<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uzmanlar arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<atom:link href="https://habernetik.com/etiket/uzmanlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://habernetik.com/etiket/uzmanlar/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Dec 2025 09:31:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://habernetik.com/wp-content/uploads/2023/02/cropped-HABERNETIK-32x32.png</url>
	<title>Uzmanlar arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<link>https://habernetik.com/etiket/uzmanlar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Merkez Bankası&#8217;nın faiz indirimine uzmanlar temkinli yaklaşıyor</title>
		<link>https://habernetik.com/merkez-bankasinin-faiz-indirimine-uzmanlar-temkinli-yaklasiyor/</link>
					<comments>https://habernetik.com/merkez-bankasinin-faiz-indirimine-uzmanlar-temkinli-yaklasiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 08:18:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[bankası’nın]]></category>
		<category><![CDATA[faiz]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[indirimine]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[temkinli]]></category>
		<category><![CDATA[Uzmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşıyor:]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=120089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın son Para Politikası Kurulu (PPK) kararını yarın açıklayacak. Anketlerde 150 baz puanlık indirim fiyatlanırken uzmanlar iç talepte yeterli soğuma olmaması, dezenflasyon görünümünün 2026 yıl sonu tahmini yüzde 16 hedefinden olumsuz olması nedeniyle toplantıda pas geçmenin ya da 100 baz puanlık indirimle devam edilmesi gerektiğini vurguladı. Ekonomim&#8217;den Şebnem Turhan&#8217;ın haberine [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/merkez-bankasinin-faiz-indirimine-uzmanlar-temkinli-yaklasiyor/">Merkez Bankası&#8217;nın faiz indirimine uzmanlar temkinli yaklaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın son Para Politikası Kurulu (PPK) kararını yarın açıklayacak. Anketlerde 150 baz puanlık indirim fiyatlanırken uzmanlar iç talepte yeterli soğuma olmaması, dezenflasyon görünümünün 2026 yıl sonu tahmini yüzde 16 hedefinden olumsuz olması nedeniyle toplantıda pas geçmenin ya da 100 baz puanlık indirimle devam edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Ekonomim&#8217;den Şebnem Turhan&#8217;ın haberine göre, Merkez Bankası’nın bu yıl sonu için enflasyon tahmini yüzde yüzde 31-33 aralığında 2026 sonu içinse yüzde 13-19 aralığında bulunuyor, 2026 ara hedefi ise yüzde 16 olarak belirlendi. Merkez Bankası enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği parasal sıkılığı sağlayacağını sık sık vurguluyor. 2025 ara hedefi yüzde 24’e ulaşmak ise mümkün görünmüyor. Merkez Bankası ara hedeften sapmanın nedenlerini 2026 yılının ilk Enflasyon Raporu’nda açıklayacak. Ayrıca yıl sonunda enflasyon hedefinin neden tutmadığına ilişkin hükümete mektup gönderecek.</p>
<p>Bu yılın son PPK’sına yönelik Reuters’in anketinde 100 baz puanlık indirim öne çıktı. Reuters anketine katılan 15 ekonomistin tahminlerin medyanı politika faizinin 100 baz puan ile yüzde 38.5&#8217;e düşürüleceğine işaret etti. Sekiz katılımcı 100 baz puan, beş katılımcı 150 baz puan iki katılımcı 200 baz puan faiz indirimi beklediklerini belirtti.</p>
<p><strong>2026’da 1050 baz puanlık indirim beklentisi</strong></p>
<p>TÜFE kasımda gıda desteğiyle yıllık yüzde 31,07 artarken, aylık yüzde 0,87 yükseldi. Kasımda tüketici enflasyonu beklentilerin altında kalırken eylül ve ekimdeki beklentilerin üstende gelen artışların ardından yıllık enflasyonda düşüş hızlandı. Reuters anketinde yer alan 2026 yılsonu tahminlerinin medyanına göre TCMB gelecek yıl da faiz indirim döngüsüne devam ederek politika faizini yüzde 28 seviyesine düşürecek. Bu da aralık ayındaki indirim ardından önümüzdeki yıl yaklaşık 1.050 baz puan daha indirim beklentisi olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Matriks Haber&#8217;in beklenti anketi 27 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı. Matriks’in anketinde ekonomistlerin medyan beklentisi politika faizinin 150 baz puan indirilerek yüzde 39,5&#8217;ten yüzde 38 düzeyine çekilmesi yönünde oluştu. Ankete katılan 27 ekonomistin 9&#8217;u politika faizinde 100 baz puan, 11&#8217;i 150 baz puan ve 7&#8217;si 200 baz puan indirim beklediğini ifade etti. 2026 yıl sonuna ilişkin tahmin veren 23 ekonomistin medyan beklentisi ise yüzde 28 seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılına ilişkin beklentiler yüzde 25 ila yüzde 31 aralığında yer aldı.</p>
<p>Uzmanlar 100 baz puanlık indirime daha yakın. Enflasyonun gıda sürpriziyle aşağı yönlü sürpriz yaptığı ve ana trendde net bir iyileşme olmadığına işaret eden uzmanlar 2026’nın enflasyon görünümü için büyük belirsizliklere gebe olduğuna vurgu yaptı. Bu nedenle 2025’in son toplantısında Merkez Bankası’nın temkinli ve ihtiyatlı davranabileceğine yönelik beklentilerinin güçlendiğini belirten uzmanlar kredi kısıtları sürdüğü sürece 100 ya da 150 baz puanlık indirimlerin sembolik kalabileceğini kaydetti.</p>
<p><strong>CDS son üç ayda 40 baz puan düştü</strong></p>
<p>Kasımda tüketici enflasyonu gıda kaynaklı yüzde 1&#8217;in altına inse de arındırılmış veri artışın yüzde 1,5 olduğunu gösterdi. Reuters’in analizine göre TCMB 2026 sonunda enflasyonı yüzde 16 ara hedefine ulaştıracak para politikası taahhüt ederken, piyasa enflasyonun yüzde 20&#8217;nin altına ineceğine ihtimal vermiyor. Bu nedenle son olarak 100 baz puana kadar yavaşlayan faiz indirim döngüsünün benzer ya da sınırlı sınırlı hızlanarak devam edebileceği beklentisi bulunuyor.</p>
<p>Öte yandan Türkiye&#8217;nin 5 yıllık CDS&#8217;leri de 230 baz puanın da altına inerek 2018 Mayıs&#8217;tan bu yana en düşük seviyede seyrediyor. S&amp;P Global Market Intelligence verilerine göre, Türkiye&#8217;nin 5 yıl vadeli borcunu ifl asa karşı sigortalamanın maliyetini gösteren CDS son üç ayda 40 baz puan düştü.</p>
<p><strong>Uzmanların beklentileri</strong></p>
<p><strong>&#8220;Pas geçmeli kredi kısıtları sıkılaştırılmalı&#8221;</strong></p>
<p>Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kara, &#8220;İç talep enflasyonu hedeflere götürecek derecede soğumuyor. Merkez Bankası bu durumda ne yapmalı diye sorarsanız, Merkez Bankası yüzde 16 hedefinde samimi ise enflasyon en az 3 ay üst üste mevsimsellikten arındırılmış olarak yüzde 1,5’in altına düşene kadar indirim yapmamalı. Kredi kısıtlarını daha da sıkılaştırmalı. Ne yapacak diye sorarsanız, muhtemelen aralıkta faizi 150 baz puan indirecektir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Merkez Bankası temkinli davranabilir&#8221;</strong></p>
<p>TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat, &#8220;Şu ortamda faiz indiriminin sembolik bir anlamı var. İndirim için piyasa beklentisi 150 baz puan ben 100 baz puan olabileceğini düşünüyorum. Önümüzdeki ocak-şubat ayları enflasyon bakımından çok karışık. Öncelikle asgari ücret zammı gelecek, yüzde 25 tahmini olsa da her koşulda enflasyonist etki olacak. TÜİK enflasyon yöntemini değiştiriyor ocakta. Şubat başında ocak enflasyonunda göreceğiz değişiklikleri o da kafa karışıklığı yaratacak. Yeniden değerleme oranı yüzde 25 ama cumhurbaşkanı aşağı yönde azaltacak mı belli değil. Bu nedenle enflasyon tarafında yeni yıla yönelik çok belirsizlik var. Ayrıca Hazine’nin 1.2 trilyonluk ödemesi var ocak-şubatta. Bu 30 milyar dolar seviyesinde ödeme likidite yaratacak ve bu likiditenin tüketime gitmesi kaçınılmaz. Tüm bunlar Merkez Bankası’nı tedirgin eder. Bu nedenle yarın 100 baz puan indirim yaparsa şaşırmam. Temkinli gidebilirler. Zaten 100 baz puan da olsa 150 baz puan da olsa kredi faizlerine yansımıyor. TL cinsinden kredilerde musluklar kapalı. Merkez bankacılığı açısından baktığımızda ciddi bir likidite bolluğu yaşanacak borç ödemelerinden. O tüketime gidebilir enflasyonı ocak-şubatta yüksek tutabilir. Son haftalarda ekonomi yönetiminden gelen sıkı para politikası sürecektir sanki merkezin ölçülü temkinli gideceğinin sinyali olabilir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>&#8220;100 baz puan indirim daha sağlıklı olur&#8221;</strong></p>
<p>Deniz Yatırım Strateji ve Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Orkun Gödek ise &#8220;TCMB ile piyasa beklentileri arasında politika faizinin adım büyüklüğüne yönelik makasın açıldığı bir süreç söz konusu. Son iki toplantıda bu eğilim yeniden belirdi. Ekim ve aralık toplantılarında enflasyonun seyri kaynaklı piyasa işlemcilerinin beklentileri de ayrışıyor. Açıkçası bunun sağlıklı olmadığı kanaatindeyim. Geride kalan iki yılda büyük oranda TCMB’nin bir sonraki hamlesine yönelik beklentiler konsensüs şeklinde oluşuyordu. Zararı da olmadı. Eğer ayrışma var ise kurulan iletişim, yapılan yönlendirme ya da PPK metinlerindeki mesajlardan birisinde eksiklik olduğu düşünülebilir Elbette aralarda sapmalar olmakla birlikte, bu tarz bir riskin 2026’nın ilk yarısında da devam etme ihtimali düşük değil. Bunu biraz da manşet enflasyonun seyri ve tahinlere ulaşım belirleyecek. İndirim beklentim mevcut. 100bp ile devam edilmesini çok daha doğru ve sağlıklı buluyorum. Gerekçem ise, 2026’ya dair enflasyon beklentilerinin ocaktaki zamlar öncesi ve ilk çeyrekte bozulmaması, mümkünse çıpalanması. Politika faizindeki indirimler bankacılık sektörü üzerinden reel sektörün maliyetlerine doğrudan yansımıyor. Burada en önemli etkenlerden birisi devam eden regülasyonlar. Dezenflasyon süreci açısından büyük oranda doğru. Ancak, aynı zamanda, faiz adımına yönelik tartışmaları da anlamsız kılıyor. Çünkü hamlelerin yansıması tek bacaklı oluyor; maliyete, yani mevduat tarafına. Gerçi son dönemde bunun da sınırlı kaldığını gördük. Orada da regülasyonların etkisi söz konusu. Gelecek yılın son çeyreğinden önce majör bir değişiklik beklentim bulunmuyor. PPK’nın enflasyon ve büyüme verilerinin ardından makro çerçeveye dair yapacağı değerlendirmelerin detayına göre para politikasının geleceği için düşünceler ya biraz netleşecek ya da ayrışma devam edecek&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>&#8220;100 baz puan indirim yapılmalı&#8221;</strong></p>
<p>QNB Türkiye Ekonomisti Deniz Çiçek&#8217;in açıklaması şöyle:</p>
<p>&#8220;Perşembe günü açıklanacak Para Politikası Kurulu (PPK) kararı önemli olacak. Politika faizi yüzde 39,50 seviyesinde bulunuyor. Temmuz toplantısında 300, eylülde 250 baz puan faiz indirimi yapan PPK, enflasyondaki düşüşün yavaşlaması gerekçesiyle ekim ayında indirim adımını 100 baz puana düşürmüştü. Bu toplantıda da 100 baz puanlık faiz indirimi bekliyoruz. Matriks anketine göre piyasa beklentisi 150 baz puan indirim yönünde oluştu. TCMB faiz indirim adımlarının, enflasyon görünümü odaklı, ihtiyatlı bir yaklaşımla belirleneceğini vurgulamaktadır. Son toplantıdan bu yana olan gelişmelere bakıldığında, Kasım ayında enflasyon gerilese de bunda işlenmemiş gıda fiyatlarının düşmesi temel belirleyici olmuştur. Mevsimsel etkiler arındırıldığında hizmet enflasyonunda iyileşme olmazken, C endeksine göre çekirdek enflasyon yükselmiştir. Enflasyonun ana eğilimi uzun süredir aylık yüzde 2 oranı civarında seyretmektedir ki, bu da TCMB&#8217;nin hedeflediği enflasyonı 2026 sonunda yüzde 16&#8217;ya yaklaştıracak bir dezenflasyon patikasıyla uyumsuzdur. Bu doğrultuda, enflasyon eğiliminde belirgin ve kalıcı bir değişim olmadığından faiz indirim adımının büyüklüğünde de değişiklik beklemiyoruz&#8221;</p>
<p><a href="https://habernetik.com/merkez-bankasinin-faiz-indirimine-uzmanlar-temkinli-yaklasiyor/">Merkez Bankası&#8217;nın faiz indirimine uzmanlar temkinli yaklaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/merkez-bankasinin-faiz-indirimine-uzmanlar-temkinli-yaklasiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar Simav&#8217;a dikkat çekti: Artçılar uzun sürebilir</title>
		<link>https://habernetik.com/uzmanlar-simava-dikkat-cekti-artcilar-uzun-surebilir/</link>
					<comments>https://habernetik.com/uzmanlar-simava-dikkat-cekti-artcilar-uzun-surebilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 11:47:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[artçılar]]></category>
		<category><![CDATA[Çekti!]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat…]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[simav’a]]></category>
		<category><![CDATA[sürebilir’]]></category>
		<category><![CDATA[Uzmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=116484</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kütahya&#8217;nın Simav ilçesinde 5.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, başta İstanbul ve Bursa olmak üzere birçok ilde hissedildi. Depremin ardından uzman isimlerden değerlendirmeler gelmeye başladı. Sözbilir: Benzer bir aktivitenin tekrar etme olasılığı yüksek Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, yaptığı açıklamada AFAD ve uluslararası sismoloji istasyonları tarafından yapılan odak [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uzmanlar-simava-dikkat-cekti-artcilar-uzun-surebilir/">Uzmanlar Simav&#8217;a dikkat çekti: Artçılar uzun sürebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kütahya&#8217;nın Simav ilçesinde 5.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, başta İstanbul ve Bursa olmak üzere birçok ilde hissedildi.</p>
<p>Depremin ardından uzman isimlerden değerlendirmeler gelmeye başladı.</p>
<p><strong>Sözbilir: Benzer bir aktivitenin tekrar etme olasılığı yüksek</strong></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, yaptığı açıklamada AFAD ve uluslararası sismoloji istasyonları tarafından yapılan odak mekanizma çözümlerine göre, depreme neden olan fayın KB-GD uzanımlı ve baskın eğim atımlı normal fay niteliğinde olduğunu söyledi.</p>
<p>Depremin odak mekanizma çözümünün 10 Ağustos 2025&#8217;te meydana gelen Sındırgı depremi ile aynı özellikler sunduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Sözbilir, &#8220;Fakat depremlerin yerleri ve sismik kaynakları farklı. 10 Ağustos Sındırgı depremi, Simav Fay Zonu&#8217;nun en batı ucunda meydana gelmişti. Bugünkü deprem ise Sındırgı depreminin 80 kilometre doğusundaki Yemişli (Simav) taraflarında oldu. Bu deprem 2011-2012 yıllarında Naşa-Simav civarında 5.7 büyüklüğüne kadar meydana gelen depremler sonrasında, Naşa kuzeyindeki kesimlerde biriken stresin boşalması ile oluşan bir deprem olarak değerlendirilebilir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Sözbilir, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Bu bölgede, 2011-2012 yılları arasında küçük ölçekli depremlerin ana şoktan sonra yoğun bir şekilde tekrarlayan deprem fırtınaları şeklinde yaşandığı bilindiğinden, benzer bir aktivitenin tekrar etme olasılığı yüksek olarak değerlendirilmektedir. Bu depremlerin Simav Fayı&#8217;nın tavan bloğundaki küçük ölçekli sintetik faylanmalarla ilişkili olduğu kabul edilebilir. Bu kapsamda, artçı depremlerin belirli bir süre daha deprem fırtınası şeklinde devam edeceği öngörülebilir. Kütahya&#8217;nın Simav ilçesi ve Naşa civarı, Batı Anadolu&#8217;nun aktif fay hatlarından biri üzerinde yer alıyor. Bölge, özellikle Simav Fayı ve Naşa Fayı olarak bilinen ve geçmişte yıkıcı depremlere neden olan diri fayların etkisi altında deforme olmaya devam ediyor. Bu nedenle hem sismik kaynakların niteliğinin daha iyi anlaşılması ve hem de risk azaltma çalışmalarına öncelik verilmesi konusunda gerekli adımların acilen atılması gerekmektedir.&#8221;</p>
<p><strong>Ercan: Artçı depremler en az birkaç ay sürecektir</strong></p>
<p>Bu deprem öncesinde 4,4 4,6, 3,9&#8217;luk ayrıca onlarca önce deprem gerçekleştiğini belirten Jeofizik Profesörü Övgün Ahmet Ercan ise &#8220;Bu Simav Sındırgı kırığını boydan boya gerildiğini göstermektedir. Ne var ki deprem ana kırık üzerinde değil bunun kuzeyindeki ikincil kırık üzerinde gelişmiştir . Sındırgı‘da 10 Ağustos‘ta olan M6,1’lik depremin artçıları en büyüğü M5,0, M5,1 olarak, yüzlerce artçı depremde sürmektedir. Simav‘da 2011 yılında M5,9 büyüklüğünde bir deprem olmuş, aylarca sürmüştür. Simav’da depremlerin yıkım eşik değeri M6,3’dür. Her ne kadar 5,4 lük deprem ana deprem gibi görünüyor. İkinci el kırık üzerinde olması nedeniyle depremin daha da büyümesi beni şaşırtır&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Ercan, can güvenliğini sağlamak için evine güvenmeyen vatandaşların güvendikleri evlerde oturan komşularında, çadır ya da araçlarında birkaç gün kalarak beklemelerini önerdi. Artçı depremlerin en az birkaç ay süreceğini vurgulayan Prof. Dr. Ercan, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Bu büyüklükteki bir deprem köy evlerinde, hayvan damlarında yıkım yapmış olabilir. Bu depremlerin Sivas’ın Sındırgı kırığı boyunca olması çok olağandır. Bu bölgede çıkan Ilıcalar kaplıcaları jeotermal enerjinin ısıtıcısı ve ana kaynağı da bu tür depremlerdir. Dolayısıyla Simav‘da ne Sındırgı‘da ne Gediz‘de ne Bigadiç‘te bu deprem oluşumları gelecekte de durmayacaktır. Bölgede üretebileceği en büyük deprem 7,2 dolayında olup bu depremlerin kökeni Ege bölgesi avkulanması ile ilişkili olup kuzey Anadolu kırığıyla hiçbir ilgisi yoktur. İkinci el kırık üzerinde olması nedeniyle böyle büyük bir depremin olması şaşırtıcı olur. İstanbul’da ya da başka bir yerleri etkilemesi de söz konusu değildir.&#8221;</p>
<p><strong>Görür: Bölge K-G gerilme altında</strong></p>
<p>Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, depreme ilişkin &#8220;Yemişli-Simav/Kütahya’da 5,5 deprem oldu. Simav Grabeninde olduğu belirtiliyor. Artçı depremler devam ediyor. Bölge K-G gerilme altında. Anadolu Levhasının batıya doğru kaçışına bağlı. Normal atımlı bir fay. Depremin hangi fayda olduğu, yönleri belirtilmelidir. Geçmiş olsun&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Bektaş: Daha büyük bir deprem sürpriz olmaz</strong></p>
<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Emekli Prof. Dr. Osman Bektaş ise, &#8220;Naşa Fay zonu içerisinde gelişmiştir&#8221; diyerek şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;UŞAK Fay Bloğu üzerinde 1969-2025 yılları arasında oluşmuş 6 adet M6-7 depremleri depremselliği kuzeye KÜTAHYA Fay Bloğuna taşımıştır. Bölgede daha büyük deprem sürpriz olmaz.&#8221;</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uzmanlar-simava-dikkat-cekti-artcilar-uzun-surebilir/">Uzmanlar Simav&#8217;a dikkat çekti: Artçılar uzun sürebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/uzmanlar-simava-dikkat-cekti-artcilar-uzun-surebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar, İstanbul için tarih verdi: &#8217;40 derece&#8217; uyarısı!</title>
		<link>https://habernetik.com/uzmanlar-istanbul-icin-tarih-verdi-40-derece-uyarisi/</link>
					<comments>https://habernetik.com/uzmanlar-istanbul-icin-tarih-verdi-40-derece-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jul 2024 10:29:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[’40]]></category>
		<category><![CDATA[Derece]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[Uzmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[verdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=98909</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, yaz mevsiminin en sıcak günlerinin kapıda olduğunu belirterek, İstanbul&#8217;da hissedilen sıcaklığın 40 dereceye ulaşabileceği uyarısında bulundu. Toros, eyyam-ı bahur etkisiyle Ağustos ayında Temmuz&#8217;dan daha sıcak bir hava dalgasının yaşanacağını ifade etti. Bazı takvimlerde bu tarihlerin &#8220;31 Temmuz-7 Ağustos&#8221;, bazılarında ise &#8220;1-8 Ağustos&#8221; olarak kayda geçtiğini ifade eden Toros, &#8220;eyyam-ı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uzmanlar-istanbul-icin-tarih-verdi-40-derece-uyarisi/">Uzmanlar, İstanbul için tarih verdi: &#8217;40 derece&#8217; uyarısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, yaz mevsiminin en sıcak günlerinin kapıda olduğunu belirterek, İstanbul&#8217;da hissedilen sıcaklığın 40 dereceye ulaşabileceği uyarısında bulundu. Toros, eyyam-ı bahur etkisiyle Ağustos ayında Temmuz&#8217;dan daha sıcak bir hava dalgasının yaşanacağını ifade etti.</p>
<p>Bazı takvimlerde bu tarihlerin &#8220;31 Temmuz-7 Ağustos&#8221;, bazılarında ise &#8220;1-8 Ağustos&#8221; olarak kayda geçtiğini ifade eden Toros, &#8220;eyyam-ı bahur&#8221;un en sıcak günler demek olduğunu söyledi.</p>
<p><b>&#8220;HAZİRAN AYI TÜRKİYE ORTALAMASINA GÖRE 3-6 DERECE DAHA SICAK GEÇTİ&#8221;</b></p>
<p>Bu tarihlerin artık değişmeye başladığını dile getiren Toros,<b> &#8220;Bu sene 21 Temmuz&#8217;da küresel bir sıcaklık rekoru kırdık. Rekorlar kırılan bir dönemdeyiz. Haziran ayında Türkiye sıcaklıkları uzun yıllar ortalamasına göre 3-6 derece daha sıcak geçti. Biz geçmişte temmuz sonu, ağustos başı yaşadığımız o en sıcak günleri, bugünlerde hep yaşıyoruz. Bu sene çok uzun sürdü. Afrika&#8217;nın kavurucu sıcaklıkları, Afrika üzerinde oluşmuş olan yüksek basınç alanlarının etkisiyle kuzeye doğru, Türkiye&#8217;yi de kapsayacak şekilde yukarıya doğru hareket etmiş durumda.&#8221;</b> ifadesini kullandı.</p>
<p><b>&#8220;TÜM BÖLGE NORMALİN ÜZERİNDE SICAKLIĞA SAHİP&#8221;</b></p>
<p>Afrika sıcaklarının hazirandan itibaren Türkiye&#8217;yi etkisi altına aldığına dikkati çeken Toros, <b>&#8220;Bu sıcaklığın, ağustos ayında da devam etmesini bekliyoruz. Her ne kadar zaman zaman soğuk dalgalar gelse de o kadar büyük bir sıcak hava etkisi var ki, bir nevi durmuş vaziyette. Tüm güney Avrupa&#8217;yı, Türkiye&#8217;yi, Güney Rusya&#8217;yı, Ukrayna&#8217;yı kapsamış durumda. Tüm bölge normalin üzerinde sıcaklığa sahip.&#8221;</b> şeklinde konuştu.</p>
<p><b>&#8220;HİSSEDİLEN SICAKLIK 40&#8217;I BULACAK&#8221;</b></p>
<p>Temmuz ayında İstanbul&#8217;un günlük ortalama sıcaklığının 24-25 derece olduğunu hatırlatan Toros, şunları kaydetti:</p>
<p><b>&#8220;Temmuz ayında her gün yüksek sıcaklıklar 30 dereceyi aşmış durumda. Bu anlamda, eyyam-ı bahuru yaşıyoruz. Önümüzdeki günlerde buna benzer şekilde tahminler, sıcak havanın devam edeceğini gösteriyor. Özetle, bu yıl uzun bir eyyam-ı bahur dönemi yaşıyoruz. Geçmiş verilere bakıldığında eyyam-ı bahur döneminde sıcaklıklar 34-35 dereceleri, hissedilen sıcaklık ise 40 dereceleri buluyor. Yine bu yıl da 34-35 dereceleri tahmin ediyoruz.&#8221;</b></p>
<p><b>&#8220;BERABERİNDE BİRÇOK FELAKETİ GETİRİYOR&#8221;</b></p>
<p>Sıcaklık artışlarının küresel ısınmayla da etkili olduğunu ifade eden Toros, küresel ölçekte de son yıllarda sıcaklıklarda rekorlar kırıldığını hatırlattı.</p>
<p>Toros, <b>&#8220;Her son 10 yıl, önceki yıllardan daha sıcak hale gelmiş durumda. 2023 yılı da bunun bir göstergesiydi. Bu sıcaklıklar beraberinde birçok felaketi getiriyor. Orman yangınları, sağlık etkisi&#8230; Güney Avrupa&#8217;da binlerce insan sıcak hava dalgası etkisiyle ölmeye başladı. Olumsuz etkileniyoruz.&#8221;</b> diye konuştu.</p>
<p><b>DIŞARI ÇIKACAKLARA ÖNEMLİ UYARILAR</b></p>
<p>Bu havalarda dışarı çıkacaklara uyarılarda bulunan Toros, şöyle devam etti:</p>
<p><b>&#8220;Olumsuz yönde etkilenmemek için mümkün mertebe sıcaklığın fazla olduğu, öğle saatlerinde yorucu işlerden kaçınmak gerekiyor. Köylerimiz, çiftçilerimiz bu şartlara alışık ve vücutlarını tamamen korurlar. Eğer vücudumuzu güneş ışığından koruyabiliyorsak ve vücudumuz alışkınsa çalışmaya devam edelim ama alışkın değilse yorucu işleri mümkün mertebe güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerin dışına taşıyalım. Gölgelik alanlarda bulunalım ki bunaltıcı havadan etkilenmeyelim. Özellikle dezavantajlı gruplar, yaşlılar, çocuklar bu havadan daha çok etkileniyor.&#8221;</b></p>
<p><b>SALI GÜNÜ İKİ BÖLGEDE SAĞANAK BEKLENİYOR</b></p>
<p>İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve meteoroloji uzmanı Dr. Güven Özdemir, eyyam-ı bahurun nemli sıcak hava dalgası olduğunu hatırlattı.</p>
<p>Bu ismin afet boyutunda bir sıcaklık olarak adlandırılmaması gerektiğini belirten Özdemir, sıcaklıkların temmuz sonu itibarıyla 2-3 derece arttığını ifade etti.</p>
<p>Marmara ve Batı Karadeniz&#8217;de salı günü yağış beklendiğini belirten Özdemir, <b>&#8220;Yerel yağışlar görülecek. Kuvvetli poyraz alıyoruz, almaya da devam edeceğiz. Salı günü yağış geçişi olduktan sonra hava sıcaklıkları mevsim normallerinin 3-4 derece üzerinde olacak. Metropoller üzerinde hissedilen sıcaklıklar ise daha fazla olacak. Sıcaklıklar 34-35 derecelerde olabilir, nemle birlikte hissedilen sıcaklığın ise geçen günlerde olduğu gibi 40 dereceyi bulma ihtimali var.&#8221;</b> ifadelerini kullandı.</p>
<p>Trafiğin ve gökdelenlerin yoğun olduğu çukur alanlarda hissedilen sıcaklıkların biraz daha yüksek olduğuna dikkati çeken Özdemir, <b>&#8220;Metropollerde, orman az, sık binalar, şehrin çarpık kentleşmesi, bunun yanı sıra nüfusun yoğun olması, klimaların yüksek derecede çalışması gibi sebepler hissedilen sıcaklığı artıracaktır. Ağustosta temmuzdan daha sıcak bir hava yaşanacak. Rüzgarla birlikte 10 gün kadar sıcak havayı yaşayabiliriz.&#8221;</b> bilgisini paylaştı.</p>
<p><b>&#8220;ORMANLARDA ATEŞ YAKILMAMALI&#8221;</b></p>
<p>Afrika üzerinden gelen sıcak hava kitlesinin de etkisi altında kalınacağını kaydeden Özdemir, sıcak hava dalgalarının sera etkisi olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p>
<p><b>&#8220;Orman yangınları çok önemli, ormanlar bizim ciğerlerimiz. Nefes alma yerlerimiz ama ormanlar ister istemez sıcak havanın etkisiyle de tutuşabiliyor. Biraz daha kuvvetli bir şekilde esince maalesef yayılma olayı da yaşanıyor. Halkımızın bu konuda çok duyarlı olması gerekli. Kesinlikle ormanlarda ateş yakılmamasını tavsiye ediyoruz.&#8221;</b></p>
<p>Denizlerin de sıcak olduğunu belirten Özdemir, <b>&#8220;Biraz kuzeyden rüzgar esmeye başladığı zaman bu sefer de nem artmaya başlıyor ve şehri bunaltıyor, insanları bunaltıyor. Şehirlerimizdeki binalar gelişigüzel yapıldığı için, yüksek binalar, bitişik nizam, bu da sıcaklıklar ve nemin yoğun bir şekilde artmasını tetikliyor.&#8221;</b> diye konuştu.</p>
<p><b>BU SAAT ARALIĞINDA DIŞARI ÇIKMAYIN</b></p>
<p>Özellikle yaşlı, kronik hastalar, hamileler ve çocuklar için uyarılarda bulunan Özdemir, şunları kaydetti:</p>
<p><b>&#8220;Saat 10.00 ila 17.00 arasında dışarı çıkılmaması gerekiyor. Eğer mutlaka çıkılacaksa açık renk şapka ve giysiler olması gerekiyor. Şemsiyeyle birlikte, gölge yerlerde vakit geçirmeleri gerekiyor. Evlerini doğal havalandırmaları gerekiyor. Klima da rahatsız edici oluyor, çünkü içeriye soğuk hapsediyoruz, dışarıda sıcak hava biriktiriyor. Deniz kıyısına gidilecekse gölgede vakit geçirmeleri şart. Güneş çarpmaları yaşanabilir.&#8221;</b></p>
<p>Özdemir, yakın zamanda başta İstanbul olmak üzere ülke genelinde serinleme yaşanmayacağını ancak büyük bir sıcak hava atağının da olmadığını sözlerine ekledi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uzmanlar-istanbul-icin-tarih-verdi-40-derece-uyarisi/">Uzmanlar, İstanbul için tarih verdi: &#8217;40 derece&#8217; uyarısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/uzmanlar-istanbul-icin-tarih-verdi-40-derece-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar Alzheimer’ın 10 erken belirtisini açıkladı! Dikkat bunlar varsa doktora başvurmalısınız</title>
		<link>https://habernetik.com/uzmanlar-alzheimerin-10-erken-belirtisini-acikladi-dikkat-bunlar-varsa-doktora-basvurmalisiniz/</link>
					<comments>https://habernetik.com/uzmanlar-alzheimerin-10-erken-belirtisini-acikladi-dikkat-bunlar-varsa-doktora-basvurmalisiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2024 04:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[açıkladı:]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer’ın]]></category>
		<category><![CDATA[başvurmalısınız]]></category>
		<category><![CDATA[belirtisini]]></category>
		<category><![CDATA[bunlar]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat…]]></category>
		<category><![CDATA[doktora]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Önem]]></category>
		<category><![CDATA[saĞlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Uzmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=92090</guid>

					<description><![CDATA[<p>Unutkanlık hastalığı olarak da bilinen Alzheimer hastalığının tedavisinde erken teşhis büyük ehemmiyet taşıyor. Uzmanı tarafından Alzheimer'ın 10 erken belirtisi açıklandı. İşte Alzheimer hastalığının 10 erken belirtisi...</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uzmanlar-alzheimerin-10-erken-belirtisini-acikladi-dikkat-bunlar-varsa-doktora-basvurmalisiniz/">Uzmanlar Alzheimer’ın 10 erken belirtisini açıkladı! Dikkat bunlar varsa doktora başvurmalısınız</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde çoğumuzun kaygı yandığı <strong>‘unutkanlık’</strong> bilhassa ileri yaşın doğal bir sonucu olarak düşünülse de, aslında 65 yaş üzerinde en sık görülen bunama nedeni olan </p>
<p><strong>Alzheimer</strong> hastalığının birinci ikazlarından biri de olabiliyor. Türkiye’de net bilgiler olmasa da 600 binin üzerinde <strong>Alzheimer</strong> hastası olduğu ve uzayan insan ömrüyle birlikte bu sayının 65 yaş üzerinde her beş yılda bir iki katına çıktığı belirtiliyor. </p>
<p><strong>Demans ve Davranış Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Sevinç Tuncer</strong>, Alzheimer hastalığında erken teşhis ve tedavinin büyük ehemmiyet taşıdığı ikazında bulunarak, “Erken teşhis sayesinde hastalığın ilerleme suratı belli bir müddet yavaşlatılabiliyor, hatta kimi tablolarda durdurulması bile mümkün olabiliyor. Alzheimer en sık unutkanlık üzere yakın bellek meseleleriyle başlıyor. Hastalığın özelliği, evvel yeni olaylar unutulurken eski yaşantıların ayrıntılı bir biçimde hatırlanması. Bu durum hasta yakınlarını şaşırtabiliyor ve unutkanlığın gerçek olup olmadığının sorgulanmasına neden oluyor. Yıllar içinde hastanın belleğindeki bilgiler en tekrar en eskiye yanlışsız bir bir siliniyor ve en eski anılar da kayboluyor. Münasebetiyle erken teşhis için bilhassa 65 yaş üzerindeki bireylerde oluşan ‘unutkanlık’ probleminde vakit kaybetmeden hususun uzmanı bir nöroloji tabibine başvurmak gerekiyor” diyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/31/170750050-old-man-14713991280.jpg"/></p>
<p><b>ALZHEIMER’IN 10 ERKEN SİNYALİ!</b></p>
<p>Alzheimer hastalığına erken teşhis konulması tedaviden aktif sonuç alınmasında büyük ehemmiyete sahip. <strong>Prof. Dr. Sevinç Tuncer, Alzheimer’ın erken periyot belirtilerini şöyle sıralıyor: </strong></p>
<ul>
<li>Unutkanlık giderek artıyorsa ve günlük hayatı artık tesirler hale geldiyse</li>
<li>Konuşmada bozulma varsa</li>
<li>Zaman ve yer algısında kayıp başladıysa</li>
<li>İç görü ve yargılamada bozulma varsa ve hastalık inkar ediliyorsa</li>
<li>İş planlama ve takipte zorluk başladıysa </li>
<li>Aynı soruları tekrar tekrar sorma, eşyaları yanlış yere koyma dikkat çeker hale geldiyse</li>
<li>Kişilik ve davranış değişikliği gözleniyorsa</li>
<li>Yol, istikamet bulma zahmeti nedeniyle artık dışarı çıkmak sıkıntı oluyorsa</li>
<li>İçe kapanma, toplumsal ortamlara girememe sorunu başladıysa</li>
<li>Hobi ve uğraşlardan vazgeçme olduysa </li>
</ul>
<p><b>BEYİNDEKİ DEĞİŞİMLER 20-30 YIL EVVEL BAŞLIYOR </b></p>
<p>Alzheimer hastalığının nedenleriyle ilgili çok sayıda çalışma ve teori mevcut. Beyinde asetil kolin azalması bir neden olarak biliniyor. Yapılan çalışmalara nazaran; beynin kabuk kısmında hücre içi ve hücreler ortasında olağandışı protein birikimi oluyor, buna bağlı olarak hücreler ölüyor ve hücreler ortası temaslar geri dönüşümsüz kayboluyor. Bunun sonucunda beyinde hafızayla ilgili vazife yapan aracı kimyasalların (asetil kolin) seviyesi azalıyor. Alzheimer hastalığında beyindeki bu değişimler belirtiler ortaya çıkmadan 20-30 yıl evvel başlıyor. Münasebetiyle hastalık bulguları ilerledikten sonra tedavilerin yararı hudutlu kalıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/2/1/105234124-alzheimer.jpg"/></p>
<p><b>AİLE HİKAYESİ KIYMETLİ BIR RİSK FAKTÖRÜ </b></p>
<p>Beyindeki proteinlerin neden kimi şahıslarda biriktiği tam olarak bilinmese de hastalığa yatkınlık oluşturan etkenler üzerine tıp dünyasının kapsamlı çalışmaları sürüyor. Alzheimer’de en değerli risk faktörünün ilerleyen yaş olduğu belirtiliyor. Bunun yanı sıra düşük eğitim seviyesi ve sedanter ömür, ağır beyin travmalarına maruz kalmak, hipertansiyon ve diyabet üzere damar yapısını bozan hastalıkların denetimsiz halde var olması, bayan cinsiyeti, tedavi edilmemiş depresyon, obezite, sigara ve alkol tüketimi, hatta hava kirliliği ve zehirli gazlar üzere pek çok etken hastalığın başlamasında tesirli oluyor. Prof. Dr. Sevinç Tuncer, aile hikayesinin Alzheimer’da kıymetli bir risk faktörü olabileceğine işaret ederek, Alzheimer hastalığının kimi ailesel formlarında hastalığa yakalanma riskinin olağan popülasyona nazaran 3-4 kat fazla görülebileceği belirtiliyor. Üstelik ailesinde Alzheimer hastalığı olan şahıslarda hastalık 65 yaş öncesinde başlayabiliyor ve bu tablo <strong>‘erken başlangıçlı Alzheimer’</strong> olarak nitelendiriliyor. Bu nedenle aile hikayesi olan şahıslarda genetik araştırma yapılması ehemmiyet taşıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/7/7/095336769-alzheimer.jpg"/></p>
<p><b>YENİ TEDAVİLER UMUT VERİYOR</b></p>
<p>Alzheimer hastalığının tedavisinde Amerika Birleşik Devletleri’nde onay alan, şimdi Avrupa’da onay almamış kimi yeni ilaçlar mevcut. Amiloid aşıları olarak geçen bu moleküller beyinde biriken olağandışı proteinleri temizleyerek tesirli oluyorlar. Bilim dünyası her gün bu tedavileri geliştiriyor; aktifliğini arttıran ve yan tesirlerini azaltan formlar üzerinde çalışıyor. Çalışmaları yakından takip ettiklerini belirten Prof. Dr. Sevinç Tuncer, “Yakın bir periyotta ülkemizde de hastalarımıza verebileceğimiz yeni tedaviler için umutluyuz.” diyor.</p>
<p><b>HASTALIĞIN İLERLEME SURATI YAVAŞLATABİLİYOR</b></p>
<p>Halihazırda kullanılan ilaç tedavisi ve hayat alışkanlıklarında yapılan düzenlemelerle hastalığın ilerleme suratı yavaşlatılarak hastanın işlevsel kapasitesi artırılabiliyor. Demans ve Davranış Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Sevinç Tuncer, lakin tedaviden aktif sonuç alınabilmesi için ilaç kullanımına kesinlikle erken devirde başlanması gerektiğine dikkat çekerek, “Özellikle, hastalığın bulgularını yavaşlatmakta tesirli olduğu yapılan çalışmalarla kanıtlanmış olan ilaçların tedavisine erken devirde başlandığında, tedavinin aktifliği daha uzun vadeli oluyor. Erken teşhisin bir diğer ehemmiyeti ise bunamaya neden olan Alzheimer dışındaki tiroit hastalıkları, vitamin yetmezlikleri, depresyon ve öteki sistemik hastalıkların tedavi edilmesidir” bilgisini veriyor. </p>
<p><b>BEDENSEL VE ZİHİNSEL SİSTEMLER ÖNEMLİ</b></p>
<p>Prof. Dr. Sevinç Tuncer, ilaç tedavisinin yanı sıra bilişsel stimülasyon, hastanın zihinsel kapasitesinin arttırılmasına yönelik hobiler, faaliyetler, antrenmanlar, toplumsallığın arttırılması, fizikî antrenman programları, beslenme alışkanlıklarında yapılan düzenlemeler (yeşil zerzevat, meyve, tahıllardan güçlü kolesterolden yoksul Akdeniz diyeti ile beslenme) üzere bedensel ve zihinsel tekniklerin de hastalığın ilerlemesini önlemede tesirli olduğunu belirtiyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uzmanlar-alzheimerin-10-erken-belirtisini-acikladi-dikkat-bunlar-varsa-doktora-basvurmalisiniz/">Uzmanlar Alzheimer’ın 10 erken belirtisini açıkladı! Dikkat bunlar varsa doktora başvurmalısınız</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/uzmanlar-alzheimerin-10-erken-belirtisini-acikladi-dikkat-bunlar-varsa-doktora-basvurmalisiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar uyardı: &#8216;Sessiz pandemi&#8217; geliyor hareket planına geçilmeli!</title>
		<link>https://habernetik.com/uzmanlar-uyardi-sessiz-pandemi-geliyor-hareket-planina-gecilmeli/</link>
					<comments>https://habernetik.com/uzmanlar-uyardi-sessiz-pandemi-geliyor-hareket-planina-gecilmeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Feb 2024 06:48:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[geçilmeli]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[planına]]></category>
		<category><![CDATA[saĞlik]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı:]]></category>
		<category><![CDATA[Uzmanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=87971</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada ve Türkiye’de gitgide artan ve "sessiz pandemi" olarak nitelendirilen obeziteye karşı uzmanlar her fırsatta uyarıyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uzmanlar-uyardi-sessiz-pandemi-geliyor-hareket-planina-gecilmeli/">Uzmanlar uyardı: &#8216;Sessiz pandemi&#8217; geliyor hareket planına geçilmeli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Derneği</strong> İdare Heyeti Üyesi Prof. Dr. <strong>Mine Adaş</strong>, &#8220;Türkiye’nin obezite karnesi çok parlak değil, yaklaşık 20 milyonu geçen sayıda obez birey yaşamakta, ülke olarak önemli manada aksiyon planına geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Gayret hakikaten sıkıntı, inanılmaz bir artışla karşı karşıyayız. 2035 verisine baktığınızda sayı yüzde 55, kıpkırmızı, Türkiye alarm düzeyi, bu çok dramatik bir sayı. Daima moda diyetler var, kıymetli olan porsiyonları azaltmak, istikrarlı ve sistemli beslenmek&#8221; dedi.</p>
<p>Son yıllarda dünyada ve Türkiye’de obezite gitgide artan bir sorun olarak öne çıkarken uzmanlar her fırsatta uyarıyor. Türkiye’nin obezite karnesinin makûs olduğu belirtilirken çocukluk çağından itibaren istikrarlı beslenme ve hareketliliğin sağlanmasının yanı sıra obeziteye karşı şuur oluşturulmasının değerine dikkat çekiliyor. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Derneği (TEMD) İdare Heyeti Üyesi, Prof. Dr. Mine Adaş da <strong>Dünya Obezite Federasyonu</strong>’nun bu yıl yayınladığı <strong>Dünya Obezite Atlası</strong>’ndaki Türkiye ile ilgili dikkat cazibeli tespitleri yorumlarken değerli ihtarlarda bulundu. </p>
<p><b><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/29/105326077-saglik.jpg"/></b></p>
<p><b>&#8220;EYLEM PLANINA GEÇMEMİZ GEREKİYOR&#8221;</b></p>
<p>Obezitenin estetik bir sorun olarak değil birçok sorunu de beraberinde getirebilen bir hastalık olduğunun bilinmesi gerektiğini aktaran Prof. Dr. Mine Adaş, &#8220;Obezite son devirlerin en değerli sıhhat sıkıntılarından biri yalnızca ülkemiz için değil tüm dünya için önemli bir halk sıhhati sorunu olarak karşımızda durmakta. Yeni yayınlanan datalar var, <strong>Dünya Sıhhat Örgütü’</strong>nden, ülkemizden ve çok yeni 2023 yılında <strong>Dünya Obezite Federasyonu</strong> bir obezite atlası yayınladı&#8221; dedi ve devam etti:</p>
<p>&#8220;Baktığınızda Türkiye’nin obezite karnesi aslında çok parlak değil, biz ülke olarak da değerlendirildiğimiz, <span><em><strong>Avrupa Bölgesi içinde obezite oranı en yüksek ülke olarak gözükmekteyiz.</strong></em> </span>Türkiye’de yaklaşık 20 milyonu geçen sayıda obez birey yaşamakta. Obeziteyi bayanlarda daha sık görüyoruz. Obezitenin artmasındaki en kıymetli sorunlardan bir tanesi de çocukluk çağındaki obezitenin artması ve oradan gelen yük erişkin devrinde, erişkin obezitesinin artması olarak da karşımıza çıkmakta. 2023’teki obezite atlasına baktığımızda 2035 yılına projeksiyonlar yapılmış maalesef bayanlarda 1 numara olacağımızı gösteriyor. Erkeklerde bu 5’nci sırada gözüküyor. Çocukluk çağı obezitesine baktığımızda da Macaristan’dan sonra tekrar 2’nci sırada gözleniyor. Bizim ülke olarak önemli manada hareket planına geçmemiz gerektiğini gösteriyor.&#8221; </p>
<p><b><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/29/105730138-flay-lay-salad-bowl-weights.jpg"/></b></p>
<p><b>ESTETİK SORUNU DEĞİL HALK SIHHATİ PROBLEMİ</b></p>
<p>Obezitenin ekseriyetle estetik bir sorun olarak kıymetlendiğini söyleyen Adaş, obezitenin çok önemli bir halk sıhhati sorunu olduğunu belirterek şu sözleri kullandı:</p>
<p>&#8220;Obezite sıhhat ekonomileri için de önemli bir yük oluşturuyor, neden; beraberinde bulunduğu pek çok hastalık var. <strong>Hipertansiyon, diyabet, kardiyovasküler sistem hastalıkları, eklem, safra kesesi hastalıkları, depresyon</strong>, pek çok şeyi bir ortada bulunduruyor. Günümüzde konuşulan şöyle de bir bahis var; obezitenin bu gayrette sahiden bir hastalık olarak algılanabilmesi için, obezite terminolojisinde, isimlendirilmesinde yeni bir isimlendirilmeye mi gidilsin diye tartışılıyor. Baş harfleri İngilizce olarak ABCD (Yağ Dokusu Temelli Kronik Hastalık) diye isimlendirelim, obeziteli birey demeyelim. Burada bireyleri damgalanmaktan da kaçınmak gerekiyor. Çabada daha faal olabilmek, hakikaten bir hastalık, halk sıhhati sorunu olarak algılayabilmek için obezite ile ilgilenen bilim insanlarının önerisi.&#8221;</p>
<p><b><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/29/105837512-3d-medical-background-overweight-male-with-elbow-knees-highlighted.jpg"/></b></p>
<p><b>&#8220;İNANILMAZ BİR ARTIŞLA KARŞI KARŞIYAYIZ, TÜRKİYE GERÇEKTEN ALARM SEVİYESİ&#8221;</b></p>
<p>Dünya Obezite Atlası’nda yer alan bilgiler ışığında çalışmalar yapılması ve sağlıklı ömür kaidelerine uygun formda davranışlarda bulunulması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Adaş kelamlarını şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;2035 verisine baktığınızda yüzde 55, kıpkırmızıya da boyamışlar, Türkiye gerçekten alarm düzeyi, bu çok dramatik bir sayı. Obezite ile gayret nitekim güç, inanılmaz bir artışla karşı karşıyayız. Bazen beşerler ulaşamayacakları amaçlar koruyorlar, &#8217;20-30 kilo vermeliyim&#8217; diye, yeniden hastalarıma söylediğim şey; 1 kilo vermeyi hedefleyin, evvel 1 kilo sonra 2’nci, 3’üncü kiloyu verirsiniz. Ulaşılmayacak gayeler koymak insanın moralini bozuyor, demotive ediyor. En kolayı su tüketimini arttırmak, bakıyorsunuz su tüketimi yerine şeker oranı yüksek, gazlı içecekler tüketiliyor. Yemek yeme alışkanlıklarımıza dikkat etmemiz lazım.&#8221;</p>
<p><b><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/29/105940496-diyabet.jpg"/></b></p>
<p><b>&#8220;OBEZİTENİN KARDEŞİ DİYABET&#8221;</b></p>
<p>Sağlık sisteminde çok önemli yük oluşturan ve pandemi diye nitelendirilen obezitenin aslında enfeksöz bir hastalık değil fakat mikrobik bir hastalık üzere salgın olduğunu belirten Adaş, açıklamalarını şöyle sonlandırdı:</p>
<p>&#8220;Obezitenin kardeşi diyabet. İlkokulda, ortaokulda, lisede öğrencilerin düzeyine uygun bir halde istikrarlı, sistemli beslenme alışkanlığı edinebilmek, kalori, besinlerin okuryazarlığı, hareketin bize katkıları, bunların getirisi ve götürüsü fakat çocukluk çağında öğretilirse iki jenerasyon sonra fakat biz bunun tesirini görebiliriz. Obezitede daima moda diyetler var. Her vakit bir diyet moda oluyor, daima duyuyoruz, çeşitli isimler veriliyor yahut tekdüze beslenmeler var. Yalnızca protein almak, ketojenik diyet yalnızca sıvı, her şeyden tüketmemiz gerekiyor. Burada kıymetli olan; porsiyonları azaltmak, istikrarlı ve sistemli beslenmek. Hastalarıma daima söylerim; canınız çok çektiğinde baklava da yiyeceksiniz. Yalnızca sıvı, yalnızca ketojenik beslenme bunlar gerçek yaklaşımlar değil, beslenme alışkanlıkları tekrar bir diyetisyen denetiminde düzenlenebilir.&#8221; </p>
<p><a href="https://habernetik.com/uzmanlar-uyardi-sessiz-pandemi-geliyor-hareket-planina-gecilmeli/">Uzmanlar uyardı: &#8216;Sessiz pandemi&#8217; geliyor hareket planına geçilmeli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/uzmanlar-uyardi-sessiz-pandemi-geliyor-hareket-planina-gecilmeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ciğerlerimiz yanıyor! Uzmanlar: Tertip yok</title>
		<link>https://habernetik.com/cigerlerimiz-yaniyor-uzmanlar-tertip-yok-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/cigerlerimiz-yaniyor-uzmanlar-tertip-yok-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jan 2024 20:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ciğerlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[tertip]]></category>
		<category><![CDATA[Uzmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[yanıyor’]]></category>
		<category><![CDATA[yok.”]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=79662</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çanakkale’de ormanlık alanda geçen gün çıkan yangın dün de devam etti. Rüzgârın da tesiriyle büyüyen alevler nedeniyle yerleşim yerleri tedbir maksatlı boşaltıldı. Cumhuriyet’e değerlendirmelerde bulunan uzmanlara nazaran, yangına aktif müdahale edilememesinin nedeni kurumlardaki plansızlık ve kâfi tedbirlerin alınmaması.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/cigerlerimiz-yaniyor-uzmanlar-tertip-yok-2/">Ciğerlerimiz yanıyor! Uzmanlar: Tertip yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Kayadere köyü yakınında 21 Ağustos’ta ormanlık alanda çıkan yangını söndürme çalışmaları dün devam etti. Rüzgârın da tesiriyle büyüyen yangın nedeniyle yerleşim yerleri tahliye edildi. Günlerdir söndürülemeyen yangın geniş bir alana tesir etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/23/203946054-whatsapp-image-2023-08-23-at-20.39.39.jpeg"/></p>
<p><strong>Cumhuriyet’</strong>e değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, yangına aktif müdahale edilmemesinin nedenini kurumlardaki plansızlık ve kâfi tedbirin alınmadığını söyledi. </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/23/204233163-whatsapp-image-2023-08-23-at-20.42.18.jpeg"/></p>
<p><strong>(Ahmet Hüsrev Özkara)</strong></p>
<p><b>‘ORGANİZASYON YOK’</b></p>
<p>Türkiye Ormancılar Derneği Genel Başkanı<strong> Ahmet Hüsrev Özkara,</strong> Türkiye’nin yangın ülkesi olduğunu ve buna yönelik tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi. Özkara <strong>“Yangın daha da büyüdü ve 4 bin hektarı buldu. Ortada önemli bir tertip bozukluğu var. Türkiye’nin yüzde 16’sı orman yangınlarına hassas bölge. Biz bu bölgelerde özel olarak efor göstermeliyiz. Bu türlü bir ülkede kendi haline bırakılmış düzenle orman yangınlarıyla gayret edilmez”</strong> dedi.</p>
<p>Yangın çıkma ihtimali bulunan bölgelerde gerekli tedbirlerin evvelce alınması gerektiğini vurgulayan Özkara şunları söyledi:</p>
<p><strong>“Bölgeye bakanlar, genel müdürler gelmiş işçiler orada lakin bunların hepsi öykü. Zira yangın almış başını gidiyor. Yangın büyüdükten sonra bir şey yapamazsınız. Sonuçlanmasını beklersin, ufak tefek dokunmalarla süreci yönetmeye çalışırsın. Onun için tedbirler “mış” üzere değil de hakikaten önemli bir halde alınmalı.” </strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/23/204013710-whatsapp-image-2023-08-23-at-20.39.56.jpeg"/></strong></p>
<p><b>‘TEŞKİLAT TEKRAR BİR TEKRAR YAŞIYOR’</b></p>
<p>Orman yüksek mühendisi <strong>Melih Olcay</strong> da, yangınların önlenebilmesi için evvelce tedbir alınması gerektiğini vurguladı. Bilhassa Çanakkale’nin yıllarca bu yangınlara maruz kaldığını belirten Olcay,<strong> “Orman yangınlarında teşkilat tekrar bir tekrar yaşıyor. Yangına 1. derece hassas bölgelerde ya da yıllar geçtikçe yanıcı unsurun doğal olduğu yerlerde yangın tekrarı yaşanır. Çanakkale bu yangınlara yıllarca maruz kaldı. 1 TL vermediğin önlemeye 1000 TL vererek söndürme yaparsın”</strong> tabirlerini kullandı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/cigerlerimiz-yaniyor-uzmanlar-tertip-yok-2/">Ciğerlerimiz yanıyor! Uzmanlar: Tertip yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/cigerlerimiz-yaniyor-uzmanlar-tertip-yok-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ciğerlerimiz yanıyor! Uzmanlar: Tertip yok</title>
		<link>https://habernetik.com/cigerlerimiz-yaniyor-uzmanlar-tertip-yok/</link>
					<comments>https://habernetik.com/cigerlerimiz-yaniyor-uzmanlar-tertip-yok/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jan 2024 12:48:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ciğerlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[tertip]]></category>
		<category><![CDATA[Uzmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[yanıyor’]]></category>
		<category><![CDATA[yok.”]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=79517</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çanakkale’de ormanlık alanda geçen gün çıkan yangın dün de devam etti. Rüzgârın da tesiriyle büyüyen alevler nedeniyle yerleşim yerleri tedbir gayeli boşaltıldı. Cumhuriyet’e değerlendirmelerde bulunan uzmanlara nazaran, yangına faal müdahale edilememesinin nedeni kurumlardaki plansızlık ve kâfi tedbirlerin alınmaması.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/cigerlerimiz-yaniyor-uzmanlar-tertip-yok/">Ciğerlerimiz yanıyor! Uzmanlar: Tertip yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Kayadere köyü yakınında 21 Ağustos’ta ormanlık alanda çıkan yangını söndürme çalışmaları dün devam etti. Rüzgârın da tesiriyle büyüyen yangın nedeniyle yerleşim yerleri tahliye edildi. Günlerdir söndürülemeyen yangın geniş bir alana tesir etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/23/203946054-whatsapp-image-2023-08-23-at-20.39.39.jpeg"/></p>
<p><strong>Cumhuriyet’</strong>e değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, yangına aktif müdahale edilmemesinin nedenini kurumlardaki plansızlık ve kâfi tedbirin alınmadığını söyledi. </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/23/204233163-whatsapp-image-2023-08-23-at-20.42.18.jpeg"/></p>
<p><strong>(Ahmet Hüsrev Özkara)</strong></p>
<p><b>‘ORGANİZASYON YOK’</b></p>
<p>Türkiye Ormancılar Derneği Genel Başkanı<strong> Ahmet Hüsrev Özkara,</strong> Türkiye’nin yangın ülkesi olduğunu ve buna yönelik tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi. Özkara <strong>“Yangın daha da büyüdü ve 4 bin hektarı buldu. Ortada önemli bir tertip bozukluğu var. Türkiye’nin yüzde 16’sı orman yangınlarına hassas bölge. Biz bu bölgelerde özel olarak efor göstermeliyiz. Bu türlü bir ülkede kendi haline bırakılmış düzenle orman yangınlarıyla çaba edilmez”</strong> dedi.</p>
<p>Yangın çıkma ihtimali bulunan bölgelerde gerekli tedbirlerin evvelce alınması gerektiğini vurgulayan Özkara şunları söyledi:</p>
<p><strong>“Bölgeye bakanlar, genel müdürler gelmiş işçiler orada lakin bunların hepsi kıssa. Zira yangın almış başını gidiyor. Yangın büyüdükten sonra bir şey yapamazsınız. Sonuçlanmasını beklersin, ufak tefek dokunmalarla süreci yönetmeye çalışırsın. Onun için tedbirler “mış” üzere değil de hakikaten önemli bir halde alınmalı.” </strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/8/23/204013710-whatsapp-image-2023-08-23-at-20.39.56.jpeg"/></strong></p>
<p><b>‘TEŞKİLAT YENİDEN BİR TEKRAR YAŞIYOR’</b></p>
<p>Orman yüksek mühendisi <strong>Melih Olcay</strong> da, yangınların önlenebilmesi için evvelce tedbir alınması gerektiğini vurguladı. Bilhassa Çanakkale’nin yıllarca bu yangınlara maruz kaldığını belirten Olcay,<strong> “Orman yangınlarında teşkilat yeniden bir tekrar yaşıyor. Yangına 1. derece hassas bölgelerde ya da yıllar geçtikçe yanıcı unsurun doğal olduğu yerlerde yangın tekrarı yaşanır. Çanakkale bu yangınlara yıllarca maruz kaldı. 1 TL vermediğin önlemeye 1000 TL vererek söndürme yaparsın”</strong> tabirlerini kullandı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/cigerlerimiz-yaniyor-uzmanlar-tertip-yok/">Ciğerlerimiz yanıyor! Uzmanlar: Tertip yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/cigerlerimiz-yaniyor-uzmanlar-tertip-yok/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar anlattı: Beyin anevrizmasının tedavi süreci</title>
		<link>https://habernetik.com/uzmanlar-anlatti-beyin-anevrizmasinin-tedavi-sureci/</link>
					<comments>https://habernetik.com/uzmanlar-anlatti-beyin-anevrizmasinin-tedavi-sureci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2023 12:12:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Anevrizma]]></category>
		<category><![CDATA[anevrizmasının]]></category>
		<category><![CDATA[anlattı]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanama]]></category>
		<category><![CDATA[saĞlik]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Uzmanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=73585</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin cerrahinin en ölümcül tablolarından birisi olarak isimlendirilen anevrizma, yani beyin damarlarındaki balonlaşma, her 100 şahıstan 3 ila 8'inde görülüyor. İstatistiklere nazaran anevrizma yırtıldığında meydana gelen beyin kanaması sonrası ise dört hastadan yalnızca biri kurtarılabiliyor.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uzmanlar-anlatti-beyin-anevrizmasinin-tedavi-sureci/">Uzmanlar anlattı: Beyin anevrizmasının tedavi süreci</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanların yaptığı araştırma, şimdi kanamadan evvel teşhisi konmuş anevrizmaların hangisinin kanama riskinin yüksek olduğunu ve bir an evvel açık yahut kapalı formüllerle tedavi edilmesi gerektiğini ortaya koydu.</p>
<p>Beyin damarlarının kesişim noktasında, damar duvarının<strong> tansiyon</strong>, <strong>kolesterol</strong> üzere sebeplerle zayıflayıp incelmesi sonucu oluşan baloncuklara anevrizma ismi veriliyor.</p>
<p>Henüz yırtılıp kanamadan teşhis edilebilirse, tedavisi cerrahi ya da daha sıklıkla girişimsel metotlarla yapılıyor. Kanamadan tedavi edilen anevrizma hastalarının hayat talihleri çok daha yüksek oluyor. Lakin baloncuğun yırtılmasıyla meydana gelen beyin kanamaları, beyin cerrahi alanının en korkulan tablolarından birini oluşturuyor. Bazen, şimdi kanamadan anevrizması tespit edilmiş olan hastaların, farklı tabiplerden görüş almak istemesi ya da çeşitli sebeplerle, tedavisi ertelenebiliyor.</p>
<p><b>&#8220;İSTATİSTİKİ OLARAK YALNIZCA BİR HASTA HAYATTA KALABİLİYOR&#8221;</b></p>
<p>Anevrizmanın yırtılarak oluşturduğu <strong>&#8216;subaraknoid kanama&#8217;</strong> ile birlikte hasta için geri sayımın başladığına işaret eden Doç. Dr. Murat Şakir Ekşi, &#8221; Anevrizmalar beyin damarlarının kesişim bölgesinde baloncuk meydana gelmesi. Bu baloncuklar damar duvarının vakitle kolesterol damar sertliği ve yüksek tansiyonla bir arada damar duvarının zayıflaması ve bu zayıflayan kısımda basınç tesiriyle baloncuk oluşması durumudur.&#8221; halinde konuştu.</p>
<p>Her 100 kişinin 3-8&#8217;i ortasında anevrizma olabildiğini belirten Doç. Dr. Ekşi, &#8220;Bu anevrizmalar altta yatan hastalıkların da tesiriyle büyüyebilir ve nihayetinde patlayabilir. Biz bunu beyin kanaması olarka nitelendiriyoruz. Çok tehlikeli bir süreç, her 4 hastadan bir adedini ne yazık ki olay anında kaybediyoruz. Geri kalan 3 hastanın birisi yolda, kalan 2 hastanın biri ise hastanede kaybediliyor. Yalnızca bir hasta hayatta kalabiliyor istatistiki olarak. Beyin cerrahisinin en büyük, en kıymetli, en ölümcül hastalığını teşkil ediyor&#8221; dedi.</p>
<p>Henüz kanamadan teşhis konabilmiş anevrizmalarda iki türlü yaklaşım izlediklerini anlatan Doç. Dr. Ekşi, &#8220;Açık ya da kapalı tekniklerle müdahale edilir. Kapalı müdahalede girişimsel olarak kasık ya da koldan girilerek kalp anjiyosu oluyormuş üzere anjiyo yapılıyor. Bu da esasen rutin tetkikler ortasında istenen bir şey. O sırada hastanın sineması ve kliniği uygunsa, tıpkı süreç sırasında ya da çabucak sonrasında girişimsel nöroradyoloji tarafından bu anevrizmalar kapatılıyor&#8221; sözlerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Kanama olmadan, hayati risk daha ortaya çıkmadan, müdahaleyi ne vakit yapmalıyız? Bu net değil literatürde, kesin bir bilgi yok. Biz de kendi hastanemizin beyin cerrahisi kliniğinde müdahale ettiğimiz, ön beyin bölgesindeki kanamış ve kanamamış anevrizmaların hangilerinin kanamaya daha yatkın olduğunu, hangilerinin kanamasının daha geç periyotta gerçekleştiğini ayırt edecek formda bir çalışma yaptık. Bunun için literatürdeki emsal çalışmaları da tek tek tarayıp tahlil ettik. Bu hastaların ne vakit ameliyat olup olmaması gerektiği konusunda daha net bilgi vermek açısından değerli bir<img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/6/9/092823473-fazla-cep-telefonu-kullanimi-beyin-tumorlerini-tetikleyebiliyor_1"/> argüman ortaya koymuş olduk.&#8221;</p>
<p><b>ANEVRİZMA RİSKİNİ ARTIRAN ETKENLER </b></p>
<p>Araştırma için 107 hastanın datalarını değerlendirdiklerini vurgulayan Doç. Dr. Ekşi, şunları anlattı:</p>
<p>&#8220;Hastaların ön beyin bölgesindeki anevrizmalar (Acom) bir kısmında kanamış, bir kısmında kanamamıştı. Yaptığımız tahliller, bu baloncukların üzerinde yeni bir baloncuk oluşabildiğini ve bu biçimde &#8216;yavrulu&#8217; anevrizması olanların kanama ihtimalinin 3 kat daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Her saptanan yeni anevrizmanın beşte birinde, bu yavru anevrizma mevcut. Bu da kanama oranını artıran bir faktör. Bunun yanı sıra, (eskiden de olsa) hastanın nizamlı bir sigara içme hikayesi olmuşsa, kanama ihtimali yüzde 70 artırıyor. Ayrıyeten genç yaş da riski yüzde 5 artırıyor. Hasebiyle hasta ne kadar gençse, bilhassa 50 yaş altındaysa, anevrizmasının kanama ihtimali daha fazla.&#8221;</p>
<p><b>&#8220;DOKTOR HEKİM DOLAŞIRKEN KANAYABİLİR&#8221;</b></p>
<p>Asıl maksatlarının 50 yaş altında görülen anevrizmalara kanamadan müdahale edilmesi olduğunu kaydeden Doç. Dr. Ekşi, bunun nedenini ise şu ikazlarla anlattı:</p>
<p>&#8220;Bizim asıl hedefimiz bu genç popülasyonda saptanan anevrizmalar. Zira çalışmamız da gösterdi ki, onlar daha yüksek risk altında. Hasebiyle bu kriterleri taşıyan, yani bir formda anevrizması teşhis edilmiş (ve var olan baloncuğunun üzerinde öteki bir yavru anevrizma daha bulunan) hastaların kanama riskinin yüksek olduğu konusunda ikaz edilmesi, riskin altının çizilmesi gerekiyor. Bu formda en erken müddette açık ya da kapalı usullerle var olan anevrizmanın tedavi sürecinin planlanması kıymet taşıyor. Bazen hastalar emin olmak için birkaç farklı tabibe gitmek isteyebiliyorlar. Biz daha evvel bu türlü bir durumla da karşı karşıya kaldık. Hastamız sinemaları ile öteki hekimlerden fikir almak istedi. Tabip doktor dolaşırken beyin kanaması meydana geldi. Müdahalesini yaptık kanadıktan sonra hasta kurtuldu. Fakat herkes bu kadar şanslı olmayabilir.&#8221;</p>
<p><b>ENSEDEN BAŞLAYAN BAŞA YAYILAN ŞİDDETLİ AĞRILARA DİKKAT</b></p>
<p>En büyük belirtisi şiddetli baş ağrısı olan beyin anevrizmalarında her vakit net, ayırıcı bir teşhis olamayabileceğini de söyleyen Doç. Dr. Ekşi, kelamlarını şöyle noktaladı:</p>
<p>&#8220;Anevrizmanın maalesef kendine has, direkt bir bulgusu olmuyor. Çok nadiren, sızdırma şekli, ani olmayan kanamalar gerçekleşebiliyor. Bu durumda enseden başlayan, başın her yerine yayılan şiddetli ağrılar başlıyor. Bu belirti anevrizmaya mahsus bir durumdur. Bu bu türlü bir şikayette hasta, baş ağrısını öbür hastalıklarla da ilgili olabilir diye düşünebiliyor. Lakin bu, olağan baş ağrısı üzere olmaz. İvedilikle en yakın sıhhat kurumundaki nöroloji ya da beyin cerrahisi uzmanının değerlendirmesine yarar var. Daha da kıymetli bir şey, örneğin uzun müddettir takipli migren hastası bir kişi, bu ağrıyı migrenden kaynaklanıyor da sanabiliyor. Migren hastalarının da ne vakit ki ağrılarında karakter değişimi olursa, hekimlerine kesinlikle başvurması gerekiyor.&#8221; </p>
<p><a href="https://habernetik.com/uzmanlar-anlatti-beyin-anevrizmasinin-tedavi-sureci/">Uzmanlar anlattı: Beyin anevrizmasının tedavi süreci</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/uzmanlar-anlatti-beyin-anevrizmasinin-tedavi-sureci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar Merkez Bankası rezervlerindeki rekor seviyeyi değerlendirdi</title>
		<link>https://habernetik.com/uzmanlar-merkez-bankasi-rezervlerindeki-rekor-seviyeyi-degerlendirdi/</link>
					<comments>https://habernetik.com/uzmanlar-merkez-bankasi-rezervlerindeki-rekor-seviyeyi-degerlendirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[icerikeditoru]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Dec 2023 13:00:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bankası]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirdi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomİ]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[rekor]]></category>
		<category><![CDATA[rezervlerindeki]]></category>
		<category><![CDATA[seviyeyi]]></category>
		<category><![CDATA[Uzmanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=68832</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) toplam rezervleri, yeni ekonomi yönetiminin uyguladığı politikalarla ilk defa 140 milyar doları aşarak tarihi en yüksek seviyeye ulaşırken uzmanlar Merkez Bankasının etkili adımlarına dikkati çekti. Hazirandan bu yana atılan adımlar Türkiye ekonomisine ilişkin belirsizlikleri azaltırken kullanılan iletişim dili de ekonomi yönetiminin kredibilitesini artırmaya devam ediyor. &#160; TCMB, bu dönemde enflasyonla [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uzmanlar-merkez-bankasi-rezervlerindeki-rekor-seviyeyi-degerlendirdi/">Uzmanlar Merkez Bankası rezervlerindeki rekor seviyeyi değerlendirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) toplam rezervleri, yeni ekonomi yönetiminin uyguladığı politikalarla ilk defa 140 milyar doları aşarak tarihi en yüksek seviyeye ulaşırken uzmanlar Merkez Bankasının etkili adımlarına dikkati çekti.</p>
<p>Hazirandan bu yana atılan adımlar Türkiye ekonomisine ilişkin belirsizlikleri azaltırken kullanılan iletişim dili de ekonomi yönetiminin kredibilitesini artırmaya devam ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>TCMB, bu dönemde enflasyonla mücadele kapsamında politika faizini yüzde 8,50&#8217;den yüzde 40&#8217;a taşırken bu dönemde birçok sadeleşme adımı da beraberinde geldi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye ekonomisine yönelik öngörülebilirliğin artmasıyla Türkiye&#8217;nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) düşüş eğilimine geçerken, mayıs ayındaki 700 baz puan seviyelerden 337 baz puana kadar gerileyerek yaklaşık 3 yılın en düşüğünü test etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu dönemde uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye&#8217;nin not görünümüne ilişkin iyileştirme adımları atarken, son olarak Standard &amp; Poor&#8217;s (S&amp;P), Türkiye&#8217;de son dönemdeki politika düzenlemeleri nedeniyle takvim dışı değerlendirmeye giderek Türkiye&#8217;nin kredi notunu &#8220;B&#8221; olarak teyit etti, kredi notu görünümünü &#8220;durağandan pozitife&#8221; çevirdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öte yandan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın &#8220;Türk lirasının reel olarak değer kaybettiği süreç sona gelmiştir&#8221; ifadeleri de piyasalarda dikkatleri üzerine çekerken son dönemde bazı yabancı kurumların Türk lirası varlıklara ilgisinin arttığı da görünüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>TCMB toplam rezervleri böylece 1 Aralık haftasında bir önceki haftaya göre 3 milyar 656 milyon dolar artışla 140 milyar 149 milyon dolara çıkarak tarihi en yüksek seviyesine ulaştı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Toplam rezervlerde mayıs sonundan 1 Aralık ile biten haftaya kadar geçen sürede artış, 41 milyar 691 milyon dolar oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Buna göre, 1 Aralık itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, 2 milyar 236 milyon dolar artışla 93 milyar 233 milyon dolara yükseldi. Brüt döviz rezervleri, 24 Kasım&#8217;da 90 milyar 997 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Söz konusu dönemde altın rezervleri 1 milyar 420 milyon dolar artarak 45 milyar 496 milyon dolardan 46 milyar 916 milyon dolara çıktı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ahlatçı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Tonguç Erbaş, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede,</strong> rezerv artışın merkez bankasının son dönemde kur belli bir noktada yatay fiyatlama yaparken rezerv artırıcı alımlarla gerçekleştiğini belirtti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Rezerv artışındaki bir diğer nedene değinen Erbaş <strong>&#8221;Son dönemde zorunlu karşılık oranları üzerinden yapılan değişikliklerle, özellikle burada piyasadaki likiditeyi çekmek anlamında bir karar alınmıştı. Bu Kur Korumalı Mevduattan (KKM) normal TL mevduata geçiş için de yapılan değişiklikleri kapsıyor ve buradan karşılanan rezervlerin de Merkez Bankası bünyesinde korunmaya devam ettiğini görüyoruz.&#8221;</strong> dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Erbaş, para girişi noktasında bakıldığında haftalık para ve banka istatistiklerinde hem Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) senetlerine hem de hisse senetlerine üçüncü haftada da para girişinin devam ettiğini söyledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>CDS&#8217;lerde görülen iyileşme ve Türkiye&#8217;nin kredi notu görünümünde yapılan iyileştirmelerin ülkeden rezerv çıkışlarının da önüne geçmiş gibi gözüktüğünü aktaran Erbaş, bunun yerine sermaye akışının da başladığının söylenebileceğini kaydetti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Erbaş, bundan sonraki birkaç ay içerisinde bir rezerv artışı gerçekleşmesi durumunda kredi derecelendirme kuruluşlarının not artırımı yapmasının kaçınılmaz gibi gözüktüğünü dile getirdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2024 TÜRK VARLIKLARI AÇISINDAN OLUMLU GÖRÜNÜYOR</strong><br />
Societe Generale Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika Stratejisti Marek Drimal, rezervlerin 140 milyar doların üzerine çıkarak rekor kırmasının olumlu bir haber olduğunu söyledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Drimal, rezervlerdeki artışın TCMB&#8217;nin şaşırtıcı derecede hızlı sıkılaştırma yapması ve ekonomiyi yeniden dengelemek ve temellerini iyileştirmeye yönelik diğer adımların ardından Türkiye&#8217;ye yönelik yenilenen yatırımcı ilgisinin ortasında geldiğine dikkati çekti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yatırım girişinin TL&#8217;nin zayıflamasını yavaşlattığını ve Merkez Bankası&#8217;nın döviz rezervlerini geri kazanmaya devam etmesine olanak sağladığını vurgulayan Drimal, &#8221;Cari işlemler hesabındaki olumsuz mevsimsellik nedeniyle liranın bu kış daha da zayıflamasını bekliyoruz ancak 2024 Türk varlıkları açısından olumlu görünüyor.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bluebay Varlık Yönetimi Gelişen Piyasalar Kıdemli Stratejisti Timothy Ash, rezervlerin 140 milyar doların üstüne çıkmasının iyi bir haber olduğunu ifade etti. Ash, rezervlerdeki artışın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve reform ekibine ve onların Ortodoks politikalarına olan güvenin arttığını gösterdiğini vurguladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu arada, Deutsche Bank&#8217;ın yayımlanan bilgi notunda yurt içinde dolarizasyonun azalmasının devam etmesi ile hisse senedi ve tahvil piyasalarına yabancı girişlerinin son zamanlarda Merkez Bankası&#8217;nın net rezervlerini desteklediği kaydedildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kümülatif enflasyonun yüzde 40-45 seviyelerine gelmesi durumunda TL&#8217;nin cazip hale gelebileceği kaydedilen bilgi notunda, altın alımlarının azalmasıyla Türkiye&#8217;nin cari açığında iyileşme olacağı öngörüsünde bulunuldu.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uzmanlar-merkez-bankasi-rezervlerindeki-rekor-seviyeyi-degerlendirdi/">Uzmanlar Merkez Bankası rezervlerindeki rekor seviyeyi değerlendirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/uzmanlar-merkez-bankasi-rezervlerindeki-rekor-seviyeyi-degerlendirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar uyardı: İklim değişikliği ve küresel ısınmanın geldiği boyut milyonlarca insanın ölümüne yol açabilir</title>
		<link>https://habernetik.com/uzmanlar-uyardi-iklim-degisikligi-ve-kuresel-isinmanin-geldigi-boyut-milyonlarca-insanin-olumune-yol-acabilir/</link>
					<comments>https://habernetik.com/uzmanlar-uyardi-iklim-degisikligi-ve-kuresel-isinmanin-geldigi-boyut-milyonlarca-insanin-olumune-yol-acabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[icerikeditoru]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Nov 2023 11:00:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[açabilir’]]></category>
		<category><![CDATA[boyut]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[geldiği]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanın]]></category>
		<category><![CDATA[ısınmanın]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[milyonlarca]]></category>
		<category><![CDATA[ölümüne]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı:]]></category>
		<category><![CDATA[Uzmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=65897</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öğretim üyesi Dr. William J. Ripple, 2023&#8217;ün, iklim değişikliğiyle bağlantılı aşırılıkların dünyanın çeşitli yerlerinde kayda geçtiği bir yıl olduğuna dikkati çekerek, küresel ortalama sıcaklıklardaki her 0,1 derecelik artışın milyonlarca insanın ölümüne yol açabileceği uyarısında bulundu. &#160; İklim değişikliği ve küresel ısınmanın geldiği boyut, ABD&#8217;deki Oregon Üniversitesi liderliğinde dünyanın çeşitli üniversitelerinden bilim insanlarının hazırladığı &#8220;2023’te İklim [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/uzmanlar-uyardi-iklim-degisikligi-ve-kuresel-isinmanin-geldigi-boyut-milyonlarca-insanin-olumune-yol-acabilir/">Uzmanlar uyardı: İklim değişikliği ve küresel ısınmanın geldiği boyut milyonlarca insanın ölümüne yol açabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Öğretim üyesi Dr. William J. Ripple, 2023&#8217;ün, iklim değişikliğiyle bağlantılı aşırılıkların dünyanın çeşitli yerlerinde kayda geçtiği bir yıl olduğuna dikkati çekerek, küresel ortalama sıcaklıklardaki her 0,1 derecelik artışın milyonlarca insanın ölümüne yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İklim değişikliği ve küresel ısınmanın geldiği boyut, ABD&#8217;deki Oregon Üniversitesi liderliğinde dünyanın çeşitli üniversitelerinden bilim insanlarının hazırladığı &#8220;2023’te İklim Değişikliğinin Durumu: Bilinmeyen Topraklara Giriş&#8221; raporunda ele alındı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>BioScience dergisinde yayımlanan çalışmayı yürüten uzmanlar, dünyanın iklim değişikliğinin ablukası altında olduğunu ve bilim insanlarının on yıllardır uyarılarda bulunduğu konuların artık gözle görülmeye başlandığını, yeni dönemde daha önce hiç kimsenin tecrübe etmediği koşullarla karşılaşılabileceğini vurguladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda 2023&#8217;ün, iklim değişikliğiyle bağlantılı aşırılıkların dünyanın çeşitli yerlerinde kayda geçtiği bir yıl olduğu belirtilerek, rekor sıcaklıklar, okyanusların ısınmaya devam etmesi, Kuzey Atlantik deniz suyu yüzeyinin sıcaklığındaki artış ve Antarktika’daki buzul seviyesinin eşi benzeri görülmemiş şekilde düşük oranlara gerilemesi bu aşırılıklardan bazıları olarak sıralandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda, Haziran-Ağustos 2023&#8217;ün şimdiye kadar kayda geçen en sıcak dönem olduğu, dünyanın temmuz ayı başlarında, şimdiye kadarki en yüksek küresel günlük ortalama yüzey sıcaklığını gördüğü ve 12 Eylül itibarıyla, sıcaklığın, sanayi öncesi döneme göre 1,5 derecenin üzerinde olduğu 38 günün yaşandığı bilgisine yer verildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bilim insanları, sıcaklıklardaki artışı dünyanın tehlikeli bir istikrarsızlığa doğru gitmesinin işareti olarak nitelendirirken insanlığın artık &#8220;bilinmeyen bir iklim bölgesine&#8221; girdiği tespitinde bulundu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>YENİLENEBİLİR ENERJİ KULLANIMI FOSİL YAKIT KULLANIMINDAN 15 KAT DAHA DÜŞÜK</strong></p>
<p>Antarktika&#8217;da 7 Temmuz&#8217;da yapılan ölçümlere göre deniz buzullarının, 1991-2023 ortalamasının 2,67 milyon kilometrekare altına gerileyerek bilinen en düşük seviyeye indiği ve Grönland&#8217;daki buzul kütlesinde rekor seviyelerde düşüş yaşandığı aktarılan raporda, bu yıl okyanuslardaki asitlenmenin de arttığı bildirildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda, okyanuslardaki ısınmanın deniz canlılarının ölümüne, mercan resiflerinin kaybına ve geniş çaplı tropik fırtınaların artmasına yol açtığı ifade edildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kovid-19 salgını sonrasında yaşanan iyileşmenin geride kaldığına ve karbon emisyonlarının yeniden arttığına dikkat çekilen raporda, yıllık küresel kömür tüketiminin 2022&#8217;de tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 161,5 exajoule&#8217;e ulaştığı, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımında 2021-2022 döneminde yüzde 17’lik artış yaşanmasına rağmen bu oranın, fosil yakıt kullanımıyla karşılaştırıldığında 15 kat daha düşük olduğu kaydedildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Küresel ağaç örtüsü kaybının yine 2021-2022 döneminde yüzde 9,7 düşüşle 22,8 milyon hektara, Brezilya&#8217;daki Amazon ormanlarındaki kaybın da yüzde 11,3 düşüşle 1,16 milyon hektara gerilemesinin olumlu bir gelişme olarak değerlendirildiği raporda, buna karşın insanlığın, 2030&#8217;a kadar ormansızlaşmayı sona erdirecek veya tersine çevirecek bir yolda olmadığı görüşü paylaşıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda, ABD&#8217;de orman yangınından etkilenen alan miktarının, 2022&#8217;de bir önceki yıla göre 2,88 milyon hektardan 3,07 milyon hektara yükselerek yüzde 6,3 arttığı belirtilerek, temmuz ayında Kentucky ve Missouri eyaletlerinde yaşanan sel felaketlerininse 1 milyar dolarlık yıkıma yol açtığı vurgulandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Libya’da 2023&#8217;te yaşanan sel felaketinin binlerce kişinin ölümüne ve en az 2 milyar dolarlık hasara neden olduğu anımsatılan raporda, iklim değişikliği etkisiyle şiddetlenen muson yağmurları sonucu meydana gelen sel ve toprak kaymalarında Hindistan&#8217;ın kuzeyinde 100&#8217;den fazla kişinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çin&#8217;in başkenti Pekin&#8217;de 147 bin evin hasar gördüğü son 140 yılın en şiddetli yağışları sonucu yaşanan sel felaketi ve Myanmar&#8217;da 145 kişinin yaşamını yitirdiği Tropikal Mocha Kasırgası da iklim krizi kaynaklı afetlere örnek gösterildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;FOSİL YAKITLARIN KULLANIMININ AZALTILMASI EN ÜST SEVİYEDE ÖNCELİĞİMİZ OLMALI&#8221;</strong></p>
<p>Raporun başyazarı, Oregon Üniversitesi Orman Ekosistemleri ve Toplum Bölümü Öğretim Üyesi Ripple, çalışmayı değerlendirdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bilim insanı olarak insanlığı, yıkıcı tehditlere karşı uyarmanın görev olduğuna inandığı için bu çalışmayı gerçekleştirdiğini belirten Ripple, çalışmanın, iklim değişikliğinin şiddeti konusunda toplumu ve karar vericileri eğiterek daha geniş çaplı aksiyonlar alınmasına katkı sağlamayı amaçladığını dile getirdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İklim değişikliğinde ciddi bir noktaya gelindiğine ve kısa sürede iyileşmenin mümkün görünmediğine işaret eden Ripple, &#8220;Bununla birlikte her 0,1 derecelik ısınma milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanabilir. Bu nedenle gelecekte yaşanabilecek sıcaklık artışlarının önlenmesi çok önemli.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ripple, iklim değişikliği konusunda atılması gereken en acil adımları ise şöyle sıraladı:</strong></p>
<blockquote><p>&#8220;Fosil yakıtların kullanımının azaltılması en üst seviyede önceliğimiz olmalı. Bu nedenle fosil yakıt kullanımının kademe kademe azaltılarak durdurulması, kömür kullanımının ortadan kaldırılması ve fosil yakıtların yayılmasının önüne geçilmesi konularında dünya liderlerine çağrıda bulunuyoruz. Ayrıca ormanları koruyacak ve iyileştirecek politikalara ihtiyacımız var. Son olarak, şu anda gördüğümüz felaket niteliğindeki iklim etkileri göz önüne alındığında, zararları ve can kaybını en aza indirmek için adil iklim adaptasyonlarına yönelik finansmana ihtiyaç duyuluyor.&#8221;</p></blockquote>
<p><a href="https://habernetik.com/uzmanlar-uyardi-iklim-degisikligi-ve-kuresel-isinmanin-geldigi-boyut-milyonlarca-insanin-olumune-yol-acabilir/">Uzmanlar uyardı: İklim değişikliği ve küresel ısınmanın geldiği boyut milyonlarca insanın ölümüne yol açabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/uzmanlar-uyardi-iklim-degisikligi-ve-kuresel-isinmanin-geldigi-boyut-milyonlarca-insanin-olumune-yol-acabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
