<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>şart&#8217; arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<atom:link href="https://habernetik.com/etiket/sart/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://habernetik.com/etiket/sart/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Feb 2026 20:56:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://habernetik.com/wp-content/uploads/2023/02/cropped-HABERNETIK-32x32.png</url>
	<title>şart&#8217; arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<link>https://habernetik.com/etiket/sart/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İran: ABD, dört şart öne sürdü ve saldırıyla tehdit etti</title>
		<link>https://habernetik.com/iran-abd-dort-sart-one-surdu-ve-saldiriyla-tehdit-etti/</link>
					<comments>https://habernetik.com/iran-abd-dort-sart-one-surdu-ve-saldiriyla-tehdit-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 20:27:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[dört]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[öne]]></category>
		<category><![CDATA[saldırıyla]]></category>
		<category><![CDATA[şart’]]></category>
		<category><![CDATA[sürdü:]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=123127</guid>

					<description><![CDATA[<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu Siyasi İşlerden Sorumlu Komutan Yardımcısı Vekili Aziz Gazenferi, ABD’nin Umman’da yürütülen dolaylı müzakereler öncesinde İran’a dört şart dayattığını ve bu şartların kabul edilmemesi halinde saldırı tehdidinde bulunduğunu öne sürdü. Gazenferi, Devrim Muhafızlarına bağlı “Sobh-e Sadık” (Sadık Sabah) dergisinde yayımlanan değerlendirmesinde, İran ile ABD heyetleri arasında Umman’da sürdürülen müzakere sürecine ilişkin açıklamalarda [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/iran-abd-dort-sart-one-surdu-ve-saldiriyla-tehdit-etti/">İran: ABD, dört şart öne sürdü ve saldırıyla tehdit etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu Siyasi İşlerden Sorumlu Komutan Yardımcısı Vekili Aziz Gazenferi, ABD’nin Umman’da yürütülen dolaylı müzakereler öncesinde İran’a dört şart dayattığını ve bu şartların kabul edilmemesi halinde saldırı tehdidinde bulunduğunu öne sürdü.</p>
<p>Gazenferi, Devrim Muhafızlarına bağlı “Sobh-e Sadık” (Sadık Sabah) dergisinde yayımlanan değerlendirmesinde, İran ile ABD heyetleri arasında Umman’da sürdürülen müzakere sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>
<p>ABD’nin, Umman’daki müzakerelerden önce İran’a dört şart sunduğunu ve kabul edilmemesi halinde saldırı düzenleyeceği tehdidinde bulunduğunu aktaran Gazenferi, ülkesinin söz konusu bu tehdit ve psikolojik savaş karşısında teslim olmadığını dile getirdi.</p>
<p>Gazenferi, ABD’nin, balistik füze programı, bölgesel vekil gruplara destek, zenginleştirilmiş uranyum ve nükleer meseleyi müzakere konusu yapmak istediğini hatırlatarak, İran’ın savunma yeteneklerinin müzakare konusu olamayacağını ve müzakerelere rağmen askeri tedbirleri almaya devam ettiklerini söyledi.</p>
<p>Umman’daki müzakere görüşmelerinin genel çerçevesinin, ABD’nin öne sürdüğü şartlara göre değil İran’ın tutumuna göre şekillendiğini öne süren Gazenferi, görüşmelerin yalnızca nükleer meselelerle ilgili olduğunu hatırlattı.</p>
<p>Gazenferi, ABD ile müzakere sürecini yürüten İranlı müzakere heyetinin, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi tarafından belirlenen politikalar çerçevesinde faaliyet yürüttüğünü ve bu nedenle müzakere heyetine güven duyulması gerektiğini vurguladı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/iran-abd-dort-sart-one-surdu-ve-saldiriyla-tehdit-etti/">İran: ABD, dört şart öne sürdü ve saldırıyla tehdit etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/iran-abd-dort-sart-one-surdu-ve-saldiriyla-tehdit-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD vizesinde yeni dönem! &#8216;Açık profil&#8217; şart oldu</title>
		<link>https://habernetik.com/abd-vizesinde-yeni-donem-acik-profil-sart-oldu/</link>
					<comments>https://habernetik.com/abd-vizesinde-yeni-donem-acik-profil-sart-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:31:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[‘profil’]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[açık]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[şart’]]></category>
		<category><![CDATA[vizesinde]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=122579</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD’nin Türkiye Büyükelçiliği, belirli vize türlerine başvuranlardan sosyal medya hesaplarını herkese açık hale getirmelerini talep etti. Açıklamaya göre, F, M ve J ile H-1B ve H-4 vizesi başvurularında, adayların sosyal medya hesaplarının gizlilik ayarlarının kamuya açık olması gerekiyor. ABD makamları, öğrenci, değişim programı katılımcıları ve nitelikli çalışanlara yönelik vize başvurularını değerlendirirken, başvuru sahiplerinin dijital geçmişlerini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/abd-vizesinde-yeni-donem-acik-profil-sart-oldu/">ABD vizesinde yeni dönem! &#8216;Açık profil&#8217; şart oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin Türkiye Büyükelçiliği, belirli vize türlerine başvuranlardan sosyal medya hesaplarını herkese açık hale getirmelerini talep etti. Açıklamaya göre, F, M ve J ile H-1B ve H-4 vizesi başvurularında, adayların sosyal medya hesaplarının gizlilik ayarlarının kamuya açık olması gerekiyor.</p>
<p>ABD makamları, öğrenci, değişim programı katılımcıları ve nitelikli çalışanlara yönelik vize başvurularını değerlendirirken, başvuru sahiplerinin dijital geçmişlerini de inceleme kapsamına alıyor. Büyükelçiliğin sosyal medya üzerinden yaptığı duyuruda, söz konusu uygulamanın 15 Aralık 2025 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği belirtildi.</p>
<div class="twitter-tweet twitter-tweet-rendered"><iframe id="twitter-widget-1" class="" title="X Post" src="https://platform.twitter.com/embed/Tweet.html?dnt=false&amp;embedId=twitter-widget-1&amp;features=eyJ0ZndfdGltZWxpbmVfbGlzdCI6eyJidWNrZXQiOltdLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X2ZvbGxvd2VyX2NvdW50X3N1bnNldCI6eyJidWNrZXQiOnRydWUsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdHdlZXRfZWRpdF9iYWNrZW5kIjp7ImJ1Y2tldCI6Im9uIiwidmVyc2lvbiI6bnVsbH0sInRmd19yZWZzcmNfc2Vzc2lvbiI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfZm9zbnJfc29mdF9pbnRlcnZlbnRpb25zX2VuYWJsZWQiOnsiYnVja2V0Ijoib24iLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X21peGVkX21lZGlhXzE1ODk3Ijp7ImJ1Y2tldCI6InRyZWF0bWVudCIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfZXhwZXJpbWVudHNfY29va2llX2V4cGlyYXRpb24iOnsiYnVja2V0IjoxMjA5NjAwLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X3Nob3dfYmlyZHdhdGNoX3Bpdm90c19lbmFibGVkIjp7ImJ1Y2tldCI6Im9uIiwidmVyc2lvbiI6bnVsbH0sInRmd19kdXBsaWNhdGVfc2NyaWJlc190b19zZXR0aW5ncyI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdXNlX3Byb2ZpbGVfaW1hZ2Vfc2hhcGVfZW5hYmxlZCI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdmlkZW9faGxzX2R5bmFtaWNfbWFuaWZlc3RzXzE1MDgyIjp7ImJ1Y2tldCI6InRydWVfYml0cmF0ZSIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfbGVnYWN5X3RpbWVsaW5lX3N1bnNldCI6eyJidWNrZXQiOnRydWUsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdHdlZXRfZWRpdF9mcm9udGVuZCI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9fQ%3D%3D&amp;frame=false&amp;hideCard=false&amp;hideThread=false&amp;id=2016420983821754413&amp;lang=tr&amp;origin=https%3A%2F%2Fwww.borsaningundemi.com%2Fhaber%2Fabd-vizesinde-yeni-donem-acik-profil-sart-oldu-1882445&amp;sessionId=f9259f25e4fc4a3bcef326e6e9696f72b445e65d&amp;theme=light&amp;widgetsVersion=2615f7e52b7e0%3A1702314776716&amp;width=550px" frameborder="0" scrolling="no" allowfullscreen="allowfullscreen" data-tweet-id="2016420983821754413" data-mce-fragment="1"></iframe></div>
<p>F vizesi üniversite ve lisansüstü eğitim almak isteyenlere, M vizesi mesleki eğitim programlarına katılanlara, J vizesi ise eğitim ve kültürel değişim programı kapsamında ABD’ye gidecek kişilere veriliyor. Uzmanlık gerektiren mesleklerde çalışacak kişilerin H-1B vizesi alması gerekirken, bu kişilerin eşleri ve 21 yaşından küçük çocukları için H-4 vizesi düzenleniyor.</p>
<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, aralık ayı başında yurt dışındaki diplomatik temsilciliklerine gönderdiği talimatla, H-1B vizesine başvuranlar ve birinci derece yakınlarının sosyal medya hesaplarının incelemeye tabi tutulmasını istemişti. Bakanlık, haziran ayında yaptığı bir diğer açıklamada da öğrenci vizeleri için benzer bir uygulamanın devreye alındığını duyurmuş, olası Amerikan karşıtı paylaşımların tespit edilebilmesi amacıyla hesapların herkese açık olması gerektiğini vurgulamıştı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/abd-vizesinde-yeni-donem-acik-profil-sart-oldu/">ABD vizesinde yeni dönem! &#8216;Açık profil&#8217; şart oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/abd-vizesinde-yeni-donem-acik-profil-sart-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupalı liderler: Ukrayna için güçlü güvenlik garantileri şart</title>
		<link>https://habernetik.com/avrupali-liderler-ukrayna-icin-guclu-guvenlik-garantileri-sart/</link>
					<comments>https://habernetik.com/avrupali-liderler-ukrayna-icin-guclu-guvenlik-garantileri-sart/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 20:25:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[avrupalı]]></category>
		<category><![CDATA[garantileri]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[liderler]]></category>
		<category><![CDATA[şart’]]></category>
		<category><![CDATA[ukrayna,]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=120006</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna&#8217;da kalıcı ve adil barış için güçlü güvenlik garantilerinin gerekli olduğunu belirtti. İngiltere Başbakanlık Ofisi 10 Numara&#8217;dan yapılan açıklamaya göre Starmer, Macron, Merz ve Zelenskiy, Londra&#8217;da yaptıkları zirvede Ukrayna&#8217;daki son gelişmeleri ele aldı. Liderler, Avrupa güvenliği açısından [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/avrupali-liderler-ukrayna-icin-guclu-guvenlik-garantileri-sart/">Avrupalı liderler: Ukrayna için güçlü güvenlik garantileri şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna&#8217;da kalıcı ve adil barış için güçlü güvenlik garantilerinin gerekli olduğunu belirtti.</p>
<p>İngiltere Başbakanlık Ofisi 10 Numara&#8217;dan yapılan açıklamaya göre Starmer, Macron, Merz ve Zelenskiy, Londra&#8217;da yaptıkları zirvede Ukrayna&#8217;daki son gelişmeleri ele aldı.</p>
<p>Liderler, Avrupa güvenliği açısından ABD öncülüğünde yürütülen barış görüşmelerinin önemine işaret ederek kaydedilen ilerlemeyi desteklediklerini ifade etti.</p>
<p>Ulusal güvenlik danışmanlarına gelecek günlerde görüşmeleri sürdürme talimatı veren liderler, Ukrayna için güçlü güvenlik garantileri içeren adil ve kalıcı bir barışın gerekliliğini vurguladı.</p>
<p>Liderler, Ukrayna&#8217;da binlerce insanı enerjisiz bırakan saldırılara karşı bu ülkenin kendisini savunma kapasitesini güçlendirmenin gerekli olduğunu belirtti.</p>
<p>Dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna&#8217;nın yeniden inşası için kullanılmasına yönelik atılan adımlar ve kaydedilen aşamanın ele alındığı toplantıdan, Merz ve Macron&#8217;un ayrılmasının ardından Starmer ve Zelenskiy görüşmelere devam etti.</p>
<p>Zelenskiy ve Starmer, diğer Avrupalı liderlerle telefon görüşmesi yaparak son duruma ilişkin tarafları bilgilendirdi.</p>
<p>Liderler, kritik bir dönemeçte olunduğu konusunda fikirlerini belirtirken savaşı bitirmek için Ukrayna&#8217;ya desteği artırma, Rusya üzerindeki ekonomik baskıyı ise artırarak devam ettirme konusunda görüş birliğine vardı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/avrupali-liderler-ukrayna-icin-guclu-guvenlik-garantileri-sart/">Avrupalı liderler: Ukrayna için güçlü güvenlik garantileri şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/avrupali-liderler-ukrayna-icin-guclu-guvenlik-garantileri-sart/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Fidan: Gazze ve Lübnan için dayanışma şart</title>
		<link>https://habernetik.com/bakan-fidan-gazze-ve-lubnan-icin-dayanisma-sart/</link>
					<comments>https://habernetik.com/bakan-fidan-gazze-ve-lubnan-icin-dayanisma-sart/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Dec 2024 17:18:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma’]]></category>
		<category><![CDATA[fidan]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Lübnan]]></category>
		<category><![CDATA[şart’]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=107930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, D-8 Toplantısı&#8217;nda, Gazze ve Lübnan&#8217;ın kayıplarının giderilmesi için destek çağrısında bulundu. Resmi kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Mısır&#8217;ın başkenti Kahire&#8217;de düzenlenen D-8 Toplantısı&#8217;nda Orta Doğu&#8217;ya yönelik mesajlar verdi. İsrail&#8217;in binlerce Filistinliyi vahşice katlederek soykırımını sürdürdüğüne, İsrail&#8217;in neden olduğu fiziksel zarar ve kayıpların milyarlarca dolar olduğunun tahmin edildiğine dikkati çeken Fidan, Gazze ve [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bakan-fidan-gazze-ve-lubnan-icin-dayanisma-sart/">Bakan Fidan: Gazze ve Lübnan için dayanışma şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan</strong>, D-8 Toplantısı&#8217;nda, Gazze ve Lübnan&#8217;ın kayıplarının giderilmesi için destek çağrısında bulundu.</p>
<p>Resmi kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Mısır&#8217;ın başkenti Kahire&#8217;de düzenlenen D-8 Toplantısı&#8217;nda Orta Doğu&#8217;ya yönelik mesajlar verdi.</p>
<p>İsrail&#8217;in binlerce Filistinliyi vahşice katlederek soykırımını sürdürdüğüne, İsrail&#8217;in neden olduğu fiziksel zarar ve kayıpların milyarlarca dolar olduğunun tahmin edildiğine dikkati çeken Fidan, Gazze ve Lübnan&#8217;ın her türlü desteğe ihtiyacı olduğunu ifade etti.</p>
<p>Fidan, bu bağlamda Türkiye&#8217;nin kardeşlerinin yanında olduğunu, deneyim ve kapasitesini sunmaya da hazır olduğunu bildirdi.</p>
<p><strong> Bölgesel sahiplenme anlayışının önemi</strong></p>
<p>Bakan Fidan, Türkiye&#8217;nin bölgesel sahiplenme anlayışını desteklediğini ve teşvik ettiğini, bölgesel istikrar ve huzuru sağlamanın yegane yolunun bu olduğunu belirtti.</p>
<p>Fidan, İsrail&#8217;in bölge ülkelerine, özellikle de D-8 üyesi Mısır ve İran&#8217;a yönelik saldırgan tutumuna karşı dayanışma gösterilmesi gerektiği mesajını vererek, D-8&#8217;in gerçek potansiyelini ortaya koyma konusunda hala geride olduğu tespitinde bulundu.</p>
<p>Genç nüfusun bu konuda önemli bir role sahip olduğunu kaydeden Fidan, kurumun tüm potansiyelini ortaya çıkarmak için tüm üyelerin işbirliğini artırmaya yönelik koordineli bir çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>KOBİ&#8217;lerin kalkınma konusundaki önemine işaret eden Fidan, en yeni fikirlerin ve çözümlerin geliştirilmesini teşvik etmede teknolojinin hayati rolünün kabul edilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>Fidan, Türkiye&#8217;nin Azerbaycan&#8217;ın D-8&#8217;e üyeliğini tamamen desteklediğini ve Konsey&#8217;in yarınki zirvede bunun onaylanmasını tavsiye edeceğine inanıldığını kaydetti.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bakan-fidan-gazze-ve-lubnan-icin-dayanisma-sart/">Bakan Fidan: Gazze ve Lübnan için dayanışma şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/bakan-fidan-gazze-ve-lubnan-icin-dayanisma-sart/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mourinho&#8217;dan Süper Lig açıklaması: Değişim şart</title>
		<link>https://habernetik.com/mourinhodan-super-lig-aciklamasi-degisim-sart/</link>
					<comments>https://habernetik.com/mourinhodan-super-lig-aciklamasi-degisim-sart/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2024 16:44:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[açıklaması,]]></category>
		<category><![CDATA[Değişim]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[Lig]]></category>
		<category><![CDATA[mourinho’dan]]></category>
		<category><![CDATA[şart’]]></category>
		<category><![CDATA[süper]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=105650</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho, Fenerbahçe Televizyonu&#8217;na açıklamalarda bulundu. &#8220;EN KÖTÜ PERFORMANSIMIZ!&#8221; “Geldiğimden beri en kötü performansımız diyebilirim. Gerçekten çok kötü bir maçtı ve şunu düşünüyorum. Belki benzetme olarak çok güzel değil ama ‘Trabzonspor maçının etkisi yani o geceden kalma etkisi’ gibi bir benzetme yapabiliriz. Onun etkisinden henüz takım toparlanamamıştı. Hem fiziksel hem de duygusal [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/mourinhodan-super-lig-aciklamasi-degisim-sart/">Mourinho&#8217;dan Süper Lig açıklaması: Değişim şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho, Fenerbahçe Televizyonu&#8217;na açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>&#8220;EN KÖTÜ PERFORMANSIMIZ!&#8221;</strong></p>
<p>“Geldiğimden beri en kötü performansımız diyebilirim. Gerçekten çok kötü bir maçtı ve şunu düşünüyorum. Belki benzetme olarak çok güzel değil ama ‘Trabzonspor maçının etkisi yani o geceden kalma etkisi’ gibi bir benzetme yapabiliriz. Onun etkisinden henüz takım toparlanamamıştı. Hem fiziksel hem de duygusal anlamda gerçekten inanılmaz bir maç olmuştu. Çok fazla iniş çıkış vardı. Duygusal anlamda maç sonu müthiş bir duygu patlaması vardı. Sanki takım o halden çok fazla toparlanamamıştı ve AZ Alkmaar maçına konsantre olamamıştı gibi diyebilirim.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;EKSİKLER DE SORUN OLDU!&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;Aynı zamanda listeye yazamadığımız 4 oyuncu var. Kostic, bunlardan bir tanesi. Bizler için çok önemli oyuncu. İki önemli kanat oyuncumuz İrfan Can Kahveci ve Cengiz Ünder’in sakatlığı var. Tabii ki bunlar da farkı yaratıyor. Bu sonucu açıklayacak sebepler var ama belirtmiş olduğum gibi ben bugüne kadar ki en kötü maçımız olduğunu düşünüyorum.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;SORUMLULUKTAN KAÇMIYORUM!&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;Tabii böyle kötü performanslardan her zaman teknik direktörler sorumludur. Ben de sorumluluğumdan kaçmıyorum ama benim için prensip meselesi. Kariyerimde daha önce her zaman bunu yaptım. İşimi yapmam engellendiğinde daha sonrasında cezalı olduğum zamanlarda basın toplantısına çıkmadım.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;CEZAMIN SEBEBİNİ ANLAMALIYIM!&#8221;</strong></p>
<p>“Öncelikle sebebini ve nedenini anlamak istiyorum. Çünkü ‘şu sebepten’ diye açıklama yapan bir belge okumadım ama dürüstçe şunu söylemek istiyorum. Evet, maçtan sonra çok fazla kutlama yaptım. Bu doğru. VAR hakemi hakkında çok fazla şikayette bulundum. Bu da doğru ama herhangi bir hakarette ve agresif davranışta bulunmadım.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;TÜRKİYE&#8217;DE YASA MI? BİLMELİYİM&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;Maç bittikten sonra yapmış olduğum kutlama eğer kültürel anlamda benim kaçırdığım bir sıkıntıysa ve eğer bu bir sebepse şunu belirtmek istiyorum: Çocukken babam dışında benim en büyük idollerimden bir tanesi Eusebio’ydu. Onun ikonik bir gol kutlaması vardı. 600-700 gol, kaç tane gol attığını bilmiyorum ama bu sevinç Eusebio’nun sevinciydi. Bu hareket eğer Türkiye’de ofansif bir anlama geliyorsa tabii bunu öğrenmem lazım ama kesinlikle niyetim böyle ofansif bir hareket yapmak değildi.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;BU CEZA İLE BAŞ ETMELİYİM!&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;Bir maç ceza aldım. Durum şu anda bu. Bununla baş etmem, kabul etmem gerekiyor. Takımıma, yedek kulübesindeki ekibime ve tabii stadımıza gelen taraftarlarımıza takımımıza yardım edecekleri için güvenmem gerekiyor.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;KAZANMAK ZORUNDAYIZ!&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;Bizler için diğer tüm lig maçları gibi çok önemli bir maç. Her maç kazanamadığımızda o maçı kaybetmemiş bile olsak biz buna puan kaybı olarak bakıyoruz. Kazanmak istiyoruz zaten futbolun pragmatizmi tamamen puan almakla ilgili. Sivasspor’un da çok fazla puanı var. Arka arkaya galibiyetler aldılar. Çıkış yakaladılar. Oyun stilleri ve felsefeleri var ama biz de kendi oyun stilimizi sahaya yansıtmamız gerekiyor ki bu Sivas’ın oyun stilinden farklı. Bizim Hollanda’da yaşadığımız maçın acısını hissederek aynı zamanda Trabzon’da oynadığımız maçın motivasyonunu hissederek ve kazanmak zorunda olduğumuzu bilerek oynamamız gerekiyor. Daha önce de belirtmiş olduğum gibi oyuncularıma güveniyorum ve ekibime güveniyorum. Son olarak da stadyumda bize itici güç olacak taraftarlarımıza güveniyorum&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;TÜRKİYE LİGİ&#8217;NDE DEĞİŞİM LAZIM&#8221;</strong></p>
<p>“Buraya geldiğim zaman söylemiştim: ‘Ben Türk ligi için çalışmak istiyorum ama her şeyden önce Fenerbahçe için çalışmak istiyorum.’ diye. Tabii eğer şöyle bir imkan olsaydı dünyanın en mutlu insanı olurdum çünkü benim için de prestij olurdu. Şunu söyleyebilseydim çok mutlu olurdum: ‘Evet, Türkiye ligi harika bir lig. Türkiye liginde olmak bir rüya. Türkiye liginde en iyi olan takım şampiyon oluyor. VAR hakemleri, saha hakemleri gerçekten harika.’ deme imkanım olsaydı çok mutlu olurdum. Eğer her şey hakkında iyi konuşuyor olabilseydim çok mutlu olurdum ama tecrübem bana şunu söylüyor. Türkiye liginde değişmesi gereken şeyler var. Çünkü Türkiye, Türk liginden çok daha büyük. Sadece futbol değil, Türkiye ligi. Türk Milli Takımı&#8217;nın tarihi, aynı zamanda milli takımda oynayan oyuncular da var. &#8221;</p>
<p><strong>&#8220;TEMİZ VE DÜRÜST ŞAMPİYON OLANI..&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;Dünyanın büyük liglerine, çok büyük kulüplere giden çok fazla Türk oyuncular var. Arda, Real Madrid’e gitti, yıllar önce Arda Turan Barcelona’ya gitmişti. Ferdi, Premier Lig’e gitti. Dolayısıyla burada yetenek var, tutku da var. Burada şampiyon olmayı tabii çok isterim ama şampiyon olamasam da en azından temiz ve dürüst bir şekilde şampiyon olan takımı tebrik etmek isterim. Belirtmiş olduğum gibi benim için beni ilgilendiren şey yeter ki Türk futbolu harika olsun.&#8221;</p>
<p><a href="https://habernetik.com/mourinhodan-super-lig-aciklamasi-degisim-sart/">Mourinho&#8217;dan Süper Lig açıklaması: Değişim şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/mourinhodan-super-lig-aciklamasi-degisim-sart/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fidan: İsrail&#8217;e baskı şart</title>
		<link>https://habernetik.com/fidan-israile-baski-sart/</link>
					<comments>https://habernetik.com/fidan-israile-baski-sart/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jul 2024 15:14:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Baskı]]></category>
		<category><![CDATA[fidan]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail’e]]></category>
		<category><![CDATA[şart’]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=98065</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile ortak basın toplantısı düzenledi. Fidan&#8217;ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde: Hamas&#8217;ın aldığı barıştan yana tutum ve İsrail&#8217;in buna karşılık sürekli oyun bozan bir rol oynaması şunu bir kez daha gösterdi; Netanyahu hükümetinin barışla ilgili hiç bir niyeti yok. İsrail&#8217;e baskı yapılması gerekiyor. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/fidan-israile-baski-sart/">Fidan: İsrail&#8217;e baskı şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile ortak basın toplantısı düzenledi.</p>
<p>Fidan&#8217;ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde:</p>
<p>Hamas&#8217;ın aldığı barıştan yana tutum ve İsrail&#8217;in buna karşılık sürekli oyun bozan bir rol oynaması şunu bir kez daha gösterdi; Netanyahu hükümetinin barışla ilgili hiç bir niyeti yok.</p>
<p>İsrail&#8217;e baskı yapılması gerekiyor. Hamas&#8217;ın bu şartları kabul etmiş olması İsrail tarafından zayıflık ve teslimiyet olarak algılanıyor. Bu son derece tehlikeli anlayıştır.</p>
<p>Suriye ilgili olarak Cumhurbaşkanımız liderlik vizyonunu kullanarak en üst düzeyden bir barış çağrısında bulunmuştur. Bu son derece kıymetli bir çağrıdır. Umarım bunun değerini anlarlar.</p>
<p><b>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Al-Saud&#8217;u kabul etti</b></p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud&#8217;u kabul etti.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud&#8217;u Dolmabahçe Çalışma Ofisi&#8217;nde kabul etti.</p>
<p>Kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da yer aldı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/fidan-israile-baski-sart/">Fidan: İsrail&#8217;e baskı şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/fidan-israile-baski-sart/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Küresel sistemin yeniden dizayn edilmesi şart</title>
		<link>https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-kuresel-sistemin-yeniden-dizayn-edilmesi-sart-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-kuresel-sistemin-yeniden-dizayn-edilmesi-sart-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 May 2024 13:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[dizayn]]></category>
		<category><![CDATA[edilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[şart’]]></category>
		<category><![CDATA[Sistemin]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=95475</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#8220;Uluslararası sistemde denge kaybolmuş, belirsizlik artmış, istikrarsızlık ve kaos dünyanın hakim rengi haline gelmiştir. Küresel güvenliğin teminatı olarak yıllardır bize anlatılan kurumlar büyük bir zaaf içindedir&#8221; dedi. İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı&#8217;ndaki Albaraka İslami Finans Zirvesi&#8217;nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, küresel sisteme yönelik eleştirilerini tekrarladı. &#8220;Dünya 5&#8217;ten büyüktür&#8221; sözünü [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-kuresel-sistemin-yeniden-dizayn-edilmesi-sart-2/">Cumhurbaşkanı Erdoğan: Küresel sistemin yeniden dizayn edilmesi şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#8220;Uluslararası sistemde denge kaybolmuş, belirsizlik artmış, istikrarsızlık ve kaos dünyanın hakim rengi haline gelmiştir. Küresel güvenliğin teminatı olarak yıllardır bize anlatılan kurumlar büyük bir zaaf içindedir&#8221; dedi.</p>
<p>İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı&#8217;ndaki Albaraka İslami Finans Zirvesi&#8217;nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, küresel sisteme yönelik eleştirilerini tekrarladı. &#8220;Dünya 5&#8217;ten büyüktür&#8221; sözünü tekrarlayan Erdoğan, &#8220;Küresel sistemin yeniden dizayn edilmesi şart&#8221; dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Zirveyi organize edenlere teşekkürlerini bildirerek konuşmasına başlayan Erdoğan şunları söyledi:</p>
<blockquote><p>&#8220;Böyle bir zirvenin ülkemizde düzenlenmesi ayrıca önemlidir. Doğu-batı arasında tarih boyunca ticari ve beşeri köprü vazifesi üstlenen Türkiye finansal piyasalar arasında da aynı rolü oynamaya başladı. Geçen sene hizmete açtığımız İstanbul Finans Merkezi bu çabalarımızın ve vizyonumuzun adeta bir sembolü oldu. İstanbul&#8217;un finans ve İslami finans alanında büyük bir potansiyele sahip olduğunu uluslararası yatırımcılar da tasdik ediyor. Albaraka Zirvesi inşallah İstanbul&#8217;un bölgesel finans merkezi konumunu küresel düzeye çıkarmaya matuf çabalarımızı destekleyecektir. Zirvenin İslami ekonomi sisteminin temel taşı olarak İslami finansın etik standartlarının daha iyi anlaşılmasına vesile olacağını düşünüyorum. Bunun yanında global ölçekte İslam ekonomisine yönelik hizmet ve ürün pazarlarının keşfedilmesine zirvenin yardımcı olacağı kanaatindeyim. Zirvenin şimdiden hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.&#8221;</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İstanbul finans alanında büyük potansiyele sahip&#8221;</strong></p>
<blockquote><p>Az önceki konuşmasını ilgiyle dinlediğim Abdullah Kamil kardeşimi Albaraka İstanbul Zirvesi için yürekten tebrik ediyorum. Böyle bir zirvenin ülkemizde düzenlenmesi ayrıca önemlidir. Doğu-batı arasında tarih boyunca ticari ve beşeri köprü vazifesi üstlenen Türkiye finansal piyasalar arasında da aynı rolü oynamaya başladı. Geçen sene hizmete açtığımız İstanbul Finans Merkezi bu çabalarımızın ve vizyonumuzun adeta bir sembolü oldu. İstanbul&#8217;un finans ve İslami finans alanında büyük bir potansiyele sahip olduğunu uluslararası yatırımcılar da tasdik ediyor. Albaraka Zirvesi inşallah İstanbul&#8217;un bölgesel finans merkezi konumunu küresel düzeye çıkarmaya matuf çabalarımızı destekleyecektir. Zirvenin İslami ekonomi sisteminin temel taşı olarak İslami finansın etik standartlarının daha iyi anlaşılmasına vesile olacağını düşünüyorum. Bunun yanında global ölçekte İslam ekonomisine yönelik hizmet ve ürün pazarlarının keşfedilmesine zirvenin yardımcı olacağı kanaatindeyim. Zirvenin şimdiden hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;Uluslararası sistemde denge kaybolmuş durumda&#8221;</strong></p>
<p>Son yıllarda dünyamız köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ve 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan ekonomik, askeri ve siyasi sistemin temelleri her yeni gelişmeyle birlikte daha şiddetli sarsıldığını belirten Erdoğan şöyle devam etti:</p>
<blockquote><p>&#8220;Şunu çok net görebiliyoruz, uluslararası sistemde denge kaybolmuş, belirsizlik artmış, istikrarsızlık ve kaos dünyanın hakim rengi haline gelmiştir. Koronavirüs salgınının yol açtığı tahribatın enkazı kaldırılmadan Rusya-Ukrayna savaşı patlak vermiş bunu 7 Ekim&#8217;de Gazze krizi izlemiştir. İsrail&#8217;in yaklaşık 8 aydır tüm insanlığın gözü önünde Gazze&#8217;de işlediği toplu katliamlar küresel düzenin acziyetini gözler önüne sermiş, mevcut kurumlara olan güveni sarsmıştır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere dünyada nizamı sağlamakla mükellef yapıların adaletsiz ve çarpık karakteri bir kez daha ortaya çıkmıştır. Açıkça ifade etmek gerekirse şu an dünyada mazlumu koruyacak, zalimi durduracak, zulmün önüne geçecek bir kurumsal mekanizma yoktur. Küresel güvenliğin teminatı olarak yıllardır bize anlatılan kurumlar büyük bir zaaf içindedir. Eski hal muhal ya yeni hal ya izmihlal bu sözün adım adım gerçeğe dönüşmeye başladığına şahitlik ediyoruz.&#8221;</p></blockquote>
<p><strong>&#8220;Sistemin değişmesine acil ihtiyaç var&#8221;</strong></p>
<p>Türkiye olarak uzun süredir bu duruma dikkat çektiklerini belirten Cumhurbaşkanı konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>
<blockquote><p>&#8220;Küresel sistemin tüm unsurlarıyla günümüzün gerçeklerine göre yeniden dizayn edilmesi gerektiğini söylüyoruz. Dünya 5&#8217;ten büyüktür tespitimiz sistemin değişmesine olan acil ihtiyacı göstermektedir. Rusya-Ukrayna savaşı ve Gazze soykırımı ile birlikte artık bu kaçınılmaz bir hal almıştır. Şunu görmek ve kabullenmek mecburiyetindeyiz. Dünyanın devasa bir köye döndüğü günümüzde sınırlar ve mesafeler bizi koruyamaz. Afrika&#8217;da onca yeraltı kaynağına rağmen insanlar açlıktan ölüyorsa, Suriye&#8217;de, Sudan&#8217;da, Yemen&#8217;de, kan akmaya devam ediyorsa Gazze&#8217;de 35 bin 600 masum insan acımasızca katlediliyorsa, medeniyetlerin beşiği Akdeniz mülteci kabristanına dönüşmüşse, her yıl binlerce umut yolcusu son nefesini çöllerde, dağlarda veriyorsa kusura bakmayın kimse kendini emniyette hissedemez, gece başını yastığa rahat koyamaz.</p>
<p>Adaletin olmadığı yerde huzur ve barış olmaz. Güvenliğin olmadığı yerde demokrasi ve özgürlük olmaz. Küresel sistemin elitleri bu tabloyu görmezden ve duymazdan geliyor. Fakat yaşadığımız her hadise, her bölgesel kriz yıllarca biteviye giden her kanlı barış ve barış karşısındaki savaş hepimize bu gerçekleri tekrar hatırlatıyor. İnsanlık olarak hem kendimizin hem evlatlarımızın müreffeh bir dünyada yaşamasını istiyorsak çözüm yerine sürekli sorun üreten mevcut sistemde özellikle ısrardan vazgeçmeliyiz. Bunun yerine daha dengeli, daha adilane, daha kuşatıcı bir sistemin ihdası için hep beraber el ele vermeliyiz. Karşı karşıya olduğumuz meydan okumalar esasen hiç birimize başka bir alternatif de bırakmıyor. Hangi inanca, kültüre, millete mensup olursak olalım bunun için mücadele etmemiz gerektiğinin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Küresel finansal mimarinin varlık gayesi aslında üretim ve refah artışına katkı yapmak olmalıdır.&#8221;</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;Küresel borçluluk 315 trilyon dolar seviyesine ulaştı&#8221;</strong></p>
<p>Küresel sistemin gelir ve sertette de adalesziliği beslediğini belirten Erdoğan şöyle devam etti:</p>
<blockquote><p>&#8220;Var oluş gayesi üretimi, istihdamı ve değer üretimini desteklemek olan finansal sistem artık reel sektörden bağımsız ve reel sektörü sömüren bir yapıya dönüşmüştür. Sistem gelir ve servet adaletsizliklerini besleyerek yapay büyümeye yol açarak, az gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler üzerinde aşırı baskı oluşturuyor. 2008 krizinden sonra borca ve faize dayalı finansal mimari krizi doğuran sebepleri ortadan kaldırmaya dönük gerekli adımları atmadı. Sistemin yapısal sorunları açıkça gün yüzüne çıktığı halde süreç geçici önlemlerle yönetilmeye çalışıldı. Bunun da mevcut sıkıntıları çözmek yerine derinleştirdiğini görüyoruz. Geldiğimiz noktada küresel finans mimarisinin oldukça kırılgan bir yapıda olduğunu bugün süreci doğru okuyan herkes kabul ediyor. Burada kısa süre önce açıklanan bir veriyi sizlerle paylaşmak isterim. Uluslararası finans enstitüsü verilerine göre, küresel borçluluk 2024 yılı ilk çeyreğinde rekor tazeleyerek 315 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Bu oranların bile sürdürülebilirliği şüpheliyken tahminler borçluluğun daha da artacağına işaret ediyor.</p>
<p>Günümüzde servet eşitsizliği dünyada en yüksek seviyesine çıktı. Dünyadaki en zengin yüzde 1&#8217;lik kesim, toplam küresel servetin neredeyse yarısına sahip.</p>
<p>Zayıfı daha zayıflatan, fakiri daha da fakirleştiren, zalimi güçlendiren bu (kapitalist) sistemin dertlerimize derman olmayacağını kabul etmek zorundayız.&#8221;</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;Katılım finans sistemini geliştirmeliyiz&#8221;</strong></p>
<p>Erdoğan, &#8220;Katılım finans sistemini hak ettiği yere getirmemiz gerekiyor. Bunun için finansa yönelik bakış açısını değiştirmeliyiz. Kısa vadede katılım finansın bankacılık varlıkları içindeki payını yüzde 15&#8217;e taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde tüm bu birikimi müstakil bir katılım finans kanununu ülkemize kazandırarak taçlandırmak arzusundayız.Hazırlık çalışmalarımız devam ediyor.&#8221; dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-kuresel-sistemin-yeniden-dizayn-edilmesi-sart-2/">Cumhurbaşkanı Erdoğan: Küresel sistemin yeniden dizayn edilmesi şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/cumhurbaskani-erdogan-kuresel-sistemin-yeniden-dizayn-edilmesi-sart-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan, Hamas lideri ile görüştü! Kalıcı ateşkes şart</title>
		<link>https://habernetik.com/erdogan-hamas-lideri-ile-gorustu-kalici-ateskes-sart/</link>
					<comments>https://habernetik.com/erdogan-hamas-lideri-ile-gorustu-kalici-ateskes-sart/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[icerikeditoru]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Apr 2024 13:00:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Ateşkes]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[görüştü]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[hamas]]></category>
		<category><![CDATA[İle]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[lideri]]></category>
		<category><![CDATA[şart’]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=94682</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye ile İstanbul&#8217;da görüştü. Gazze&#8217;deki son durum değerlendirildi. Gazze&#8217;ye yapılan yardımlar ile ateşkesin tesisi için atılacak adımlar ele alındı. Türkiye, İsrail&#8217;in insanlık dışı saldırılarının bir an önce sona ermesi için diplomatik adımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda yoğun bir görüşme trafiği yürütülüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsmail Haniye ile Cumhurbaşkanlığı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/erdogan-hamas-lideri-ile-gorustu-kalici-ateskes-sart/">Erdoğan, Hamas lideri ile görüştü! Kalıcı ateşkes şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye ile İstanbul&#8217;da görüştü. Gazze&#8217;deki son durum değerlendirildi. Gazze&#8217;ye yapılan yardımlar ile ateşkesin tesisi için atılacak adımlar ele alındı.</p>
<p>Türkiye, İsrail&#8217;in insanlık dışı saldırılarının bir an önce sona ermesi için diplomatik adımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda yoğun bir görüşme trafiği yürütülüyor.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsmail Haniye ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi&#8217;nde görüştü.</p>
<p><strong>Gazze&#8217;ye yardımlar kesintisiz sürmeli</strong></p>
<p>İletişim Başkanlığı&#8217;ndan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada şunlar kaydedildi;</p>
<p>Görüşmede İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarına yönelik saldırıları, insani yardımların Gazze’ye yeterli düzeyde ve kesintisiz ulaştırılması için yapılması gerekenler, bölgede adil ve kalıcı barış süreci ile ilgili konular ele alındı.</p>
<p><strong>Acil kalıcı ateşkes çağrısı</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye’nin uluslararası toplumun dikkatini Filistinlilere uygulanan zulme çekmek için diplomatik gayretlerini sürdürdüğünü ve vahşetin son bulması ile acil kalıcı ateşkes ihtiyacının her fırsatta vurgulandığını söyledi.</p>
<p><strong>İsrail zulmün bedelini mutlaka ödeyecek</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Filistinlilere uyguladığı zulmün bedelini mutlaka bir gün ödeyeceğini, Türkiye’nin her zeminde Gazze’ye yönelik katliamları anlatmaya devam edeceğini, tüm çabaların bölgesel barışın anahtarı olan bağımsız Filistin Devleti’nin kurulması ve bölgeye kalıcı huzurun gelmesi için sarf edildiğini, bu süreçte Filistinlilerin birlik içinde hareket etmesinin hayati öneme sahip olduğunu, İsrail’e verilecek en güçlü cevabın ve zaferin yolunun birlik ve bütünlükten geçtiğini ve uluslararası kamuoyunu yanlış yönlendiren İsrail’e karşı Filistin’in haklı davasının ve gerçeklerin daha çok anlatılması gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Yaşanan acıları bir nebze dindirebilmek için Türkiye’nin Filistin’e yönelik insani yardımlarını sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, bugüne kadar 45 bin tondan fazla insani yardımın bölgeye sevk edildiğini, ticarete getirilen kısıtlamalar dahil, İsrail’e yönelik bir dizi yaptırımın hayata geçirildiğini de söyledi.</p>
<p>İsrail ile İran arasındaki gerilimleri de değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşananların İsrail’e zemin kazandırmaması gerektiğini, Batı’da İsrail’in saldırılarını sorgulayan havanın dağılmaması için dikkatleri yeniden Gazze’ye çekecek çalışmalar yapılmasının önemini vurguladı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Heniyye’ye İsrail saldırısında şehit düşen çocukları ve torunları için başsağlığı dileklerini de iletti.</p>
<p>Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Sefer Turan eşlik etti.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/erdogan-hamas-lideri-ile-gorustu-kalici-ateskes-sart/">Erdoğan, Hamas lideri ile görüştü! Kalıcı ateşkes şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/erdogan-hamas-lideri-ile-gorustu-kalici-ateskes-sart/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP Küme Lideri Özgür Özel, mağlubiyetin yok sayıldığını söyledi ve tabana dikkat çekti: Öfke büyük, ihtilal şart!</title>
		<link>https://habernetik.com/chp-kume-lideri-ozgur-ozel-maglubiyetin-yok-sayildigini-soyledi-ve-tabana-dikkat-cekti-ofke-buyuk-ihtilal-sart-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/chp-kume-lideri-ozgur-ozel-maglubiyetin-yok-sayildigini-soyledi-ve-tabana-dikkat-cekti-ofke-buyuk-ihtilal-sart-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Oct 2023 06:12:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[‘partimiz]]></category>
		<category><![CDATA[“seçim”]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Çekti!]]></category>
		<category><![CDATA[Chp]]></category>
		<category><![CDATA[Değişim]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat…]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[İhtilal:]]></category>
		<category><![CDATA[küme]]></category>
		<category><![CDATA[lideri]]></category>
		<category><![CDATA[mağlubiyetin]]></category>
		<category><![CDATA[öfke’]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[özgür]]></category>
		<category><![CDATA[Parti]]></category>
		<category><![CDATA[şart’]]></category>
		<category><![CDATA[sayıldığını]]></category>
		<category><![CDATA[söyledi’]]></category>
		<category><![CDATA[tabana]]></category>
		<category><![CDATA[Üye]]></category>
		<category><![CDATA[yok.”]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=45258</guid>

					<description><![CDATA[<p>Parti olarak seçimlerde “her dört şahıstan üçünün oyunu” alamadıklarını belirten Özgür Özel, “Tepkiyi yok sayarsak onarılmaz sonuçlar doğurabilir. Islahat ve ihtilalleri hızla yapmalıyız” dedi. “Değişim” taleplerini bir şahsa indirgemenin yanlışsız olmadığını anlatan Özel, yeni örgütlenme modeli önerdi. İBB Lideri İmamoğlu’nun “Değişim, başkanı de kapsamalı” tarafındaki çıkışına “Değişim talebinin başkanı, başta genç ve bayan üyelerimiz ile CHP gönüllüleridir” karşılığını veren Özel, İstanbul’da en yüksek oyu alabilecek adayın ise İmamoğlu olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/chp-kume-lideri-ozgur-ozel-maglubiyetin-yok-sayildigini-soyledi-ve-tabana-dikkat-cekti-ofke-buyuk-ihtilal-sart-2/">CHP Küme Lideri Özgür Özel, mağlubiyetin yok sayıldığını söyledi ve tabana dikkat çekti: Öfke büyük, ihtilal şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>“Partimizin almış olduğu en ağır mağlubiyetlerde dahi baraj altında kaldığımızda bile yaşanmamış bir öfke kelam konusu. Bu durumun yok sayılması korkularımızı artırıyor.”</li>
<li>“Her dört şahıstan üçünün oyunu alamadığımızı görmeliyiz. Yansıyı yok sayarsak bu durum onarılmaz sonuçlar doğurabilir. Birtakım ıslahat ve ihtilalleri hızla yapmak zorundayız.”</li>
</ul>
<p>CHP Küme Lideri <strong>Özgür Özel</strong> Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı. </p>
<ul>
<li><strong>‘Değişim’in somut olarak tanımlanmadığı, sırf ‘Kılıçdaroğlu gitsin’ den ibaret olduğu istikametinde tenkitler var. Değişimden kasıt nedir?</strong></li>
</ul>
<p>14 ve 28 Mayıs seçimlerinin akabinde yaptığım tüm değerlendirmelerde, bunun rastgele bir seçim kaybı olmadığını, hiçbir şey olmamış üzere davranamayacağımızı, vatandaşın partimize yaptığı ihtarları dikkate almamız gerektiğini, tabanımızla partimiz ortasında oluşan duygusal kopuşa deva bulmamız gerektiğini anlattım. Yiğit, kararlı ve vefalı bir değişime muhtaçlık duyulduğunu anlattım. Değişim taleplerini bir şahsa ya da şahıslara indirgemek yanlışsız değildir. </p>
<p>Bunu mümkün kılabilmek, partimizi tekrar 86 milyonun umudu haline getirebilmek bizim elimizde. Değişimden kastedilen asla bir başkalaşım değildir. Değişimden kasıt, partimizi iktidar yapabilmek niyetiyle hareket ve telaffuzda değişimi gerçekleştirebilmek, partimizin örgütsel anlayışını yenilemek, partimizde iştirakçi demokrasinin önünü açmaktır. </p>
<p><b>‘SOKAK VE MECLİS BİRLEŞMELİ’</b></p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezinden, vilayet ilçe örgütlerine tüm örgütsel mimarisini iştirakçi ve günün kurallarına uygun biçimde vatandaşla faal bağlantının sağlanabilmesi hedefiyle gözden geçirmemiz koşul. Sokakla, alanla bağını koparmamış bilakis buradaki eksiklerini tamamlamış ve yeni bağlar kurmuş, iktidarın dayatmasına karşın demokrasinin beş yılda bir sandığa gitmekten ibaret olmadığını özümseyen, her gün iktidar edenlere karşı her an muhalefet eden, daima hesap soran, daima kontrol faaliyetinde bulunan bir anlayışı hükümran kılmalıyız. Hesap sormayı yalnızca meclis faaliyetlerinden ibaret görmeden sokaktaki gayretle birleştirmemiz gerekmektedir. Örgütsel yapının baştan sona tahlil edilerek, üye sayısının niceliksel olarak artırılması ve birlikte çalışan, birlikte çaba eden, birlikte öğrenen bir örgüt anlayışına sahip olmamız gerekiyor. Parti siyasetlerinin tavandan tabana talimatlandırıldığı bir idare anlayışından, daima etkileşim halinde olunan, karar düzeneklerine üyelerin dahil edildiği dinamik, çağdaş bir örgüt mimarisine gereksinim var.</p>
<p><b>‘İKTİDAR KURUCU BEDELLERLE OLUR’</b></p>
<p>Partimiz yaklaşık 1 milyon 300 bin üyesiyle ülkemizin en fazla üyesi olan ikinci siyasal partisidir. AKP’nin 11 milyondan fazla üyesi olduğu göz önüne alındığında, oy oranlarımızın düşük olduğu seçim etrafları başta üye sayımızın arttırılması ve yeni toplum kısımlarına erişilmesi temel önceliklerimiz ortasında olmalıdır.</p>
<p>Değişimin ana siyasal kaynağı, gücünü kurucu değerlerimizden alan sol ve toplumsal demokrasi, itici gücü de örgütümüz olmalıdır. Partimiz hem kurucu kıymetlerine hem toplumsal demokrasinin üniversal bedellerine bağlı kalarak iktidar olabilir.</p>
<ul>
<li><strong>PM’deki 60 bireyden 31’inin ‘değişim’ dediği söyleniyor, PM’de durum nedir? </strong></li>
</ul>
<p>Parti Meclisi toplantısında çıkan sonuca odaklanmadan evvel şunu söylemem gerekiyor. Toplantımız, 12 saat sürdü, çok sayıda üye kelam alarak bahis üzerinde müzakere yürüttü. Demokratik bir oylama yapıldı. Parti Meclisi, kurultaydan sonraki en üst karar organıdır. Bu toplantıyı demokratik olarak ortaya konulan fikirler ve bâtın olarak yapılan bir oylamanın akabinde alınan kararlarla birlikte pahalandırmak gerekiyor. Cumhuriyet Halk Partisi; idarenin aldığı kararları bir üst organa itirazda bulunulabildiği bir parti, bu hak kullanıldı. Oylamanın sonucu sayılar kamuoyunda tartışılıyor. Sayıların ne söz ettiğine bakmaksızın güçlü bir istikrar ve kontrol düzeneğinin partide işler durumda olduğunu söylemek mümkün. Parti Meclisi’nin Kurultay tarihini belirleyecek olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu çok değerli.Geçtiğimiz günlerde hem genel liderin, hem bizlerin hem de partideki üyelerin ortak kararı olarak parti içi problemlerin kamuoyunda değil, partideki yetkili organlarında tartışılması gerektiğine yönelik değerlendirmeler düşünüldüğünde, Parti Meclisi toplantısı buna taban yarattı. Bu toplantının ve misal toplantıların yapılıyor olmasının, önümüzdeki sürece çeşitli saiklerle tasayla bakan partililerimiz açısından teminat olarak görülmesi lazım.</p>
<ul>
<li><strong>Ekrem İmamoğlu ‘yeni bir siyasal örgütlenme mimarisi öneriyorum’ diyerek bir yazı kaleme aldı. Yazıda önder değişimine de dikkat çekildi. Bu çerçevede değişim davetinin başkanı kim, kurultayda genel başkanlığa aday olacak mısınız yoksa İmamoğlu ile birlikte mi hareket edeceksiniz?</strong></li>
</ul>
<p>Cumhuriyetin 100’üncü yılında, yıllar öncesinden çok büyük mana yüklediğimiz ve son ana kadar hem üyelerimizi, hem vatandaşlarımızı motive ettiğimiz bir seçimi geride bıraktık. Bu seçimin sonucunda yaşanan duyguyu anlamak lazım. İsmine ister “değişim” diyelim, ister öbür biçimde nitelendirelim, bu bir ferdî talep ya da bir ortaya gelmiş bir kümenin talebi olmak yerine, 1995 yılından bu yana hükümette temsil edilmemiş partimize gönül vermiş insanların beklentisi olduğunu fark etmek lazım. </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/31/012017334-e.jpg"/></p>
<p><b>‘DEĞİŞİMİN BAŞKANI BAYANLAR VE GENÇLER’</b></p>
<p>Cumhuriyetin 100’üncü yılında, iktidarın cumhuriyetin kurucu takımlarına hasımlığı ve cumhuriyetin kazanımlarını aşındırmayı prensip edinmiş bir partiye bırakılmış olmasının yarattığı travmayı anlamak lazım.</p>
<p>Bir değişim talebi varsa, bunun başkanı başta genç ve bayan üyelerimiz olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyeleri ve gönül verenleridir. Değişim konusunda ferdî liderlik tanımlamasını ve bu türlü bir indirgemeyi gerçek bulmam. Bugün kamuoyu önünde yakışıksız sözler, telaffuzlar ve davranışlar kullanılmadığı surece değişim ismi altında ya da öbür tanımlamalarla partinin kendini geliştirmesi ve başarılı olması için söylenen her kelamı değerli buluyorum.</p>
<p><b>‘ATATÜRK’ÜN KOLTUĞUNA LAYIK GÖRÜLMELİYİZ’</b></p>
<p>Ekrem Beyefendi, İstanbul’u 25 yıl sonra toplumsal demokrat belediyecilikle buluşturan Belediye Liderimizdir. Yazdığı, söylediği her şeyi dikkatle dinliyoruz. Bu süreçte konuşan, görüş bildiren herkesin açıklamalarını takip ettiğimiz üzere. Cumhuriyet Halk Partisi, 100 yıllık bir siyasi parti. Kurucusu ve birinci lideri Mustafa Kemal Atatürk’tür. Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğuna layık görülmeniz gerekir. 28 Mayıs’tan bu yana seçmenlerimizle, yurttaşlarımızla, partililerimizle görüşüyoruz. Evvelki açıklamalarımda da söylediğim üzere 28 Mayıs’ta büyük bir travma yaşadık. Bu büyük üzüntüyü yaşadığımızdan beri sorumluluk almak gerekirse en üst seviyede sorumluluk almak gerektiğini, fedakarlık yapmak gerekirse fedakarlıktan kaçınmamak gerektiğini anlatıyorum.</p>
<p><b>‘SORUMLULUKTAN KAÇMAM’</b></p>
<p>Bu partide sorumluluk makamında bulunmuş bir kişi olarak hesap vermekten de özeleştiri vermekten de kaçmamak gerekir. Olağan bir periyotta değiliz, olağan bir talep açma düzeneğinin yürütüldüğü bir süreçte değiliz. CHP açısından rastgele bir devri yaşamıyoruz. Bunun bir şahsî talep konusunda tabir edilmesini hakikat bulmam. Sorumluluk almaktan kaçmayacağımı söylemiştim, fikrimde rastgele bir değişiklik yok.</p>
<p><b>‘HESAPLAŞALIM, HELALLEŞELİM’</b></p>
<ul>
<li><strong>Kurultayın ne vakit yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?</strong></li>
</ul>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin tekrar iktidar alternatifi olabilmesi için kurultayımızın olabildiğince erken olması gerekmektedir. Kurultayda delegenin önüne konulacak sandık ve kurultay sandığından çıkacak sonuç, lokal seçimlerde en yeterli sonucu alabilmemize öncülük edecektir. Bu süreçte en gerçek sonuç, örgütün, tabanın, yurttaşın sesine kulak verilerek alınabilir. Bu türlü bir seçimden sonra seçmenimiz oturalım, konuşalım, gerekiyorsa hesaplaşalım, gerekiyorsa helalleşelim niyetinde. Demokraside helalleşme ve hesaplaşma sandıkla olabilecek bir şey. Mahalle seçimleri, vilayet ve ilçe kongreleri değerli. Fakat temel olarak kurultayın yapılması lazım. Siz hem hesap verme hem üyenin hesap sormayla ilgili talebini karşılamakta gecikirseniz, toplumun geniş kısımları bulduğu birinci sandıkta sizle hesaplaşır. </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/31/011233246-kulis-kilicdaroglu-ndan-ozgur-ozel-in-olasi-adayligina-iliskin-yorum.jpg"/></p>
<p><b>‘29 EKİM’DE 4 GÜNLÜK KURULTAY’</b></p>
<p>Geçmişte makûs örnekler yaşandı. İki güne sıkıştırılmış bir kurultay yerine 3-4 güne yayılan bir kurultayın yapılması düşünülebilir. Kurultay tarihi olarak teklifim Cumhuriyetin 100’üncü yılının kutlanacağı haftadır. 29 Ekim’le sonlanan hafta, 3-4 güne yayılan bir büyük kurultayı fırsat olarak görüyorum. </p>
<ul>
<li><strong>Kaç aday çıkar? Sizce Kemal Beyefendi kurultayda aday olmalı mı?</strong></li>
</ul>
<p>Genel lider; aday olsun ya da olmasın, ismi geçenler aday olsun olmasın, Cumhuriyet Halk Partisi, parti içi demokrasi açısından örnek bir süreç işletmek zorunda. Birbirine düşmüş, arbede eden, sevenlerini üzüp, düşmanlarına keyif veren bir süreç yaşanmamalı. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’ye önerdiği demokrasiyi kendi içinde yaşadığını büyük bir özgüvenle gösterebilmeli. Cumhuriyet Halk Partisi, ülkemizde önderini çoklu yarışla seçebilen tek parti. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir eksikliği değil, rakiplerine karşı en kıymetli üstünlüğü. Partimiz, rakiplerini hain, terörist, sapkın ilan eden anlayışın bilakis, farklı hissedenlerin ve düşünenlerin, yönetenler kadar kendisini söz edebildiği, propaganda imkanlarından yararlanabildiği, en özgür ortamda, en eşit şartlarda yarışabildiği bir parti olarak rakiplerinden ayrışmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Bir siyasi parti genel lideri sizce ne vakit misyonu bırakmalı?</strong></li>
</ul>
<p>Bugünlerde periyot sınırlaması çok tartışılıyor. Bunun olmasının partiye bir dinamizm katacağını değerlendiriyorum. Devir sınırlaması ölçülebilir, ispata dayalı kimi şartlar tanım edilerek, mutlak muvaffakiyet kaidesiyle istisnaya tabi tutulabilir. Ayrıyeten bir önderin, partisini iktidara taşıyamayacağına, büyütemeyeceğine inandığı anda misyonunu bırakması en doğal demokratik beklentidir.</p>
<ul>
<li><strong>MHP Genel Lideri Devlet Bahçeli, ‘Sınıf arkadaşım devam etmezse Ekrem’e karşı Özgür derim’ tabirlerini kullandı. Ne dersiniz?</strong></li>
</ul>
<p>Mecliste artırımlarla ilgili inanılmaz bir toplantı yapıldı. Bahçeli’nin konuşmamı çok dikkatle takip etmesini ve akabinde bir kıymetlendirme yapma muhtaçlığı duymasını önemsiyorum. Lakin, bu değerlendirmenin toplantının konusu ve konuşmanın içeriği yerine partimizin parti içi süreçle ilişkilendirilmiş olması siyasi tarihimizde çok görülmemiştir. Ben kendisinin ilgiyle takip ettiği konuşmamın akabinde ortağı olduğu iktidarın tercihleri sonucunda vatandaşın belini büken artırımlar, önlenemeyen ekonomik kriz ve yanlış iktisat siyasetleri hakkında bir kıymetlendirme yapmasını beklerdim.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/31/011106090-1689754682175-jt.jpg"/></p>
<ul>
<li><strong>Sızdırılan zoom toplantısı parti hiyerarşisine ve disiplinine uygun mu? Kemal Beyefendi, zoom toplantısının etik olarak rahatsız edici olduğunu söyledi. ‘Kuralın dışına çıkıldığında ve tekrarlandığında gereğini yaparım’ tabirlerini kullandı. Bu kelamları nasıl yorumlarsınız?</strong></li>
</ul>
<p>Söz konusu zoom toplantısında katılanlar Parti Meclisi’nin ya seçilmiş ya doğal üyeleri. Sızdırılan toplantıda utanılacak hiçbir şey yok. Utanılması gereken bu türlü sızdırmalarla siyasetin dizayn edilebileceğinin düşünülmesi. Toplantını kendisi son derece ahlaklı, son derece kurallara saygılı. O görüntü kaydında utanılacak tek bir söz yok. Kimseyi rencide edecek söz yok. O toplantıya katılanlar ortasında hiyerarşi yok, kimse kimseye patronaj dayatmıyor, kimse açısından kompleks yapacak bir durum yok.</p>
<p>Öyle ki, görüntüyü sızdıranların kesmeyi tercih ettiği kısımda, o toplantının başında Ekrem Beyefendi, nezaketle, “Grup Liderimiz geldi, toplantıyı o yönetebilir” diyor. Bense, dijital konut sahibi olarak Ekrem Bey’in yönetmesinin uygun olacağını söylüyorum.  Partinin kurumsal kimliğini sakınan, herkesin birbirine saygılı olduğu bir toplantı yapıldı. Toplantının içeriğinde kabalık yok, nezaketsizlik yok, partinin düzgünlüğü düşünenler var. İktidara yakın medya, bu toplantıyı darbe teşebbüsü olarak nitelendirdi. Demokrasiyi sindirememiş olanların demokratik hakların kullanımını anlamasını beklemiyoruz esasen. Toplantıda tüzükte verilen bir hakkın kullanımı, demokratik bir oylama tartışılıyordu. Bunun darbe teşebbüsü yahut ihanet olarak nitelendirilmesi trajikomiktir. Bu toplantı, seçmenimizin ve tabanımızın yaşadığı duygusal kopuşa deva üretmek ismine yapılan onlarca yüz yüze toplantıdan bir tanesiydi. </p>
<ul>
<li><strong>Sızdırılan toplantının akabinde yaptığınız açıklamada ‘genel merkezimiz tarafından yok sayılan duygusal kopuş’ sözünü kullanıyorsunuz. Genel merkez seçimden sonra kelamını ettiğiniz kopuş ve yok saymanın olmaması için nasıl hareket etmeliydi?</strong></li>
</ul>
<p>14 ve 28 Mayıs seçimlerinde seçmenin verdiği bildirilerin tam olarak anlaşılamadığını düşünüyorum.</p>
<p>Milyonlarcası birinci kere oy kullanan gençlere ve tüm yurttaşlarımıza, seçimin hayati ehemmiyette olduğunu anlatmıştık lakin 20 yıldır sıkıştığımız yüzde 20-25 bandını aşamadık. Bu sonucu masaya yatırmak ve üzerine konuşmak zorundayız. </p>
<p><b>‘YENİLGİYİ GÖRMEYENLER TABANI ANLAMIYOR’</b></p>
<p>Bu sonucu mağlubiyet olarak görmeyenler tabanımızın ve örgütümüzün hissiyatını da anlamıyor demektir. Kendi hissiyatının anlaşılmadığını gören seçmenimiz ve tabanımızda mahallî seçimleri de etkileyebilecek bir duygusal kopuş tetiklendi. Bugüne kadar partimizin almış olduğu en ağır mağlubiyetlerde dahi, baraj altında kaldığımızda bile yaşanmamış bir öfke kelam konusu. Bu durumun yok sayılması partimizin geleceğine ve yaklaşan mahallî seçimlere ait tasalarımızı artırıyor. Tabanımızın hissiyatını anladığımızı tabanımıza hissettirebilirsek, bu travmadan kurtulup ayağa kalkarak birlikte yeni bir gayret başlatabiliriz. </p>
<p><b>‘4 ŞAHISTAN 3’ÜNÜN OYUNU ALAMADIK’</b></p>
<p>25,5 milyon oyun sorumluluğunu taşımak kadar, alamadığımız oylara da baş yormamız gerekiyor. Partimizin milletvekili seçimlerinde her 4 bireyden üçünün oyunu alamadığı gerçeğini görmek gerekiyor. İktidar değiştirmek için yüzde 50’yi hedeflememiz lakin yüzde 25 görünmez tavanını tuzla buz edip büyük bir sıçramayı yaptıracak yanlışsız siyasetlere, ehil takımlara ve büyük bir özgüvene gereksinim var. 22 yıllık Tayyip Erdoğan iktidarının akabinde, oyunu veren, sandığına sahip çıkan, hayat stiline müdahale edilmesin isteyen, rahat nefes alabilmek isteyen bir kitle var. Bu kitle ya CHP seçmenidir ya potansiyel CHP seçmenidir. Bu kısmın, bu kitlenin içinde bulunduğu ruh halini, duydukları öfkeyi anlamadan partimizi yine umut yapamayız.</p>
<p><b>‘SÜRATLE İHTİLAL ZORUNLU’</b></p>
<p>Parti örgütlerimizi, partimize yakın sivil toplum örgütlerini, üyelerimizi, yurttaşları anlayışla ve sabırla dinlememiz gerekiyor. Elbette ilçe ve vilayet kongrelerinin yapılması belirli imkanlar sağlayacaktır fakat seçim atmosferi sağlıklı tartışmalara pürüz olabilir, bu durumda üyelerimizle müşavere heyetlerini özel gündemle toplamak, tenkitlerini ve tekliflerini almak, içinde bulunduğumuz krizi çözmenin, travmayı atlatmanın ve önümüze yeni bir yol haritasını birlikte koymanın yollarını aramalıyız. Bunları yapmak yerine tabanın ve üyenin yansısını yok sayarsak, bu onarılmaz sonuçlar doğurabilir. Cumhuriyet Halk Partisi, olması gerekenin çok altında üye sayısına sahip. Üyeyle bağımızı kongre salonlarına sıkıştırmamalıyız, doğal tabanlarımız olan sendikalarla, sivil toplum kuruluşlarıyla, toplum kesitleriyle bağlar kurmamız gerekiyor. Partimizin üyeleriyle 81 vilayette ve neredeyse tüm ilçelerde, yalnızca Edirne, Antalya, İzmir’de değil, Muş’ta, Iğdır’da, Kilis’te, Rize’de, Kayseri’de, Diyarbakır’da hem partililerimizle birlikte çalışmış, hem vatandaşın partimize ait görüş ve tenkitlerini dinlemiş birisi olarak, birtakım ıslahatları ve ihtilalleri hızla yapmak zorundayız.</p>
<ul>
<li><strong>Uzun yıllar milletvekilliği yapmış, parti siyasetlerine istikamet vermiş isimler de değişim istiyor. Mümkün bir değişimde bu isimleri yeni idarede tekrar görür müyüz yoksa sırf değişimin önünü açmak için mi hareket ediyorlar?</strong></li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Kemal Beyefendi ile sızdırılan toplantıyla ilgili görüşmeniz oldu mu?</strong></li>
</ul>
<p>Bu toplantının sızdırılmasının akabinde Genel Liderimizle görüşmelerim oldu, lakin bu toplantı özelinde bir konuşma yapmadık.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/31/011404589-ff.jpeg"/></p>
<p><b>‘HİÇBİRİMİZ PAK DEĞİLİZ’</b></p>
<ul>
<li><strong>Tüzük ve program değişikliği tartışmalarına nasıl bakıyorsunuz?</strong></li>
</ul>
<p>Kurultay sonucu ne olursa olsun şayet bir umut, bir çıkış, bir heyecan yakalanacaksa, bu yeni yüzlerin, gençlerin ve bayanların ön planda olduğu bir sonuç doğurmasıyla mümkündür. Gençleri ve bayanları vitrin olarak değil, karar sistemlerinin içinde en kilit noktada olmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi, imkanlı olan tüm alanlarda bayan erkek eşit temsilini ve gençlik kotasını artırarak odunsuz uygulanmasını sağlamalıdır. Partinin yazılı dokümanlarının elden geçirilmesi, çağın koşullarına uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Elbette birinci akla partinin tüzüğü ve programına ait değişiklikler geliyor. Burada tabandan yükselen yansıyı haklı gördüğümü söz etmem lazım lakin, yalnızca yazılı evrakları değiştirmek yetmez, anlayışı ve iş görüş biçimini değiştirmek gerekir. Bir kurultayda cinsiyet kotasının berbata kullanımında bir bayan delegenin “Kotaları değil başları değiştirmemiz gerekir” isyanı dün üzere aklımda. Bu mevzularda hiçbirimiz pak değiliz. Temelinde Avrupa’daki toplumsal demokrat partilerin programlarında yer alan kavramlar üzerinde süratle ortaklaşabilmek mümkün, daha kısa, daha anlaşılabilir bir programa kavuşmak mümkün. Tüzük üzerinde hepimizin üzerinde mutabakata varacağı hususlar mümkün. Geçmişte daima bir arada kaçırdığımız bir fırsat var. Üzerinde en çok uzlaşılabileceğimiz kavram olan faal üye tanımlamasını bir evvelki tüzük kurultayının tartışmalarında heba etmiştik. Bence tüm üyelerle temayül yoklaması biçiminde çoklu yarışla vilayet liderinizi, ilçe lideriniz, genel liderinizi seçebilirsiniz, daha sonra kongrenizi form koşulu yerine getirmek üzere yapabilirsiniz. Bu türlü bir adımın partiye çok şey katacağını, delege ağaları tartışmasının ortadan kalkacağını, bütün üyelerin iştirak göstermesinin üye yönelimini artıracağını düşünüyorum.</p>
<p><b>‘GÜCÜMÜ ÖNSEÇİMDEN ALDIM’</b></p>
<p>Ben gücünü ön seçimden alan bir siyasetçiyim, bugünkü pozisyonumu da ön seçime ve parti içi seçimlere borçluyum, 2014’te hiçbir anahtar listede olmamama karşın yüksek bir oyla Parti Meclisi’ne seçilmiş, 2015 yılında Manisa’da oy kullanan üyelerin yüzde 87’sinin oyuyla ön seçimde Türkiye rekoru kırmıştım. AK Partilileri atanmışlıkla suçlarken, en kıymetli gücümüz olan bulunduğumuz makamlara seçilerek gelme argümanından mahrum kalmayı hazmedemiyorum. Son küme seçimlerinde de Küme Başkanlığına adaylığımı seçimlerden evvel koymuş, milletvekili kaydı sırasında Küme Başkanlığına aday olduğumu, diğer adaylar olursa yarışacağımızı ilan etmiştim. Akabinde, farklı sebeplerle bu periyot seçimlerin yapılmamış olmasını büyük bir eksiklik olarak görüyorum. </p>
<ul>
<li><strong>Yerel seçimlere çok kısa bir müddet kaldı lakin muhalefet dağınık bir imaj veriyor. 2019’daki üzere işbirliği olacak mı, Sayın İmamoğlu sizce mahallî seçimlerde İstanbul’a tekrar aday olmalı mı?</strong></li>
</ul>
<p>2019 lokal seçimleri son yıllarda partimizin en büyük seçim zaferiydi. İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya’da uzun bir ortanın akabinde halkın teveccühüyle belediyeleri yönetme başarısı gösterdik. Lokal seçimlerin ruhuyla, genel seçimlerin ruhu birbirinden farklıdır. Vefalı ve yürekli bir değişimi talep etmemizin ve bu süreci yürütmemizin en temel sebeplerinden biri de mahallî seçimlerde 2019’un gerisinde kalmamaktır. 2019 seçimlerinden daha yeterli bir seçim muvaffakiyetini gösterebilmemiz için, değişimi gerçekleştirmek gerektiği açıktır. Öbür siyasi partilerle yapılacak işbirliği görüşmelerinin de süreç içinde gerçekleşmesini beklemek yanlış olmaz lakin şimdi bu görüşmeler için erkendir. </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/31/010953309-10556139910104200012291920x080007b5d63e7b809efe9d403d1b0e2d4bd3d.jpg"/></p>
<p><b>‘PARTİMİZ İSMİNE EN ÇOK OYU İMAMOĞLU ALIR’</b></p>
<p>Sayın Ekrem İmamoğlu, 2019 mahallî seçimlerini kazanmış, başarılı bir belediye lideridir. Genel Liderimiz dahil altı siyasi partinin genel lideri tarafından 14 Mayıs seçimlerinden sonraki süreç için cumhurbaşkanı yardımcısı adayı ilan edilecek kadar parti idarelerinin ve tabanımızın takdirini kazanmış bir siyasi figürdür. İstanbul Büyükşehir Belediyesi için partimiz ismine en fazla oyu alabilecek siyasalın de kendisi olduğu açıktır.</p>
<ul>
<li><strong>AKP iktidarının değişmesinin formülü sizce nedir?</strong></li>
</ul>
<p>Bir yandan bize oy veren seçmenin hassasiyetlerini gözeterek, lakin öteki yandan bize oy vermeyen seçmenin gönlünü kazanarak bu süreci yönetmemiz gerekiyor. Bir ayağı sokakta, bir ayağı Parlamentoda olacak, akademi dünyasından, sivil toplum kuruluşlarından, kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinden güç alacak takımlarla çalışarak partimizi iktidar yapabiliriz. 81 ilin tamamında, köy demeden, kent demeden muvaffakiyete odaklanmak, gücümüzü üyemizden, örgütümüzden ve kurucu değerlerimizden almak zorundayız. Mavi ve beyaz yakalı emekçilerin, kamu işçilerinin, plaza çalışanlarının, madencilerin, motokuryenin, işsizin, geleceğini Avrupa’da gören gencin, vize kuyruğunda zahmet çeken yurttaşımızın, yurtdışına gitmek isteyen doktorun, gençlerin, bayanların, ezilenlerin, uğruna siyaset yaptığımız tüm bölümlerin yarınlarını umutla doldurmaya odaklanmış, toplumsal demokrasinin fikri zenginliği ile siyaset üreten bir takım ile bu değişimi gerçekleştirebilirsek, AKP iktidarını değiştirebiliriz.Partimiz, ideolojik yalpalanmalar yerine kararlı duruş sergileyen bir siyasi parti hüviyetine kavuşmalıdır. Meydanlardan, sokaklardan, protestodan, çabadan korkmayan halkçı ve kamucu bir anlayışı partimizde hakim kılmak ve bu anlayışla yüzümüzü yurttaşlarımıza, sokağa dönmek zorundayız. Kendisini başka siyasi partilerin konumuna nazaran tanımlayan, kendi konumunu tariflerken, kiminle yan yana gelmeli ya da gelmemeli üzere edilgen tartışmalardan sıyrılarak, kendi durumunu belirleyen bir parti olmak durumundayız.  </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/31/010856262-10725230010147311919011920x08000b358cd21560b6f875c68cc239db16bad.jpg"/></p>
<p><b>‘ÖNCE RUHSAL İKTİDAR’</b></p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin AKP’den iktidarı alabilmesinin en kıymetli şartı evvel ruhsal üstünlüğü ele geçirmektir. Ülkede ruhsal iktidarı ele alabilmek için Cumhuriyet Halk Partisi’nin çok önemli imkanları, nitelikli takımları, okuyan, araştıran, dinleyen, öğrenen, öğretebilen bir örgütü vardır.  Aldığı 25,5 milyon oyun yanında, 27,5 milyonun içinde oy alabileceği 10 milyonlarca insan vardır. 10 milyonlarca insan fakirdir, örgütlenme özgürlükleri elinden alınmıştır, sindirilmiştir. Özgüveni yüksek nerede duracağını bilen bir Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyacağı bahadır siyasetler, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bazen kimlik, bazen mezhep siyasetiyle geçmiş travmaları hatırlatarak, fay çizgilerinin üzerinde tepinerek uyguladığı propagandayı yıkabilir. ‘Açsın, işsizsin, fakirsin, güvencesizsin, ancak tehlike büyük benimle birlikte olmalısın’ diyen Adalet ve Kalkınma Partisi’ne karşı, “İster Ak Partilisin, ister MHP’lisin ister HDP’lisin, emeğin sömürülüyor, alın terin değersizleşiyor, vergi verirken, askere giderken hatırlanıyorsun, pazara çıkarken, kira öderken, fatura öderken yalnız bırakılıyorsun” diyebilmemiz gerekmektedir.</p>
<p>CHP’nin bir kısmı geçmişte partiyle bağlı olan şahısların, inançlar, bedeller, ve bireylerin hayat biçimi üzerinden tabirlerinin partinin bagajı olarak hala dayatılmasını sıkıntılı görüyor. Bu bagajdan bir an evvel kurtulmamız gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>Bütün inançlara, bütün etnik kimliklere, bütün görüşlere, bütün hayat biçimlerine saygılı, özgürlükçü bir toplumsal demokrat parti olmalıyız. Laz’ın da Çerkes’in de Kürt’ün de Türk’ün de Alevi’nin de Sünni’nin de ekmeğinin, hakkının, alın terinin, ulusal gelirden alacağı hissenin, maaşına yapılacak artırımın peşindeyiz.</p>
<p><b>ÖZGÜR ÖZEL KİMDİR?</b></p>
<p>1974’te Manisa’da doğdu. İzmir Bornova Anadolu Lisesi Almanca Kısmı ve Manisa Lisesi’nde orta ve lise tahsilini, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamladı. Manisa Eczacı Odası’nda oda başkanlığı yaptı. Milletlerarası Eczacılık Federasyonu, Avrupa Birliği Eczacılık Kümesi, Avrupa Eczacılık Forumu üzere memleketler arası örgütlere üyeliği bulunuyor. 24., 25. 26. 27. ve 28. periyotlarda Manisa Milletvekili seçildi. 25. 26. ve 27. devirlerde CHP küme başkanvekili olan Özel, şu an küme lideri misyonunu yürütüyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/chp-kume-lideri-ozgur-ozel-maglubiyetin-yok-sayildigini-soyledi-ve-tabana-dikkat-cekti-ofke-buyuk-ihtilal-sart-2/">CHP Küme Lideri Özgür Özel, mağlubiyetin yok sayıldığını söyledi ve tabana dikkat çekti: Öfke büyük, ihtilal şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/chp-kume-lideri-ozgur-ozel-maglubiyetin-yok-sayildigini-soyledi-ve-tabana-dikkat-cekti-ofke-buyuk-ihtilal-sart-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP Küme Lideri Özgür Özel, mağlubiyetin yok sayıldığını söyledi ve tabana dikkat çekti: Öfke büyük, ihtilal şart!</title>
		<link>https://habernetik.com/chp-kume-lideri-ozgur-ozel-maglubiyetin-yok-sayildigini-soyledi-ve-tabana-dikkat-cekti-ofke-buyuk-ihtilal-sart/</link>
					<comments>https://habernetik.com/chp-kume-lideri-ozgur-ozel-maglubiyetin-yok-sayildigini-soyledi-ve-tabana-dikkat-cekti-ofke-buyuk-ihtilal-sart/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Sep 2023 02:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[‘partimiz]]></category>
		<category><![CDATA[“seçim”]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Çekti!]]></category>
		<category><![CDATA[Chp]]></category>
		<category><![CDATA[Değişim]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat…]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[İhtilal:]]></category>
		<category><![CDATA[küme]]></category>
		<category><![CDATA[lideri]]></category>
		<category><![CDATA[mağlubiyetin]]></category>
		<category><![CDATA[öfke’]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[özgür]]></category>
		<category><![CDATA[Parti]]></category>
		<category><![CDATA[şart’]]></category>
		<category><![CDATA[sayıldığını]]></category>
		<category><![CDATA[söyledi’]]></category>
		<category><![CDATA[tabana]]></category>
		<category><![CDATA[Üye]]></category>
		<category><![CDATA[yok.”]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=44061</guid>

					<description><![CDATA[<p>Parti olarak seçimlerde “her dört bireyden üçünün oyunu” alamadıklarını belirten Özgür Özel, “Tepkiyi yok sayarsak onarılmaz sonuçlar doğurabilir. Islahat ve ihtilalleri hızla yapmalıyız” dedi. “Değişim” taleplerini bir şahsa indirgemenin yanlışsız olmadığını anlatan Özel, yeni örgütlenme modeli önerdi. İBB Lideri İmamoğlu’nun “Değişim, başkanı de kapsamalı” tarafındaki çıkışına “Değişim talebinin başkanı, başta genç ve bayan üyelerimiz ile CHP gönüllüleridir” karşılığını veren Özel, İstanbul’da en yüksek oyu alabilecek adayın ise İmamoğlu olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/chp-kume-lideri-ozgur-ozel-maglubiyetin-yok-sayildigini-soyledi-ve-tabana-dikkat-cekti-ofke-buyuk-ihtilal-sart/">CHP Küme Lideri Özgür Özel, mağlubiyetin yok sayıldığını söyledi ve tabana dikkat çekti: Öfke büyük, ihtilal şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>“Partimizin almış olduğu en ağır mağlubiyetlerde dahi baraj altında kaldığımızda bile yaşanmamış bir öfke kelam konusu. Bu durumun yok sayılması telaşlarımızı artırıyor.”</li>
<li>“Her dört bireyden üçünün oyunu alamadığımızı görmeliyiz. Yansıyı yok sayarsak bu durum onarılmaz sonuçlar doğurabilir. Birtakım ıslahat ve ihtilalleri hızla yapmak zorundayız.”</li>
</ul>
<p>CHP Küme Lideri <strong>Özgür Özel</strong> Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı. </p>
<ul>
<li><strong>‘Değişim’in somut olarak tanımlanmadığı, sırf ‘Kılıçdaroğlu gitsin’ den ibaret olduğu istikametinde tenkitler var. Değişimden kasıt nedir?</strong></li>
</ul>
<p>14 ve 28 Mayıs seçimlerinin akabinde yaptığım tüm değerlendirmelerde, bunun rastgele bir seçim kaybı olmadığını, hiçbir şey olmamış üzere davranamayacağımızı, vatandaşın partimize yaptığı ikazları dikkate almamız gerektiğini, tabanımızla partimiz ortasında oluşan duygusal kopuşa deva bulmamız gerektiğini anlattım. Gözü pek, kararlı ve vefalı bir değişime gereksinim duyulduğunu anlattım. Değişim taleplerini bir bireye ya da şahıslara indirgemek yanlışsız değildir. </p>
<p>Bunu mümkün kılabilmek, partimizi yine 86 milyonun umudu haline getirebilmek bizim elimizde. Değişimden kastedilen asla bir başkalaşım değildir. Değişimden kasıt, partimizi iktidar yapabilmek gayesiyle hareket ve telaffuzda değişimi gerçekleştirebilmek, partimizin örgütsel anlayışını yenilemek, partimizde iştirakçi demokrasinin önünü açmaktır. </p>
<p><b>‘SOKAK VE MECLİS BİRLEŞMELİ’</b></p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezinden, vilayet ilçe örgütlerine tüm örgütsel mimarisini iştirakçi ve günün kurallarına uygun biçimde vatandaşla aktif bağlantının sağlanabilmesi emeliyle gözden geçirmemiz koşul. Sokakla, alanla bağını koparmamış tersine buradaki eksiklerini tamamlamış ve yeni bağlar kurmuş, iktidarın dayatmasına karşın demokrasinin beş yılda bir sandığa gitmekten ibaret olmadığını özümseyen, her gün iktidar edenlere karşı her an muhalefet eden, daima hesap soran, daima kontrol faaliyetinde bulunan bir anlayışı hükümran kılmalıyız. Hesap sormayı yalnızca meclis faaliyetlerinden ibaret görmeden sokaktaki gayretle birleştirmemiz gerekmektedir. Örgütsel yapının baştan sona tahlil edilerek, üye sayısının niceliksel olarak artırılması ve birlikte çalışan, birlikte çaba eden, birlikte öğrenen bir örgüt anlayışına sahip olmamız gerekiyor. Parti siyasetlerinin tavandan tabana talimatlandırıldığı bir idare anlayışından, daima etkileşim halinde olunan, karar düzeneklerine üyelerin dahil edildiği dinamik, çağdaş bir örgüt mimarisine gereksinim var.</p>
<p><b>‘İKTİDAR KURUCU PAHALARLA OLUR’</b></p>
<p>Partimiz yaklaşık 1 milyon 300 bin üyesiyle ülkemizin en fazla üyesi olan ikinci siyasal partisidir. AKP’nin 11 milyondan fazla üyesi olduğu göz önüne alındığında, oy oranlarımızın düşük olduğu seçim etrafları başta üye sayımızın arttırılması ve yeni toplum kesitlerine erişilmesi temel önceliklerimiz ortasında olmalıdır.</p>
<p>Değişimin ana siyasal kaynağı, gücünü kurucu değerlerimizden alan sol ve toplumsal demokrasi, itici gücü de örgütümüz olmalıdır. Partimiz hem kurucu bedellerine hem toplumsal demokrasinin üniversal kıymetlerine bağlı kalarak iktidar olabilir.</p>
<ul>
<li><strong>PM’deki 60 şahıstan 31’inin ‘değişim’ dediği söyleniyor, PM’de durum nedir? </strong></li>
</ul>
<p>Parti Meclisi toplantısında çıkan sonuca odaklanmadan evvel şunu söylemem gerekiyor. Toplantımız, 12 saat sürdü, çok sayıda üye kelam alarak husus üzerinde müzakere yürüttü. Demokratik bir oylama yapıldı. Parti Meclisi, kurultaydan sonraki en üst karar organıdır. Bu toplantıyı demokratik olarak ortaya konulan fikirler ve bilinmeyen olarak yapılan bir oylamanın akabinde alınan kararlarla birlikte kıymetlendirmek gerekiyor. Cumhuriyet Halk Partisi; idarenin aldığı kararları bir üst organa itirazda bulunulabildiği bir parti, bu hak kullanıldı. Oylamanın sonucu sayılar kamuoyunda tartışılıyor. Sayıların ne söz ettiğine bakmaksızın güçlü bir istikrar ve kontrol düzeneğinin partide işler durumda olduğunu söylemek mümkün. Parti Meclisi’nin Kurultay tarihini belirleyecek olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu çok değerli.Geçtiğimiz günlerde hem genel liderin, hem bizlerin hem de partideki üyelerin ortak kararı olarak parti içi sıkıntıların kamuoyunda değil, partideki yetkili organlarında tartışılması gerektiğine yönelik değerlendirmeler düşünüldüğünde, Parti Meclisi toplantısı buna taban yarattı. Bu toplantının ve misal toplantıların yapılıyor olmasının, önümüzdeki sürece çeşitli saiklerle kaygıyla bakan partililerimiz açısından teminat olarak görülmesi lazım.</p>
<ul>
<li><strong>Ekrem İmamoğlu ‘yeni bir siyasal örgütlenme mimarisi öneriyorum’ diyerek bir yazı kaleme aldı. Yazıda başkan değişimine de dikkat çekildi. Bu çerçevede değişim davetinin başkanı kim, kurultayda genel başkanlığa aday olacak mısınız yoksa İmamoğlu ile birlikte mi hareket edeceksiniz?</strong></li>
</ul>
<p>Cumhuriyetin 100’üncü yılında, yıllar öncesinden çok büyük mana yüklediğimiz ve son ana kadar hem üyelerimizi, hem vatandaşlarımızı motive ettiğimiz bir seçimi geride bıraktık. Bu seçimin sonucunda yaşanan duyguyu anlamak lazım. İsmine ister “değişim” diyelim, ister diğer formda nitelendirelim, bu bir ferdî talep ya da bir ortaya gelmiş bir kümenin talebi olmak yerine, 1995 yılından bu yana hükümette temsil edilmemiş partimize gönül vermiş insanların beklentisi olduğunu fark etmek lazım. </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/31/012017334-e.jpg"/></p>
<p><b>‘DEĞİŞİMİN ÖNDERİ BAYANLAR VE GENÇLER’</b></p>
<p>Cumhuriyetin 100’üncü yılında, iktidarın cumhuriyetin kurucu takımlarına hasımlığı ve cumhuriyetin kazanımlarını aşındırmayı unsur edinmiş bir partiye bırakılmış olmasının yarattığı travmayı anlamak lazım.</p>
<p>Bir değişim talebi varsa, bunun başkanı başta genç ve bayan üyelerimiz olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyeleri ve gönül verenleridir. Değişim konusunda ferdî liderlik tanımlamasını ve bu türlü bir indirgemeyi hakikat bulmam. Bugün kamuoyu önünde yakışıksız tabirler, telaffuzlar ve davranışlar kullanılmadığı surece değişim ismi altında ya da öteki tanımlamalarla partinin kendini geliştirmesi ve başarılı olması için söylenen her kelamı değerli buluyorum.</p>
<p><b>‘ATATÜRK’ÜN KOLTUĞUNA LAYIK GÖRÜLMELİYİZ’</b></p>
<p>Ekrem Beyefendi, İstanbul’u 25 yıl sonra toplumsal demokrat belediyecilikle buluşturan Belediye Liderimizdir. Yazdığı, söylediği her şeyi dikkatle dinliyoruz. Bu süreçte konuşan, görüş bildiren herkesin açıklamalarını takip ettiğimiz üzere. Cumhuriyet Halk Partisi, 100 yıllık bir siyasi parti. Kurucusu ve birinci lideri Mustafa Kemal Atatürk’tür. Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğuna layık görülmeniz gerekir. 28 Mayıs’tan bu yana seçmenlerimizle, yurttaşlarımızla, partililerimizle görüşüyoruz. Evvelki açıklamalarımda da söylediğim üzere 28 Mayıs’ta büyük bir travma yaşadık. Bu büyük üzüntüyü yaşadığımızdan beri sorumluluk almak gerekirse en üst seviyede sorumluluk almak gerektiğini, fedakarlık yapmak gerekirse fedakarlıktan kaçınmamak gerektiğini anlatıyorum.</p>
<p><b>‘SORUMLULUKTAN KAÇMAM’</b></p>
<p>Bu partide sorumluluk makamında bulunmuş bir kişi olarak hesap vermekten de özeleştiri vermekten de kaçmamak gerekir. Olağan bir periyotta değiliz, olağan bir talep açma düzeneğinin yürütüldüğü bir süreçte değiliz. CHP açısından rastgele bir devri yaşamıyoruz. Bunun bir ferdî talep konusunda söz edilmesini yanlışsız bulmam. Sorumluluk almaktan kaçmayacağımı söylemiştim, niyetimde rastgele bir değişiklik yok.</p>
<p><b>‘HESAPLAŞALIM, HELALLEŞELİM’</b></p>
<ul>
<li><strong>Kurultayın ne vakit yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?</strong></li>
</ul>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin yine iktidar alternatifi olabilmesi için kurultayımızın olabildiğince erken olması gerekmektedir. Kurultayda delegenin önüne konulacak sandık ve kurultay sandığından çıkacak sonuç, lokal seçimlerde en güzel sonucu alabilmemize öncülük edecektir. Bu süreçte en gerçek sonuç, örgütün, tabanın, yurttaşın sesine kulak verilerek alınabilir. Bu türlü bir seçimden sonra seçmenimiz oturalım, konuşalım, gerekiyorsa hesaplaşalım, gerekiyorsa helalleşelim niyetinde. Demokraside helalleşme ve hesaplaşma sandıkla olabilecek bir şey. Mahalle seçimleri, vilayet ve ilçe kongreleri değerli. Fakat temel olarak kurultayın yapılması lazım. Siz hem hesap verme hem üyenin hesap sormayla ilgili talebini karşılamakta gecikirseniz, toplumun geniş kısımları bulduğu birinci sandıkta sizle hesaplaşır. </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/31/011233246-kulis-kilicdaroglu-ndan-ozgur-ozel-in-olasi-adayligina-iliskin-yorum.jpg"/></p>
<p><b>‘29 EKİM’DE 4 GÜNLÜK KURULTAY’</b></p>
<p>Geçmişte makûs örnekler yaşandı. İki güne sıkıştırılmış bir kurultay yerine 3-4 güne yayılan bir kurultayın yapılması düşünülebilir. Kurultay tarihi olarak teklifim Cumhuriyetin 100’üncü yılının kutlanacağı haftadır. 29 Ekim’le sonlanan hafta, 3-4 güne yayılan bir büyük kurultayı fırsat olarak görüyorum. </p>
<ul>
<li><strong>Kaç aday çıkar? Sizce Kemal Beyefendi kurultayda aday olmalı mı?</strong></li>
</ul>
<p>Genel lider; aday olsun ya da olmasın, ismi geçenler aday olsun olmasın, Cumhuriyet Halk Partisi, parti içi demokrasi açısından örnek bir süreç işletmek zorunda. Birbirine düşmüş, arbede eden, sevenlerini üzüp, düşmanlarına keyif veren bir süreç yaşanmamalı. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’ye önerdiği demokrasiyi kendi içinde yaşadığını büyük bir özgüvenle gösterebilmeli. Cumhuriyet Halk Partisi, ülkemizde başkanını çoklu yarışla seçebilen tek parti. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir eksikliği değil, rakiplerine karşı en değerli üstünlüğü. Partimiz, rakiplerini hain, terörist, sapkın ilan eden anlayışın bilakis, farklı hissedenlerin ve düşünenlerin, yönetenler kadar kendisini tabir edebildiği, propaganda imkanlarından yararlanabildiği, en özgür ortamda, en eşit şartlarda yarışabildiği bir parti olarak rakiplerinden ayrışmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Bir siyasi parti genel lideri sizce ne vakit vazifesi bırakmalı?</strong></li>
</ul>
<p>Bugünlerde devir sınırlaması çok tartışılıyor. Bunun olmasının partiye bir dinamizm katacağını değerlendiriyorum. Devir sınırlaması ölçülebilir, delile dayalı kimi şartlar tanım edilerek, mutlak muvaffakiyet koşuluyla istisnaya tabi tutulabilir. Ayrıyeten bir önderin, partisini iktidara taşıyamayacağına, büyütemeyeceğine inandığı anda misyonunu bırakması en doğal demokratik beklentidir.</p>
<ul>
<li><strong>MHP Genel Lideri Devlet Bahçeli, ‘Sınıf arkadaşım devam etmezse Ekrem’e karşı Özgür derim’ tabirlerini kullandı. Ne dersiniz?</strong></li>
</ul>
<p>Mecliste artırımlarla ilgili harika bir toplantı yapıldı. Bahçeli’nin konuşmamı çok dikkatle takip etmesini ve akabinde bir kıymetlendirme yapma muhtaçlığı duymasını önemsiyorum. Fakat, bu değerlendirmenin toplantının konusu ve konuşmanın içeriği yerine partimizin parti içi süreçle ilişkilendirilmiş olması siyasi tarihimizde çok görülmemiştir. Ben kendisinin ilgiyle takip ettiği konuşmamın akabinde ortağı olduğu iktidarın tercihleri sonucunda vatandaşın belini büken artırımlar, önlenemeyen ekonomik kriz ve yanlış iktisat siyasetleri hakkında bir kıymetlendirme yapmasını beklerdim.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/31/011106090-1689754682175-jt.jpg"/></p>
<ul>
<li><strong>Sızdırılan zoom toplantısı parti hiyerarşisine ve disiplinine uygun mu? Kemal Beyefendi, zoom toplantısının etik olarak rahatsız edici olduğunu söyledi. ‘Kuralın dışına çıkıldığında ve tekrarlandığında gereğini yaparım’ tabirlerini kullandı. Bu kelamları nasıl yorumlarsınız?</strong></li>
</ul>
<p>Söz konusu zoom toplantısında katılanlar Parti Meclisi’nin ya seçilmiş ya doğal üyeleri. Sızdırılan toplantıda utanılacak hiçbir şey yok. Utanılması gereken bu türlü sızdırmalarla siyasetin dizayn edilebileceğinin düşünülmesi. Toplantını kendisi son derece ahlaklı, son derece kurallara saygılı. O görüntü kaydında utanılacak tek bir söz yok. Kimseyi rencide edecek tabir yok. O toplantıya katılanlar ortasında hiyerarşi yok, kimse kimseye patronaj dayatmıyor, kimse açısından kompleks yapacak bir durum yok.</p>
<p>Öyle ki, görüntüyü sızdıranların kesmeyi tercih ettiği kısımda, o toplantının başında Ekrem Beyefendi, nezaketle, “Grup Liderimiz geldi, toplantıyı o yönetebilir” diyor. Bense, dijital mesken sahibi olarak Ekrem Bey’in yönetmesinin uygun olacağını söylüyorum.  Partinin kurumsal kimliğini sakınan, herkesin birbirine saygılı olduğu bir toplantı yapıldı. Toplantının içeriğinde kabalık yok, nezaketsizlik yok, partinin güzelliği düşünenler var. İktidara yakın medya, bu toplantıyı darbe teşebbüsü olarak nitelendirdi. Demokrasiyi sindirememiş olanların demokratik hakların kullanımını anlamasını beklemiyoruz zati. Toplantıda tüzükte verilen bir hakkın kullanımı, demokratik bir oylama tartışılıyordu. Bunun darbe teşebbüsü yahut ihanet olarak nitelendirilmesi trajikomiktir. Bu toplantı, seçmenimizin ve tabanımızın yaşadığı duygusal kopuşa deva üretmek ismine yapılan onlarca yüz yüze toplantıdan bir tanesiydi. </p>
<ul>
<li><strong>Sızdırılan toplantının akabinde yaptığınız açıklamada ‘genel merkezimiz tarafından yok sayılan duygusal kopuş’ tabirini kullanıyorsunuz. Genel merkez seçimden sonra kelamını ettiğiniz kopuş ve yok saymanın olmaması için nasıl hareket etmeliydi?</strong></li>
</ul>
<p>14 ve 28 Mayıs seçimlerinde seçmenin verdiği iletilerin tam olarak anlaşılamadığını düşünüyorum.</p>
<p>Milyonlarcası birinci sefer oy kullanan gençlere ve tüm yurttaşlarımıza, seçimin hayati kıymette olduğunu anlatmıştık lakin 20 yıldır sıkıştığımız yüzde 20-25 bandını aşamadık. Bu sonucu masaya yatırmak ve üzerine konuşmak zorundayız. </p>
<p><b>‘YENİLGİYİ GÖRMEYENLER TABANI ANLAMIYOR’</b></p>
<p>Bu sonucu mağlubiyet olarak görmeyenler tabanımızın ve örgütümüzün hissiyatını da anlamıyor demektir. Kendi hissiyatının anlaşılmadığını gören seçmenimiz ve tabanımızda mahallî seçimleri de etkileyebilecek bir duygusal kopuş tetiklendi. Bugüne kadar partimizin almış olduğu en ağır mağlubiyetlerde dahi, baraj altında kaldığımızda bile yaşanmamış bir öfke kelam konusu. Bu durumun yok sayılması partimizin geleceğine ve yaklaşan lokal seçimlere ait telaşlarımızı artırıyor. Tabanımızın hissiyatını anladığımızı tabanımıza hissettirebilirsek, bu travmadan kurtulup ayağa kalkarak birlikte yeni bir gayret başlatabiliriz. </p>
<p><b>‘4 BİREYDEN 3’ÜNÜN OYUNU ALAMADIK’</b></p>
<p>25,5 milyon oyun sorumluluğunu taşımak kadar, alamadığımız oylara da baş yormamız gerekiyor. Partimizin milletvekili seçimlerinde her 4 bireyden üçünün oyunu alamadığı gerçeğini görmek gerekiyor. İktidar değiştirmek için yüzde 50’yi hedeflememiz ancak yüzde 25 görünmez tavanını tuzla buz edip büyük bir sıçramayı yaptıracak yanlışsız siyasetlere, uzman takımlara ve büyük bir özgüvene muhtaçlık var. 22 yıllık Tayyip Erdoğan iktidarının akabinde, oyunu veren, sandığına sahip çıkan, ömür biçimine müdahale edilmesin isteyen, rahat nefes alabilmek isteyen bir kitle var. Bu kitle ya CHP seçmenidir ya potansiyel CHP seçmenidir. Bu kısmın, bu kitlenin içinde bulunduğu ruh halini, duydukları öfkeyi anlamadan partimizi tekrar umut yapamayız.</p>
<p><b>‘SÜRATLE İHTİLAL ZORUNLU’</b></p>
<p>Parti örgütlerimizi, partimize yakın sivil toplum örgütlerini, üyelerimizi, yurttaşları anlayışla ve sabırla dinlememiz gerekiyor. Elbette ilçe ve vilayet kongrelerinin yapılması belirli imkanlar sağlayacaktır fakat seçim atmosferi sağlıklı tartışmalara pürüz olabilir, bu durumda üyelerimizle müşavere heyetlerini özel gündemle toplamak, tenkitlerini ve tekliflerini almak, içinde bulunduğumuz krizi çözmenin, travmayı atlatmanın ve önümüze yeni bir yol haritasını birlikte koymanın yollarını aramalıyız. Bunları yapmak yerine tabanın ve üyenin reaksiyonunu yok sayarsak, bu onarılmaz sonuçlar doğurabilir. Cumhuriyet Halk Partisi, olması gerekenin çok altında üye sayısına sahip. Üyeyle bağımızı kongre salonlarına sıkıştırmamalıyız, doğal tabanlarımız olan sendikalarla, sivil toplum kuruluşlarıyla, toplum bölümleriyle bağlar kurmamız gerekiyor. Partimizin üyeleriyle 81 vilayette ve neredeyse tüm ilçelerde, yalnızca Edirne, Antalya, İzmir’de değil, Muş’ta, Iğdır’da, Kilis’te, Rize’de, Kayseri’de, Diyarbakır’da hem partililerimizle birlikte çalışmış, hem vatandaşın partimize ait görüş ve tenkitlerini dinlemiş birisi olarak, birtakım ıslahatları ve ihtilalleri hızla yapmak zorundayız.</p>
<ul>
<li><strong>Uzun yıllar milletvekilliği yapmış, parti siyasetlerine taraf vermiş isimler de değişim istiyor. Muhtemel bir değişimde bu isimleri yeni idarede tekrar görür müyüz yoksa sadece değişimin önünü açmak için mi hareket ediyorlar?</strong></li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Kemal Beyefendi ile sızdırılan toplantıyla ilgili görüşmeniz oldu mu?</strong></li>
</ul>
<p>Bu toplantının sızdırılmasının akabinde Genel Liderimizle görüşmelerim oldu, lakin bu toplantı özelinde bir konuşma yapmadık.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/31/011404589-ff.jpeg"/></p>
<p><b>‘HİÇBİRİMİZ TEMİZ DEĞİLİZ’</b></p>
<ul>
<li><strong>Tüzük ve program değişikliği tartışmalarına nasıl bakıyorsunuz?</strong></li>
</ul>
<p>Kurultay sonucu ne olursa olsun şayet bir umut, bir çıkış, bir heyecan yakalanacaksa, bu yeni yüzlerin, gençlerin ve bayanların ön planda olduğu bir sonuç doğurmasıyla mümkündür. Gençleri ve bayanları vitrin olarak değil, karar sistemlerinin içinde en kilit noktada olmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi, imkanlı olan tüm alanlarda bayan erkek eşit temsilini ve gençlik kotasını artırarak odunsuz uygulanmasını sağlamalıdır. Partinin yazılı evraklarının elden geçirilmesi, çağın kurallarına uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Elbette birinci akla partinin tüzüğü ve programına ait değişiklikler geliyor. Burada tabandan yükselen yansıyı haklı gördüğümü tabir etmem lazım fakat, yalnızca yazılı evrakları değiştirmek yetmez, anlayışı ve iş görüş biçimini değiştirmek gerekir. Bir kurultayda cinsiyet kotasının berbata kullanımında bir bayan delegenin “Kotaları değil başları değiştirmemiz gerekir” isyanı dün üzere aklımda. Bu bahislerde hiçbirimiz temiz değiliz. Temelinde Avrupa’daki toplumsal demokrat partilerin programlarında yer alan kavramlar üzerinde süratle ortaklaşabilmek mümkün, daha kısa, daha anlaşılabilir bir programa kavuşmak mümkün. Tüzük üzerinde hepimizin üzerinde mutabakata varacağı unsurlar mümkün. Geçmişte daima bir arada kaçırdığımız bir fırsat var. Üzerinde en çok uzlaşılabileceğimiz kavram olan etkin üye tanımlamasını bir evvelki tüzük kurultayının tartışmalarında heba etmiştik. Bence tüm üyelerle temayül yoklaması biçiminde çoklu yarışla vilayet liderinizi, ilçe lideriniz, genel liderinizi seçebilirsiniz, daha sonra kongrenizi hal kaidesi yerine getirmek üzere yapabilirsiniz. Bu türlü bir adımın partiye çok şey katacağını, delege ağaları tartışmasının ortadan kalkacağını, bütün üyelerin iştirak göstermesinin üye yönelimini artıracağını düşünüyorum.</p>
<p><b>‘GÜCÜMÜ ÖNSEÇİMDEN ALDIM’</b></p>
<p>Ben gücünü ön seçimden alan bir siyasetçiyim, bugünkü pozisyonumu da ön seçime ve parti içi seçimlere borçluyum, 2014’te hiçbir anahtar listede olmamama karşın yüksek bir oyla Parti Meclisi’ne seçilmiş, 2015 yılında Manisa’da oy kullanan üyelerin yüzde 87’sinin oyuyla ön seçimde Türkiye rekoru kırmıştım. AK Partilileri atanmışlıkla suçlarken, en kıymetli gücümüz olan bulunduğumuz makamlara seçilerek gelme argümanından mahrum kalmayı hazmedemiyorum. Son küme seçimlerinde de Küme Başkanlığına adaylığımı seçimlerden evvel koymuş, milletvekili kaydı sırasında Küme Başkanlığına aday olduğumu, diğer adaylar olursa yarışacağımızı ilan etmiştim. Akabinde, farklı sebeplerle bu devir seçimlerin yapılmamış olmasını büyük bir eksiklik olarak görüyorum. </p>
<ul>
<li><strong>Yerel seçimlere çok kısa bir müddet kaldı lakin muhalefet dağınık bir manzara veriyor. 2019’daki üzere işbirliği olacak mı, Sayın İmamoğlu sizce lokal seçimlerde İstanbul’a yine aday olmalı mı?</strong></li>
</ul>
<p>2019 lokal seçimleri son yıllarda partimizin en büyük seçim zaferiydi. İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya’da uzun bir ortanın akabinde halkın teveccühüyle belediyeleri yönetme başarısı gösterdik. Mahallî seçimlerin ruhuyla, genel seçimlerin ruhu birbirinden farklıdır. Vefalı ve bahadır bir değişimi talep etmemizin ve bu süreci yürütmemizin en temel sebeplerinden biri de mahallî seçimlerde 2019’un gerisinde kalmamaktır. 2019 seçimlerinden daha yeterli bir seçim muvaffakiyetini gösterebilmemiz için, değişimi gerçekleştirmek gerektiği açıktır. Öteki siyasi partilerle yapılacak işbirliği görüşmelerinin de süreç içinde gerçekleşmesini beklemek yanlış olmaz lakin şimdi bu görüşmeler için erkendir. </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/31/010953309-10556139910104200012291920x080007b5d63e7b809efe9d403d1b0e2d4bd3d.jpg"/></p>
<p><b>‘PARTİMİZ İSMİNE EN ÇOK OYU İMAMOĞLU ALIR’</b></p>
<p>Sayın Ekrem İmamoğlu, 2019 lokal seçimlerini kazanmış, başarılı bir belediye lideridir. Genel Liderimiz dahil altı siyasi partinin genel lideri tarafından 14 Mayıs seçimlerinden sonraki süreç için cumhurbaşkanı yardımcısı adayı ilan edilecek kadar parti idarelerinin ve tabanımızın takdirini kazanmış bir siyasi figürdür. İstanbul Büyükşehir Belediyesi için partimiz ismine en fazla oyu alabilecek siyasalın de kendisi olduğu açıktır.</p>
<ul>
<li><strong>AKP iktidarının değişmesinin formülü sizce nedir?</strong></li>
</ul>
<p>Bir yandan bize oy veren seçmenin hassasiyetlerini gözeterek, lakin öbür yandan bize oy vermeyen seçmenin gönlünü kazanarak bu süreci yönetmemiz gerekiyor. Bir ayağı sokakta, bir ayağı Parlamentoda olacak, akademi dünyasından, sivil toplum kuruluşlarından, kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinden güç alacak takımlarla çalışarak partimizi iktidar yapabiliriz. 81 ilin tamamında, köy demeden, kent demeden muvaffakiyete odaklanmak, gücümüzü üyemizden, örgütümüzden ve kurucu değerlerimizden almak zorundayız. Mavi ve beyaz yakalı emekçilerin, kamu işçilerinin, plaza çalışanlarının, madencilerin, motokuryenin, işsizin, geleceğini Avrupa’da gören gencin, vize kuyruğunda sıkıntı çeken yurttaşımızın, yurtdışına gitmek isteyen doktorun, gençlerin, bayanların, ezilenlerin, uğruna siyaset yaptığımız tüm bölümlerin yarınlarını umutla doldurmaya odaklanmış, toplumsal demokrasinin fikri zenginliği ile siyaset üreten bir takım ile bu değişimi gerçekleştirebilirsek, AKP iktidarını değiştirebiliriz.Partimiz, ideolojik yalpalanmalar yerine kararlı duruş sergileyen bir siyasi parti hüviyetine kavuşmalıdır. Meydanlardan, sokaklardan, protestodan, gayretten korkmayan halkçı ve kamucu bir anlayışı partimizde hakim kılmak ve bu anlayışla yüzümüzü yurttaşlarımıza, sokağa dönmek zorundayız. Kendisini başka siyasi partilerin durumuna nazaran tanımlayan, kendi konumunu tariflerken, kiminle yan yana gelmeli ya da gelmemeli üzere edilgen tartışmalardan sıyrılarak, kendi konumunu belirleyen bir parti olmak durumundayız.  </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/31/010856262-10725230010147311919011920x08000b358cd21560b6f875c68cc239db16bad.jpg"/></p>
<p><b>‘ÖNCE RUHSAL İKTİDAR’</b></p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin AKP’den iktidarı alabilmesinin en kıymetli şartı evvel ruhsal üstünlüğü ele geçirmektir. Ülkede ruhsal iktidarı ele alabilmek için Cumhuriyet Halk Partisi’nin çok önemli imkanları, nitelikli takımları, okuyan, araştıran, dinleyen, öğrenen, öğretebilen bir örgütü vardır.  Aldığı 25,5 milyon oyun yanında, 27,5 milyonun içinde oy alabileceği 10 milyonlarca insan vardır. 10 milyonlarca insan fakirdir, örgütlenme özgürlükleri elinden alınmıştır, sindirilmiştir. Özgüveni yüksek nerede duracağını bilen bir Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyacağı bahadır siyasetler, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bazen kimlik, bazen mezhep siyasetiyle geçmiş travmaları hatırlatarak, fay sınırlarının üzerinde tepinerek uyguladığı propagandayı yıkabilir. ‘Açsın, işsizsin, fakirsin, güvencesizsin, fakat tehlike büyük benimle birlikte olmalısın’ diyen Adalet ve Kalkınma Partisi’ne karşı, “İster Ak Partilisin, ister MHP’lisin ister HDP’lisin, emeğin sömürülüyor, alın terin değersizleşiyor, vergi verirken, askere giderken hatırlanıyorsun, pazara çıkarken, kira öderken, fatura öderken yalnız bırakılıyorsun” diyebilmemiz gerekmektedir.</p>
<p>CHP’nin bir kısmı geçmişte partiyle bağlı olan şahısların, inançlar, kıymetler, ve şahısların ömür biçimi üzerinden sözlerinin partinin bagajı olarak hala dayatılmasını problemli görüyor. Bu bagajdan bir an evvel kurtulmamız gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>Bütün inançlara, bütün etnik kimliklere, bütün görüşlere, bütün hayat biçimlerine saygılı, özgürlükçü bir toplumsal demokrat parti olmalıyız. Laz’ın da Çerkes’in de Kürt’ün de Türk’ün de Alevi’nin de Sünni’nin de ekmeğinin, hakkının, alın terinin, ulusal gelirden alacağı hissenin, maaşına yapılacak artırımın peşindeyiz.</p>
<p><b>ÖZGÜR ÖZEL KİMDİR?</b></p>
<p>1974’te Manisa’da doğdu. İzmir Bornova Anadolu Lisesi Almanca Kısmı ve Manisa Lisesi’nde orta ve lise tahsilini, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamladı. Manisa Eczacı Odası’nda oda başkanlığı yaptı. Memleketler arası Eczacılık Federasyonu, Avrupa Birliği Eczacılık Kümesi, Avrupa Eczacılık Forumu üzere memleketler arası örgütlere üyeliği bulunuyor. 24., 25. 26. 27. ve 28. periyotlarda Manisa Milletvekili seçildi. 25. 26. ve 27. devirlerde CHP küme başkanvekili olan Özel, şu an küme lideri vazifesini yürütüyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/chp-kume-lideri-ozgur-ozel-maglubiyetin-yok-sayildigini-soyledi-ve-tabana-dikkat-cekti-ofke-buyuk-ihtilal-sart/">CHP Küme Lideri Özgür Özel, mağlubiyetin yok sayıldığını söyledi ve tabana dikkat çekti: Öfke büyük, ihtilal şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/chp-kume-lideri-ozgur-ozel-maglubiyetin-yok-sayildigini-soyledi-ve-tabana-dikkat-cekti-ofke-buyuk-ihtilal-sart/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
