<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>raporunu arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<atom:link href="https://habernetik.com/etiket/raporunu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://habernetik.com/etiket/raporunu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 19 Dec 2025 15:09:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://habernetik.com/wp-content/uploads/2023/02/cropped-HABERNETIK-32x32.png</url>
	<title>raporunu arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<link>https://habernetik.com/etiket/raporunu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>AK Parti, &#8216;Terörsüz Türkiye&#8217; raporunu TBMM&#8217;ye sundu</title>
		<link>https://habernetik.com/ak-parti-terorsuz-turkiye-raporunu-tbmmye-sundu/</link>
					<comments>https://habernetik.com/ak-parti-terorsuz-turkiye-raporunu-tbmmye-sundu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 14:46:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[Parti]]></category>
		<category><![CDATA[raporunu]]></category>
		<category><![CDATA[sundu]]></category>
		<category><![CDATA[tbmm’ye]]></category>
		<category><![CDATA[terörsüz]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=120562</guid>

					<description><![CDATA[<p>AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, &#8216;Terörsüz Türkiye&#8217; sürecine ilişkin partisinin hazırladığı raporu TBMM Genel Sekreterliği&#8217;ne iletti. Gül, raporu teslim ettikten sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Terörsüz Türkiye&#8217;ye ilişkin AK Parti Grubunun komisyondaki üyelerinin katkıları, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ak-parti-terorsuz-turkiye-raporunu-tbmmye-sundu/">AK Parti, &#8216;Terörsüz Türkiye&#8217; raporunu TBMM&#8217;ye sundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, &#8216;Terörsüz Türkiye&#8217; sürecine ilişkin partisinin hazırladığı raporu TBMM Genel Sekreterliği&#8217;ne iletti.</p>
<p>Gül, raporu teslim ettikten sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Terörsüz Türkiye&#8217;ye ilişkin AK Parti Grubunun komisyondaki üyelerinin katkıları, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın da onayıyla hazırlanan raporu TBMM Başkanlığı&#8217;na sunduklarını bildirdi.</p>
<p>Sürecin Türkiye için önemini vurgulayan Gül, kararlı siyaseti ve liderliğiyle yol açan Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş&#8217;a teşekkür etti.</p>
<p>Raporun içeriğine ilişkin bilgi veren Gül, &#8220;15 başlıkta raporumuzu sunduk, 60 sayfalık bir rapor. Çok yoğun bir çalışmayla tüm komisyon üyesi arkadaşlarımız, partideki yetkili, ilgili kurullarımızla birlikte değerlendirmemizi yaptık.&#8221; dedi.</p>
<p>Abdülhamit Gül, raporda yer alan başlıkları da basın mensuplarıyla paylaştı.</p>
<p><strong>Raporun detayları belli oldu</strong></p>
<p>TBMM Genel Sekreterliğine iletilen raporda, &#8220;Giriş&#8221;, &#8220;AK Parti&#8217;nin Meseleye Bakışı&#8221;, &#8220;AK Parti Döneminde Atılan Tarihi Adımlar&#8221;, &#8220;Çözüm Arayışlarımız&#8221;, &#8220;Türkiye Yüzyılı ve Terörsüz Türkiye&#8221;, &#8220;Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu&#8217;nun Çalışma Seyri ve Temsili&#8221;, &#8220;İlkesel Eşik; Tespit ve Teyit Mekanizması&#8221;, &#8220;Kamu Düzeni ve Süreç Yönetimi&#8221;, &#8220;Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge&#8221;, &#8220;Ekonomik Etkiler&#8221;, &#8220;Uluslararası Tecrübeler ve Türkiye Modeli&#8221;, &#8220;Hukuki Düzlem: Müstakil ve Geçici Kanun&#8221;, &#8220;Toplumsal Uyum&#8221;, &#8220;Tasfiye Sonrası Demokratikleşme Perspektifi&#8221; ve &#8220;Sonuç&#8221; olmak üzere 15 başlık yer aldı.</p>
<p>Raporun &#8220;Giriş&#8221; bölümünde, parti olarak Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bir &#8220;devlet ve millet projesi&#8221; haline gelen &#8220;Terörsüz Türkiye&#8221; hedefinin taşıyıcısı olmanın sorumluluğuyla tarihin de doğru tarafında oldukları ve dün olduğu gibi bugün de sorunu çözmek için milletten aldıkları ilham ve destekle çalıştıkları belirtildi.</p>
<p>Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun varlığı, çalışma biçimi, karar alma usulü ve konulara gösterdiği duyarlılığın demokrasi adına önemli bir adım olduğu vurgulanan raporda, Komisyonun sorumluluğuna işaret edilerek, &#8220;Bu çerçeve hem geçmişin acı hatıralarını hem bugünün gerçeklerini hem de geleceğin ihtiyaçlarını gözeten bir adalet ve bütünleşme anlayışına dayanmak zorundadır.&#8221; ifadesi kullanıldı.</p>
<p>Raporda, sürecin teknik düzenlemelerin ötesinde Türkiye&#8217;nin geleceğine dair yüksek sorumluluk bilinciyle şekillenen &#8220;tarihi bir millet ve devlet görevi olduğu&#8221; tespiti yapıldı.</p>
<p>&#8220;AK Parti&#8217;nin Meseleye Bakışı&#8221; kısmında, meselenin bir &#8220;demokratikleşme&#8221; meselesi şeklinde görüldüğü belirtilerek, &#8220;Bizim siyaset anlayışımızda Kürt meselesi, Türkiye&#8217;nin kendisiyle imtihanı meselesidir. Sorun, ülkemizin problem çözme yeteneğinin yükseltilmesi ve yönetsel-siyasal kapasitesinin artırılması meselesidir. AK Parti&#8217;mizin bu meseledeki duruşu nettir. Gündelik siyasi tartışmalar içerisinde görülemese de tarih ve milletimiz bu gerçekleri açık biçimde görmektedir.&#8221; görüşü paylaşıldı.</p>
<p>AK Parti&#8217;nin kuruluş ve iktidar döneminde meselenin nasıl ele alındığının da yer aldığı raporun, &#8220;AK Parti döneminde Atılan Tarihi Adımlar&#8221; kısmında &#8220;demokratikleşme&#8221; adımları ve uygulamaları, sorunun normalleşmesi ve çözüm yollarının açılmasına yönelik adımlar kaleme alındı. Raporda, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın Kürt sorunu olarak belirtilen duruma ilişkin yaptığı değerlendirmelere de yer verildi.</p>
<p>&#8220;Çözüm Arayışları&#8221; bölümünde, AK Parti&#8217;nin sorunu çözmek için attığı önemli adımlardan birinin, &#8220;Demokratik Açılım: Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi&#8221; olduğu belirtilerek, bu dönemde ve &#8220;Çözüm Süreci&#8221;nde yapılanlara da değinildi.</p>
<p>Kürt meselesinin terör bağlamından net şekilde ayrıştırılarak, siyasi, hukuki ve kültürel boyutlarıyla ele alınması gereken bir demokratikleşme meselesi olarak kodlandığı ifade edilen rapordaki &#8220;Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun Çalışma Seyri ve Temsili&#8221; bölümünde, Komisyonun bugüne kadar attığı adımlar anlatıldı.</p>
<p>Komisyon çalışmalarında sahadaki toplumsal eğilim, adalet beklentisi ve güvenlik talebinin doğrudan veri olarak değerlendirildiği kaydedilen raporda, yapılan görüşmelerde toplumun tüm kesimlerinde &#8220;terör bitsin, evlatlarımız değil, silahlar toprağa gömülsün&#8221; düşüncesinin yer aldığı vurgulandı.</p>
<p>Raporun, &#8220;İlkesel Eşik: Tespit ve Teyit Mekanizması&#8221; kısmında, terör örgütünün silah bırakması, kendini tasfiye etmesi ve varlığının sona erdirilmesinin devlet tarafından tespit ve teyit edilmesinin sürecin en önemli noktası olduğu aktarılarak, şu ifadelere yer verildi:</p>
<p>&#8220;Bu an sadece sahada bir fiil değişikliğinin kaydı değil, aynı zamanda hukuki işlemler için bir başlangıçtır. Bu tespit ve teyit olmadan hiçbir ileri aşamaya geçilmemelidir. Tespit ve teyit süreci devletin ilgili güvenlik kurumları arasında sağlanacak koordinasyonla, objektif, ölçülebilir ve kriterlere bağlanmış göstergeler üzerinden yapılmalı, bu sürecin usul ve esasları yürürlükte bulunan uygulamalar dikkate alınarak yürütülmelidir.&#8221;</p>
<p>Süreç boyunca uygulanacak yöntemlerin şeffaf olması gerektiği vurgulanan raporda, tespit ve teyidin sağlanmasında gösterilecek hassasiyetin sürecin kalıcı bir huzur ve toplumsal güven üretme kapasitesini doğrudan etkileyeceği belirtildi.</p>
<p>Rapordaki &#8220;Kamu Düzeni ve Süreç Yönetimi&#8221; başlığında, terörün tasfiyesini istemeyen, bundan siyasi, ekonomik veya jeopolitik çıkar devşiren iç ve dış unsurların süreci sabote etmeye çalışabileceğinin açık olduğu değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p>Sürecin her aşamasının milletin hakemliğinde yapılması gerektiğine dikkat çekilen raporda, &#8220;Süreç siyasi çıkar elde etme süreci değil, ortak geleceği inşa etme idealidir. Süreci manipüle etmeye dönük dezenformasyon ve algı operasyonları karşısında devlet, kurumsal iletişim ve stratejik koordinasyon ile hareket etmelidir.&#8221; ifadeleri yer aldı.</p>
<p>Toplumsal hassasiyetleri istismar etmeyi amaçlayan girişimlerin hukukun ve devlet otoritesinin kararlı müdahalesiyle karşılanması gerektiğinin altı çizilen raporda, &#8220;Şehit ailelerimizi ve gazilerimizi rahatsız edecek hiçbir adıma müsaade edilmemelidir. Aynı şekilde süreci sabote etmeye dönük şiddet çağrıları, nefret söylemi ve kamu düzenini hedef alan eylemler, hukuk devletinin gerektirdiği ölçüler içinde kararlılıkla karşılık bulmalıdır.&#8221; denildi.</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye modeli&#8221;</strong></p>
<p>Raporun &#8220;Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge&#8221; bölümünde, Türkiye&#8217;nin &#8220;Suriye ve Irak sahasında, güvenliğini tehdit eden hiçbir terör yapılanmasının yaşamasına ve genişlemesine asla müsaade edilmeyeceği&#8221; ilkesine sahip olduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi:</p>
<p>&#8220;Türkiye&#8217;nin meseleye bakışı nettir: PKK&#8217;nın bölgedeki ve Suriye&#8217;deki bütün unsurlarının, örgütün bileşen ve uzantıları oldukları gerçeğinden hareketle, tasfiyesi ve Şam yönetimi ile imzaladıkları 10 Mart Mutabakatı&#8217;nın gereğini bir an evvel yerine getirmeleridir. Bu, Suriye&#8217;deki tüm kesimler için kazan-kazan durumu yaratacağı gibi Türkiye&#8217;nin güvenlik hassasiyetini karşılayacak istikrarlı, terör unsurlarıyla enfekte olmamış, kendi geleceğini kendi milletinin iradesiyle kuran bir Suriye anlamına gelecektir.&#8221;</p>
<p>Raporun &#8220;Ekonomik Etkiler&#8221; bölümünde, terörün pek çok konuda &#8221; ağır ve çok boyutlu&#8221; bir yük oluşturduğu tespiti yapıldı.</p>
<p>Terörün Türkiye&#8217;ye maliyetinin 2 trilyon dolar olduğu belirtilen raporda, bu maliyetle yapılabilecek yatırım ve değerlendirmelere değinilerek, terörün sona ermesinin Türkiye&#8217;nin ekonomik, toplumsal ve kurumsal kapasitesinin üzerinde yıllardır biriken görünmez yüklerin kalkması anlamına geldiği anlatıldı.</p>
<p>Raporda, &#8220;Terörün tamamen tasfiye edilmesi, Türkiye&#8217;nin ekonomik kapasitesinin güçlenmesini ve ülkenin gerçek potansiyelinin ekonomiye tam olarak yansıtılmasını mümkün kılacaktır.&#8221; görüşü aktarıldı.</p>
<p>Raporun &#8220;Uluslararası Tecrübeler ve &#8216;Türkiye Modeli&#8221; başlığında, Türkiye&#8217;nin terörle mücadele birikimi hatırlatılarak, ülkenin ve milletin iradesinin, toplumsal bütünlük ile siyasal kararlılık çerçevesinde en doğru modeli oluşturabilecek yetkinliğe sahip olduğu kaydedilerek, &#8220;Uluslararası tecrübeler, yalnızca yol gösterici ve karşılaştırmalı bir çerçeve sunmalı, asıl model ise Türkiye&#8217;nin kendi hukuk sistemi, toplumsal yapısı ve devlet geleneğinin üzerinde yükselmelidir.&#8221; değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p>Raporun, &#8220;Hukuki Düzlem: Müstakil ve Geçici Kanun&#8221; başlığı altında, terörün ve şiddetin kalıcı şekilde ortadan kaldırılması yalnızca güvenlik tedbirlerinin sürekliliğine değil, öngörülebilir, toplumca benimsenmiş ve devletin uzun vadeli hedefleriyle uyumlu bir hukuk çerçevesinin oluşturulmasına bağlı olduğu bildirildi.</p>
<p>Sürece ilişkin yasal düzenlemenin müstakil ve geçici kanun niteliğinde hazırlanmasının, hukuk tekniği bakımından bir tercih değil, zorunluluk olduğu anlatılan raporda, &#8220;Bugüne özgü yeni tanımlamaların olduğu müstakil bir kanunun hazırlanması en doğru ve hukuken en gerçekçi yaklaşımdır.&#8221; ifadesi kullanıldı.</p>
<p>Raporda, &#8220;Bu kanunun yalnızca temel ilkeleri belirlemekle yetinmemesi, izleme ve doğrulamaya ilişkin mekanizmaları, kapsam ve sınırları, usule ilişkin hükümleri, denetimli serbestlik uygulamalarını, erteleme ve infaz düzenlemelerini, idari makamların sorumluluk, görev ve yetkilerini, gözlem süreçlerini ve istisnai hükümleri bir bütünlük içinde düzenlemesi gerekmektedir. Müstakil kanunun kapsamı belirlenirken, düzenlemenin yalnızca varlığını sona erdirdiği tespit edilen ve doğrulanan terör örgütleri bakımından uygulanacağı açıkça tarif edilmelidir. Bu tespit ve doğrulamanın ise devletin en üst güvenlik organları eliyle oluşturulan kurumsal bir mekanizma tarafından yapılması zorunludur.&#8221; değerlendirmesine yer verildi.</p>
<p>Kanunun temel yaklaşımının örgütün kendisini feshettiği bir dönemde kamu güvenliğini, toplumsal onarımı ve hukuki istikrarı birlikte gözeten bütüncül bir çerçeve oluşturması gerektiği belirtilen raporda, şu ifadeler paylaşıldı:</p>
<p>&#8220;Bu modelde temel amaç, silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını mümkün kılacak düzenli, öngörülebilir ve denetime açık bir çerçeve oluşturmalıdır. Kişilerin hukuk düzeniyle uyumlu bir biçimde toplumsal yaşama katılabilmesi için gerekli şartlar belirlenmeli, devletin güvenlik ve adalet fonksiyonlarının işlerliği muhafaza edilmelidir. Böylece hem bireysel rehabilitasyon hem de toplumsal bütünleşme süreçleri aynı anda desteklenmiş olacaktır. Bu çerçevede terör örgütü mensupları bakımından fiilin niteliği ve kişinin örgüt içindeki konumu esas alınarak farklılaştırılmış, ölçülü ve denetlenebilir bir hukuki çerçevenin oluşturulması önem arz etmektedir. Yapılacak düzenleme, örgüt mensuplarını yeknesak ve soyut bir kategorik değerlendirmeye tabi tutmak yerine, örgütsel faaliyet kapsamında ortaya çıkan bireysel sorumluluğun kapsamını ve yoğunluğunu merkeze alan bir yaklaşımla değerlendirmelidir.</p>
<p>Bu yaklaşım doğrultusunda yalnızca örgütsel aidiyet olgusu değil, kişinin somut eylemleri, bu eylemlerin örgütsel faaliyet içindeki yeri ve toplumsal sonuçları birlikte dikkate alınmalıdır. Bu nedenle işlenen fiilin ağırlığı ve toplumsal etkisi bakımından da ayrım yapılmalıdır. Söz konusu ayrım, mutlak bir yaptırım anlayışını ya da sınırsız bir müsamahayı ifade etmemelidir. Bilakis bu yaklaşım, hukuki sorumluluğun bireyselleştirilerek adil biçimde tespit edilmesini ve ceza adalet sisteminin amaçlarıyla uyumlu şekilde işletilmesini hedeflemelidir. Bu kapsamda fiilin ağırlığı, kişinin eylem üzerindeki etkisi, örgütsel yapı içindeki konumu ve eylemin doğurduğu sonuçlar birlikte değerlendirilmekte, soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerinde başvurulabilecek hukuki mekanizmaların ölçülülük ve orantılılık ilkeleri çerçevesinde tayin edilmelidir. Böylece ceza hukukunun temel ilkeleri muhafaza edilirken, aynı zamanda adalet duygusunu zedelemeyen, öngörülebilir ve denetlenebilir bir uygulama zemini tesis edilmiş olacaktır.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Toplumsal Uyum&#8221;</strong></p>
<p>Raporda ayrıca, geçmişte örgütsel yapıyla ilişkisi bulunan kişilerin durumunun genel bir hukuki uyumlandırma politikası çerçevesinde değerlendirilmesi, bu değerlendirme sırasında bireyin mevcut tutumunu, silahı ve şiddeti reddetmesi ve hukuk düzenine uyma iradesinin esas alınması gerektiği tespitinde bulunuldu.</p>
<p>&#8220;Müstakil kanununda bireylerin sürece uyumunun düzenli olarak izlenmesi, suçun tekrarı ihtimalini azaltan hukuki bir güvenlik mekanizması oluşturacaktır. Bu çerçevede belirlenen izleme sürecinde yeniden suç işlenmesi halinde, ilk fiil nedeniyle sağlanan imkanlar ortadan kalkmalı, yeni suç ile önceki fiil ceza hukuku bakımından içtima ettirilerek bir bütünlük içinde değerlendirilmelidir.&#8221; önerisine yer verilen raporda, hukuki düzenlemenin amacının &#8220;suçu mazur görmek ve affetmek değil, silah ve şiddeti reddeden bireyin topluma dönüşünü kolaylaştırmak, toplumun adalet beklentisini korumak ve toplumsal huzuru ve güveni yeniden tesis etmek&#8221; olarak nitelendirildi.</p>
<p>​​​​​​​Raporun &#8220;Toplumsal Uyum&#8221; kısmında ise güçlü bir kurumsal koordinasyon gerektiği vurgulanarak, &#8220;Topluma uyum politikası, Türkiye&#8217;nin huzur ve güveni, güçlü demokrasi ve sürdürülebilir toplumsal düzen hedefinin merkezinde yer almaktadır. Güvenliğin sağlanması sürecin başlangıcı olsa da sosyal, ekonomik ve psikolojik iyileşmenin sağlanması, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi vizyonunun gerçek anlamda hayata geçmesini sağlayacak en önemli unsurdur.&#8221; ifadesi kullanıldı.</p>
<p>&#8220;Tasfiye Sonrası Demokratikleşme Perspektifi&#8221;nde, terör baskısının kalktığı yeni dönemde demokratik siyaset zemininin güçleneceği, vesayet ve tehditlerin tamamen ortadan kalkarak meşru siyasal tartışma alanının genişleyeceği değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p>Demokratik siyasetin önündeki tüm sınırlandırıcı unsurlar kaldırılırken, terörün ve vesayet odaklarının siyasete müdahalesine hiçbir surette izin verilmeyeceği belirterek, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu gibi kanuni çerçevelerin ele alınarak yüksek standartlı demokrasi yolunda ilerlemeye devam edileceği anlatıldı.</p>
<p>Raporun &#8220;Sonuç&#8221; bölümünde, hazırlanacak kanunun ilgili tüm kurumların görüşlerini alması, sahaya ilişkin verilerin, hukuki risk analizlerinin ve uygulamaya dönük öngörülerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanarak, şu ifadelere yer verildi:</p>
<p>&#8220;Bu dönemin güvencesi, güçlü siyasal irade, kapsayıcı politikalar, kurumsal koordinasyon, şeffaf süreç yönetimi ve toplumun ortak iradesidir. Böylece Terörsüz Türkiye hedefi adım adım, sağlam bir hukuki düzenleme silsilesiyle ilerleyecek, hukukun üstünlüğünü ve daha ileri demokratik standartları gözeten bir siyasal olgunlukla sürdürülecektir. Bu yolda atılan her olumlu adım yeni adımları kolaylaştıracaktır. Böylelikle Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi hedefi, günlük hayatın her alanında hissedilen somut bir kazanım haline gelecektir.&#8221;</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ak-parti-terorsuz-turkiye-raporunu-tbmmye-sundu/">AK Parti, &#8216;Terörsüz Türkiye&#8217; raporunu TBMM&#8217;ye sundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/ak-parti-terorsuz-turkiye-raporunu-tbmmye-sundu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AB Komisyonu 2024 Türkiye Raporu&#8217;nu açıkladı</title>
		<link>https://habernetik.com/ab-komisyonu-2024-turkiye-raporunu-acikladi/</link>
					<comments>https://habernetik.com/ab-komisyonu-2024-turkiye-raporunu-acikladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Oct 2024 14:39:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[2024]]></category>
		<category><![CDATA[açıkladı:]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[raporunu]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=104842</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu&#8217;nun Türkiye, Sırbistan, Arnavutluk, Karadağ, Kuzey Makedonya, Bosna Hersek, Kosova, Ukrayna ve Moldova&#8217;ya ilişkin son değerlendirmelerinin yer aldığı 2024 Genişleme Paketi, AB Komisyonunun Komşuluk ve Genişlemeden Sorumlu Üyesi Oliver Varhelyi ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell tarafından Brüksel’de düzenlenen basın toplantısında duyuruldu. &#8220;Türkiye, AB için kilit bir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ab-komisyonu-2024-turkiye-raporunu-acikladi/">AB Komisyonu 2024 Türkiye Raporu&#8217;nu açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu&#8217;nun Türkiye, Sırbistan, Arnavutluk, Karadağ, Kuzey Makedonya, Bosna Hersek, Kosova, Ukrayna ve Moldova&#8217;ya ilişkin son değerlendirmelerinin yer aldığı 2024 Genişleme Paketi, AB Komisyonunun Komşuluk ve Genişlemeden Sorumlu Üyesi Oliver Varhelyi ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell tarafından Brüksel’de düzenlenen basın toplantısında duyuruldu.</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye, AB için kilit bir ortak ve aday ülkedir.&#8221;</strong> ifadeleriyle giriş yapılan raporda, Türkiye ile iş birliğine dayalı ve karşılıklı fayda sağlayan bir ilişkinin geliştirilmesinin AB’nin stratejik çıkarına olduğu belirtildi.</p>
<p>Raporda, AB’nin Türkiye ile işbirliğini daha da artırmak için Kıbrıs sorununda çözüme yönelik ilerlemeye önem atfettiği ifade edildi.</p>
<p>AB-Türkiye ilişkileri hakkında 23 Kasım 2023 tarihli ortak bildiri ve AB Konseyi önerileri doğrultusunda hem AB hem de Türkiye’nin karşılıklı çıkar alanlarında yeniden adımlar attığı anımsatılan raporda, <strong>&#8220;AB, belirlenmiş şartlara tabi olarak, aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir bir şekilde Türkiye ile yapıcı bir şekilde yeniden angajman kurmaktadır. Ortak çıkar alanlarında üst düzey görüşmeler devam etmektedir.&#8221;</strong> değerlendirmesinde bulunuldu.</p>
<p>Raporda, katılım müzakerelerinin 2018&#8217;den bu yana durma noktasında olduğu anımsatılarak, demokratik standartlar, hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı ve temel haklarla ilgili ciddi endişeler olduğu iddia edildi.</p>
<p>Türkiye ile AB arasında 18 Mart 2016’da yapılan mutabakatın sonuç vermeye devam ettiği ve göç konusunda işbirliğinin temel çerçeve olmayı sürdürdüğü kaydedilen raporda, Türkiye’nin Suriye ve diğer ülkelerden 3,6 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapma konusundaki olağanüstü çabaları takdir edildi ve AB’nin 2011 yılından bu yana mültecileri desteklemek için 10 milyar euro kaynak sağladığı belirtildi.</p>
<p><strong>Ekonomideki durum</strong></p>
<p>Raporda, <strong>&#8220;Türkiye işleyen bir piyasa ekonomisi konusunda oldukça ileri bir noktadadır ve raporlama döneminde bazı ilerlemeler kaydetmiştir.&#8221;</strong> ifadesi kullanıldı.</p>
<p>Daha sıkı bir para politikası duruşuna doğru geçişin hoş karşılandığı, bunun dış dengesizlikleri azaltmaya yardımcı olduğu ve iç talebi makulleştirdiği belirtilen raporda, halen yüksek olmakla birlikte enflasyon ve enflasyonist baskıların azaldığı bildirildi.</p>
<p>Raporda, <strong>&#8220;İstihdam arttı, ancak işgücü piyasası hala büyük yapısal zorluklarla karşı karşıya.&#8221;</strong> değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p>Bütçe açığının kısmen deprem sonrası yapılanma harcamaları nedeniyle arttığı hatırlatılan raporda, <strong>&#8220;Bankacılık sektörü değişen politika ortamına nispeten sorunsuz bir şekilde uyum sağladı.&#8221;</strong> ifadesi yer aldı.</p>
<p>Raporda, iş ortamını iyileştirmek için adımlar atıldığı ancak şeffaflık ve öngörülebilirliğin endişe kaynağı olmaya devam ettiği kaydedildi.</p>
<p>Türkiye’nin AB içindeki rekabet baskısı ve piyasa güçleriyle başa çıkma kapasitesi açısından iyi düzeyde olduğuna işaret edilen raporda, ekonominin gelişmiş hizmet sektörü, güçlü imalat ve tarım sektörleri ile çeşitlendirildiği belirtildi.</p>
<p>Raporda, Türkiye’de yatırım faaliyetinin 2023&#8217;te önemli ölçüde arttığı, dijitalleşme ve ekonominin yeşil dönüşümünde adımlar atıldığı anımsatıldı.</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye, Gümrük Birliği için iyi bir hazırlık seviyesini sürdürüyor. Bu alanda bazı ilerlemeler kaydetti. Türkiye, uzun süredir devam eden birkaç ticaret engelini ele aldı ve bazı ithalat ve ihracat kısıtlamalarını kısmen kaldırdı.&#8221;</strong> ifadesi yer alan raporda, Rusya&#8217;ya yönelik AB yaptırımları konusunda iş birliğinin devam ettiği ve bazı olumlu sonuçlar alındığı bildirildi.</p>
<p><strong>Demokrasi, insan hakları, yargı, organize suçlarla mücadele</strong></p>
<p>İnsan hakları ve temel haklarla ilgili Türkiye&#8217;ye eleştiriler yöneltilen raporda <strong>&#8220;Türk yasal çerçevesi, insan haklarına ve temel haklara saygı konusunda genel güvenceler içeriyor ancak mevzuatın ve uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarıyla uyumlu hale getirilmesi gerekiyor.&#8221;</strong> değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p>Mart 2024&#8217;te düzenlenen yerel seçimlerin <strong>&#8220;iyi organize edildiği ve halkın iradesine saygı gösterildiği&#8221;</strong> belirtilen raporda AB-Türkiye arasındaki entegrasyon sürecinden sorumlu kurumların işlevsel olduğu ve ikili ilişkilerin sürdüğü ifade edildi.</p>
<p>Raporda Türkiye&#8217;nin organize suçlarla mücadeleye ilişkin yasal çerçevesini AB müktesebatıyla uyumlu hale getirmeye devam ettiği aktarılarak, Türk kolluk kuvvetlerinin operasyonları sayesinde geçen yıl yasaklı maddelerin ele geçirilmesinde artış yaşandığına işaret edildi ve Türkiye&#8217;nin Mali Eylem Görev Gücü&#8217;nün (FATF) &#8220;gri listesinden&#8221; çıkarıldığı hatırlatıldı.</p>
<p><strong>Terörle mücadele</strong></p>
<p>Raporda AB tarafından da terör örgütü olarak listelenen PKK&#8217;nın saldırıları nedeniyle sınır bölgelerinin güvenlik riskiyle karşı karşıya kaldığı belirtilerek, <strong>&#8220;Sınır bölgelerindeki güvenlik durumu, PKK&#8217;nın devam eden terör saldırıları nedeniyle istikrarsız olmaya devam etmiştir.&#8221;</strong> ifadesi kullanıldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin<strong> &#8220;çeşitli terörist gruplardan gelen tehditlerle karşı karşıya kalmaya devam ettiği&#8221;</strong> kaydedilerek, terör örgütleri PKK, DEAŞ ve FETÖ&#8217;nün yurt içinde tasfiye edilmesine öncelik verildiği aktarıldı.</p>
<p>Raporda Türkiye&#8217;nin terörle mücadele konusunda meşru bir hakkı ve sorumluluğu olduğu bildirilerek, <strong>&#8220;Türkiye, terörle mücadeleye yönelik mevzuata ve terör tehditleriyle başa çıkmak için güçlü kurumsal yapılara sahiptir.&#8221;</strong> değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p><strong>Göç ve sığınma politikası, vize serbestisi diyaloğu</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin dünyadaki <strong>&#8220;en büyük mülteci nüfuslarından birine ev sahipliği yaptığının&#8221;</strong> ifade edildiği raporda, resmi kaynaklara göre 2023&#8217;te bir önceki yıla göre daha az sayıda Suriyeliye Türk vatandaşlığı verildiği ve gönüllü geri dönüşlerin hızlandığı belirtildi.</p>
<p>Raporda, AB-Türkiye Göç Mutabakatı&#8217;nın işbirliğinin ana çerçevesi olmaya devam ettiği belirtilerek, düzensiz göçle mücadelede işbirliğinin <strong>&#8220;verimli ve sonuç getirici&#8221;</strong> olduğu ifade edildi.</p>
<p>Raporda, AB-Türkiye arasındaki vize serbestisi diyaloğuna da değinilerek, &#8220;Vize serbestisi yol haritası kapsamında öne çıkan hiçbir kriter yerine getirilmedi. Türkiye&#8217;nin hala mevzuatını vize politikasına ilişkin AB müktesebatıyla daha fazla uyumlu hale getirmesi gerekmektedir.&#8221; görüşü savunuldu.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;nin stratejik özerkliğine vurgu</strong></p>
<p>Raporda, <strong>&#8220;Türkiye, dış politika alanında aktif ve önemli bir aktördür, bu da AB-Türkiye ilişkileri açısından önemli bir unsurdur.&#8221;</strong> ifadesi yer aldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası (OGSP) kapsamında, AB kriz yönetimi misyonlarına ve operasyonlarına aktif olarak katılmaya ve önemli ölçüde katkıda bulunmaya devam ettiğinin aktarıldığı raporda öte yandan AB ile Türkiye&#8217;nin Rusya ve Hamas&#8217;a yönelik tutum ve politikalarında farklılıklar olduğu belirtildi.</p>
<p>Raporda Türkiye&#8217;nin dış politikada &#8220;360 derecelik stratejik bakış açısını&#8221; sürdürdüğü kaydedilerek, <strong>&#8220;Türkiye, AB üyeliğine bağlılığını sürdürdüğünü bildirerek, diplomatik, ekonomik, güvenlik ve savunma alanlarında kapsamlı bir vizyon benimseyerek ortaklıklarını çeşitlendirmiş ve stratejik özerkliğini ortaya koymuştur.&#8221;</strong> denildi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Afrika, Asya, Körfez ve Latin Amerika ülkeleriyle ilişkilerini yoğunlaştırdığı, Arap ülkeleri ve Ermenistan ile normalleşme çabalarını artırdığına işaret edilen raporda, Ankara&#8217;nın Ukrayna-Rusya savaşında ise her iki tarafla da siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkilerine devam ettiği kaydedildi.</p>
<p>Raporda, Türkiye&#8217;nin Ukrayna ile Rusya arasındaki görüşmeleri kolaylaştırmayı, gerilimi azaltma ve ateşkes sağlamayı hedeflediği ve Ukrayna tahılının ihracatını kolaylaştırmak için diplomatik girişimde bulunarak, tahıl anlaşmasını mümkün kıldığı ifade edildi.</p>
<p><strong>ABD, İsrail, Filistin</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin ABD için de &#8220;hem önemli hem de zorlu bir ortak olmaya devam ettiği&#8221; görüşünün paylaşıldığı raporda, <strong>&#8220;ABD-Türkiye Stratejik Mekanizması da dâhil olmak üzere bir dizi üst düzey toplantı gerçekleştirilmiş ve terörle mücadele konusunda üst düzey istişareler yeniden başlatılmıştır. Türkiye ve ABD, Ukrayna, Orta Doğu Barış Süreci, Afganistan ve Suriye&#8217;ye insani erişim gibi bölgesel konularda temaslarda bulunmaya devam etmiştir.&#8221;</strong> ifadeleri yer aldı.</p>
<p>Raporda Türkiye-İsrail ilişkilerinin 7 Ekim 2023&#8217;te Gazze Şeridi&#8217;ne yönelik saldırıların başlamasından bu yana <strong>&#8220;belirgin şekilde bozulduğu&#8221;</strong> ifade edilerek, Mayıs 2024&#8217;te İsrail&#8217;le ticaret ilişkilerinin sona erdirildiği anımsatıldı.</p>
<p>Raporda, Hamas konusunda Türkiye ve AB&#8217;nin farklı politikalar izlese de &#8220;iki devletli çözüm ve ateşkes çağrısında bulunan tüm BM kararlarının uygulanması&#8221; hususlarında ortak anlayışa sahip olunduğu belirtildi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Uluslararası Adalet Divanında (UAD) İsrail&#8217;e karşı açılan &#8220;soykırım&#8221; davasına da müdahil olduğunun hatırlatıldığı raporda, <strong>&#8220;Türkiye, Filistinlilere önemli ölçüde insani yardım sağlayarak bölgede etkili bir oyuncu olmaya devam etmektedir ve aynı zamanda Ad Hoc İrtibat Komitesi&#8217;nin bir üyesidir. Orta Doğu Barış Süreci konusunda Türkiye, iki devletli çözümün hayata geçirilmesi amacıyla siyasi sürecin yeniden başlatılması gerektiği konusunda AB&#8217;nin tutumuyla uyum içindedir.&#8221;</strong> görüşüne yer verildi.</p>
<p><strong>Libya, Orta Asya, Afrika, Yunanistan</strong></p>
<p>Raporda Türkiye&#8217;nin Libya&#8217;da<strong> &#8220;önemli ve aktif bir rol üstlenmeye devam ettiği&#8221;</strong> aktarılarak,<strong> &#8220;Ankara istikrarı savunmaya devam etmiştir.&#8221;</strong> ifadesi kullanıldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Orta Asya&#8217;daki varlığını <strong>&#8220;giderek güçlendirdiği ve jeopolitik iddiaya sahip olduğu&#8221;</strong> değerlendirmesine yer verilen raporda, bölge ülkeleriyle ilişki ve işbirliğinin geliştirilmesine önem verildiği ve Türk Devletleri Teşkilatı&#8217;nın daha güçlü bir siyasi rol oynaması için çaba harcandığı belirtildi.</p>
<p>Raporda, Türkiye&#8217;nin Afrika&#8217;daki varlığının da güçlendiğine değinilerek Ankara&#8217;nın, Somali ve Sudan&#8217;daki çatışmalarda taraflar arasında &#8220;dengeli&#8221; pozisyon aldığı ve arabuluculuk rolü üstlendiğine dikkat çekildi.</p>
<p>Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin 2023&#8217;ten bu yana giderek iyileştiği, hava sahası ihlalleri, Doğu Akdeniz&#8217;de izinsiz sondaj faaliyetleri gibi hususların kayda geçmediği raporda vurgulandı.</p>
<p>Raporda, Kıbrıs sorunuyla ilgili Türkiye&#8217;nin Rum kesimini tanımayı reddetmeyi sürdürdüğü ve ilgili BM Güvenlik Konseyi Kararlarına aykırı olarak Kıbrıs&#8217;ta defalarca iki devletli çözümü savunduğu belirtilerek bunun AB&#8217;nin politikası ile uyumsuz olduğu savunuldu.</p>
<p>Doğu Akdeniz bölgesinde AB-Türkiye arasında ilişkilerin geliştirilmesine önem verildiğinin aktarıldığı raporda, <strong>&#8220;Nisan 2024&#8217;te AB Konseyi, AB&#8217;nin Doğu Akdeniz&#8217;de istikrarlı ve güvenli bir ortama ve Türkiye ile işbirliğine dayalı ve karşılıklı yarar sağlayan ilişki geliştirmeye yönelik stratejik ilgisini yinelemiştir.&#8221;</strong> ifadesine yer verildi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ab-komisyonu-2024-turkiye-raporunu-acikladi/">AB Komisyonu 2024 Türkiye Raporu&#8217;nu açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/ab-komisyonu-2024-turkiye-raporunu-acikladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AB Komisyonu 2024 Türkiye Raporu&#8217;nu açıkladı</title>
		<link>https://habernetik.com/ab-komisyonu-2024-turkiye-raporunu-acikladi-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/ab-komisyonu-2024-turkiye-raporunu-acikladi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Oct 2024 14:39:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[2024]]></category>
		<category><![CDATA[açıkladı:]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[raporunu]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=104844</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu&#8217;nun Türkiye, Sırbistan, Arnavutluk, Karadağ, Kuzey Makedonya, Bosna Hersek, Kosova, Ukrayna ve Moldova&#8217;ya ilişkin son değerlendirmelerinin yer aldığı 2024 Genişleme Paketi, AB Komisyonunun Komşuluk ve Genişlemeden Sorumlu Üyesi Oliver Varhelyi ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell tarafından Brüksel’de düzenlenen basın toplantısında duyuruldu. &#8220;Türkiye, AB için kilit bir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ab-komisyonu-2024-turkiye-raporunu-acikladi-2/">AB Komisyonu 2024 Türkiye Raporu&#8217;nu açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu&#8217;nun Türkiye, Sırbistan, Arnavutluk, Karadağ, Kuzey Makedonya, Bosna Hersek, Kosova, Ukrayna ve Moldova&#8217;ya ilişkin son değerlendirmelerinin yer aldığı 2024 Genişleme Paketi, AB Komisyonunun Komşuluk ve Genişlemeden Sorumlu Üyesi Oliver Varhelyi ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell tarafından Brüksel’de düzenlenen basın toplantısında duyuruldu.</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye, AB için kilit bir ortak ve aday ülkedir.&#8221;</strong> ifadeleriyle giriş yapılan raporda, Türkiye ile iş birliğine dayalı ve karşılıklı fayda sağlayan bir ilişkinin geliştirilmesinin AB’nin stratejik çıkarına olduğu belirtildi.</p>
<p>Raporda, AB’nin Türkiye ile işbirliğini daha da artırmak için Kıbrıs sorununda çözüme yönelik ilerlemeye önem atfettiği ifade edildi.</p>
<p>AB-Türkiye ilişkileri hakkında 23 Kasım 2023 tarihli ortak bildiri ve AB Konseyi önerileri doğrultusunda hem AB hem de Türkiye’nin karşılıklı çıkar alanlarında yeniden adımlar attığı anımsatılan raporda, <strong>&#8220;AB, belirlenmiş şartlara tabi olarak, aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir bir şekilde Türkiye ile yapıcı bir şekilde yeniden angajman kurmaktadır. Ortak çıkar alanlarında üst düzey görüşmeler devam etmektedir.&#8221;</strong> değerlendirmesinde bulunuldu.</p>
<p>Raporda, katılım müzakerelerinin 2018&#8217;den bu yana durma noktasında olduğu anımsatılarak, demokratik standartlar, hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı ve temel haklarla ilgili ciddi endişeler olduğu iddia edildi.</p>
<p>Türkiye ile AB arasında 18 Mart 2016’da yapılan mutabakatın sonuç vermeye devam ettiği ve göç konusunda işbirliğinin temel çerçeve olmayı sürdürdüğü kaydedilen raporda, Türkiye’nin Suriye ve diğer ülkelerden 3,6 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapma konusundaki olağanüstü çabaları takdir edildi ve AB’nin 2011 yılından bu yana mültecileri desteklemek için 10 milyar euro kaynak sağladığı belirtildi.</p>
<p><strong>Ekonomideki durum</strong></p>
<p>Raporda, <strong>&#8220;Türkiye işleyen bir piyasa ekonomisi konusunda oldukça ileri bir noktadadır ve raporlama döneminde bazı ilerlemeler kaydetmiştir.&#8221;</strong> ifadesi kullanıldı.</p>
<p>Daha sıkı bir para politikası duruşuna doğru geçişin hoş karşılandığı, bunun dış dengesizlikleri azaltmaya yardımcı olduğu ve iç talebi makulleştirdiği belirtilen raporda, halen yüksek olmakla birlikte enflasyon ve enflasyonist baskıların azaldığı bildirildi.</p>
<p>Raporda, <strong>&#8220;İstihdam arttı, ancak işgücü piyasası hala büyük yapısal zorluklarla karşı karşıya.&#8221;</strong> değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p>Bütçe açığının kısmen deprem sonrası yapılanma harcamaları nedeniyle arttığı hatırlatılan raporda, <strong>&#8220;Bankacılık sektörü değişen politika ortamına nispeten sorunsuz bir şekilde uyum sağladı.&#8221;</strong> ifadesi yer aldı.</p>
<p>Raporda, iş ortamını iyileştirmek için adımlar atıldığı ancak şeffaflık ve öngörülebilirliğin endişe kaynağı olmaya devam ettiği kaydedildi.</p>
<p>Türkiye’nin AB içindeki rekabet baskısı ve piyasa güçleriyle başa çıkma kapasitesi açısından iyi düzeyde olduğuna işaret edilen raporda, ekonominin gelişmiş hizmet sektörü, güçlü imalat ve tarım sektörleri ile çeşitlendirildiği belirtildi.</p>
<p>Raporda, Türkiye’de yatırım faaliyetinin 2023&#8217;te önemli ölçüde arttığı, dijitalleşme ve ekonominin yeşil dönüşümünde adımlar atıldığı anımsatıldı.</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye, Gümrük Birliği için iyi bir hazırlık seviyesini sürdürüyor. Bu alanda bazı ilerlemeler kaydetti. Türkiye, uzun süredir devam eden birkaç ticaret engelini ele aldı ve bazı ithalat ve ihracat kısıtlamalarını kısmen kaldırdı.&#8221;</strong> ifadesi yer alan raporda, Rusya&#8217;ya yönelik AB yaptırımları konusunda iş birliğinin devam ettiği ve bazı olumlu sonuçlar alındığı bildirildi.</p>
<p><strong>Demokrasi, insan hakları, yargı, organize suçlarla mücadele</strong></p>
<p>İnsan hakları ve temel haklarla ilgili Türkiye&#8217;ye eleştiriler yöneltilen raporda <strong>&#8220;Türk yasal çerçevesi, insan haklarına ve temel haklara saygı konusunda genel güvenceler içeriyor ancak mevzuatın ve uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarıyla uyumlu hale getirilmesi gerekiyor.&#8221;</strong> değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p>Mart 2024&#8217;te düzenlenen yerel seçimlerin <strong>&#8220;iyi organize edildiği ve halkın iradesine saygı gösterildiği&#8221;</strong> belirtilen raporda AB-Türkiye arasındaki entegrasyon sürecinden sorumlu kurumların işlevsel olduğu ve ikili ilişkilerin sürdüğü ifade edildi.</p>
<p>Raporda Türkiye&#8217;nin organize suçlarla mücadeleye ilişkin yasal çerçevesini AB müktesebatıyla uyumlu hale getirmeye devam ettiği aktarılarak, Türk kolluk kuvvetlerinin operasyonları sayesinde geçen yıl yasaklı maddelerin ele geçirilmesinde artış yaşandığına işaret edildi ve Türkiye&#8217;nin Mali Eylem Görev Gücü&#8217;nün (FATF) &#8220;gri listesinden&#8221; çıkarıldığı hatırlatıldı.</p>
<p><strong>Terörle mücadele</strong></p>
<p>Raporda AB tarafından da terör örgütü olarak listelenen PKK&#8217;nın saldırıları nedeniyle sınır bölgelerinin güvenlik riskiyle karşı karşıya kaldığı belirtilerek, <strong>&#8220;Sınır bölgelerindeki güvenlik durumu, PKK&#8217;nın devam eden terör saldırıları nedeniyle istikrarsız olmaya devam etmiştir.&#8221;</strong> ifadesi kullanıldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin<strong> &#8220;çeşitli terörist gruplardan gelen tehditlerle karşı karşıya kalmaya devam ettiği&#8221;</strong> kaydedilerek, terör örgütleri PKK, DEAŞ ve FETÖ&#8217;nün yurt içinde tasfiye edilmesine öncelik verildiği aktarıldı.</p>
<p>Raporda Türkiye&#8217;nin terörle mücadele konusunda meşru bir hakkı ve sorumluluğu olduğu bildirilerek, <strong>&#8220;Türkiye, terörle mücadeleye yönelik mevzuata ve terör tehditleriyle başa çıkmak için güçlü kurumsal yapılara sahiptir.&#8221;</strong> değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p><strong>Göç ve sığınma politikası, vize serbestisi diyaloğu</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin dünyadaki <strong>&#8220;en büyük mülteci nüfuslarından birine ev sahipliği yaptığının&#8221;</strong> ifade edildiği raporda, resmi kaynaklara göre 2023&#8217;te bir önceki yıla göre daha az sayıda Suriyeliye Türk vatandaşlığı verildiği ve gönüllü geri dönüşlerin hızlandığı belirtildi.</p>
<p>Raporda, AB-Türkiye Göç Mutabakatı&#8217;nın işbirliğinin ana çerçevesi olmaya devam ettiği belirtilerek, düzensiz göçle mücadelede işbirliğinin <strong>&#8220;verimli ve sonuç getirici&#8221;</strong> olduğu ifade edildi.</p>
<p>Raporda, AB-Türkiye arasındaki vize serbestisi diyaloğuna da değinilerek, &#8220;Vize serbestisi yol haritası kapsamında öne çıkan hiçbir kriter yerine getirilmedi. Türkiye&#8217;nin hala mevzuatını vize politikasına ilişkin AB müktesebatıyla daha fazla uyumlu hale getirmesi gerekmektedir.&#8221; görüşü savunuldu.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;nin stratejik özerkliğine vurgu</strong></p>
<p>Raporda, <strong>&#8220;Türkiye, dış politika alanında aktif ve önemli bir aktördür, bu da AB-Türkiye ilişkileri açısından önemli bir unsurdur.&#8221;</strong> ifadesi yer aldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası (OGSP) kapsamında, AB kriz yönetimi misyonlarına ve operasyonlarına aktif olarak katılmaya ve önemli ölçüde katkıda bulunmaya devam ettiğinin aktarıldığı raporda öte yandan AB ile Türkiye&#8217;nin Rusya ve Hamas&#8217;a yönelik tutum ve politikalarında farklılıklar olduğu belirtildi.</p>
<p>Raporda Türkiye&#8217;nin dış politikada &#8220;360 derecelik stratejik bakış açısını&#8221; sürdürdüğü kaydedilerek, <strong>&#8220;Türkiye, AB üyeliğine bağlılığını sürdürdüğünü bildirerek, diplomatik, ekonomik, güvenlik ve savunma alanlarında kapsamlı bir vizyon benimseyerek ortaklıklarını çeşitlendirmiş ve stratejik özerkliğini ortaya koymuştur.&#8221;</strong> denildi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Afrika, Asya, Körfez ve Latin Amerika ülkeleriyle ilişkilerini yoğunlaştırdığı, Arap ülkeleri ve Ermenistan ile normalleşme çabalarını artırdığına işaret edilen raporda, Ankara&#8217;nın Ukrayna-Rusya savaşında ise her iki tarafla da siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkilerine devam ettiği kaydedildi.</p>
<p>Raporda, Türkiye&#8217;nin Ukrayna ile Rusya arasındaki görüşmeleri kolaylaştırmayı, gerilimi azaltma ve ateşkes sağlamayı hedeflediği ve Ukrayna tahılının ihracatını kolaylaştırmak için diplomatik girişimde bulunarak, tahıl anlaşmasını mümkün kıldığı ifade edildi.</p>
<p><strong>ABD, İsrail, Filistin</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin ABD için de &#8220;hem önemli hem de zorlu bir ortak olmaya devam ettiği&#8221; görüşünün paylaşıldığı raporda, <strong>&#8220;ABD-Türkiye Stratejik Mekanizması da dâhil olmak üzere bir dizi üst düzey toplantı gerçekleştirilmiş ve terörle mücadele konusunda üst düzey istişareler yeniden başlatılmıştır. Türkiye ve ABD, Ukrayna, Orta Doğu Barış Süreci, Afganistan ve Suriye&#8217;ye insani erişim gibi bölgesel konularda temaslarda bulunmaya devam etmiştir.&#8221;</strong> ifadeleri yer aldı.</p>
<p>Raporda Türkiye-İsrail ilişkilerinin 7 Ekim 2023&#8217;te Gazze Şeridi&#8217;ne yönelik saldırıların başlamasından bu yana <strong>&#8220;belirgin şekilde bozulduğu&#8221;</strong> ifade edilerek, Mayıs 2024&#8217;te İsrail&#8217;le ticaret ilişkilerinin sona erdirildiği anımsatıldı.</p>
<p>Raporda, Hamas konusunda Türkiye ve AB&#8217;nin farklı politikalar izlese de &#8220;iki devletli çözüm ve ateşkes çağrısında bulunan tüm BM kararlarının uygulanması&#8221; hususlarında ortak anlayışa sahip olunduğu belirtildi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Uluslararası Adalet Divanında (UAD) İsrail&#8217;e karşı açılan &#8220;soykırım&#8221; davasına da müdahil olduğunun hatırlatıldığı raporda, <strong>&#8220;Türkiye, Filistinlilere önemli ölçüde insani yardım sağlayarak bölgede etkili bir oyuncu olmaya devam etmektedir ve aynı zamanda Ad Hoc İrtibat Komitesi&#8217;nin bir üyesidir. Orta Doğu Barış Süreci konusunda Türkiye, iki devletli çözümün hayata geçirilmesi amacıyla siyasi sürecin yeniden başlatılması gerektiği konusunda AB&#8217;nin tutumuyla uyum içindedir.&#8221;</strong> görüşüne yer verildi.</p>
<p><strong>Libya, Orta Asya, Afrika, Yunanistan</strong></p>
<p>Raporda Türkiye&#8217;nin Libya&#8217;da<strong> &#8220;önemli ve aktif bir rol üstlenmeye devam ettiği&#8221;</strong> aktarılarak,<strong> &#8220;Ankara istikrarı savunmaya devam etmiştir.&#8221;</strong> ifadesi kullanıldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Orta Asya&#8217;daki varlığını <strong>&#8220;giderek güçlendirdiği ve jeopolitik iddiaya sahip olduğu&#8221;</strong> değerlendirmesine yer verilen raporda, bölge ülkeleriyle ilişki ve işbirliğinin geliştirilmesine önem verildiği ve Türk Devletleri Teşkilatı&#8217;nın daha güçlü bir siyasi rol oynaması için çaba harcandığı belirtildi.</p>
<p>Raporda, Türkiye&#8217;nin Afrika&#8217;daki varlığının da güçlendiğine değinilerek Ankara&#8217;nın, Somali ve Sudan&#8217;daki çatışmalarda taraflar arasında &#8220;dengeli&#8221; pozisyon aldığı ve arabuluculuk rolü üstlendiğine dikkat çekildi.</p>
<p>Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin 2023&#8217;ten bu yana giderek iyileştiği, hava sahası ihlalleri, Doğu Akdeniz&#8217;de izinsiz sondaj faaliyetleri gibi hususların kayda geçmediği raporda vurgulandı.</p>
<p>Raporda, Kıbrıs sorunuyla ilgili Türkiye&#8217;nin Rum kesimini tanımayı reddetmeyi sürdürdüğü ve ilgili BM Güvenlik Konseyi Kararlarına aykırı olarak Kıbrıs&#8217;ta defalarca iki devletli çözümü savunduğu belirtilerek bunun AB&#8217;nin politikası ile uyumsuz olduğu savunuldu.</p>
<p>Doğu Akdeniz bölgesinde AB-Türkiye arasında ilişkilerin geliştirilmesine önem verildiğinin aktarıldığı raporda, <strong>&#8220;Nisan 2024&#8217;te AB Konseyi, AB&#8217;nin Doğu Akdeniz&#8217;de istikrarlı ve güvenli bir ortama ve Türkiye ile işbirliğine dayalı ve karşılıklı yarar sağlayan ilişki geliştirmeye yönelik stratejik ilgisini yinelemiştir.&#8221;</strong> ifadesine yer verildi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ab-komisyonu-2024-turkiye-raporunu-acikladi-2/">AB Komisyonu 2024 Türkiye Raporu&#8217;nu açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/ab-komisyonu-2024-turkiye-raporunu-acikladi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Bankası, MENA raporunu açıkladı</title>
		<link>https://habernetik.com/dunya-bankasi-mena-raporunu-acikladi/</link>
					<comments>https://habernetik.com/dunya-bankasi-mena-raporunu-acikladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[icerikeditoru]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Apr 2024 13:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[açıkladı:]]></category>
		<category><![CDATA[bankası]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomİ]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mena]]></category>
		<category><![CDATA[raporunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=94640</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Bankası&#8217;nın, &#8220;Orta Doğu ve Kuzey Afrika&#8217;da Çatışma ve Borç&#8221; başlığıyla yayımladığı MENA Ekonomik Güncellemesi raporunda, zayıf büyüme, artan borçlanma ve Orta Doğu&#8217;daki çatışmalar nedeniyle yükselen belirsizliğin, bölge genelindeki ekonomileri etkilediği belirtildi. Dünya Bankası, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ekonomilerinin bu yıl yüzde 2,7 büyümesini beklediğini bildirdi. &#160; Raporda, MENA ekonomilerinin Kovid-19 salgınından önceki [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/dunya-bankasi-mena-raporunu-acikladi/">Dünya Bankası, MENA raporunu açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Bankası&#8217;nın, &#8220;Orta Doğu ve Kuzey Afrika&#8217;da Çatışma ve Borç&#8221; başlığıyla yayımladığı MENA Ekonomik Güncellemesi raporunda, zayıf büyüme, artan borçlanma ve Orta Doğu&#8217;daki çatışmalar nedeniyle yükselen belirsizliğin, bölge genelindeki ekonomileri etkilediği belirtildi.</p>
<p>Dünya Bankası, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ekonomilerinin bu yıl yüzde 2,7 büyümesini beklediğini bildirdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda, MENA ekonomilerinin Kovid-19 salgınından önceki on yıldakine benzer şekilde düşük büyümeye dönmesinin beklendiği, bölgenin 2023&#8217;te yüzde 1,9 artan gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) 2024&#8217;te yüzde 2,7 yükseleceğinin tahmin edildiği bildirildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yüksek petrol fiyatlarının petrol ihracatçısı ülkelerin büyümesini artırdığına işaret edilen raporda, neredeyse tüm petrol ithalatçısı ülkelerde GSYH büyümesinin yavaşlamasının beklendiği aktarıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda, Orta Doğu&#8217;daki çatışmanın bölge üzerindeki ekonomik etkisi incelenirken, Gazze&#8217;de ekonomik faaliyetlerin neredeyse durma noktasına geldiği, Gazze Şeridi&#8217;nin GSYH&#8217;sinin 2023&#8217;ün son çeyreğinde yüzde 86 düştüğü belirtildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Batı Şeria&#8217;nın eş zamanlı kamu ve özel sektör krizleriyle birlikte resesyona girdiğine değinilen raporda, Birleşmiş Milletler işbirliği ile hazırlanan yakın tarihli bir raporda, kritik altyapılara verilen zararın maliyeti ile Gazze halkı üzerindeki yıkıcı etkinin daha da derinlemesine ele alındığı anımsatıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>BÖLGEDE ORTALAMA BORCUN GSYH&#8217;YE ORANININ YÜZDE 23&#8217;TEN FAZLA ARTTI</strong><br />
Raporda, MENA bölgesinde artan borçlanma da ele alınırken, 2013-2019 arasında, bölge ekonomileri için ortalama borcun GSYH&#8217;ye oranının yüzde 23&#8217;ten fazla arttığı kaydedildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kovid-19 salgının, gelirlerdeki düşüşlerin yanı sıra destek harcamalarının da birçok ülkenin finansman ihtiyacını artırmasıyla işleri daha da kötüleştirdiğine işaret edilen raporda, <em><strong>&#8220;Bu artan borçluluk ağırlıklı olarak petrol ithal eden ekonomilerde yoğunlaşıyor ve bu ekonomilerin borç/GSYH oranı şu anda yükselen piyasa ve gelişmekte olan ekonomilerin küresel ortalamasından yüzde 50 daha yüksek.&#8221;</strong></em> ifadelerine yer verildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda, geçen yıl GSYH&#8217;nin yüzde 90&#8217;ına yaklaşan MENA&#8217;daki petrol ithalatçısı ülkelerin borç oranının, bölgedeki petrol ihracatçısı ülkelere göre neredeyse üç kat daha yüksek olduğu vurgulandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bazı MENA ekonomilerinde büyük rol oynayan bütçe dışı kalemlerin borç ve mali şeffaflığa zarar verdiğine işaret edilen raporda, <em><strong>&#8220;Küresel petrol piyasalarındaki yapısal değişim ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik artan talep göz önüne alındığında, petrol ihracatçılarının karşılaştığı zorluk ekonomik ve mali gelir çeşitlendirmesidir.&#8221;</strong></em> değerlendirmesinde bulunuldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak: Haber7</strong></p>
<p><a href="https://habernetik.com/dunya-bankasi-mena-raporunu-acikladi/">Dünya Bankası, MENA raporunu açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/dunya-bankasi-mena-raporunu-acikladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erzincan&#8217;da maden sahasında incelemelerde bulunan bilirkişi heyeti ön raporunu tamamladı</title>
		<link>https://habernetik.com/erzincanda-maden-sahasinda-incelemelerde-bulunan-bilirkisi-heyeti-on-raporunu-tamamladi/</link>
					<comments>https://habernetik.com/erzincanda-maden-sahasinda-incelemelerde-bulunan-bilirkisi-heyeti-on-raporunu-tamamladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Feb 2024 14:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Bilirkişi]]></category>
		<category><![CDATA[bulunan]]></category>
		<category><![CDATA[erzincan’da]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[heyeti]]></category>
		<category><![CDATA[incelemelerde]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>
		<category><![CDATA[on:]]></category>
		<category><![CDATA[raporunu]]></category>
		<category><![CDATA[sahasında]]></category>
		<category><![CDATA[tamamladı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=90146</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erzincan&#8217;ın İliç ilçesinde toprak kaymasının meydana geldiği maden sahasında inceleme yapan bilirkişi heyeti, ön raporunu hazırladı. Aralarında A ve C sınıfı iş güvenliği uzmanı, çevre, jeoloji, inşaat ve ziraat mühendislerinin bulunduğu heyetin hazırladığı 27 sayfalık ön raporda, olayın iş kazası olarak nitelendirildiği, asıl işveren şirketin 4 farklı alt işveren firmayla çalıştığının tespit edildiği bilgisine yer [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/erzincanda-maden-sahasinda-incelemelerde-bulunan-bilirkisi-heyeti-on-raporunu-tamamladi/">Erzincan&#8217;da maden sahasında incelemelerde bulunan bilirkişi heyeti ön raporunu tamamladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan&#8217;ın İliç ilçesinde toprak kaymasının meydana geldiği maden sahasında inceleme yapan bilirkişi heyeti, ön raporunu hazırladı.</p>
<p>Aralarında A ve C sınıfı iş güvenliği uzmanı, çevre, jeoloji, inşaat ve ziraat mühendislerinin bulunduğu heyetin hazırladığı 27 sayfalık ön raporda, olayın iş kazası olarak nitelendirildiği, asıl işveren şirketin 4 farklı alt işveren firmayla çalıştığının tespit edildiği bilgisine yer verildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda, aralarında operasyon direktörü vekili, proses oksit müdürü, oksit operasyon başmühendisi, oksit operasyon mühendisi, borulama şefinin yer aldığı 5 kişi asli kusurlu bulundu. Asıl işveren şirketin genel müdür yardımcısı ile alt işveren şirketlerde çalışan vardiya mühendisi, saha formeni, mühendis, formen, 4 şirket müdürünün yanı sıra 2 saha şefi de tali kusurlu olarak tespit edildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Asıl işveren şirketin genel müdür yardımcısının alt işveren şirketleri yeterince denetime ve gözetime tabi tutmadığı tespitine yer verilen raporda, bu yöneticinin tali kusurlu olduğu belirtildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda, operasyon direktörü vekilinin ehil yetkili biri olarak şantiyede ortaya çıkması muhtemel tehlikeli durumların belirlenerek risklere dönüşmesine yol açan faktörleri analiz ettirmediği, çalışanlarını risklerden korumak için gerekli tedbirleri aldırmadığı, iş yerinde çalışanların sağlıklarının olumsuz yönde etkilenmemesi hususunda gerekli gözetim ve denetim mekanizması kurdurmadığı, kurdurduysa da bunu uygulatmadığı, yetkili biri olarak sabah yığın liçinde oluşan çatlakların şantiyede olumsuzluklara yol açabileceği konusunda tedbirsiz davranış sergilediğinin tespit edildiği belirtilerek, meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı kaydedildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Proses oksit müdürünün yığın liçinde meydana gelen açıklık ve çatlaklıkların kısa zamanda olmaması hususu değerlendirildiğinde, iş yerinde yetkili biri olarak yığın liçinde gün içinde tespit edilen çatlakların artmasıyla büyük risk oluşturacağını bilmesine rağmen liç yığını altında bulunan yolun kapatılması talimatını vermediği (eğer verilmiş olsaydı yığın liçi altında çalışan olmayacaktı) ve bu konuda tedbirsiz davranış sergilediği, dolayısıyla oluşan çatlakları ehil biri olarak çok büyük risk oluşturacağını bilmesine rağmen bunları göz ardı ettiği ve tehlikeli davranış sergilediğinin belirlendiği kaydedilen raporda, söz konusu kişinin olayda asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı aktarıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;Çalışanların can güvenliklerinin tehlikeye atıldığı tespit edilmiştir&#8221;</strong><br />
Raporda, oksit operasyon başmühendisinin de yığın liçinde meydana gelen çatlaklar konusunda iş güvenliği uzmanı tarafından defalarca uyarılmasına rağmen solüsyon verdiği ve yığın liçinde hareketi hızlandırdığı, çatlakların belli aralıklara gelmesini gördüğü halde bunu hiçe saydığı, bu riskli durumu bilmesine rağmen alanın boşaltılması konusunu göz ardı ederek çalışanların can güvenliklerini tehlikeye attığının tespit edildiği vurgulanarak, kazada asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda, oksit operasyon mühendisi ile ilgili de üretim mühendisi olarak yığın yapılan serbest malzemenin çimento şerbetinin birbirine yeterince aderans sağlayıp sağlamadığının kontrolünü göz ardı ettiği, eğer göz ardı edilmeseydi derin çatlakların oluşmayacağı kaydedildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mühendisin malzeme depolama esnasında şev açısı, şev durabilitesi ve benzeri parametreleri göz ardı ettiği, meydana gelen çatlaklar hususunda gerekli uyarılar yapılmasına rağmen bunları dikkate almadığı, üretim mühendisi olarak yığınlarda çatlaklar oluşmaması veya akmaması için sahada imalat aşamasında yeterli planlamanın eksik olduğu ve bu çatlakların akmalara yol açacağını ehil biri olarak bilmesine rağmen bu işlere devam ettiği ve alanı güvenli hale getirmediğinin tespit edildiği belirtilen raporda, kazada asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı vurgulandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda, borulama şefinin iş tecrübesi dikkate alındığında, meydana gelen çatlakların normal olmadığını bilmesi gerekmesine rağmen solüsyona devam ettiği ve devam eden solüsyonun malzemenin hareketini hızlandırdığı, bu nedenle de kazada borulama şefinin de asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı belirtildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alt işveren şirketlerin vardiya mühendisi, saha formeni, mühendisi, müdürleri ile saha şeflerinin çalışma ortam ve gözetimi yapmadıkları ifade edilen raporda, riskli durumları göz ardı ederek işçilerin can güvenliklerini hiçe saydıkları, meydana gelen kazada tali kusurlu oldukları görüşüne yer verildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda ayrıca, Hibliç bölge sorumlusu iş güvenliği uzmanının, yığın liçinde meydana gelen çatlaklarla ilgili üretim mühendislerini uyardığı, sorumluluklarını yerine getirdiği, risk analizi yaparak işverene önerilerde bulunduğuna değinilerek, kazada bir kusurunun olmadığı kanaatine ulaşıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda, olaydan bir gün önce işe başlayan maden mühendisinin kusuru olmadığı belirtildi. Ayrıca raporda, jeoteknik mühendisiyle ilgili de &#8220;tahkikat dosyası tamamlandığında gerekli incelemeler yapılarak kusur durumunun değerlendirileceğine&#8221; ilişkin ifadeler yer aldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İliç&#8217;e bağlı Çöpler köyündeki altın madeninin bulunduğu bölgede 13 Şubat&#8217;ta meydana gelen toprak kayması sonucu kaybolan 9 işçinin bulunması için çalışma başlatılmıştı.</p>
<p><em><strong>Kaynak: AA</strong></em></p>
<p><a href="https://habernetik.com/erzincanda-maden-sahasinda-incelemelerde-bulunan-bilirkisi-heyeti-on-raporunu-tamamladi/">Erzincan&#8217;da maden sahasında incelemelerde bulunan bilirkişi heyeti ön raporunu tamamladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/erzincanda-maden-sahasinda-incelemelerde-bulunan-bilirkisi-heyeti-on-raporunu-tamamladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Merkez Bankası, 2023 yılının ikinci Finansal İstikrar Raporu’nu yayımladı</title>
		<link>https://habernetik.com/merkez-bankasi-2023-yilinin-ikinci-finansal-istikrar-raporunu-yayimladi/</link>
					<comments>https://habernetik.com/merkez-bankasi-2023-yilinin-ikinci-finansal-istikrar-raporunu-yayimladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[icerikeditoru]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Nov 2023 13:00:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2023]]></category>
		<category><![CDATA[bankası]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomİ]]></category>
		<category><![CDATA[Finansal]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci]]></category>
		<category><![CDATA[istikrar]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[raporunu]]></category>
		<category><![CDATA[yayımladı:]]></category>
		<category><![CDATA[yılının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=63188</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bankacılık sektöründe tahsili gecikmiş alacak ve yakın izlemedeki alacak olarak sınıflandırılan sorunlu alacak toplamı 2023 yılı Eylül ayında 1 trilyon lirayı aştı. &#160; Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılının ikinci Finansal İstikrar Raporu’nu yayımladı. &#160; Raporda yer verilen bilgilere göre, yakın izleme ve tahsili gecikmiş alacak (TGA) toplamının brüt krediler içerisindeki payı Eylül 2023 itibarıyla yüzde [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/merkez-bankasi-2023-yilinin-ikinci-finansal-istikrar-raporunu-yayimladi/">Merkez Bankası, 2023 yılının ikinci Finansal İstikrar Raporu’nu yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bankacılık sektöründe tahsili gecikmiş alacak ve yakın izlemedeki alacak olarak sınıflandırılan sorunlu alacak toplamı 2023 yılı Eylül ayında 1 trilyon lirayı aştı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılının ikinci Finansal İstikrar Raporu’nu yayımladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda yer verilen bilgilere göre, yakın izleme ve tahsili gecikmiş alacak (TGA) toplamının brüt krediler içerisindeki payı Eylül 2023 itibarıyla yüzde 9,4 oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu rakam, kredi hacmi dikkate alındığında eylül sonu itibarıyla 1 trilyon 6 milyar TL’ye denk geliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>TGA ORANINDA DÜŞÜŞ DURDU</strong></p>
<p>Söz konusu oranın 2021 yılı sonundan itibaren yaklaşık 500 baz puan azaldığına işaret edilen raporda “TGA oranındaki azalma eğilimi haziran ayının sonuna kadar devam etmiş, para politikasında sıkılaşma süreci sonrasında kredi büyümesindeki yavaşlamayla birlikte TGA oranı yatay bir seyir izlemeye başlamıştır” denildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>TGA oranında tarihsel ortalamanın altındaki düşük seyrin tüm kredi alt türlerinde gözlendiği, firmaların yakın izlemedeki kredi oranları iyileşmeye devam ederken, bireysel kredilerin yakın izleme oranının sınırlı artış gösterdiği aktarılan raporda “Yakın izlemede sınıflandırılan kredilerin önemli bir kısmının gecikmesi bulunmamaktadır. Bankaların ihtiyatlılık gereği yüksek karşılık ayırma politikasını sürdürdükleri gözlenmektedir” ifadeleri yer aldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>YAKIN İZLEMEDEKİ BİREYSEL KREDİLERDE ARTIŞ</strong></p>
<p>Yakın izlemede sınıflandırılan kredilerin toplam krediler içerisindeki payının 2022 yılından 2023 yılı ikinci yarısına kadar gerilediği belirtilen raporda, 2023 yılı ikinci yarısından itibaren ise gerileme eğiliminin, bireysel krediler kaynaklı olmak üzere, yerini yatay bir seyre bıraktığı kaydedildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yabancı para firma kredilerinin yakın izleme oranlarının uzun süredir diğer kredi türlerinin üzerinde hareket ettiği, bu durumun, 2018 yılı döviz kuru gelişmeleri sonrasında ödeme güçlüğü yaşayan ve yabancı para kredileri yapılandırılan döviz geliri düşük firmaların halen ikinci grupta sınıflandırılması ile ilişkili olduğu bilgisi de raporda yer aldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ayrıca, kredilerin ağırlıklı olarak TL para biriminde büyümesinin de TL yakın izleme oranlarının düşük kalmasında etkili olduğu vurgulandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Daha dar kapsamlı kredi riski ölçütü olarak takip edilen, TGA ve ödemesi gecikmiş yakın izlemedeki krediler toplamının brüt kredilerdeki payı da 2021 yıl sonuna kıyasla 200 baz puan gerileyerek eylül ayı itibarıyla yüzde 2,6 seviyesinde gerçekleştiği bilgisi de raporda yer aldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>YAPILANDIRILAN KREDİ ORANI YÜZDE 4,7</strong></p>
<p>Yapılandırılan kredilerin brüt kredilere oranı da eylülde yüzde 4,7 seviyesine geriledi. Bu orana göre yaklaşık 500 milyar TL’lik kredi yapılandırıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yapılandırılan kredilerin yüzde 91&#8217;i yakın izleme sınıfında, yüzde 8&#8217;inin TGA sınıfında ve çok sınırlı bir kısmının da birinci grupta izlendiği görüldü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda, bankacılık sektörünün yapılandırılan kredileri ihtiyatlı bir şekilde yakın izlemede sınıflandırdığı, halihazırda bu krediler için yüksek karşılıklar ayırdığı ve bu krediler kaynaklı risklere karşı banka bilançolarının dayanıklı olduğunun değerlendirildiği belirtildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>YAKIN İZLEMEDEKİ ENERJİ VE MADEN KREDİLERİ ARTTI</strong></p>
<p>Kredi riski görünümüne sektörel kırılımda bakıldığında, kredi riskinde belirgin bir artış gözlenen sektör bulunmadı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>2021 ve 2022 yıl sonlarına kıyasla tüm sektörlerin TGA oranı iyileşmiş olup, en büyük iyileşme inşaat, ticaret ve madencilik sektörlerinde görüldü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bununla birlikte, 2022 yıl sonuna göre yakın izlemedeki kredi oranları enerji ve madencilik sektörlerinde artış gösterdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kur gelişmeleri nedeniyle bankacılık sektörünün ağırlıklı olarak yabancı para kredi kullanan enerji ve madencilik sektörüne karşı daha ihtiyatlı duruş sergilediği değerlendirildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>KARŞILIK ORANLARI</strong></p>
<p>Bankaların salgın sonrasında ihtiyatlılık gereği artırmaya başladıkları karşılık oranlarındaki eğilimin mevcut rapor döneminde de korunduğu görüldü. Birinci grup, yakın izleme ve TGA sınıfındaki krediler için karşılık oranları sırasıyla yüzde 0,9, yüzde 23,2 ve yüzde 85,7 seviyesinde oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yakın izlemede takip edilen ve yapılandırılan kredilerin karşılık oranı yüzde 29,4 ile yakın izlemedeki diğer kredilerin karşılık oranının (yüzde 15,9) üzerinde seyretti.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/merkez-bankasi-2023-yilinin-ikinci-finansal-istikrar-raporunu-yayimladi/">Merkez Bankası, 2023 yılının ikinci Finansal İstikrar Raporu’nu yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/merkez-bankasi-2023-yilinin-ikinci-finansal-istikrar-raporunu-yayimladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TCMB, &#8220;Ekim Ayı Fiyat Gelişmeleri&#8221; raporunu yayımladı</title>
		<link>https://habernetik.com/tcmb-ekim-ayi-fiyat-gelismeleri-raporunu-yayimladi/</link>
					<comments>https://habernetik.com/tcmb-ekim-ayi-fiyat-gelismeleri-raporunu-yayimladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[icerikeditoru]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Nov 2023 10:30:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[ekim]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomİ]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[raporunu]]></category>
		<category><![CDATA[Tcmb]]></category>
		<category><![CDATA[yayımladı:]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=59198</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ekim ayında yıllık enflasyonun, gıda ve temel mal gruplarında gerilerken, hizmet ve enerjide artış kaydettiğini, taze meyve ve sebze hariç gıdada fiyat artışlarının gücünü koruduğunu bildirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ekim ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre, ekim ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 3,43 olurken; yıllık bazda ise yüzde 61,36 [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/tcmb-ekim-ayi-fiyat-gelismeleri-raporunu-yayimladi/">TCMB, &#8220;Ekim Ayı Fiyat Gelişmeleri&#8221; raporunu yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ekim ayında yıllık enflasyonun, gıda ve temel mal gruplarında gerilerken, hizmet ve enerjide artış kaydettiğini, taze meyve ve sebze hariç gıdada fiyat artışlarının gücünü koruduğunu bildirdi.<br />
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ekim ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre, ekim ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 3,43 olurken; yıllık bazda ise yüzde 61,36 olarak hesaplandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), &#8220;Ekim Ayı Fiyat Gelişmeleri&#8221; raporunu yayımladı.</p>
<p>Metinde, &#8220;r. Enerji grubunda, akaryakıt fiyatlarındaki düşüşe karşın, diğer enerji emtia fiyatlarındaki görünümün gecikmeli etkileriyle artış kaydedilmiştir. Doğalgazda tüketimin bedelsiz kullanım sınırının (ilk 25 metreküp) bir miktar üzerine çıkmasıyla, bu kanaldan aylık tüketici enflasyonuna 0,22 puanlık etki gelmiştir. Kasım ve aralık aylarında tüketimdeki artışa bağlı olarak, doğalgaz kaleminden gelen etkinin yükseleceği öngörülmektedir. Temel mal grubunda, otomobil fiyatları cari yılda aylık bazda ilk kez gerilerken, dayanıklı mal aylık enflasyonu son iki yılın en düşük seviyesinde gerçekleşmiştir. Öte yandan, yeni sezona geçişle birlikte giyim ve ayakkabı alt grubunda gerçekleşen dönemsel fiyat artışı temel mal grubu aylık enflasyonunu yükseltici etkide bulunmuştur. Hizmet grubunda aylık fiyat artışları güçlü seyretmeye devam ederken yüksek atalet sergileyen kira alt grubu hizmet fiyatlarını olumsuz etkilemeyi sürdürmüştür. Ekim ayında üretici fiyatlarındaki artış önemli ölçüde yavaşlamış, yıllık üretici enflasyonu belirgin oranda gerilemiştir. Bu görünüm altında, mevsimsellikten arındırılmış verilerle B ve C göstergelerinde aylık artış oranlarındaki yavaşlama devam ederken göstergelerin yıllık enflasyonları bir miktar yükselmiştir.&#8221; denildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda şöyle devam edildi:</p>
<p>&#8220;Ekim ayında tüketici fiyatları yüzde 3,43 oranında yükselmiş ve yıllık enflasyon 0,17 puan azalarak yüzde 61,36 olmuştur. Bu dönemde B ve C endekslerinin yıllık değişim oranları sırasıyla 0,39 ve 0,83 puan artarak yüzde 67,61 ve 69,76 olarak gerçekleşmiştir.</p>
<p>Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, bu dönemde hizmet, enerji ve temel mal gruplarının katkıları sırasıyla 0,43, 0,17 ve 0,04 puan artarken, gıda ve alkol-tütün-altın gruplarının katkıları sırasıyla 0,60 ve 0,21 puan düşmüştür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mevsimsellikten arındırılmış verilerle incelendiğinde, B ve C endekslerinde aylık artışlar önemli ölçüde zayıflamıştır. Fiyat artışları, B endeksini oluşturan gruplardan işlenmiş gıdada bir önceki aya kıyasla gerilemiş, hizmet ve temel mallarda ise daha sınırlı bir yavaşlama kaydetmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hizmet fiyatları ekim ayında yüzde 3,83 oranındaki yükseliş ile önceki aylara kıyasla yavaşlamakla birlikte güçlü seyretmiş, grup yıllık enflasyonu 2,19 puan artışla yüzde 88,65 seviyesine ulaşmıştır. Bu dönemde en belirgin aylık artış yüzde 7,91 ile kira grubunda gerçekleşmiş, alt grup yıllık enflasyonu yüzde 100,67 seviyesine ulaşmıştır. Akaryakıt fiyatlarındaki düşüşün yansımaları ulaştırma hizmetlerinde hissedilmiş, havayolu ile yolcu taşımacılığı (yüzde -12,97) ve karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı fiyatlarında (yüzde -4,57) düşüşler izlenmiştir. Haberleşme alt grubunda yüzde 4,08 oranında gerçekleşen aylık fiyat artışında cep telefonuyla yapılan görüşme ile internet ücretlerindeki yükselişler belirleyici olmuştur. Yemek hizmetlerinin sürüklediği lokanta-otel grubunda aylık fiyat artışı (yüzde 3,51) otel fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle önceki aya kıyasla bir miktar yavaşlamıştır. Ekim ayında, diğer hizmetler alt grubundaki aylık artış (yüzde 2,90), eğitim hizmetleri kaynaklı etkilerin de tamamlanmasıyla, önceki aylara kıyasla belirgin şekilde güç kaybetmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Temel mal grubu yıllık enflasyonu 0,18 puan düşüşle yüzde 53,05 olarak gerçekleşmiştir. Yıllık enflasyon, giyim ve ayakkabı alt grubunda yükselirken, dayanıklı mallarda daha belirgin olmak üzere, diğer alt gruplarda gerilemiştir. Dayanıklı mal aylık fiyat artışındaki yavaşlama eğilimi ekim ayında korunmuş, aylık enflasyon yüzde 0,43 ile sınırlı kalmıştır. Bu dönemde otomobil fiyatları (yüzde -0,44) gerilemiş, beyaz eşya (yüzde 1,19) ve mobilyada (yüzde 0,57) fiyat artışları önemli ölçüde zayıflamıştır. Bu gelişmelerle alt grup yıllık enflasyonu 3,46 puan düşerek yüzde 62,15 seviyesine gerilemiştir. Diğer temel mallar alt grubunda fiyatlar yüzde 2,50 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 0,68 puan düşüşle yüzde 49,42 olmuştur. Bu gruptaki aylık artışta, ev ile ilgili temizlik malzemeleri, kişisel bakım ürünleri ile konutun bakım ve onarımı için malzemeler kalemlerinin etkisi hissedilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yeni sezona geçişle birlikte giyim ve ayakkabı fiyatları yüzde 13,98 oranında yükselmiş, alt grup yıllık enflasyonu 6,74 puan artışla yüzde 38,10 olarak gerçekleşmiştir.</p>
<p>Enerji fiyatları ekim ayında yüzde 3,62 oranında artmış, grup yıllık enflasyonu 1,35 puan artarak yüzde 11,60 olmuştur. Grup aylık fiyat artışında, 25 metre küpü bedelsiz olarak kullandırılan doğalgaz kaleminde tüketim artışına paralel olarak sepete yansıyan fiyatların yükselmesi etkili olmuştur. Bu gelişme, aylık tüketici enflasyonunu 0,22 puan yukarı çekmiştir. Öte yandan, uluslararası petrol fiyatlarındaki gelişmeleri takiben akaryakıt fiyatları yüzde 2,15 oranında gerileyerek enerji grubunda daha olumsuz bir görünümün önüne geçmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şebeke suyu fiyatları ekim ayında yüksek oranda (yüzde 7,92) artmıştır. Ek olarak, katı yakıtlar ve tüp gaz kalemleri sırasıyla aylık bazda yüzde 6,91 ve 4,67 oranlarında artış kaydetmiştir.</p>
<p>Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları ekim ayında yüzde 3,20 oranında artmış, yıllık enflasyon 3,15 puan azalarak yüzde 71,99 olmuştur. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada 5,77 puan azalışla yüzde 90,40’a, işlenmiş gıdada ise 1,34 puan düşüşle yüzde 58,61’e gerilemiştir. Mevsimsellikten arındırılmış veriler taze meyve sebze fiyatlarının sebze fiyatları öncülüğünde yavaşlayarak ılımlı bir şekilde arttığına işaret etmiştir. Taze meyve sebze dışı işlenmemiş gıdada genele yayılan fiyat artışları görülürken, başta kırmızı et olmak üzere, beyaz et, yumurta, kuruyemiş ve bakliyat gibi kalemler öne çıkmıştır. İşlenmiş gıda grubunda aylık artış (yüzde 2,46) geçen aya kıyasla yavaşlamış, bu gelişmede süt ve süt ürünleri ile ekmek tahıllar kalemindeki fiyat artışlarının yavaşlaması etkili olmuştur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yurt içi üretici fiyatları ekim ayında yüzde 1,94 oranında artmış, yıllık enflasyon 8,05 puan azalışla yüzde 39,39 olmuştur. Bu gerilemenin temel belirleyicisi enerji grubu olmuştur. Yurt içi enerji imalatı fiyatları aylık yüzde 2,86 düşüş kaydetmiş, grup yıllık enflasyonu geçtiğimiz yıl aynı dönemdeki yüksek bazın da etkisiyle 26,32 puan gerileyerek yüzde -12,91 seviyesinde gerçekleşmiştir. Diğer ana sanayi grupları incelendiğinde, yıllık fiyat artışlarının tüm gruplarda gerilediği görülmektedir. Aylık fiyat gelişmeleri sektörler bazında incelendiğinde ise ham petrol ve doğalgaz, basım ve kayıt hizmetleri, suyun arıtılması ve dağıtılması, giyim eşyaları, diğer madencilik-taş ocakçılığı ve gıda ürünleri fiyat artışlarıyla öne çıkmıştır.&#8221;</p>
<p><a href="https://habernetik.com/tcmb-ekim-ayi-fiyat-gelismeleri-raporunu-yayimladi/">TCMB, &#8220;Ekim Ayı Fiyat Gelişmeleri&#8221; raporunu yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/tcmb-ekim-ayi-fiyat-gelismeleri-raporunu-yayimladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TCMB&#8217;nin yılın 3. enflasyon raporunu açıklayacağı tarih belli oldu</title>
		<link>https://habernetik.com/tcmbnin-yilin-3-enflasyon-raporunu-aciklayacagi-tarih-belli-oldu/</link>
					<comments>https://habernetik.com/tcmbnin-yilin-3-enflasyon-raporunu-aciklayacagi-tarih-belli-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[icerikeditoru]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Jul 2023 16:00:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[açıklayacağı]]></category>
		<category><![CDATA[belli]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomİ]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[raporunu]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tcmb’nin]]></category>
		<category><![CDATA[yılın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=22393</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın 3. Enflasyon Raporu&#8217;nu 27 Temmuz Perşembe günü Ankara&#8217;da açıklayacak. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yapılan duyuruya göre, Başkan Hafize Gaye Erkan, Enflasyon Raporu 2023-3&#8217;ün tanıtımı amacıyla 27 Temmuz 2023 Perşembe günü saat 10.30&#8217;da TCMB İdare Merkezi&#8217;nde bir bilgilendirme toplantısı düzenleyecek. Toplantı, fiziksel ortamda gerçekleştirilecek. Toplantı, TCMB&#8217;nin internet sitesindeki [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/tcmbnin-yilin-3-enflasyon-raporunu-aciklayacagi-tarih-belli-oldu/">TCMB&#8217;nin yılın 3. enflasyon raporunu açıklayacağı tarih belli oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın 3. Enflasyon Raporu&#8217;nu 27 Temmuz Perşembe günü Ankara&#8217;da açıklayacak.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yapılan duyuruya göre, Başkan Hafize Gaye Erkan, Enflasyon Raporu 2023-3&#8217;ün tanıtımı amacıyla 27 Temmuz 2023 Perşembe günü saat 10.30&#8217;da TCMB İdare Merkezi&#8217;nde bir bilgilendirme toplantısı düzenleyecek. Toplantı, fiziksel ortamda gerçekleştirilecek.</p>
<p>Toplantı, TCMB&#8217;nin internet sitesindeki</p>
<p>&#8221;https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/tr/tcmb+tr/main+menu/duyurular/canli+yayin&#8221; adresi ile Banka&#8217;nın resmi Twitter ve YouTube hesaplarından canlı olarak yayımlanacak.</p>
<p>TCMB, yılın 2. Enflasyon Raporu toplantısında 2023 sonu enflasyon tahminini yüzde 22,3, gelecek yıl sonu tahminini de yüzde 8,8&#8217;de sabit tutmuştu.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/tcmbnin-yilin-3-enflasyon-raporunu-aciklayacagi-tarih-belli-oldu/">TCMB&#8217;nin yılın 3. enflasyon raporunu açıklayacağı tarih belli oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/tcmbnin-yilin-3-enflasyon-raporunu-aciklayacagi-tarih-belli-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Planlama Ajansı mayıs raporunu açıkladı: Ekonomik sorunlar artıyor</title>
		<link>https://habernetik.com/istanbul-planlama-ajansi-mayis-raporunu-acikladi-ekonomik-sorunlar-artiyor/</link>
					<comments>https://habernetik.com/istanbul-planlama-ajansi-mayis-raporunu-acikladi-ekonomik-sorunlar-artiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[icerikeditoru]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jun 2023 11:46:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[açıkladı:]]></category>
		<category><![CDATA[ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomİ]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[planlama]]></category>
		<category><![CDATA[raporunu]]></category>
		<category><![CDATA[Sorunlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=10916</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Planlama Ajansı tarafından aylık olarak gerçekleştirilen Mayıs 2023 raporu yayımlandı. Rapora göre, Mayıs ayında katılımcıların yüzde 24,3’ü bazı ödemeleri yapamadığını ve borca girdiğini, yüzde 11’i aslında pek geçinemediğini, yüzde 40.4’ü kıt kanaat geçinebildiği ortaya çıktı. Araştırmaya katılan katılımcıların yüzde 48,6’sı Mayıs ayında evde en çok konuşulan konunun 2023 Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimi, yüzde 34.5’i ise [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/istanbul-planlama-ajansi-mayis-raporunu-acikladi-ekonomik-sorunlar-artiyor/">İstanbul Planlama Ajansı mayıs raporunu açıkladı: Ekonomik sorunlar artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Planlama Ajansı tarafından aylık olarak gerçekleştirilen Mayıs 2023 raporu yayımlandı. Rapora göre, Mayıs ayında katılımcıların yüzde 24,3’ü bazı ödemeleri yapamadığını ve borca girdiğini, yüzde 11’i aslında pek geçinemediğini, yüzde 40.4’ü kıt kanaat geçinebildiği ortaya çıktı.</p>
<p>Araştırmaya katılan katılımcıların yüzde 48,6’sı Mayıs ayında evde en çok konuşulan konunun 2023 Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimi, yüzde 34.5’i ise ekonomik sorunlar olduğunu belirtti.</p>
<p>Nisan ayında ekonomik sorunlar evde en çok konuşulan konular arasında ilk sırada yer alırken, Mayıs ayında ekonomik sorunlar seçim gündeminden sonra geldi.</p>
<p><strong>EKONOMİK SORUNLAR ARTIYOR</strong></p>
<p>Katılımcıların yüzde 48.4’ü ekonomik sorunların Mayıs ayında İstanbul’un gündemi olduğunu belirtti. İkinci sırada yüzde 18.5 ile 2023 Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimi yer aldı. Üçüncü sırada ise yüzde 12.3 ile kamuya ait alanlardaki kaçak yapıların İBB tarafından yıkılması yer aldı.</p>
<p>Bir önceki ayla karşılaştırıldığında İstanbul’un gündeminin ekonomik sorunlar olduğunu belirtenlerin oranında yüzde 18.4 artış görüldü.</p>
<p><strong>GEÇİNEBİLDİĞİNİ BELİRTENLERİN ORANI YÜZDE 24.1</strong></p>
<p>Mayıs ayında katılımcıların yüzde 24.3’ü bazı ödemeleri yapamadığını ve borca girdiğini, yüzde 11’i aslında pek geçinemediğini, yüzde 40.4’ü kıt kanaat geçinebildiğini, yüzde 24.1’i ise geçinebildiğini ve kenara para koyabildiğini belirtti.</p>
<p><strong>EKONOMİNİN İYİLEŞECEĞİNİ DÜŞÜNENLERİN ORANI AZALDI</strong></p>
<p>Mayıs ayında katılımcıların yüzde 30.1’i Türkiye ekonomisinin iyileşeceğini belirtirken yüzde 31.6’sı değişmeyeceğini, yüzde 38.2’si ise kötüleşeceğini belirtti.</p>
<p>Türkiye’nin ekonomisinin iyileşeceğini düşünenlerin oranı Nisan ayında yüzde 48.5 iken bu oran Mayıs ayında yüzde 30.1’e düştü.</p>
<p><strong>SON ÜÇ AYDAKİ EN STRESLİ AYI MAYIS OLDU</strong></p>
<p>Katılımcılara Mayıs ayındaki duygu halleri soruldu ve 10 üzerinden değerlendirmeleri istendi. İstanbulluların ortalama stres seviyesi 7.6 olarak ölçülürken kaygı seviyesi 6.7 olarak ölçüldü. Mayıs ayındaki yaşam memnuniyeti ve mutluluk seviyesi 4.6 olarak ölçüldü.</p>
<p>İstanbulluların stres seviyesi Nisan ayına göre arttı. Nisan ayında stres seviyesi, 7.1 iken Mayıs ayında 7.6 olarak ölçüldü. Mutluluk seviyesi ise geçen aya göre azaldı. Nisan ayında mutluluk seviyesi 4.9 iken Mayıs ayında 4.6 olarak ölçüldü.</p>
<p>Katılımcıların geleceğe dair umutlarını 10 üzerinden puanlamaları istendi. İstanbulluların geleceğe dair umudu 4.2 olarak ölçüldü.</p>
<p>İstanbulluların geleceğe dair umudunu azaltan nedenler ise sırasıyla yüzde 77.9 ile ülkenin ekonomik durumu ve yüzde 43.9 ile ülkedeki siyasi durum olarak belirtildi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/istanbul-planlama-ajansi-mayis-raporunu-acikladi-ekonomik-sorunlar-artiyor/">İstanbul Planlama Ajansı mayıs raporunu açıkladı: Ekonomik sorunlar artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/istanbul-planlama-ajansi-mayis-raporunu-acikladi-ekonomik-sorunlar-artiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
