong>Ceza puanı 200&#8217;e ulaşanların yeterlik belgesi 2 yıl süreyle iptal edilecek</strong></p>
<p>Teklifle Anayasa Mahkemesi&#8217;nin iptal kararı doğrultusunda Çevre Kanunu&#8217;nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, &#8220;Çevre danışmanlık firması&#8221; tanımı yeniden düzenleniyor ve ayrıca Kanun&#8217;a &#8220;Yetkilendirilmiş kişi&#8221; tanımı ekleniyor.</p>
<p>Buna göre, &#8220;çevre danışmanlık firması&#8221;, çevre yönetimi hizmeti kapsamında usul ve esasları ilgili yönetmelikle belirlenen başvuruları yapan, her türlü rapor ve teknik belgeyi hazırlamaya yetkili ve bunlardan sorumlu olan, aylık faaliyet raporunda aykırılıkları tespit ederek Bakanlığa bildirmekle yükümlü olan, hizmet verdiği tesis ve işletme çalışanlarına ve sorumlularına çevresel konularda eğitim veren, nitelik ve nicelikleri ilgili yönetmelikle belirlenen mühendislik ve fen fakültesi mezunlarından çevre yönetimi hizmeti yeterlik belgesine sahip olan kişileri bünyesinde çalıştıran, ortaklık payı bakımından ortaklarının yüzde ellisinden fazlası çevre yönetim hizmeti yeterlik belgesine sahip ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yetkilendirilen tüzel kişiliği ifade edecek.</p>
<p>&#8220;Yetkilendirilmiş kişi&#8221; ise çevre yönetimi hizmeti vermek üzere Bakanlıkça yetkilendirilen, üniversitelerin mühendislik veya fen fakültelerinin ilgili yönetmelikte belirlenen bölümlerinden mezun olan kişileri tanımlayacak.</p>
<p>Teklifle, Anayasa Mahkemesi&#8217;nin iptal kararı doğrultusunda Kanun&#8217;daki idari nitelikteki cezalara yönelik düzenleme yapılıyor. Kanun&#8217;un ilgili hükmünde öngörülen çevre yönetimi hizmeti almayanlardan, çevre yönetim birimini kurmayanlara ya da çevre danışmanlık firmalarından hizmet almayanlara 209 bin 624 lira, çevre mühendisi veya Bakanlıkça yetkilendirilen kişiyi bulundurmayanlara 139 bin 746 lira idari para cezası kesilecek.</p>
<p>Faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler çevre yönetimi hizmeti almakla yükümlü olacak. Bu konuyla ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.</p>
<p>Kanun&#8217;daki &#8220;faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler çevre yönetimi hizmeti almakla yükümlüdürler&#8221; hükmünü yerine getirmeyen ve/veya tespit edilen aykırılıkları aylık faaliyet raporunda belirtmeyen çevre danışmanlık firmalarına 75 bin lira idari para cezası verilecek. Ayrıca çevre yönetimi hizmeti verenlere, esasları ilgili yönetmelikte belirlenen yükümlülükleri yerine getirmedikleri takdirde ceza puanı uygulanacak, uygulanan ceza puanının 4 yıl içerisinde 100 puana ulaşması durumunda yeterlik belgesi 180 gün süreyle askıya alınacak. Uygulanan ceza puanının 4 yıl içerisinde 200 puana ulaşması durumunda yeterlik belgesi 2 yıl süreyle iptal edilecek.</p>
<p>Faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler çevre yönetimi hizmeti almakla, çevre danışmanlık firmaları ise çevre yönetimi hizmeti verdikleri kurum, kuruluş ve işletmelerin çevre mevzuatına aykırı fiillerini Bakanlığa bildirmekle yükümlü olacak. Çevre danışmanlık firmasının asgari hizmet bedel tarifesi ile bu maddeye ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Bu hükmün yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan çevre danışmanlık firmalarının kuruluş şartlarına ilişkin müktesep hakları saklı olacak.</p>
<p>Teklifle, Toplu Konut Kanunu&#8217;nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Kanun&#8217;un &#8220;Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan gayrimenkul satış sözleşmeleri ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinde resmi şekil şartı aranmaz&#8221; hükmü kapsamındaki sözleşmeler ile taşınmaz satışlarına yönelik sözleşme ilişkisi kurulmadan önce alıcılar tarafından imzalanması gereken başvuru evrakları, müzakere tutanakları ve buna benzer diğer evraklar, yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçları kullanılarak mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve karşı taraf kimliğinin doğrulanmasına imkan verecek yöntemler yoluyla düzenlenebilecek.</p>
<p>Yükümlülüklerini yerine getirmeyen hak sahibinin vefatı neticesinde yasal mirasçılarının mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belgeyi sunmaması halinde Başkanlık, adli makamlardan herhangi bir yetki almaksızın mirasçılık belgesi düzenlenmesi için mahkeme veya noterliğe başvurabilecek. Başkanlık, görevleri ile ilgili dava ve icra işlemlerinde teminat yatırmaktan muaf olacak.</p>
<p>Fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifine göre kullanıma yönelik belgeye sahip yapılarda, yapı sahibinin süresi içerisinde başvurusu üzerine yangın güvenliğine yönelik periyodik kontroller yapılacak.</p>
<p>TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma Ve Turizm Komisyonunda kabul edilen fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Toplu Konut Kanunu&#8217;nda düzenlemeye gidiliyor.</p>
<p>Buna göre yeni yerleşim alanı olarak belirlenen sosyal konut alanı içerisinde bulunan yerlerde, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlardan uygulamaya dahil edilecekler ile özel mülkiyete tabi diğer bütün taşınmazlar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilgisine göre devir veya acele kamulaştırma kararı alınabilecek. Kamulaştırma işlemleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülecek.</p>
<p>Teklifle İmar Kanunu&#8217;nda yapılan düzenlemeye göre şantiye şefi, şantiyede yürütülen günlük işlerin ve çalışan yetki belgeli ustaların kaydını Bakanlıkça belirlenecek usule uygun tutmak zorunda olacak.</p>
<p>Kullanıma yönelik belgeye sahip yapılarda, yapı sahibinin süresi içerisinde başvurusu üzerine yangın güvenliğine yönelik periyodik kontroller yapılacak. Bu kontroller, belediyelerin ilgili itfaiye teşkilatı veya itfaiyenin gerekli gördüğü durumlarda binalarda yangından korunma önlemleri ve yangın söndürme sistemleri hakkında Bakanlıkça veya Bakanlığın yetkilendirdiği kurum ve kuruluşlarca verilen eğitim ve sınavda başarı göstererek yetkilendirilen yangın güvenlik uzmanları tarafından yangın güvenlik raporu düzenlenmek suretiyle gerçekleştirilecek. Bu hüküm kapsamında gerekli kontrollerin yapılması ve raporların hazırlanması amacıyla belediyeler gerekli tedbirleri alacak. Yapı denetim kuruluşlarında görev alan denetçilerin hangi yapılarda hangi tarih aralığında görev aldıkları, Bakanlıkça kurulacak elektronik sistem üzerinden takip edilecek. Yapı ruhsatında bu kişilerin isim ve imzaları yer almayacak.</p>
<p>Yangın güvenliğine yönelik periyodik kontrollerde tespit edilen eksiklikler 6 aydan fazla olmamak üzere ilgili idare tarafından verilen süre içinde giderilerek geçerli yangın güvenlik raporu alınacak. Esaslı tadilat gerektiren eksiklikler, ilgili idareden alınacak ruhsat veya izinle yapılacak. İlgili idarece verilecek süre ruhsat veya izin tarihinden itibaren başlayacak.</p>
<p><strong>Enerji kimlik belgesi uzmanlarına ilişkin idari yaptırımlar</strong></p>
<p>Teklifle Çevre, Şehircilik ve İklim değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilen enerji kimlik belgesi uzmanlarına ilişkin idari yaptırımlar düzenleniyor.</p>
<p>Düzenleme ile sahte belge kullanılarak temin edilen müteahhitlik sınıflandırma belgesi ile başlanılan yapının ruhsatının ve beş yıl süre ile belge numarasının iptal edileceği hükme bağlanıyor. Ruhsata tabi olup ruhsat alınmaksızın veya izin alınmaksızın yapılacak yapılarda kullanılmak amacıyla hazır betonu piyasaya arz eden ya da piyasada bulunduran kişiler, ilgili idare tarafından 500 bin lira idari para cezası ile cezalandırılacak.</p>
<p>Teklifle binaların yangından korunmasına ilişkin periyodik denetimlerde görev alacak yangın güvenlik uzmanlarına, kontrole tabi yapılara ve kontrollerin süresine, alınacak ücretlere, tüm mimarlık ve mühendislik hizmetlerinde verilecek belge türlerine ilişkin hususlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelik ile belirlenecek.</p>
<p>Kadastro Kanunu&#8217;nunda yapılan düzenleme ile kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunacak.</p>
<p>Tebliğ tarihinden başlayan 30 gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşecek. Tapu planının oluşturulduğu tarihte elde edilen ölçü ve hesaplamalar sonucunda bulunan koordinat, yüzölçümü gibi değerlerin, güncel teknolojiler kullanılarak yeniden hesaplanan değerleri arasındaki miktar, fark olarak tanımlanacak.</p>
<p>Tapu planının üretim yöntemi ve ölçeğine göre hesaplanan taşınmazın zemindeki sınırları ile ölçü ve yüzölçümü değerleri arasındaki ölçü ve hesaplama tekniğine göre bilimsel olarak kabul edilebilir fark, yanılma sınırı (tecviz) olarak tanımlanacak. Fark, yanılma sınırı içinde veya dışında olabilecek. Hata, farkın yanılma sınırını aştığı durumlarda olacak. Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan yanılma sınırı dışındaki farklar ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce resen düzeltilecek. Yanılma sınırının içindeki farklar aynı usulle düzeltilebilecek. Yapılacak düzeltme işlemlerinde farkın tamamı düzeltmeye konu edilecek.</p>
<p>Teklifle Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunu&#8217;nda da düzenlemeye gidiliyor. Buna göre mahalli idareler, bağlı kuruluşları, mahalli idare birlikleri ve bunlar tarafından kurulan şirketler ile bunların doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip şirketlerin yeni şirket kurması, kooperatif kurması, yarısından fazla hissesine sahip kooperatiflerin yeni şirket veya kooperatif kurması, mevcut veya kurulacak şirketlere veya kooperatiflere sermaye katılımında bulunulması, bedelsiz devir yoluyla gerçekleşenler de dahil her türlü hisse edinimi, şirket veya kooperatife ortak olunması Cumhurbaşkanının iznine tabi olacak.</p>
<p>Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu&#8217;nda yapılan düzenleme ile hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Bakanlığın bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazların, bunların arasında gerçekleştirilecek devir işlemlerinde, taşınmazlar mülkiyet sahibi idarenin yazısına istinaden resen tescil edilecek.</p>
<p>Teklifle kamu idarelerine tahsisli Hazine taşınmazlarının tahsislerinin kaldırmasına, kanun gereği tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescili gereken yerlerin resen tesciline, kamu hizmetlerine ayrılan yerler ile kamu hizmetleri için ihtiyaç duyulan yerlerin bedelsiz olarak Hazine adına tesciline, bu taşınmazların Bakanlık veya Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerine bedelsiz devredilmesine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca karar verilmesi öngörülüyor.</p>
<p>Düzenlemeyle atıl durumda kalan taşınmazların kentsel dönüşüm projeleri, sosyal konut projeleri, çeşitli sosyal ve kültürel donatıları da barındıran yeni yaşam alanlarının oluşturulması gibi farklı proje ve yatırımlarda kullanılması sağlanarak kentlerin daha planlı ve sağlıklı alanlara dönüştürülmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Teklifle taşınmazların değerlendirilmesinde elde edilen gelirin yüzde 40&#8217;ının değerlendirmeyi yapan idareye aktarılması, yüzde 60&#8217;ının ise değerlendirmeyi yapan idare, kurum veya kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraki tarafından kullanılmasına yönelik düzenleme yapılıyor.</p>
<p>Fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi&#8217;ne göre, 6 Şubat 2023&#8217;te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen yerlerde hak sahiplerine verilen hibe ve krediler, alacağın devrine, temlikine ve takasa konu edilemeyecek, rehnedilemeyecek, teminat gösterilemeyecek, hiçbir suretle haczedilemeyecek, üzerine ihtiyati tedbir ve haciz konulamayacak ve iflas masasına dahil edilemeyecek.</p>
<p>Fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda kabul edildi.</p>
<p>Tekflifle, Yapı Denetimi Hakkında Kanun&#8217;daki &#8220;laboratuvar&#8221; tanımında değişikliğe gidiliyor. Kanuna &#8220;beton üreticisi&#8221; ve &#8220;zemin ve temel etüt kuruluşu&#8221; tanımları ekleniyor.</p>
<p>Yeni iş almaktan men cezası alan yapı denetim kuruluşunun ortakları ceza süresince, faaliyete son verme cezası alan yapı denetim kuruluşunun ortakları ise 3 yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya zemin ve temel etüt veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak ve başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak.</p>
<p>Yapı denetim kuruluşlarına son 5 takvim yılı içerisinde 3 ayrı teknik inceleme raporu kapsamında 3 adet idari müeyyide uygulanmasına sebebiyet vererek kayıtları tutulan denetçi mimar ve denetçi mühendisler ile diğer teknik personel, Merkez Yapı Denetim Komisyonunun kararı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onayıyla 3 yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya zemin ve temel etüt veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak ve başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak.</p>
<p>Bu kişilere, numune alınması, taşınması, laboratuvara teslim alınması, laboratuvarda kürlenmesi, arazi veya sondaj çalışmaları, deneylerin yapılması, raporlanması, izlenmesi ve denetlenmesi süreçlerinde ilgili standartlara ve mevzuata uymadığının tespiti ile yapı denetimi hizmet sözleşmelerine ilişkin hükmün ilgili düzenlemesi uyarınca akdedilen sözleşme hükmü doğrultusunda numune alımına gitmediği veya sözleşmeye aykırı hareket ettiğinin tespiti halinde idari para cezası uygulanacak.</p>
<p>İdari müeyyideler ve teminata ilişkin hükmün ilgili düzenlemeleri laboratuvar kuruluşu ile zemin ve temel etüt kuruluşu hakkında, üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri ise beton üreticisi hakkında uygulanan idari müeyyideler için de geçerli olacak.</p>
<p>Yeni iş almaktan men cezası alan laboratuvarın ortakları ceza süresince, faaliyete son verme cezası alan laboratuvarın ortakları ise 3 yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya zemin ve temel etüt veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak ve başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak.</p>
<p>Laboratuvar kuruluşunun, ilgili hüküm kapsamında izin belgesinin iptaline sebebiyet veren veya laboratuvar kuruluşuna son 5 takvim yılı içerisinde 3 ayrı değerlendirme raporu kapsamında 3 adet idari para cezası uygulanmasına sebebiyet vererek kayıtları tutulan denetçi mühendisler ile teknik personel 3 yıl herhangi bir yapı denetim veya zemin ve temel etüt veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak ve başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak.</p>
<p>Laboratuvar kuruluşlarının, denetçi mimar ve denetçi mühendislerin, zemin ve temel etüt kuruluşlarının izin belgesi alma safhasında gerçeğe aykırı belge düzenlediğinin izin belgesi verildikten sonra anlaşılması halinde, izin belgesi derhal iptal edilecek.</p>
<p>Yapı denetim kuruluşlarından, zemin ve temel etüt kuruluşlarından ve laboratuvar kuruluşlarından Bakanlıkça teminat alınacak. Yapı denetim izin belgelerinin ve zemin ve temel etüt kuruluşlarının izin belgelerinin vizesi aşamasında, laboratuvar kuruluşlarının ise izin belgelerinin her üçüncü vizesi aşamasında, teminatını o yıl için belirlenen teminat bedeline tamamlaması istenecek.</p>
<p>Kanun&#8217;da öngörülen yapı denetim kuruluşları, beton üreticileri, zemin ve temel etüt kuruluşları ve laboratuvar kuruluşları hakkında Bakanlıkça uygulanacağı belirlenen idari müeyyideler ilgili genel müdür, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce uygulanacağı belirlenen idari müeyyideler ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü tarafından uygulanacak.</p>
<p><strong>İdari para cezaları</strong></p>
<p>Laboratuvar kuruluşunda görevliyken çalıştığı laboratuvardaki idari görev dışında başka işte çalışan laboratuvar denetçilerine ve teknik elemanlarına İl Yapı Denetim Komisyonunun teklifi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce 50 bin lira idari para cezası verilecek.</p>
<p>Beton üreticisine, yapının denetimi için alınan sertleşmiş beton (karot) deney sonuçlarının ilgili standardı sağlamadığının tespiti hallerinde İl Yapı Denetim Komisyonunun teklifi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce 500 bin lira idari para cezası kesilecek.</p>
<p>Beton üreticisine, Bakanlıkça yönetilen izleme sistemi kapsamında dökülen betonlarda, mikser etiketi ve/veya kare kodlu irsaliyenin bulunmaması ve/veya mikser etiketi ile karekodlu irsaliyenin uyuşmaması hallerinde İl Yapı Denetim Komisyonunun teklifi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce 250 bin lira idari para cezası verilecek.</p>
<p>Teklifle, laboratuvarlar tarafından verilen hizmetler için azami bedelin yanında asgari bedel de getiriliyor. Laboratuvarların beton deneyine ilişkin alacakları bedellerin, beton kalitesinin düşmesinin engellenmesi amacıyla asgari bedelin de belirleneceği hüküm altına alınıyor. Laboratuvarlar tarafından verilen hizmetlerin asgari ve azami bedeli ve bu bedelin kimin tarafından karşılanacağı, Kanun uyarınca denetlenerek inşa edilen yapılara bina kimlik sertifikası verilmesi ve düzenlenecek meslek içi eğitimlere ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmeliklerle düzenlenecek.</p>
<p>Kanun kapsamında yapılacak yapıların zemin ve temel etütleri Bakanlıkça izin belgesi verilen zemin ve temel etüt kuruluşları tarafından yapılacak. Bu hüküm 30 Eylül 2026&#8217;da yürürlüğe girecek.</p>
<p><strong>Zemin ve temel etüt kuruluşlarına yönelik düzenlemeler</strong></p>
<p>Zemin ve temel etüt hizmet sözleşmeleri, zemin ve temel etüt kuruluşları ile proje müellifleri veya yapı sahipleri arasında imzalanacak. Bu sözleşmenin usul ve esasları Bakanlıkça belirlenecek.</p>
<p>Zemin ve temel etüt hizmet bedeli, zemin ve temel etüt kuruluşlarının hizmet bedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere hizmet alan proje müellifi veya yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılacak. Yatırılan tutarın yüzde 2&#8217;si ruhsatı veren idarenin, yüzde 2&#8217;si Bakanlık bünyesinde bulunan döner sermaye işletmesinin, yüzde 10&#8217;unu geçmeyecek şekilde Bakanlıkça belirlenen oranı ise zemin ve temel etüt altyapısı ve sistemleri hakkında hizmet sağlamak üzere Bakanlıkça belirlenen kurum veya kuruluşun hesabına aktarılacak. Bakanlık, bu oranları iki katına kadar artırmaya ve yarısına kadar indirmeye yetkili olacak.</p>
<p>Zemin ve temel etüt kuruluşlarının sınıflandırılması, bir ilde faaliyet gösterebilecek olan kuruluş sayısının belirlenmesi ile kuruluş safhasında sahip olunması gereken asgari nitelikler, izin belgesinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin şartlar, görevleri ile çalışma usul ve esasları, zemin ve temel etüt kuruluşlarında görev alacak personelde aranacak nitelik, tecrübe ve bunların istihdam şartları ile görev ve sorumlulukları, hizmet bedelinin belirlenmesi ve ödenmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmeliklerle düzenlenecek.</p>
<p>Zemin ve temel etüt kuruluşuna, zemin ve temel etüdüne esas arazi veya sondaj çalışmaları, numune alınması, saklanması, taşınması, laboratuvara teslimi, raporlanması, izlenmesi ve denetlenmesi süreçlerinde ilgili standartlara ve mevzuata uymadığının tespiti, laboratuvar deneylerini Bakanlıktan izin belgeli laboratuvarlara yaptırmadığının tespiti hallerinde İl Yapı Denetim Komisyonunun teklifi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce 200 bin lira idari para cezası verilecek.</p>
<p>Zemin ve temel etüt kuruluşunun, gerçeğe aykırı zemin ve temel etüt raporu vermesi veya zemin ve temel etüt raporunun yapının statik hesaplarının hatalı yapılmasına sebebiyet vermesi halinde izin belgesi Merkez Yapı Denetim Komisyonunun teklifi üzerine Bakanlıkça iptal edilerek faaliyetine son verilecek ve teminatı irat kaydolunacak. Faaliyete son verme cezası alan zemin ve temel etüt kuruluşunun ortakları 3 yıl süreyle herhangi bir zemin ve temel etüt, yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak ve başka bir zemin ve temel etüt veya yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak.</p>
<p>Zemin ve temel etüt kuruluşunun ilgili hüküm kapsamında izin belgesinin iptaline sebebiyet veren veya zemin ve temel etüt kuruluşuna son 5 takvim yılı içerisinde 3 ayrı değerlendirme raporu kapsamında 3 adet idari para cezası uygulanmasına sebebiyet vererek kayıtları tutulan teknik personel 3 yıl süre ile herhangi bir zemin ve temel etüt, yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamayacak ve başka bir zemin ve temel etüt veya yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacak.</p>
<p>Zemin ve temel etüt kuruluşlarının yöneticileri, ortakları ve teknik personeli Kanun&#8217;un uygulanmasından dolayı ortaya çıkan yapı hasarından sorumlu olacak. Bu hükmün uygulanmasına Bakanlıkça belirlenecek pilot ilde başlanacak, pilot uygulamanın genişletilmesi ve daraltılmasına Bakanlık yetkili olacak.</p>
<p>Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu&#8217;nun &#8220;Çerçeve anlaşmalar&#8221; başlıklı maddesine yeni hükümler getiriliyor. Buna göre, anlaşmazlığın çözümü için verilen kararın ilgili idarece uygulanmasından kaynaklı davalar, sözleşmenin tarafları arasında adli yargı mercilerinde görülecek.</p>
<p>Yüksek Fen Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Bankacılık Kanunu&#8217;nun &#8220;Kurul üyeleri ile Kurum personelinin cezai ve hukuki sorumluluğu&#8221; başlıklı maddesinin hükümleri kıyasen uygulanacak.</p>
<p>Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun&#8217;da yapılan değişikliğe göre, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kurumlar arası geçici görevlendirmeyle kamu kurum ve kuruluşlarının personelinin Ajans&#8217;ta görevlendirilmesine yönelik süre 5 yıldan 10 yıla çıkarılıyor.</p>
<p>Çevre Kanunu&#8217;nun ilgili hükmü uyarınca tahsil edilen geri kazanım katılım paylarının yüzde 25&#8217;inin tahsil edildiği ayı izleyen ayın sonuna kadar Türkiye Çevre Ajansı hesabına aktarılmasına ilişkin hükmün süresi 31 Aralık 2025&#8217;ten 31 Aralık 2027&#8217;ye kadar uzatılacak.</p>
<p><strong>Depremlerden etkilenen yerlerdeki hak sahiplerine yönelik düzenlemeler</strong></p>
<p>Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanunu&#8217;nda yapılan değişiklikle 6 Şubat 2023&#8217;te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen yerlerde hak sahiplerine verilen hibe ve kredilerin haczedilememesi, bu desteklere ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz uygulanmaması amaçlanıyor. Teklifle, yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı yapıların yeniden inşa sürecinin hızlandırılması, yapılaşma ve yerleşme faaliyetlerinin önünün açılması ile kamu düzeni ve günlük yaşamın olağan akışının sağlanması hedefleniyor.</p>
<p>Buna göre, ilgili hüküm kapsamında verilecek hibe ve kredi Kentsel Dönüşüm Başkanlığı bütçesine bu amaçla konulacak ödeneklerle karşılanacak. Kanun kapsamında verilen hibe ve krediler, alacağın devrine, temlikine ve takasa konu edilemeyecek, rehnedilemeyecek, teminat gösterilemeyecek, hak sahibi ya da müteahhidin borçlarından dolayı hiçbir suretle haczedilemeyecek, üzerine ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz konulamayacak ve iflas masasına dahil edilemeyecek.</p>
<p>Yapım işinin tamamlanmasından sonra, Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında anahtar teslimi yapılanlar hariç olmak üzere Hazine adına tescil olunan hisselerin maliklerine, ilgili hükme göre oluşturulan cetvel uyarınca belirlenen bağımsız bölümlerini teslim almaları için tebligat yapılacak.</p>
<p>Tebligatta belirtilen süre içerisinde teslim alınmaması halinde maliklerin üzerindeki hakkının sona erdiği bağımsız bölümler Hazine tarafından Kentsel Dönüşüm Başkanlığına bedelsiz devredilecek. Başkanlık bu bağımsız bölümleri rayiç bedeli üzerinden Devlet İhale Kanunu hükümlerinden istisna tutarak Dönüşüm Projeleri Özel Hesabına gelir kaydedilmek üzere satışa ya da Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yürütülen uygulamalarda değerlendirmeye yetkili olacak.</p>
<p>İlgili hüküm uyarınca hibe ve kredi destekleri ile üzerinde konut, iş yeri ve ahırlı konut yapılan yüzölçümü en fazla 1000 metrekare olarak belirlenen taşınmazlar ise Hazine tarafından Kentsel Dönüşüm Başkanlığına bedelsiz devredilecek. Kentsel Dönüşüm Başkanlığına devrolunan taşınmazların rayiç bedelin yarısı üzerinden peşin ya da yüzde 10&#8217;u peşin ödenmek üzere 5 yıla kadar taksitle faizsiz satışı Başkanlıkça gerçekleştirilebilecek. Bu taşınmazların satış bedelinin tamamının ödenmesini müteakip hak sahiplerine faydalandırılan kredi miktarının iki katı kadar tutarda birinci derece birinci sıradan istifade hakkı ile Hazine lehine ipotek tesis edilerek tapu devredilebilecek. Yapılan satış işlemleri doğrultusunda tahsil edilen tutarlar Dönüşüm Projeleri Özel Hesabına gelir kaydedilecek.</p>
<p>Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca hak sahiplerine teslim edilmek üzere veya hibe ve yapım kredisi destekleri ile yapılacak olan konut, iş yeri, samanlık ve ahır gibi tesislerin yapımına ilişkin tevhit, ifraz, alan düzeltme, taksim, ihdas, terk, tescil, yapıma ilişkin her türlü izin ve ruhsat işlemleri, ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde, maliklerin tamamının muvafakatiyla yürütülmesi gereken tüm iş ve işlemler, maliklerin hisseleri oranında salt çoğunluğunun alacağı karara istinaden yapılacak.</p>
<p>Mera Kanunu kapsamındaki yerlerde köy yerleşik alanı içinde veya dışında kalan alanlarda bulunan yapıları hasar gören ve hak sahibi kabul edilen afetzedeler ile Hazine mülkiyetindeki alanlarda veya tespit harici alanlarda bulunan yapıları hasar gören ve hak sahibi kabul edilen afetzedelerin yapılarının yıkıldığı yerde inşası kaydıyla tevhit, ifraz, alan düzeltme, ihdas, terk, tahsis değişikliği, idari yoldan tescil işlemleri yetkili idare tarafından diğer kanunlardaki şart ve kısıtlamalara bağlı olmaksızın resen yapılacak veya yaptırılacak.</p>
<p>Hazine adına tescil olunan ve Hazine mülkiyetinde bulunan alanlardaki taşınmazlardan, üzerine Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca hak sahiplerine teslim edilmek üzere konut, iş yeri, samanlık ve ahır gibi tesisler inşa edilen taşınmazlar, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına resen tahsis edilerek tasarrufuna bırakılacak. Kanun kapsamında hak sahiplerine teslim edilmek üzere Bakanlık tarafından üretilen konut, iş yeri, samanlık ve ahır gibi tesislere ilişkin ilgili hükümlerin uygulanmasına devam edilmesi kaydıyla, bu madde hükümleri yalnızca ilgili düzenleme uyarınca hibe ve kredi desteği verilen yapılara yönelik uygulanacak.</p>
<p><strong>Hazineye ait taşınmaz malların satışında başvuru ve ödeme süreleri</strong></p>
<p>375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname&#8217;de yapılan değişikliğe göre, 16 Kasım 2024 itibarıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığında idari görevde olanlardan daha önce milli emlak kontrolörü kadrosunda istihdam edilenler idari görevlerinin sona ermesini takip eden bir ay içerisinde talep etmeleri halinde Bakanlıkta durumlarına uygun başmüfettiş veya müfettiş kadrolarına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı tarafından atanacak. Bu kapsamda yapılacak atamalar için uygun boş kadro bulunmaması halinde, atama onayının alınmasıyla birlikte başka bir işleme gerek kalmaksızın, söz konusu kadro ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılacak.</p>
<p>Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun&#8217;un ilgili hükmü kapsamında Hazineye ait tarım arazilerinin ve ilgili hükmü kapsamında Hazineye ait taşınmazların, Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun kapsamında 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin olarak, süresi içinde başvuru yapmayanların başvuru süresi, kendilerine yapılan tebligatta belirtilen bedeli süresi içerisinde ödemeyenlerin ödeme süresi, taksitli satışlarda, sözleşmesinde belirtilen taksitlerden ikiden fazlasını vadesinde ödemeyenlerin ödeme süresi 31 Temmuz 2026&#8217;ya kadar uzatılacak.</p>
<p>Süresi içinde başvuru yapmayanların başvuru süresi kapsamında kalan taşınmazların satış bedeli, bu taşınmazlar için ilgili kanunlarda belirtilen başvuru sürelerinin son gününü izleyen 3 aylık sürenin bittiği günden, ödeme yapmak amacıyla başvurulan güne kadar geçecek süre için TÜİK&#8217;in her ay için belirlediği TÜFE değişim oranları toplamında artırılarak hesaplanacak.</p>
<p>Kendilerine yapılan tebligatta belirtilen bedeli süresi içerisinde ödemeyenlerin ödeme süresi kapsamında kalanlar için satış bedeli, kendilerine yapılan tebligatta belirtilen ödeme süresinin son gününü izleyen günden, ödeme yapmak amacıyla başvurulan güne kadar geçecek süre için TÜİK&#8217;in her ay için belirlediği TÜFE aylık değişim oranları toplamında artırılarak belirlenecek.</p>
<p>Kanun&#8217;un ilgili hükmü kapsamında süresi içinde iade başvurusunda bulunmayanların, İmar Kanunu&#8217;nun ilgili hükmü kapsamında yapı kayıt belgesi alınan yapıların bulunduğu Hazineye ait taşınmazların yapı kayıt belgesi sahiplerine satışında süresi içinde satın alma başvurusu yapmayanların başvuru süresi ile taksitli satışlarda sözleşmesinde belirtilen taksitlerden ikiden fazlasını vadesinde ödemeyenlerin, Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun&#8217;un ilgili düzenlemesi kapsamında Hazine taşınmazlarının satışında süresi içinde satın alma başvurusu yapmayanların başvuru süresi ile devir bedeli veya bakiyesini süresi içinde ödemeyenlerin, Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun&#8217;un ilgili hükmü kapsamında Hazine taşınmazlarının satışında, süresi içinde satın alma başvurusu yapmayanların başvuru süresi ile taksitli satışlarda sözleşmesinde belirtilen taksitlerden ikiden fazlasını vadesinde ödemeyenlerin ödeme süresi 31 Temmuz 2026&#8217;ya kadar uzatılacak.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/torba-kanun-komisyondan-gecti-fahis-aidat-artisinin-onune-gecilecek/">Torba kanun Komisyon&#8217;dan geçti: Fahiş aidat artışının önüne geçilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/torba-kanun-komisyondan-gecti-fahis-aidat-artisinin-onune-gecilecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazze’deki katliamların önüne geçeceğimiz günler yakındır</title>
		<link>https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-gazzedeki-katliamlarin-onune-gececegimiz-gunler-yakindir/</link>
					<comments>https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-gazzedeki-katliamlarin-onune-gececegimiz-gunler-yakindir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[icerikeditoru]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Dec 2023 09:00:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[gazze’deki]]></category>
		<category><![CDATA[geçeceğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[günler]]></category>
		<category><![CDATA[katliamların]]></category>
		<category><![CDATA[Önüne]]></category>
		<category><![CDATA[yakındır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=71492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &#8220;Zalim İsrail yönetiminin sürdürdüğü Gazze&#8217;deki katliamların, Kudüs&#8217;teki mütecaviz eylemlerinin önüne geçeceğimiz günler Allah&#8217;ın izniyle yakındır&#8221; dedi. &#160; İstanbul’da &#8220;İlim Yayma Mükafatları Takdim Töreni&#8221;nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &#8220;Zalim İsrail yönetiminin sürdürdüğü Gazze&#8217;deki katliamların, Kudüs&#8217;teki mütecaviz eylemlerinin önüne geçeceğimiz günler Allah&#8217;ın izniyle yakındır&#8221; dedi. &#160; Erdoğan&#8217;ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-gazzedeki-katliamlarin-onune-gececegimiz-gunler-yakindir/">Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazze’deki katliamların önüne geçeceğimiz günler yakındır</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, <strong>&#8220;Zalim İsrail yönetiminin sürdürdüğü Gazze&#8217;deki katliamların, Kudüs&#8217;teki mütecaviz eylemlerinin önüne geçeceğimiz günler Allah&#8217;ın izniyle yakındır&#8221;</strong> dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İstanbul’da &#8220;İlim Yayma Mükafatları Takdim Töreni&#8221;nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &#8220;Zalim İsrail yönetiminin sürdürdüğü Gazze&#8217;deki katliamların, Kudüs&#8217;teki mütecaviz eylemlerinin önüne geçeceğimiz günler Allah&#8217;ın izniyle yakındır&#8221; dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Erdoğan&#8217;ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:</strong></p>
<p>Bugün vefat haberini derin bir teessürle öğrendiğimiz aziz kardeşim Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf&#8217;a Allah&#8217;tan rahmet diliyorum. Dost ve kardeş Kuveyt halkına milletim adına taziyelerimi sunuyorum. Merhum Şeyh Nevvaf, Türkiye&#8217;nin samimi ve güvenilir bir dostu olarak her zaman hayırla yad edilecektir. Yeni Kuveyt Emiri kardeşim Şeyh Meşal&#8217;e de Rabb&#8217;imden muvaffakiyetler niyaz ediyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her iki yılda bir yapılan mükafat törenimizin üçüncüsünü takdim ettiğimiz ilim erbabımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Bu yıl önceki yıllardaki başlıklara ilave olarak Prof. Dr. Aziz Sancar hocamıza İlim Yayma Vakfı 50. Yılına özel bir mükafat takdim ediyoruz. Ülkemize hizmetleri ve özellikle gençlerimizin ufuklarının açılmasına yaptığı katkılar için Aziz Sancar hocamıza buradan şükranlarımızı gönderiyoruz. İlim Yayma Cemiyetimizin ve daha sonra kurulan vakfımızın serencamı ülkemizin çok partili siyasi hayata geçmesiyle filizlenen demokrasi, özgürlük ve kalkınma ikliminde başlamıştır</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İlim Yayma Cemiyeti ve Vakfı yurtları, bursları, eğitim merkezleri, örgün ve yaygın eğitim kurumları, üniversitesiyle iftihar verici bir müessesedir. Elbette bir gün davasını güttüğümüz, medeniyetin ışığını en yükseğe çıkartacak ilim insanlarımızla gurur duyacağımız günler gelecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her ne kadar darbe dönemlerinin ardından İlim Yayma Cemiyeti&#8217;nin çalışmaları bir süre engellenmiş olsa da şartlar düzeldiğinde faaliyetler yeniden hızlanmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü hem maddi hem manevi alanda yetiştirmek üzere kurulan cemiyetimizin kuruluşunun 72. ve vakfımızın kuruluşunun 50. yıl dönümünü geride bıraktık.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;Bir milletin varlığı yetiştirdiği nesillerin donanımına bağlı”</strong></p>
<p>Bir milletin varlığını sürdürebilmesi ve geleceğine güvenle bakabilmesi yetiştirdiği nesillerin donanımına bağlıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Biz, kendi kavramlarımızı kaybettiğimiz ve yenilerini üretemediğimiz için fikir kuraklığı yaşıyoruz. Ülkemiz maalesef epeyce kurak bir süreçten geçmektedir. Binlerce, on binlerce hocamız olmasına rağmen kendi alanında yeni çığırlar açma potansiyeline sahip telif eser sayımız bir hayli düşüktür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;Evlatlarımızı sosyal medyanın olumsuz etkilerine karşı korumalıyız”</strong></p>
<p>Son dönemde, yabancı sosyal medya platformlarının kullanımının yaygınlaşmasıyla ahlaki açıdan ciddi bir erozyon hatta yozlaşma yaşandığını görüyoruz. Kendi evlatlarımızı teknolojiyle birlikte hızla bünyemizi saran yeni iletişim mecralarının sinsi, yıkıcı ve olumsuz etkilerine karşı korumak zorundayız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yine bu platformlar vasıtasıyla milli bünyemizi tahrif ve tahrip eden sapkın akımların toplumumuza sirayet etmeye başladığına şahit oluyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gezi olaylarını, 15 Temmuz ihanetini ve 2018&#8217;de başlayan ekonomi saldırılarını durdurduk. Türkiye artık 20 yıl öncesine göre demokrasisiyle, güvenliğiyle çok daha hürdür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hep birlikte daha çok çalışarak evlatlarımıza, milletimize, kardeşlerimize, dostlarımıza, ümmete olan sorumluluklarımızı yerine getirmeye mecburuz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İsrail&#8217;in Gazze&#8217;deki katliamları</strong></p>
<p>Artık hem İslam aleminde hem Türk dünyasında geçmişe göre çok daha farklı, çok daha olumlu, çok daha cesur bir hava vardır. Karabağ&#8217;ın işgalden kurtuluşu bu havayı daha da güçlendirmiştir. Zalim İsrail yönetiminin sürdürdüğü Gazze&#8217;deki katliamların, Kudüs&#8217;teki mütecaviz eylemlerinin önüne geçeceğimiz günler Allah&#8217;ın izniyle yakındır.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-gazzedeki-katliamlarin-onune-gececegimiz-gunler-yakindir/">Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazze’deki katliamların önüne geçeceğimiz günler yakındır</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-gazzedeki-katliamlarin-onune-gececegimiz-gunler-yakindir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayan cinayetlerinin önüne geçilemezken iktidarın gözü nafakada: Yeni düzenleme Meclis’e gelecek!</title>
		<link>https://habernetik.com/bayan-cinayetlerinin-onune-gecilemezken-iktidarin-gozu-nafakada-yeni-duzenleme-meclise-gelecek/</link>
					<comments>https://habernetik.com/bayan-cinayetlerinin-onune-gecilemezken-iktidarin-gozu-nafakada-yeni-duzenleme-meclise-gelecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Dec 2023 23:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bayan]]></category>
		<category><![CDATA[cinayetlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[geçilemezken]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[gözü]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[İktidarın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[meclis’e]]></category>
		<category><![CDATA[Nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[nafakada:]]></category>
		<category><![CDATA[Önüne]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=68041</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç "1 gün evli kalıp onlarca yıl nafaka ödeyen şahıslar var. Fakat bayanları da mağdur etmeyecek bir garantiyi sağlamamız gerekiyor. Bu istikrarları gözeterek bir tasarı hazırlayacağız" dedi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bayan-cinayetlerinin-onune-gecilemezken-iktidarin-gozu-nafakada-yeni-duzenleme-meclise-gelecek/">Bayan cinayetlerinin önüne geçilemezken iktidarın gözü nafakada: Yeni düzenleme Meclis’e gelecek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, gündemdeki hususlara ait açıklamalarda bulundu. </p>
<p>Yandaş A Haber yayınında soruları yanıtlayan Tunç, <em>&#8220;Süresiz nafaka kalkacak mı?&#8221;</em> sorusuna şu cevabı verdi: </p>
<p><em>&#8220;Medeni kanunumuzda 1988 yılına kadar bir yıl müddetti nafaka sonrasında süresiz hale getirildi. Bu bahiste tartışmalar çok. Nafaka alacaklısıyla nafaka borçlusundaki dengeyi de gözetmek gerekiyor. Aslında bu mevzu aile hukuku ile ilgili bir husus. Geniş bir çalışmamız var. Bilim kurulumuz şu anda çalışıyor. Bilhassa boşanma davalarının nafaka ve tazminat davalarından farklı tutularak uzun süren boşanma davalarının önüne geçilmesi gerekiyor. Zira tarafları mağdur eden bir durum kelam konusu. </em></p>
<p><em>Nafaka ve tazminatla ilgili kararlar geciktiği için bu mevzuda kara verilemediği için mal ayrılığı nedeniyle ilgili tartışmalar uzun sürüyor bunlar bitmeden de boşanmaya karar verilemediği için her ikisi birden birlikte devam ettiğinde çok uzun süren bir dava kelam konusu oluyor. Davalı ve davacı bayanı ve erkeği mağdur eden bir durum. Hem erkeklerin hem bayanların mağduriyet yaşamaması gerek. İleri yaşta evlenmeleri de mümkün olmuyor. Yeni bir aile kurmaları mümkün olmuyor. Aile hukukunu toptan ele alacak bir düzenlememiz kelam konusu olacak.&#8221;</em></p>
<p><b>AİLE BAKANI’NIN DA HEDEFİNDEYDİ!</b></p>
<p>Daha evvel de Aile ve Toplumsal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, nafaka uygulamasını eleştirmiş, “Süresiz nafaka bence adil bir durum değil. Mağdur olan erkeklerimiz varsa onun da yanındayız” sözlerini kullanmıştı.</p>
<p><b>TEMMUZ AYINDA 34 BAYAN ÖLDÜRÜLDÜ!</b></p>
<p>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu&#8217;nun açıkladığı rapora nazaran, temmuz ayında 25 bayan daha erkek şiddetine kurban gitti, 9 bayan ise kuşkulu biçimde meyyit bulundu. </p>
<p><a href="https://habernetik.com/bayan-cinayetlerinin-onune-gecilemezken-iktidarin-gozu-nafakada-yeni-duzenleme-meclise-gelecek/">Bayan cinayetlerinin önüne geçilemezken iktidarın gözü nafakada: Yeni düzenleme Meclis’e gelecek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/bayan-cinayetlerinin-onune-gecilemezken-iktidarin-gozu-nafakada-yeni-duzenleme-meclise-gelecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TTB&#8217;nin raporu bir gerçeği daha gözler önüne serdi: Tıp fakültelerinin hali içler acısı</title>
		<link>https://habernetik.com/ttbnin-raporu-bir-gercegi-daha-gozler-onune-serdi-tip-fakultelerinin-hali-icler-acisi-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/ttbnin-raporu-bir-gercegi-daha-gozler-onune-serdi-tip-fakultelerinin-hali-icler-acisi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2023 19:48:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[acısı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fakültelerinin]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeği:]]></category>
		<category><![CDATA[gözler]]></category>
		<category><![CDATA[hali]]></category>
		<category><![CDATA[içler]]></category>
		<category><![CDATA[Önüne]]></category>
		<category><![CDATA[raporu:]]></category>
		<category><![CDATA[saĞlik]]></category>
		<category><![CDATA[serdi:]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Tıp Fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[ttb’nin]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[vakıf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=66549</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği’nin “tıp fakültelerine” ait raporuna nazaran Türkiye, Avrupa’da en çok tıp fakültesi olan ülke. Tıp fakültelerinin sayısı her geçen gün artarken insan gücü ve altyapı yetersizlikleri nedeniyle nitelikli tıp eğitimi de giderek kötüleşiyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ttbnin-raporu-bir-gercegi-daha-gozler-onune-serdi-tip-fakultelerinin-hali-icler-acisi-2/">TTB&#8217;nin raporu bir gerçeği daha gözler önüne serdi: Tıp fakültelerinin hali içler acısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk Tabipleri Birliği</strong> (TTB) Türkiye’deki artan tıp fakülteleri ve kontenjanlarına ait bir rapor hazırladı. <strong>Sağlık Bakanlığı</strong> ve <strong>YÖK’</strong>ün tıp fakültelerinin kontenjanlarını her geçen yıl artırdığına dikkat çekilen raporda bu yıl tıp fakültelerinde açılan toplam kontenjan sayısının 21 bin 950 olduğu kaydediliyor. Bu kontenjanın ise 18 bin 18’i devlet ve vakıf tıp fakülteleri için açıldığı belirtiliyor. </p>
<p>Öte yandan 2023 prestijiyle Türkiye’de 128 tıp fakültesi olduğu, bunların 91’inin devlet, 37’sinin vakıf üniversitelerine bağlı olduğu söz ediliyor. En çok tıp fakültesi olan vilayetlerin İstanbul, Ankara, İzmir olduğu ve İstanbul’da 30, Ankara’da 13, İzmir’de 8 tıp fakültesi bulunduğu belirtilirken toplam 60 vilayette tıp eğitimi verildiği kaydediliyor. Raporda, Avrupa’da nüfus açısından Türkiye’ye yakın ülkeler olan İngiltere ve İrlanda’da toplam 61, Fransa’da 54, İspanya’da 44, İtalya’da 47 ve nüfusu yaklaşık olarak birebir olan Almanya’da 43 tıp fakültesi olduğu belirtiliyor. Türkiye’de 685 bin bireye bir tıp fakültesi düştüğü belirtiliyor. Buna nazaran Türkiye, nüfusuna nazaran tıp fakültesi sayısında dünyada birinci sıralarda yer alıyor. </p>
<p><b>‘BAŞKA FAKÜLTEDE EĞİTİM’</b></p>
<p>Devlet tıp fakültelerinin 32’sinin kendi hastanesi olmayıp Sıhhat Bakanlığı hastaneleri ile ortak kullanım işbirliği protokolleri var. Vakıf tıp fakültelerinde ise 10’unun özel hastaneler ile işbirliği protokolleri bulunuyor. Özel hastaneleri kullanan vakıf tıp fakülteleri pratik eğitimler için öğrencileri devlet hastanelerine gönderiyor. Buna nazaran Türkiye’deki tıp fakültelerin birçoklarında, insan gücü ve alt yapı imkanlarının nitelikli eğitimin önünde değerli bir mahzur olduğu belirtiliyor. Yeni açılan fakültelerin öğrencileri diğer fakültelerde eğitim aldıklarında, bu yükü üstlenen fakültelerdeki öğrenci sayılarında kıymetli artış görülüyor. </p>
<p><b>‘GECEKONDU TIP AÇILMAMALI’</b></p>
<p><strong>“Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısının temel tıp eğitimi niteliğini belirleyen en kıymetli ölçütlerden”</strong> olduğunun altı çizilerek birden fazla tıp fakültesinde de akademik geçmişi ve kâfi uzmanlık tecrübesi olmayan tabiplerin öğretim üyesi takımına alınarak ders verdiği tabir ediliyor.  </p>
<p>TTB, raporunda <strong>“Tıp fakültelerinin kontenjanlarının her geçen yıl azalması gerekirken artırılmasına son verilmeli. Gecekondu tıp fakültesi açılmasına son verilmeli. Yeni açılan tıp fakülteleri birleştirilerek hem fiziki şartlar hem de insan gücü birleştirilerek daha olumlu duruma döndürülebilir. Devlet tıp fakültelerine ekonomik yardım artırılarak eğitimin niteliği artırılmalı. Devlet ve vakıf ismi altında özel tıp fakülteleri ortasındaki her türlü ayrıma son verilmeli”</strong> tabirleri yer alıyor. </p>
<p><a href="https://habernetik.com/ttbnin-raporu-bir-gercegi-daha-gozler-onune-serdi-tip-fakultelerinin-hali-icler-acisi-2/">TTB&#8217;nin raporu bir gerçeği daha gözler önüne serdi: Tıp fakültelerinin hali içler acısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/ttbnin-raporu-bir-gercegi-daha-gozler-onune-serdi-tip-fakultelerinin-hali-icler-acisi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Baran Bozoğlu: Ormanların yok olmasının önüne geçilebilir</title>
		<link>https://habernetik.com/dr-baran-bozoglu-ormanlarin-yok-olmasinin-onune-gecilebilir-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/dr-baran-bozoglu-ormanlarin-yok-olmasinin-onune-gecilebilir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 22:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[baran]]></category>
		<category><![CDATA[bozoğlu:]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[dr.]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[geçilebilir]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[kömür]]></category>
		<category><![CDATA[olmasının]]></category>
		<category><![CDATA[Önüne]]></category>
		<category><![CDATA[ormanların]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yok.”]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=64699</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akbelen’den ders çıkarılması gerektiğini söyleyen Dr. Baran Bozoğlu, “Kömürlü santrallar ve kömür madenciliği ısrarından vazgeçmeliyiz. Ziyanı büyük, randımanı düşük santrallar kapatılmalı. Etrafla barışık güç üretim biçimlerini ortaya koyabiliriz. Çaresiz değiliz” diyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/dr-baran-bozoglu-ormanlarin-yok-olmasinin-onune-gecilebilir-2/">Dr. Baran Bozoğlu: Ormanların yok olmasının önüne geçilebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>“Kömürlü termik santrallar ve kömür madenciliği ısrarından vazgeçmeliyiz. Ziyanı büyük, randımanı düşük santrallar kapatılmalı. Türkiye, geri kalmış bu teknolojilere yatırım yapmamalı.”</li>
<li>“Yeni sanayi ihtilalini kaçırmayalım. Akbelen bize ders olmalı. Etrafla tabiatla barışık güç üretim biçimlerini sürdürülebilirlik perspektifi ile ortaya koyabiliriz, münasebetiyle çaresiz değiliz.”</li>
</ul>
<p>İklim Değişikliği Siyaset ve Araştırma Derneği Lideri Dr. <strong>Baran Bozoğlu</strong> Cumhuriyet&#8217;in sorularını yanıtladı.</p>
<ul>
<li><strong>Akbelen neden kıymetli?</strong></li>
</ul>
<p>Toplum olarak büyük bir ağaç sevgisiyle büyüdüğümüz bir gerçek. Anadolu coğrafyasında bilhassa orman köylüsü, tabiatla kurulan ilgi epey ağır. İnsanlık tarihinin olduğu bir bölgeden kelam ediyoruz aslında. Biz Türk toplumu olarak tabiata karşı hassasız. Akbelen’de yaşananlar ve ondan evvel öbür alanlarda yapılan faaliyetlerdeki tek ağacın dahi kesilmesi hepimizi derinden etkiliyor. Hasebiyle Akbelen öbür ormanlık alanlardan daha değerli yahut daha az kıymetli diyemeyiz. İklim değişikliğine karşı gayrette, sera gazı emisyonlarını azaltmak için doğal alanlara, ormanlık alanlara gereksinimimiz var. Bunu bir uzman olarak söylüyorum lakin bunu yalnızca ben değil, tüm bilim insanları söylüyor. Ülkemizin kurumları da raporlarıyla ortaya koyuyor. </p>
<ul>
<li><strong>Kesilen ağacın iki katının dikileceği savunması yapılıyor, bu telafi eder mi?</strong></li>
</ul>
<p>Bölgede hali hazırda bir ekosistem oluşmuş durumda. Sonradan yapılacak rehabilitasyon yahut öteki bir alanda yapılacak orman çalışması katkı sağlayacaktır lakin var olanın yerini kuşkusuz alamaz. Burada “telafi” kavramını kurallara nazaran kıymetlendirmek gerekir. Münasebetiyle elbette yeni dikilecek ağaçlar bölgedeki ekosistemi yüzde 100 yerine koyamaz lakin planlamalar çerçevesinde yeni rehabilitasyon alanlarının sıkı bir halde takibi ile gelişme sağlanabilir. </p>
<p><b>‘DOĞA KANUNLARI MÜSAADE VERMİYOR’</b></p>
<ul>
<li><strong>Ormanı geri kazanmak ne kadar vakit alır?</strong></li>
</ul>
<p>Maden alanlarının rehabilite edilmesi bilimsel ve teknolojik olarak mümkündür lakin maliyetlidir de. Tabiatta hiçbirşey bir başkasının birebiri değildir ve tıpatıp birebirini üretemeyiz. Fakat kömür çıkarılması kararı var ise bunun rezerv alanı dışında yapmanız mümkün değil. Bu nedenle yerinde çıkarılması ve rehabilitasyonunun sağlanması gerek. Yok edilenin yerine birebirini yapmaya, tabiat kanunları müsaade vermiyor.</p>
<ul>
<li><strong>Anayasaya nazaran devlet ormanları korumakla yükümlü. Fakat Türkiye’de gündem daima tabiata verilen ziyan. Bunun açıklaması nedir sizce?</strong></li>
</ul>
<p>Akbelen’deki santrallar 1980’li yıllarda devlet tarafından yapılmış, kömür rezervi olarak üzerinde tartışma yürüttüğümüz bölgedeki kömürün alınarak yapılması kurgulanmış ve biz 40-50 yıl evvel yapılan bir planlamanın sonuçlarını tartışmak durumunda kalıyoruz. Yani tarihi geçmişi olan bir süreçle karşı karşıyayız. Sorunun yalnızca günlük tartışmanın içinde eritmek, birkaç gün sonra mevzuyu hiç konuşmadan öteki bir mevzuya geçiş yapmak bizi sonuca götürmez. Öteki bölgelerde de Kaz Dağları’nda da bunu gördük. Türkiye’nin en başta tek bir ağacını dahi koruyacak gayret içinde olması gerekiyor. Hiçbir orman bir başkasından daha pahalı değildir. Bunların korunması iklim değişikliği için vazgeçilmezdir.</p>
<ul>
<li><strong>Peki buradaki rezerv tüketildiğinde ne olacak, neyle karşı karşıya kalacağız?</strong></li>
</ul>
<p>Şu saatten sonra bölgede çevresel tesirin dikkatle izlenmesi gerek. Çevresel tesirin azaltılmasına yönelik uzman kurum ve kuruluşlarla projeler üretilmeli. Bağımsız bir yapının izleme ve raporlama sürecini yürütmesi değerli. Rehabilitasyon planı da kamuoyuyla paylaşılmalı. </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/14/033031069-whatsapp-image-2023-08-14-at-03.30.21.jpeg"/></p>
<p><b>‘İŞGÜCÜ YENİLENEBİLİR GÜCE YÖNLENDİRİLMELİ’</b></p>
<ul>
<li><strong>Çevreyi katlederek yapılan santrallar vazgeçilmez mi?</strong></li>
</ul>
<p>Yaşamın sürdürülebilmesi, toplumun devamı ve bilhassa iklim değişikliğiyle ilgili krizlerin azalabilmesi için orman vazgeçilmezdir. İklim değişikliğine neden olan sera gazlarının fosil yakıtlardan, kömürlü termik santrallardan, petrolden kaynaklı oluştuğunu görüyoruz. Kentlerimizdeki sel felaketleri, orman yangınları ve sıcak hava dalgalarının her yıl artıyor olmasının nedeni de tekrar iklim değişikliğine yani tabiata karşı yapılan bu faaliyetler. Birebir vakitte Türkiye, Paris İklim Anlaşması’na taraf olmuş bir ülke. Dünyanın gayesi 2050’de karbon nötr olması. Biz de etrafla tabiatla barışık  güç üretim biçimlerini sürdürülebilirlik perspektifi ile ortaya koyabiliriz, münasebetiyle çaresiz değiliz. </p>
<p><b>‘YENİ SANAYİ İHTİLALİNİ KAÇIRMAYALIM’</b></p>
<p>Türkiye’de 2053 karbon nötr gayesi kapsamında yapılması gereken şey çok açık: Fosil yakıtlardan çıkış planlamasını yapmak. Yeni sanayi ihtilalini, yeşil ihtilali kaçırmak istemiyorsak bizim kömürden çıkış için bir siyaset belirlememiz gerek. Yenilenebilir güç kaynaklarında netleşip kömürlü termik santralları ve kömür madenciliğini bırakmalıyız. </p>
<ul>
<li><strong>Enerjide dışa bağımlı bir ülke, ormanlarına ziyan vermeden güç gereksinimini karşılayabilir mi?</strong></li>
</ul>
<p>Enerji verimliliğini geliştirmeli, endüstride, tarımda, üretimde teşvikler artmalı. Mümkün savaş yahut kriz durumlarında güç güvenliği çok değerli. Rüzgâr, güneş santralları için kıymetli bir uğraş var. Böylesi bir artış varken, dünyaya örnek olacak ataklar yapma potansiyeline sahipken hâlâ milletlerarası alanda da bizi olumsuz gösterecek olan termik santral ısrarımızdan vazgeçmemiz gerekiyor. Katma kıymeti yüksek olan bir planı ortaya koymak gerek. Bunu yaparak güç ihtilaline daha büyük iştirak sağlayarak yerli ve ulusal teknolojileri kullanacağımız bir güç alanını yaratabiliriz. Çevresel ziyanı büyük, randımanı düşük bu santralların kapatılması planlanmalı. Geri kalmış bu teknolojilere yatırım yapmak Türkiye için hakikat değil.</p>
<p><b>‘ÇÖZÜM GÜÇ DEPOLAMA&#8217;</b></p>
<ul>
<li><strong>Evet, yeşil ihtilal çok değerli ancak biz yeşil ihtilalde tabiata bağlıyız, güneş çıkmayabilir, rüzgâr esmeyebilir. Bunu nasıl çözeceğiz? </strong></li>
</ul>
<p>Artık pil teknolojisi, depolama sistemleri çok gelişti. Münasebetiyle rüzgâr, güneş, jeotermal, hidroelektrik santrallardan üretilen gücün depolanması mümkün, Türkiye’de de bilhassa pil ve depolama sistemlerine dair önemli yatırımlar yapıldı. Münasebetiyle rüzgârın ve güneşin olmadığı, suyun akmadığı vakitlerde depolanmış güç ile bu meseleleri aşmak mümkün.</p>
<ul>
<li><strong>Yeşil güçte alışılmış endüstrinin de ziyan görmemesi ve ahengi kelam konusu olacaktır&#8230;</strong></li>
</ul>
<p>Yeşil ihtilal için ve ihracatının büyük kısmını Avrupa ülkelerine yapan bir Türkiye’de eserlerin AB’ye girerken karbon vergisine tabi olmaması, endüstrimizin ziyan görmemesi için de kömürden ürettiğimiz elektriği düşürmemiz, güç verimliliğini artırmamız ve halihazırda büyük gelişme gösteren yenilenebilir güce daha fazla yönelmemiz gerekiyor. Elimizde yeni bir araç var. “Stratejik Çevresel Tesir Değerlendirme” diyoruz. Türkiye bu mevzuatı çıkardı. </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/14/033102153-whatsapp-image-2023-08-14-at-03.30.21-1.jpeg"/></p>
<p><b>‘AKBELEN DERS OLSUN’</b></p>
<p> Madencilik alanlarına dair bu tesir sürecinin başlatılması iktidarın, muhalefetin el ele verip bu sürece katılması kıymetli. Buna nazaran ülkenin gelecekteki güç siyasetini kurgulaması gerekiyor. Akbelen bize ders olmalı. Üretim ve madencilikte planlama yapmamız ve bunun tüm paydaşlarla konuşulması, insanların da yanında yöresinde ne olacağını görebilmesi gerekiyor. Bilim ve liyakatin ışığında bu planlamalar yapılmalı.</p>
<ul>
<li><strong>Kömür madenciliğinin istihdama tesirinden çokça kelam ediliyor&#8230;</strong></li>
</ul>
<p>Kömür madenciliğinin istihdama tesirinin çok kısıtlı olduğu ortaya konuldu. Buralardan ekmek yiyen vatandaşlarımız için madenden kademeli çıkış yapılması, nitelikli işgücününün yenilenebilir güç kesimine yönlendirilmesi gerek. Buna yeşil dönüşüm içerisinde adil geçiş süreci diyoruz. Yani kimseyi geride bırakmadan bir geçiş sürecini tamamlamalıyız.</p>
<ul>
<li><strong>Sizce “ağaç sevgisi” ismi altında provokatif aksiyonlar mi yapılıyor, bu aksiyonları yapanlar marjinal mi?</strong></li>
</ul>
<p>Kişisel egolardan sıyrılarak mevzuyu hakikaten yürekten ele alan bireylerin de olduğunu kabul etmek gerekiyor. Bu bireyler sayesinde bizim etraf mevzuatımız, hukukumuz gelişebiliyor. Bu samimi hassasiyetlere kulakları tıkamamak lazım. Her alanda olduğu üzere bu alanda da farklı telaşları olan bireyler ve kümeler olabilir; bu kişi ve kümelerle nitekim hassasiyeti olan ve gelişmeye yönelik eforları olanları karıştırmak ve birebir potada kıymetlendirmek bizi problemlerin tahlilinden uzaklaştıracaktır. </p>
<p><b>‘MUHALEFETİN DE CÜRMÜ VAR’</b></p>
<ul>
<li><strong>Meclis Akbelen için toplandı. Lakin sonuç alınamadı, yorumunuz nedir?</strong></li>
</ul>
<p>Söz konusu maden devlete ilişkin olan ve süreksiz vadeli işletmesi özelleştirilen Yeniköy ve Kemerköy termik santrallarına kömür sağlamak için açılıyor. 40 yıl evvel planlanmış ve bu rezervler olduğu için yapılmış santrallar. Bu nedenle şirket isimlerine odaklanılmasını anlamsız ve kolaycılık olarak görüyoruz. Her yatırım bir siyasi karardır tıpkı vakitte. Hasebiyle çevresel hassasiyeti olan kişi ve kurumlardan evvel siyasetin bu mevzuyu sağlıklı halde ele alması gerekir. Lakin siyaset alanı bu bahiste çok yetersiz, muhalefet partilerinin de etraf, iklim ve güç alanındaki kabiliyeti ve liyakati yetersiz. Akbelen, 40 yıl evvel hesaplanmış ve gaye gösterilmiş. Son 10 yıldır da bu mevzuda hazırlıkların yapıldığı biliniyor. Bu hususta siyaset sistemini işletmemiş iktidarla ve bürokrasiyle masaya oturup mevzuyu çözmeye çalışmamış fakat mevzu popülerleşince alana giden muhalefetin de burada not edilmesi gerek. Etraf sıkıntıları, olay olduktan sonra çözülecek meseleler değildir; operasyonel ve diyaloğa açık biçimde çözülebilir. Siyaset alanı verimli çalışmayınca toplum ile bürokrasi karşı karşıya geliyor ve sorun çözülemiyor. Meclis’i inanılmaz toplantıya çağırmış muhalefetin de tam takım Genel Kurul’a katılmaması hayli manidar.</p>
<p><b>DR. BARAN BOZOĞLU KİMDİR?<br /></b></p>
<p>1983’te Elazığ’da doğdu. ODTÜ Etraf Mühendisliği’ni bitirdi. ODTÜ Kentsel Siyaset Planlama’da yüksek lisans, AÜ’de İklim Değişikliği ve Paris Muahedesi üzerine Doktora, Georgetown Üniversitesi’nde liderlik eğitimini tamamladı. Etraf Bakanlığı’nda uzman, baş denetçi, Washington DC Belediyesi’nde sürdürülebilirlik uzmanı, ASKİ genel müdür yardımcısı olarak vazife yaptı. 10 yıl Etraf Mühendisleri Odası genel başkanlığı misyonunu yürüten Bozoğlu şu an, İklim Değişikliği Siyaset ve Araştırma Derneği Lideridir.</p>
<p><strong>Fotoğraflar: Necati Savaş</strong></p>
<p><a href="https://habernetik.com/dr-baran-bozoglu-ormanlarin-yok-olmasinin-onune-gecilebilir-2/">Dr. Baran Bozoğlu: Ormanların yok olmasının önüne geçilebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/dr-baran-bozoglu-ormanlarin-yok-olmasinin-onune-gecilebilir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Baran Bozoğlu: Ormanların yok olmasının önüne geçilebilir</title>
		<link>https://habernetik.com/dr-baran-bozoglu-ormanlarin-yok-olmasinin-onune-gecilebilir/</link>
					<comments>https://habernetik.com/dr-baran-bozoglu-ormanlarin-yok-olmasinin-onune-gecilebilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 12:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[baran]]></category>
		<category><![CDATA[bozoğlu:]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[dr.]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[geçilebilir]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[kömür]]></category>
		<category><![CDATA[olmasının]]></category>
		<category><![CDATA[Önüne]]></category>
		<category><![CDATA[ormanların]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yok.”]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=63834</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akbelen’den ders çıkarılması gerektiğini söyleyen Dr. Baran Bozoğlu, “Kömürlü santrallar ve kömür madenciliği ısrarından vazgeçmeliyiz. Ziyanı büyük, randımanı düşük santrallar kapatılmalı. Etrafla barışık güç üretim biçimlerini ortaya koyabiliriz. Çaresiz değiliz” diyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/dr-baran-bozoglu-ormanlarin-yok-olmasinin-onune-gecilebilir/">Dr. Baran Bozoğlu: Ormanların yok olmasının önüne geçilebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>“Kömürlü termik santrallar ve kömür madenciliği ısrarından vazgeçmeliyiz. Ziyanı büyük, randımanı düşük santrallar kapatılmalı. Türkiye, geri kalmış bu teknolojilere yatırım yapmamalı.”</li>
<li>“Yeni sanayi ihtilalini kaçırmayalım. Akbelen bize ders olmalı. Etrafla tabiatla barışık güç üretim biçimlerini sürdürülebilirlik perspektifi ile ortaya koyabiliriz, hasebiyle çaresiz değiliz.”</li>
</ul>
<p>İklim Değişikliği Siyaset ve Araştırma Derneği Lideri Dr. <strong>Baran Bozoğlu</strong> Cumhuriyet&#8217;in sorularını yanıtladı.</p>
<ul>
<li><strong>Akbelen neden değerli?</strong></li>
</ul>
<p>Toplum olarak büyük bir ağaç sevgisiyle büyüdüğümüz bir gerçek. Anadolu coğrafyasında bilhassa orman köylüsü, tabiatla kurulan bağlantı epeyce ağır. İnsanlık tarihinin olduğu bir bölgeden kelam ediyoruz aslında. Biz Türk toplumu olarak tabiata karşı hassasız. Akbelen’de yaşananlar ve ondan evvel diğer alanlarda yapılan faaliyetlerdeki tek ağacın dahi kesilmesi hepimizi derinden etkiliyor. Hasebiyle Akbelen başka ormanlık alanlardan daha kıymetli yahut daha az kıymetli diyemeyiz. İklim değişikliğine karşı çabada, sera gazı emisyonlarını azaltmak için doğal alanlara, ormanlık alanlara gereksinimimiz var. Bunu bir uzman olarak söylüyorum ancak bunu yalnızca ben değil, tüm bilim insanları söylüyor. Ülkemizin kurumları da raporlarıyla ortaya koyuyor. </p>
<ul>
<li><strong>Kesilen ağacın iki katının dikileceği savunması yapılıyor, bu telafi eder mi?</strong></li>
</ul>
<p>Bölgede hali hazırda bir ekosistem oluşmuş durumda. Sonradan yapılacak rehabilitasyon yahut diğer bir alanda yapılacak orman çalışması katkı sağlayacaktır lakin var olanın yerini kuşkusuz alamaz. Burada “telafi” kavramını koşullara nazaran kıymetlendirmek gerekir. Münasebetiyle elbette yeni dikilecek ağaçlar bölgedeki ekosistemi yüzde 100 yerine koyamaz fakat planlamalar çerçevesinde yeni rehabilitasyon alanlarının sıkı bir formda takibi ile gelişme sağlanabilir. </p>
<p><b>‘DOĞA KANUNLARI MÜSAADE VERMİYOR’</b></p>
<ul>
<li><strong>Ormanı geri kazanmak ne kadar vakit alır?</strong></li>
</ul>
<p>Maden alanlarının rehabilite edilmesi bilimsel ve teknolojik olarak mümkündür fakat maliyetlidir de. Tabiatta hiçbirşey bir oburunun birebiri değildir ve tıpatıp birebirini üretemeyiz. Fakat kömür çıkarılması kararı var ise bunun rezerv alanı dışında yapmanız mümkün değil. Bu nedenle yerinde çıkarılması ve rehabilitasyonunun sağlanması gerek. Yok edilenin yerine birebirini yapmaya, tabiat kanunları müsaade vermiyor.</p>
<ul>
<li><strong>Anayasaya nazaran devlet ormanları korumakla yükümlü. Lakin Türkiye’de gündem daima tabiata verilen ziyan. Bunun açıklaması nedir sizce?</strong></li>
</ul>
<p>Akbelen’deki santrallar 1980’li yıllarda devlet tarafından yapılmış, kömür rezervi olarak üzerinde tartışma yürüttüğümüz bölgedeki kömürün alınarak yapılması kurgulanmış ve biz 40-50 yıl evvel yapılan bir planlamanın sonuçlarını tartışmak durumunda kalıyoruz. Yani tarihi geçmişi olan bir süreçle karşı karşıyayız. Problemin yalnızca günlük tartışmanın içinde eritmek, birkaç gün sonra mevzuyu hiç konuşmadan diğer bir bahse geçiş yapmak bizi sonuca götürmez. Diğer bölgelerde de Kaz Dağları’nda da bunu gördük. Türkiye’nin en başta tek bir ağacını dahi koruyacak gayret içinde olması gerekiyor. Hiçbir orman bir başkasından daha pahalı değildir. Bunların korunması iklim değişikliği için vazgeçilmezdir.</p>
<ul>
<li><strong>Peki buradaki rezerv tüketildiğinde ne olacak, neyle karşı karşıya kalacağız?</strong></li>
</ul>
<p>Şu saatten sonra bölgede çevresel tesirin dikkatle izlenmesi gerek. Çevresel tesirin azaltılmasına yönelik uzman kurum ve kuruluşlarla projeler üretilmeli. Bağımsız bir yapının izleme ve raporlama sürecini yürütmesi değerli. Rehabilitasyon planı da kamuoyuyla paylaşılmalı. </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/14/033031069-whatsapp-image-2023-08-14-at-03.30.21.jpeg"/></p>
<p><b>‘İŞGÜCÜ YENİLENEBİLİR GÜCE YÖNLENDİRİLMELİ’</b></p>
<ul>
<li><strong>Çevreyi katlederek yapılan santrallar vazgeçilmez mi?</strong></li>
</ul>
<p>Yaşamın sürdürülebilmesi, toplumun devamı ve bilhassa iklim değişikliğiyle ilgili krizlerin azalabilmesi için orman vazgeçilmezdir. İklim değişikliğine neden olan sera gazlarının fosil yakıtlardan, kömürlü termik santrallardan, petrolden kaynaklı oluştuğunu görüyoruz. Kentlerimizdeki sel felaketleri, orman yangınları ve sıcak hava dalgalarının her yıl artıyor olmasının nedeni de tekrar iklim değişikliğine yani tabiata karşı yapılan bu faaliyetler. Tıpkı vakitte Türkiye, Paris İklim Anlaşması’na taraf olmuş bir ülke. Dünyanın gayesi 2050’de karbon nötr olması. Biz de etrafla tabiatla barışık  güç üretim biçimlerini sürdürülebilirlik perspektifi ile ortaya koyabiliriz, hasebiyle çaresiz değiliz. </p>
<p><b>‘YENİ SANAYİ İHTİLALİNİ KAÇIRMAYALIM’</b></p>
<p>Türkiye’de 2053 karbon nötr amacı kapsamında yapılması gereken şey çok açık: Fosil yakıtlardan çıkış planlamasını yapmak. Yeni sanayi ihtilalini, yeşil ihtilali kaçırmak istemiyorsak bizim kömürden çıkış için bir siyaset belirlememiz gerek. Yenilenebilir güç kaynaklarında netleşip kömürlü termik santralları ve kömür madenciliğini bırakmalıyız. </p>
<ul>
<li><strong>Enerjide dışa bağımlı bir ülke, ormanlarına ziyan vermeden güç gereksinimini karşılayabilir mi?</strong></li>
</ul>
<p>Enerji verimliliğini geliştirmeli, endüstride, tarımda, üretimde teşvikler artmalı. Mümkün savaş yahut kriz durumlarında güç güvenliği çok değerli. Rüzgâr, güneş santralları için kıymetli bir efor var. Böylesi bir artış varken, dünyaya örnek olacak atılımlar yapma potansiyeline sahipken hâlâ milletlerarası alanda da bizi olumsuz gösterecek olan termik santral ısrarımızdan vazgeçmemiz gerekiyor. Katma pahası yüksek olan bir planı ortaya koymak gerek. Bunu yaparak güç ihtilaline daha büyük iştirak sağlayarak yerli ve ulusal teknolojileri kullanacağımız bir güç alanını yaratabiliriz. Çevresel ziyanı büyük, randımanı düşük bu santralların kapatılması planlanmalı. Geri kalmış bu teknolojilere yatırım yapmak Türkiye için yanlışsız değil.</p>
<p><b>‘ÇÖZÜM GÜÇ DEPOLAMA&#8217;</b></p>
<ul>
<li><strong>Evet, yeşil ihtilal çok değerli lakin biz yeşil ihtilalde tabiata bağlıyız, güneş çıkmayabilir, rüzgâr esmeyebilir. Bunu nasıl çözeceğiz? </strong></li>
</ul>
<p>Artık pil teknolojisi, depolama sistemleri çok gelişti. Hasebiyle rüzgâr, güneş, jeotermal, hidroelektrik santrallardan üretilen gücün depolanması mümkün, Türkiye’de de bilhassa pil ve depolama sistemlerine dair önemli yatırımlar yapıldı. Münasebetiyle rüzgârın ve güneşin olmadığı, suyun akmadığı vakitlerde depolanmış güç ile bu sıkıntıları aşmak mümkün.</p>
<ul>
<li><strong>Yeşil güçte doğal endüstrinin de ziyan görmemesi ve ahengi kelam konusu olacaktır&#8230;</strong></li>
</ul>
<p>Yeşil ihtilal için ve ihracatının büyük kısmını Avrupa ülkelerine yapan bir Türkiye’de eserlerin AB’ye girerken karbon vergisine tabi olmaması, endüstrimizin ziyan görmemesi için de kömürden ürettiğimiz elektriği düşürmemiz, güç verimliliğini artırmamız ve halihazırda büyük gelişme gösteren yenilenebilir güce daha fazla yönelmemiz gerekiyor. Elimizde yeni bir araç var. “Stratejik Çevresel Tesir Değerlendirme” diyoruz. Türkiye bu mevzuatı çıkardı. </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/14/033102153-whatsapp-image-2023-08-14-at-03.30.21-1.jpeg"/></p>
<p><b>‘AKBELEN DERS OLSUN’</b></p>
<p> Madencilik alanlarına dair bu tesir sürecinin başlatılması iktidarın, muhalefetin el ele verip bu sürece katılması kıymetli. Buna nazaran ülkenin gelecekteki güç siyasetini kurgulaması gerekiyor. Akbelen bize ders olmalı. Üretim ve madencilikte planlama yapmamız ve bunun tüm paydaşlarla konuşulması, insanların da yanında yöresinde ne olacağını görebilmesi gerekiyor. Bilim ve liyakatin ışığında bu planlamalar yapılmalı.</p>
<ul>
<li><strong>Kömür madenciliğinin istihdama tesirinden çokça kelam ediliyor&#8230;</strong></li>
</ul>
<p>Kömür madenciliğinin istihdama tesirinin çok kısıtlı olduğu ortaya konuldu. Buralardan ekmek yiyen vatandaşlarımız için madenden kademeli çıkış yapılması, nitelikli işgücününün yenilenebilir güç kesimine yönlendirilmesi gerek. Buna yeşil dönüşüm içerisinde adil geçiş süreci diyoruz. Yani kimseyi geride bırakmadan bir geçiş sürecini tamamlamalıyız.</p>
<ul>
<li><strong>Sizce “ağaç sevgisi” ismi altında provokatif aksiyonlar mi yapılıyor, bu aksiyonları yapanlar marjinal mi?</strong></li>
</ul>
<p>Kişisel egolardan sıyrılarak mevzuyu nitekim yürekten ele alan bireylerin de olduğunu kabul etmek gerekiyor. Bu şahıslar sayesinde bizim etraf mevzuatımız, hukukumuz gelişebiliyor. Bu samimi hassasiyetlere kulakları tıkamamak lazım. Her alanda olduğu üzere bu alanda da farklı dertleri olan bireyler ve kümeler olabilir; bu kişi ve kümelerle sahiden hassasiyeti olan ve gelişmeye yönelik uğraşları olanları karıştırmak ve tıpkı potada kıymetlendirmek bizi problemlerin tahlilinden uzaklaştıracaktır. </p>
<p><b>‘MUHALEFETİN DE HATASI VAR’</b></p>
<ul>
<li><strong>Meclis Akbelen için toplandı. Lakin sonuç alınamadı, yorumunuz nedir?</strong></li>
</ul>
<p>Söz konusu maden devlete ilişkin olan ve süreksiz vadeli işletmesi özelleştirilen Yeniköy ve Kemerköy termik santrallarına kömür sağlamak için açılıyor. 40 yıl evvel planlanmış ve bu rezervler olduğu için yapılmış santrallar. Bu nedenle şirket isimlerine odaklanılmasını anlamsız ve kolaycılık olarak görüyoruz. Her yatırım bir siyasi karardır birebir vakitte. Hasebiyle çevresel hassasiyeti olan kişi ve kurumlardan evvel siyasetin bu mevzuyu sağlıklı halde ele alması gerekir. Lakin siyaset alanı bu hususta çok yetersiz, muhalefet partilerinin de etraf, iklim ve güç alanındaki kabiliyeti ve liyakati yetersiz. Akbelen, 40 yıl evvel hesaplanmış ve maksat gösterilmiş. Son 10 yıldır da bu mevzuda hazırlıkların yapıldığı biliniyor. Bu mevzuda siyaset sistemini işletmemiş iktidarla ve bürokrasiyle masaya oturup mevzuyu çözmeye çalışmamış lakin mevzu popülerleşince alana giden muhalefetin de burada not edilmesi gerek. Etraf meseleleri, olay olduktan sonra çözülecek sıkıntılar değildir; operasyonel ve diyaloğa açık formda çözülebilir. Siyaset alanı verimli çalışmayınca toplum ile bürokrasi karşı karşıya geliyor ve sorun çözülemiyor. Meclis’i harikulâde toplantıya çağırmış muhalefetin de tam takım Genel Kurul’a katılmaması hayli manidar.</p>
<p><b>DR. BARAN BOZOĞLU KİMDİR?<br /></b></p>
<p>1983’te Elazığ’da doğdu. ODTÜ Etraf Mühendisliği’ni bitirdi. ODTÜ Kentsel Siyaset Planlama’da yüksek lisans, AÜ’de İklim Değişikliği ve Paris Muahedesi üzerine Doktora, Georgetown Üniversitesi’nde liderlik eğitimini tamamladı. Etraf Bakanlığı’nda uzman, baş denetçi, Washington DC Belediyesi’nde sürdürülebilirlik uzmanı, ASKİ genel müdür yardımcısı olarak misyon yaptı. 10 yıl Etraf Mühendisleri Odası genel başkanlığı vazifesini yürüten Bozoğlu şu an, İklim Değişikliği Siyaset ve Araştırma Derneği Lideridir.</p>
<p><strong>Fotoğraflar: Necati Savaş</strong></p>
<p><a href="https://habernetik.com/dr-baran-bozoglu-ormanlarin-yok-olmasinin-onune-gecilebilir/">Dr. Baran Bozoğlu: Ormanların yok olmasının önüne geçilebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/dr-baran-bozoglu-ormanlarin-yok-olmasinin-onune-gecilebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TTB&#8217;nin raporu bir gerçeği daha gözler önüne serdi: Tıp fakültelerinin hali içler acısı</title>
		<link>https://habernetik.com/ttbnin-raporu-bir-gercegi-daha-gozler-onune-serdi-tip-fakultelerinin-hali-icler-acisi/</link>
					<comments>https://habernetik.com/ttbnin-raporu-bir-gercegi-daha-gozler-onune-serdi-tip-fakultelerinin-hali-icler-acisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 09:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[acısı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fakültelerinin]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeği:]]></category>
		<category><![CDATA[gözler]]></category>
		<category><![CDATA[hali]]></category>
		<category><![CDATA[içler]]></category>
		<category><![CDATA[Önüne]]></category>
		<category><![CDATA[raporu:]]></category>
		<category><![CDATA[saĞlik]]></category>
		<category><![CDATA[serdi:]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Tıp Fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[ttb’nin]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[vakıf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=63792</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği’nin “tıp fakültelerine” ait raporuna nazaran Türkiye, Avrupa’da en çok tıp fakültesi olan ülke. Tıp fakültelerinin sayısı her geçen gün artarken insan gücü ve altyapı yetersizlikleri nedeniyle nitelikli tıp eğitimi de giderek kötüleşiyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ttbnin-raporu-bir-gercegi-daha-gozler-onune-serdi-tip-fakultelerinin-hali-icler-acisi/">TTB&#8217;nin raporu bir gerçeği daha gözler önüne serdi: Tıp fakültelerinin hali içler acısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk Tabipleri Birliği</strong> (TTB) Türkiye’deki artan tıp fakülteleri ve kontenjanlarına ait bir rapor hazırladı. <strong>Sağlık Bakanlığı</strong> ve <strong>YÖK’</strong>ün tıp fakültelerinin kontenjanlarını her geçen yıl artırdığına dikkat çekilen raporda bu yıl tıp fakültelerinde açılan toplam kontenjan sayısının 21 bin 950 olduğu kaydediliyor. Bu kontenjanın ise 18 bin 18’i devlet ve vakıf tıp fakülteleri için açıldığı belirtiliyor. </p>
<p>Öte yandan 2023 prestijiyle Türkiye’de 128 tıp fakültesi olduğu, bunların 91’inin devlet, 37’sinin vakıf üniversitelerine bağlı olduğu tabir ediliyor. En çok tıp fakültesi olan vilayetlerin İstanbul, Ankara, İzmir olduğu ve İstanbul’da 30, Ankara’da 13, İzmir’de 8 tıp fakültesi bulunduğu belirtilirken toplam 60 vilayette tıp eğitimi verildiği kaydediliyor. Raporda, Avrupa’da nüfus açısından Türkiye’ye yakın ülkeler olan İngiltere ve İrlanda’da toplam 61, Fransa’da 54, İspanya’da 44, İtalya’da 47 ve nüfusu yaklaşık olarak tıpkı olan Almanya’da 43 tıp fakültesi olduğu belirtiliyor. Türkiye’de 685 bin bireye bir tıp fakültesi düştüğü belirtiliyor. Buna nazaran Türkiye, nüfusuna nazaran tıp fakültesi sayısında dünyada birinci sıralarda yer alıyor. </p>
<p><b>‘BAŞKA FAKÜLTEDE EĞİTİM’</b></p>
<p>Devlet tıp fakültelerinin 32’sinin kendi hastanesi olmayıp Sıhhat Bakanlığı hastaneleri ile ortak kullanım işbirliği protokolleri var. Vakıf tıp fakültelerinde ise 10’unun özel hastaneler ile işbirliği protokolleri bulunuyor. Özel hastaneleri kullanan vakıf tıp fakülteleri pratik eğitimler için öğrencileri devlet hastanelerine gönderiyor. Buna nazaran Türkiye’deki tıp fakültelerin birçoklarında, insan gücü ve alt yapı imkanlarının nitelikli eğitimin önünde kıymetli bir mani olduğu belirtiliyor. Yeni açılan fakültelerin öğrencileri diğer fakültelerde eğitim aldıklarında, bu yükü üstlenen fakültelerdeki öğrenci sayılarında kıymetli artış görülüyor. </p>
<p><b>‘GECEKONDU TIP AÇILMAMALI’</b></p>
<p><strong>“Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısının temel tıp eğitimi niteliğini belirleyen en kıymetli ölçütlerden”</strong> olduğunun altı çizilerek birden fazla tıp fakültesinde de akademik geçmişi ve kâfi uzmanlık tecrübesi olmayan hekimlerin öğretim üyesi takımına alınarak ders verdiği söz ediliyor.  </p>
<p>TTB, raporunda <strong>“Tıp fakültelerinin kontenjanlarının her geçen yıl azalması gerekirken artırılmasına son verilmeli. Gecekondu tıp fakültesi açılmasına son verilmeli. Yeni açılan tıp fakülteleri birleştirilerek hem fiziki şartlar hem de insan gücü birleştirilerek daha olumlu duruma döndürülebilir. Devlet tıp fakültelerine ekonomik yardım artırılarak eğitimin niteliği artırılmalı. Devlet ve vakıf ismi altında özel tıp fakülteleri ortasındaki her türlü ayrıma son verilmeli”</strong> sözleri yer alıyor. </p>
<p><a href="https://habernetik.com/ttbnin-raporu-bir-gercegi-daha-gozler-onune-serdi-tip-fakultelerinin-hali-icler-acisi/">TTB&#8217;nin raporu bir gerçeği daha gözler önüne serdi: Tıp fakültelerinin hali içler acısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/ttbnin-raporu-bir-gercegi-daha-gozler-onune-serdi-tip-fakultelerinin-hali-icler-acisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiftçi buğdayını AKP binası önüne döktü: &#8216;Yetkililer yalnızca koltuğunu düşünüyor&#8217;</title>
		<link>https://habernetik.com/ciftci-bugdayini-akp-binasi-onune-doktu-yetkililer-yalnizca-koltugunu-dusunuyor-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/ciftci-bugdayini-akp-binasi-onune-doktu-yetkililer-yalnizca-koltugunu-dusunuyor-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2023 05:36:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[binası]]></category>
		<category><![CDATA[buğdayını]]></category>
		<category><![CDATA[Çiftçi]]></category>
		<category><![CDATA[döktü,]]></category>
		<category><![CDATA[düşünüyor]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomİ]]></category>
		<category><![CDATA[koltuğunu]]></category>
		<category><![CDATA[Önüne]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yetkililer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=61941</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dışa bağımlılık tarımı da vurdu. Yurttaşlar ithalata dayalı siyasetler nedeniyle artık çiftçilik yapamaz hale geldi. Yurttaşın reaksiyonu isyana dönüştü.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ciftci-bugdayini-akp-binasi-onune-doktu-yetkililer-yalnizca-koltugunu-dusunuyor-2/">Çiftçi buğdayını AKP binası önüne döktü: &#8216;Yetkililer yalnızca koltuğunu düşünüyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarımda dışa bağımlı siyasetler nedeniyle çiftçiler mağdur olmaya devam ediyor. Yurttaşların tenkitleri artık isyana dönüştü. Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya’nın Doğanhisar ilçesinde bir yurttaş hasadını yaptığı buğdayı protesto gayeli AKP Doğanhisar İlçe Başkanlığı’nın önüne döktü. Yurttaşın isyanı kameralara yansıdı. </p>
<p><a href="https://habernetik.com/ciftci-bugdayini-akp-binasi-onune-doktu-yetkililer-yalnizca-koltugunu-dusunuyor-2/">Çiftçi buğdayını AKP binası önüne döktü: &#8216;Yetkililer yalnızca koltuğunu düşünüyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/ciftci-bugdayini-akp-binasi-onune-doktu-yetkililer-yalnizca-koltugunu-dusunuyor-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiftçi buğdayını AKP binası önüne döktü: &#8216;Yetkililer yalnızca koltuğunu düşünüyor&#8217;</title>
		<link>https://habernetik.com/ciftci-bugdayini-akp-binasi-onune-doktu-yetkililer-yalnizca-koltugunu-dusunuyor/</link>
					<comments>https://habernetik.com/ciftci-bugdayini-akp-binasi-onune-doktu-yetkililer-yalnizca-koltugunu-dusunuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Nov 2023 13:48:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[binası]]></category>
		<category><![CDATA[buğdayını]]></category>
		<category><![CDATA[Çiftçi]]></category>
		<category><![CDATA[döktü,]]></category>
		<category><![CDATA[düşünüyor]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomİ]]></category>
		<category><![CDATA[koltuğunu]]></category>
		<category><![CDATA[Önüne]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yetkililer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=61340</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dışa bağımlılık tarımı da vurdu. Yurttaşlar ithalata dayalı siyasetler nedeniyle artık çiftçilik yapamaz hale geldi. Yurttaşın reaksiyonu isyana dönüştü.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ciftci-bugdayini-akp-binasi-onune-doktu-yetkililer-yalnizca-koltugunu-dusunuyor/">Çiftçi buğdayını AKP binası önüne döktü: &#8216;Yetkililer yalnızca koltuğunu düşünüyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarımda dışa bağımlı siyasetler nedeniyle çiftçiler mağdur olmaya devam ediyor. Yurttaşların tenkitleri artık isyana dönüştü. Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya’nın Doğanhisar ilçesinde bir yurttaş hasadını yaptığı buğdayı protesto emelli AKP Doğanhisar İlçe Başkanlığı’nın önüne döktü. Yurttaşın isyanı kameralara yansıdı. </p>
<p><a href="https://habernetik.com/ciftci-bugdayini-akp-binasi-onune-doktu-yetkililer-yalnizca-koltugunu-dusunuyor/">Çiftçi buğdayını AKP binası önüne döktü: &#8216;Yetkililer yalnızca koltuğunu düşünüyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/ciftci-bugdayini-akp-binasi-onune-doktu-yetkililer-yalnizca-koltugunu-dusunuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TTB&#8217;nin 6. ay zelzele raporu bölgede artan şiddet olaylarını gözler önüne serdi: Bayanlar garantisiz</title>
		<link>https://habernetik.com/ttbnin-6-ay-zelzele-raporu-bolgede-artan-siddet-olaylarini-gozler-onune-serdi-bayanlar-garantisiz/</link>
					<comments>https://habernetik.com/ttbnin-6-ay-zelzele-raporu-bolgede-artan-siddet-olaylarini-gozler-onune-serdi-bayanlar-garantisiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Nov 2023 08:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artan]]></category>
		<category><![CDATA[bayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgede]]></category>
		<category><![CDATA[garantisiz]]></category>
		<category><![CDATA[gözler]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[olaylarını]]></category>
		<category><![CDATA[Önüne]]></category>
		<category><![CDATA[Rapor]]></category>
		<category><![CDATA[raporu:]]></category>
		<category><![CDATA[serdi:]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[ttb’nin]]></category>
		<category><![CDATA[zelzele]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=60141</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depremzede bayanların ve çocukların çaresizliği derinleşiyor. Çadır ve konteyner kentlerde yaşanan şiddet olayları arttı. Yalnızca Hatay’da altı ayda 2 bin hadise tespit edildi. “Güvende olmama” hissi bayanların yaşadığı meselelerin en büyük nedeni oldu.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ttbnin-6-ay-zelzele-raporu-bolgede-artan-siddet-olaylarini-gozler-onune-serdi-bayanlar-garantisiz/">TTB&#8217;nin 6. ay zelzele raporu bölgede artan şiddet olaylarını gözler önüne serdi: Bayanlar garantisiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk Tabipleri Birliği</strong> (TTB), Kahramanmaraş merkezli zelzele felaketinin 6. ayında sarsıntı bölgesinde başka meslek örgütleriyle birlikte yaptıkları çalışmaların sonuçlarını rapor halinde yayımladı. Raporda TTB-SES Hatay Sarsıntı Uyum Merkezi’ne bağlı <strong>“Kadın Sıhhat Birimi”</strong> çalışmalarına da yer verildi. Bu çalışmaya nazaran bayanların genel olarak sıhhat hizmeti için nereye başvuracağını bilmediği tespit edildi. </p>
<p>O¨rnek gönderim sorunu nedeniyle rahim ağzı kanserini ortaya çıkaran <strong>“smear”</strong> testi alınmadığı, raporların okunmasıyla ilgili yaşanan meseleler nedeniyle de göğüs kanseri taraması olan <strong>“mamografi”</strong> çekimi yapılamadığı kaydedildi. </p>
<p><b>SAĞLIK TARAMALARI YETERSİZ</b></p>
<p>Öte yandan raporda pek çok bayanın sıhhat taramalarını ve takiplerini ötelemiş durumda olduğu belirtildi. </p>
<p>Hatay’daki bayanların sıhhatle ilgili önemli sorunları sürerken <strong>“şiddet”</strong> sorununun yaygınlaşması da raporda yer alan araştırma sonuçlarından. Sarsıntı sürecinde Hatay Toplumsal Hizmetler Müdürlüğü’ne gelen 2 bin olay bulunuyor. </p>
<p><b>‘EĞİTİMDE DE SORUN VAR’</b></p>
<p>TTB ve SES’in mahallelerde yaptığı bayan buluşmalarından edindiği bilgilere nazaran, bayana yönelik şiddetin bariz bir biçimde arttığı belirtildi. Eşinden şiddet gören bayanın birebir vakitte çocukların şiddet uygulamaya başlaması ve bunun kanıksanmış olması. Çocuklarının belgisiz devam eden eğitim süreci bayanlarda çaresizliği daha da derinleştirmeye yol açmış durumda. </p>
<p>Ayrıca aile sıhhati merkezlerinde hudutlu sayıda<strong> “kondom”</strong> dağıtımı yapıldığı bilgisi alındığı da belirtildi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ttbnin-6-ay-zelzele-raporu-bolgede-artan-siddet-olaylarini-gozler-onune-serdi-bayanlar-garantisiz/">TTB&#8217;nin 6. ay zelzele raporu bölgede artan şiddet olaylarını gözler önüne serdi: Bayanlar garantisiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/ttbnin-6-ay-zelzele-raporu-bolgede-artan-siddet-olaylarini-gozler-onune-serdi-bayanlar-garantisiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
