<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yakınız’ arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<atom:link href="https://habernetik.com/etiket/yakiniz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://habernetik.com/etiket/yakiniz/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jan 2026 20:45:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://habernetik.com/wp-content/uploads/2023/02/cropped-HABERNETIK-32x32.png</url>
	<title>yakınız’ arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<link>https://habernetik.com/etiket/yakiniz/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Trump: Rusya-Ukrayna barışı için anlaşmaya çok yakınız</title>
		<link>https://habernetik.com/trump-rusya-ukrayna-barisi-icin-anlasmaya-cok-yakiniz/</link>
					<comments>https://habernetik.com/trump-rusya-ukrayna-barisi-icin-anlasmaya-cok-yakiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 20:30:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Anlaşmaya]]></category>
		<category><![CDATA[barışı]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[rusya-ukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[trump]]></category>
		<category><![CDATA[yakınız’]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=122751</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray&#8217;da düzenlediği başkanlık kararnamesi imza töreninde, Rusya-Ukrayna sürecine ilişkin güncel durumu değerlendirdi. Bu savaşın bir an önce sona ermesini istediklerini ve bu kapsamda Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner&#8217;in, Abu Dabi&#8217;deki görüşmelere katılacağını aktaran Trump, bu müzakerelerden çok ümitli olduklarını vurguladı. Trump, &#8220;Steve Witkoff ve Jared [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/trump-rusya-ukrayna-barisi-icin-anlasmaya-cok-yakiniz/">Trump: Rusya-Ukrayna barışı için anlaşmaya çok yakınız</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray&#8217;da düzenlediği başkanlık kararnamesi imza töreninde, Rusya-Ukrayna sürecine ilişkin güncel durumu değerlendirdi.</p>
<p>Bu savaşın bir an önce sona ermesini istediklerini ve bu kapsamda Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner&#8217;in, Abu Dabi&#8217;deki görüşmelere katılacağını aktaran Trump, bu müzakerelerden çok ümitli olduklarını vurguladı.</p>
<p>Trump, &#8220;Steve Witkoff ve Jared Kushner orada. Bence anlaşma için bir şansımız var. Zelenskiy ve Putin, birbirlerinden nefret ediyorlar ve bu durumu çok zorlaştırıyor. Ancak bence bir anlaşmaya çok yaklaştık.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Kendisinin şu ana dek 8 savaşı sona erdirdiğini ve Rusya-Ukrayna Savaşı&#8217;nın daha kolay olduğunu düşündüğünü ifade eden Trump, iki lider arasındaki anlaşmazlığın savaşı uzattığını savundu.</p>
<p>Müzakerelerde gelinen noktada görüşmelerin iyi gittiğini aktaran Trump, &#8220;Bence bir anlaşmaya varma şansımız yüksek.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/trump-rusya-ukrayna-barisi-icin-anlasmaya-cok-yakiniz/">Trump: Rusya-Ukrayna barışı için anlaşmaya çok yakınız</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/trump-rusya-ukrayna-barisi-icin-anlasmaya-cok-yakiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Fidan: Rusya-Ukrayna savaşında barışa yakınız</title>
		<link>https://habernetik.com/bakan-fidan-rusya-ukrayna-savasinda-barisa-yakiniz/</link>
					<comments>https://habernetik.com/bakan-fidan-rusya-ukrayna-savasinda-barisa-yakiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 20:24:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[barışa]]></category>
		<category><![CDATA[fidan]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[rusya-ukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[savaş’ında]]></category>
		<category><![CDATA[yakınız’]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=121593</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna Konulu Gönüllüler Koalisyonu toplantısının ardından Türkiye&#8217;nin Paris Büyükelçiliğinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Paris&#8217;te yoğun bir gün geçirdiğini ifade eden Fidan, üçlü görüşme için Paris&#8217;te bulunan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldiğini hatırlattı. Fidan, Şeybani ile görüşmesinde bazı konuların ele alındığına değinerek, İsrail, Suriye ve ABD arasındaki müzakereleri [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bakan-fidan-rusya-ukrayna-savasinda-barisa-yakiniz/">Bakan Fidan: Rusya-Ukrayna savaşında barışa yakınız</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna Konulu Gönüllüler Koalisyonu toplantısının ardından Türkiye&#8217;nin Paris Büyükelçiliğinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Paris&#8217;te yoğun bir gün geçirdiğini ifade eden Fidan, üçlü görüşme için Paris&#8217;te bulunan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldiğini hatırlattı.</p>
<p>Fidan, Şeybani ile görüşmesinde bazı konuların ele alındığına değinerek, İsrail, Suriye ve ABD arasındaki müzakereleri Türkiye&#8217;nin yakından takip ettiğini belirtti.</p>
<p>Bakan Fidan, &#8220;Sürekli hem Suriye tarafıyla, hem Amerika tarafıyla istişare halindeyiz. Bu görüşme sonrası kendisiyle buluştuk. Bir iki konuyu detaylıca görüştük, hem bugün yapılan müzakerelerde hangi aşamaya gelindi, hem de birkaç gün önce YPG ile yaptıkları görüşmelerde hangi sonuçlara ulaştılar veya ulaşmadılar, onların üzerinden geçme imkanımız oldu. Bu konuları çok detaylı görüştük.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>İsrail&#8217;in provokatif eylemleri</strong></p>
<p>Bakan Fidan, İsrail’in Suriye sahasındaki provokatif eylemlerine ilişkin, <strong>&#8220;Bu provokatif eylemler, İsrail&#8217;in bölgedeki geniş çapta yürüttüğü yayılmacı ve bölücü politikanın bir uzantısı, biz onu görüyoruz. Burada gerekli tespitlerin yapılması ve analiz edilip gerekli tedbirlerin alınması fevkalade önemli, bölge istikrarı açısından.&#8221;</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bunun hem bölge ülkeleri tarafından yapılması gereken bir davranış olduğunu kaydeden Fidan, hem de ABD&#8217;nin de bu konuda oynayabileceği ciddi rolleri olduğunu aktardı.</p>
<p>Fidan, İsrail&#8217;in Somaliland konusunda yaptığı son hareketin bölgedeki istikrarsızlığı yayma projelerinden biri olduğunun altını çizerek, <strong>&#8220;Biz bunu çok rahat görüyoruz. Özellikle Suriye bizim komşumuz olduğu için oradaki olan her şey bizi yakından ilgilendirmekte. Umarız her kesimi memnun edecek, istikrar getirecek müzakere zemini ve anlaşma zemini buluruz.&#8221;</strong> şeklinde konuştu.</p>
<p>Paris&#8217;te bugün yapılan Ukrayna konulu zirveyi &#8220;önemli&#8221; olarak nitelendiren Fidan, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Cumhurbaşkanımızı temsilen katıldık liderler zirvesine. Ülkelere ilaveten burada Avrupa Birliği, NATO gibi kurumlar da vardı, onların yöneticileri de vardı. Önemli konular tartışıldı. Şunun altını çizmekte fayda var; son 4 yıldır devam eden bu savaşta bence kalıcı bir barışa oldukça yakın bir durumdayız diye düşünüyorum. En azından barışın anahtarı olan birtakım alanların fevkalade bir şekilde tartışıldığını görüyoruz. Türkiye’nin de burada katkıları var, süreç içerisinde. Şimdi bizim gördüğümüz; bu sadece Ukrayna&#8217;da savaşı bitiren bir barış anlaşması olmayacak, imzalanması durumunda. Bu aynı zamanda, yeni dönemde Rusya ile Avrupa arasındaki barışın modalitelerini de uzun dönemde belirleyecek olan anlaşma olacak. Aynı zamanda Rusya&#8217;nın bölge politikalarını da bundan sonra belirleyecek kapsamlı bir anlaşma olacağını değerlendiriyorum, olması durumunda.&#8221;</p>
<p>Ele alınan konulara değinen Fidan, gelinen noktada barış anlaşmasının imzalanması durumunda ateşkesin gözetlenmesi, Ukrayna&#8217;nın caydırıcı halde tutulması ve ateşkesin bozulması durumunda alınabilecek askeri tedbirlerin neler olabileceğinin görüşüldüğünü dile getirdi.</p>
<p>Fidan, kime hangi görevin düştüğünü, ne tür eksikliklerin olduğunu ve ülkelerin görüşlerinin tartışıldığını aktararak, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Baştan beri askeri olarak bu konu için söylemek gerekirse, özellikle Cumhurbaşkanımızın da talimatıyla silahlı kuvvetlerimiz her zaman için bir barış anında oluşturulacak deniz unsurunun Türkiye tarafından sorumluluk üstlenmesi konusunda bizim her zaman bir duruşumuz vardı. Bu konuda çok mesafe katedildiğini düşünüyorum. Karadeniz&#8217;in güvenliği, tabii ki Karadeniz&#8217;de en büyük filosu bulunan NATO üyesi olarak Türkiye&#8217;de sorumluluğun olmasından daha doğal bir konu yok. Bu konuda ciddi mesafe katedildiğini düşünüyorum. Ama inşallah barış anlaşması en kısa sürede imzalanır ve daha fazla insan kaybının önüne geçilir, bölgeye istikrar gelir.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Yaraların sarılması konusunda Türkiye&#8217;den daha mahir ülke yok&#8221;</strong></p>
<p>Fidan, bugünkü diğer oturumda da barış anlaşmasının imzalanmasına müteakip Ukrayna&#8217;nın ekonomik olarak nasıl ayağa kalkabileceğine ve diğer sorunların nasıl giderilebileceğine ilişkin görüşlerin ortaya koyulduğunu anlattı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın bu konuda çok hassas olduğunu belirten Fidan, &#8220;Yaraların sarılması konusunda Türkiye&#8217;den daha mahir bir ülke yok. Hem kendi yaralarımızı hem ihtiyacı olan muhtaçların yaralarını sarmada biz iyiyiz. Ekonomik yatırım, iş adamlarımızın becerisi, özellikle altyapı alanlarında bu fevkalade önemli. Yani barışın inşallah gelmesiyle beraber ekonomik canlanmanın ve kalkınmanın da oluşmasında Türkiye büyük rol oynayacak diye değerlendiriyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>Fidan, diğer devlet başkanlarıyla görüşmeleri de olduğunu ve önemli konulara değindiklerini aktararak, Avrupa Birliği (AB) yetkilileri ile de gündemi ilgilendiren konuları değerlendirdiklerini söyledi.</p>
<p>İsrail&#8217;in, Somaliland bölgesini &#8220;bağımsız ve egemen devlet&#8221; olarak tanımasına ilişkin Fidan, &#8220;Biliyorsunuz ilk tanıma olayı gerçekleştiğinde, buna hem Türkiye olarak çok ciddi bir karşı duruş sergiledik, bir de bölgedeki dost ve kardeş ülkelerle bir araya gelerek ortak bir açıklama yaptık. Egemen bir ülkenin toprağını bu şekilde parçalamaya yönelik davranışların kabul edilemeyeceği, bölgemizde &#8216;böl-parçala-yut veya yönet&#8217; tarzı politikaların artık geride kaldığını, bölge ülkelerinin dayanışma içerisinde buna geçit vermeyeceğini biz ifade ediyoruz.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Fidan, Somaliland ile Somali&#8217;deki merkezi hükümet arasında uzun zamandır iç problemler olduğuna ve bunu çözmeye çalıştıklarına işaret ederek, Türk Dışişleri Bakanlığında da arabulucu olarak bu konudan sorumlu bir büyükelçi bulunduğunu belirtti.</p>
<p>Somaliland&#8217;in statüsünün Somali içerisinde uzun süredir tartışılan bir konu olduğuna dikkati çeken Fidan, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Ama biz Birleşmiş Milletler kararları ve kendi politikamız ve diğer uluslararası teamüller çerçevesinde Somali&#8217;nin toprak bütünlüğünü her zaman sonuna kadar savunduk. Kendi iç sorunlarını barışçıl şekilde halletmelerini her zaman bekledik. Fakat Somaliland&#8217;i tanıya tanıya İsrail&#8217;in tanıması, mini minnacık bir hakları varsa da herhangi bir şeyle alakalı, aslında bir gayrimeşruluğu temsil ediyor. İsrail gibi gayrimeşruluğun merkezi olan bir aktör Somaliland&#8217;in her tarafına destek verse ne olur yani? Tabii, bu önemli bir şey. Jeostratejik açıdan bir hamle, bir güç ortaya koymaya çalıştıklarını görüyoruz.&#8221;</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bakan-fidan-rusya-ukrayna-savasinda-barisa-yakiniz/">Bakan Fidan: Rusya-Ukrayna savaşında barışa yakınız</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/bakan-fidan-rusya-ukrayna-savasinda-barisa-yakiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trump&#8217;tan Gazze için kritik barış mesajı: Anlaşmaya yakınız</title>
		<link>https://habernetik.com/trumptan-gazze-icin-kritik-baris-mesaji-anlasmaya-yakiniz/</link>
					<comments>https://habernetik.com/trumptan-gazze-icin-kritik-baris-mesaji-anlasmaya-yakiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 14:49:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Anlaşmaya]]></category>
		<category><![CDATA[Barış]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[trump’tan]]></category>
		<category><![CDATA[yakınız’]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=116372</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray bahçesinde gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Trump, Gazze konusundaki gelişmelerle ilgili olarak, &#8220;Gazze&#8217;de anlaşmaya yakınız&#8221; dedi ve İsrail-Hamas savaşını sona erdirme konusunda umutlu mesajlar verdi. Savaşı sona erdirme ve rehineler Trump, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, &#8220;Gazze konusunda bir anlaşmaya varmış gibi görünüyoruz ve size haber vereceğiz. Bu anlaşma, rehineleri geri [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/trumptan-gazze-icin-kritik-baris-mesaji-anlasmaya-yakiniz/">Trump&#8217;tan Gazze için kritik barış mesajı: Anlaşmaya yakınız</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray bahçesinde gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Trump, Gazze konusundaki gelişmelerle ilgili olarak, &#8220;Gazze&#8217;de anlaşmaya yakınız&#8221; dedi ve İsrail-Hamas savaşını sona erdirme konusunda umutlu mesajlar verdi.</p>
<p><strong>Savaşı sona erdirme ve rehineler</strong></p>
<p>Trump, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, &#8220;Gazze konusunda bir anlaşmaya varmış gibi görünüyoruz ve size haber vereceğiz. Bu anlaşma, rehineleri geri getirecek ve savaşı sona erdirecek bir anlaşma olacak,&#8221; ifadelerini kullandı. ABD Başkanı sözlerini, &#8220;Barış olacak,&#8221; diyerek tamamladı.</p>
<p><strong>Netanyahu ile görüşme</strong></p>
<p>Trump, daha önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir görüşme gerçekleştirdiğini belirterek, bu görüşmenin olumlu geçtiğini ve anlaşmaya yakın olduklarını ifade etmişti.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/trumptan-gazze-icin-kritik-baris-mesaji-anlasmaya-yakiniz/">Trump&#8217;tan Gazze için kritik barış mesajı: Anlaşmaya yakınız</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/trumptan-gazze-icin-kritik-baris-mesaji-anlasmaya-yakiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Powell: Enflasyon hedefine yakınız ama henüz ulaşmadık</title>
		<link>https://habernetik.com/powell-enflasyon-hedefine-yakiniz-ama-henuz-ulasmadik/</link>
					<comments>https://habernetik.com/powell-enflasyon-hedefine-yakiniz-ama-henuz-ulasmadik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 18:40:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ama…’]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[hedefine]]></category>
		<category><![CDATA[henüz]]></category>
		<category><![CDATA[powell,]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşmadık]]></category>
		<category><![CDATA[yakınız’]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=111869</guid>

					<description><![CDATA[<p>Powell, geçen yıl enflasyonda büyük ilerleme kaydedildiğini ancak henüz hedefe ulaşmadıklarını, bu nedenle politikayı şimdilik kısıtlayıcı tutmak istediklerini söyledi. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell,  yılda 2 kez hazırlanan yarı yıllık Para Politikası Raporu&#8217;nun ABD Kongresi&#8217;ndeki sunumunun ikinci gününde, ABD Temsilciler Meclisinin Finansal Hizmetler Komitesi üyelerinin sorularını yanıtladı. ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın kendisinden istifa etmesini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/powell-enflasyon-hedefine-yakiniz-ama-henuz-ulasmadik/">Powell: Enflasyon hedefine yakınız ama henüz ulaşmadık</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Powell, geçen yıl enflasyonda büyük ilerleme kaydedildiğini ancak henüz hedefe ulaşmadıklarını, bu nedenle politikayı şimdilik kısıtlayıcı tutmak istediklerini söyledi.</strong></p>
<div class="dtltxt">
<div id="habericerikDiv3" class="v3HaberIcerikDiv ltr">
<p><strong>ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell,</strong>  yılda 2 kez hazırlanan yarı yıllık Para Politikası Raporu&#8217;nun ABD Kongresi&#8217;ndeki sunumunun ikinci gününde, ABD Temsilciler Meclisinin Finansal Hizmetler Komitesi üyelerinin sorularını yanıtladı.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın kendisinden istifa etmesini istemesi durumunda bunu yapmayacağına yönelik sözleri sorulan Powell, bu ifadelerinin arkasında olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Powell, Trump&#8217;ın bu sabah faiz oranlarının düşürülmesi gerektiğine dair açıklamasına yönelik, <strong>&#8220;Başkanın söyledikleri hakkında hiçbir zaman yorum yapmam, ancak başımızı öne eğmeye, işimizi yapmaya ve kararlarımızı ekonomide olup bitenlere göre vermeye devam edeceğimizden emin olabilirler.&#8221;</strong> dedi.</p>
<p>Faiz oranları konusunda ne yapacaklarına dair kararları verilere, ekonomik görünüme ve risk dengesine göre vereceklerinin altını çizen Powell, şu anda hükümet politikaları konusunda belirsiz bir ortam olduğunu ve ne yapacaklarını düşünmeden önce bunların etkilerini bekleyip görmek gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Powell, 5 yıldır iyi bir verimlilik artışı yaşadıklarını, bu devam ederse ülke ekonomisinin yüzde 2 ila yüzde 2,5 büyüyebileceğini söyledi.</p>
<p><strong>&#8220;Politikayı şimdilik kısıtlayıcı tutmak istiyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Amerikalılar için yapabilecekleri en iyi şeyin, hem fiyat istikrarını hem de maksimum istihdamı sürdürmek olduğunu vurgulayan Powell, <strong>&#8220;Fiyatların istikrarlı olduğu uzun bir genişleme dönemine geri dönmeye çalışıyoruz. Enflasyon hedefine yakın olduğumuzu ama orada olmadığımızı söyleyebilirim. Bugünkü enflasyon verisi de aynı şeyi söylüyor.&#8221;</strong> diye konuştu.</p>
<p>Powell, bugün açıklanan tüketici enflasyonu verisinin tahminlerin üzerinde gerçekleştiğini ancak bir ya da iki kötü verinin kendilerini heyecanlandırmadığını dile getirdi.</p>
<p>Kişisel tüketici harcamaları fiyat endeksinin daha iyi bir enflasyon ölçütü olduğunu düşündüklerini belirten Powell, yarın yayımlanacak üretici enflasyonu raporuyla bu konuda daha fazla veri elde edeceklerini söyledi.</p>
<p>Powell, geçen yıl enflasyonda büyük ilerleme kaydedildiğini ancak henüz hedefe ulaşmadıklarını, bu nedenle politikayı şimdilik kısıtlayıcı tutmak istediklerini vurguladı.</p>
<p>Fed&#8217;in politikasının iyi bir yerde olduğunu düşündüğünü belirten Powell, enflasyonun düştüğüne dair daha fazla kanıt bekledikleri için durduklarını kaydetti.</p>
<p><strong>&#8220;Tarifeler nedeniyle politika oranımızda bir şeyler yapmamız gerekebilir&#8221;</strong></p>
<p>Powell, tarifelerle ilgili yetkinin ABD Başkanı ile Kongrede olduğunu ve Ticaret Bakanlığı&#8217;nın da bazı alanlarda konuya dahil olduğunu ifade ederek, Fed&#8217;in tarifeleri belirleme konusunda rolü bulunmadığını dile getirdi.</p>
<p>Powell, bu yetkiye sahip olanların aldığı kararlarla ilgili yorum yapmayacağını belirterek,<strong> &#8220;Ekonominin, tarifeler ya da kısmen tarifeler nedeniyle politika oranımızda bir şeyler yapmamız gerekecek şekilde gelişmesi mümkün. Ancak bunun nasıl olacağını hangi politikaların gerçekten yürürlüğe girdiğini görmeden bilemeyiz.&#8221;</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Fed Başkanı Powell, ticaretin yanı sıra göç politikası, mali politika ve düzenleyici politikada da önemli değişiklikler olduğuna işaret etti.</p>
</div>
</div>
<p><a href="https://habernetik.com/powell-enflasyon-hedefine-yakiniz-ama-henuz-ulasmadik/">Powell: Enflasyon hedefine yakınız ama henüz ulaşmadık</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/powell-enflasyon-hedefine-yakiniz-ama-henuz-ulasmadik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Powell: Enflasyon hedefine yakınız ama henüz ulaşmadık</title>
		<link>https://habernetik.com/powell-enflasyon-hedefine-yakiniz-ama-henuz-ulasmadik-2/</link>
					<comments>https://habernetik.com/powell-enflasyon-hedefine-yakiniz-ama-henuz-ulasmadik-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 18:40:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ama…’]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[hedefine]]></category>
		<category><![CDATA[henüz]]></category>
		<category><![CDATA[powell,]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşmadık]]></category>
		<category><![CDATA[yakınız’]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=111872</guid>

					<description><![CDATA[<p>Powell, geçen yıl enflasyonda büyük ilerleme kaydedildiğini ancak henüz hedefe ulaşmadıklarını, bu nedenle politikayı şimdilik kısıtlayıcı tutmak istediklerini söyledi. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell,  yılda 2 kez hazırlanan yarı yıllık Para Politikası Raporu&#8217;nun ABD Kongresi&#8217;ndeki sunumunun ikinci gününde, ABD Temsilciler Meclisinin Finansal Hizmetler Komitesi üyelerinin sorularını yanıtladı. ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın kendisinden istifa etmesini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/powell-enflasyon-hedefine-yakiniz-ama-henuz-ulasmadik-2/">Powell: Enflasyon hedefine yakınız ama henüz ulaşmadık</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Powell, geçen yıl enflasyonda büyük ilerleme kaydedildiğini ancak henüz hedefe ulaşmadıklarını, bu nedenle politikayı şimdilik kısıtlayıcı tutmak istediklerini söyledi.</strong></p>
<div class="dtltxt">
<div id="habericerikDiv3" class="v3HaberIcerikDiv ltr">
<p><strong>ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell,</strong>  yılda 2 kez hazırlanan yarı yıllık Para Politikası Raporu&#8217;nun ABD Kongresi&#8217;ndeki sunumunun ikinci gününde, ABD Temsilciler Meclisinin Finansal Hizmetler Komitesi üyelerinin sorularını yanıtladı.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın kendisinden istifa etmesini istemesi durumunda bunu yapmayacağına yönelik sözleri sorulan Powell, bu ifadelerinin arkasında olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Powell, Trump&#8217;ın bu sabah faiz oranlarının düşürülmesi gerektiğine dair açıklamasına yönelik, <strong>&#8220;Başkanın söyledikleri hakkında hiçbir zaman yorum yapmam, ancak başımızı öne eğmeye, işimizi yapmaya ve kararlarımızı ekonomide olup bitenlere göre vermeye devam edeceğimizden emin olabilirler.&#8221;</strong> dedi.</p>
<p>Faiz oranları konusunda ne yapacaklarına dair kararları verilere, ekonomik görünüme ve risk dengesine göre vereceklerinin altını çizen Powell, şu anda hükümet politikaları konusunda belirsiz bir ortam olduğunu ve ne yapacaklarını düşünmeden önce bunların etkilerini bekleyip görmek gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Powell, 5 yıldır iyi bir verimlilik artışı yaşadıklarını, bu devam ederse ülke ekonomisinin yüzde 2 ila yüzde 2,5 büyüyebileceğini söyledi.</p>
<p><strong>&#8220;Politikayı şimdilik kısıtlayıcı tutmak istiyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Amerikalılar için yapabilecekleri en iyi şeyin, hem fiyat istikrarını hem de maksimum istihdamı sürdürmek olduğunu vurgulayan Powell, <strong>&#8220;Fiyatların istikrarlı olduğu uzun bir genişleme dönemine geri dönmeye çalışıyoruz. Enflasyon hedefine yakın olduğumuzu ama orada olmadığımızı söyleyebilirim. Bugünkü enflasyon verisi de aynı şeyi söylüyor.&#8221;</strong> diye konuştu.</p>
<p>Powell, bugün açıklanan tüketici enflasyonu verisinin tahminlerin üzerinde gerçekleştiğini ancak bir ya da iki kötü verinin kendilerini heyecanlandırmadığını dile getirdi.</p>
<p>Kişisel tüketici harcamaları fiyat endeksinin daha iyi bir enflasyon ölçütü olduğunu düşündüklerini belirten Powell, yarın yayımlanacak üretici enflasyonu raporuyla bu konuda daha fazla veri elde edeceklerini söyledi.</p>
<p>Powell, geçen yıl enflasyonda büyük ilerleme kaydedildiğini ancak henüz hedefe ulaşmadıklarını, bu nedenle politikayı şimdilik kısıtlayıcı tutmak istediklerini vurguladı.</p>
<p>Fed&#8217;in politikasının iyi bir yerde olduğunu düşündüğünü belirten Powell, enflasyonun düştüğüne dair daha fazla kanıt bekledikleri için durduklarını kaydetti.</p>
<p><strong>&#8220;Tarifeler nedeniyle politika oranımızda bir şeyler yapmamız gerekebilir&#8221;</strong></p>
<p>Powell, tarifelerle ilgili yetkinin ABD Başkanı ile Kongrede olduğunu ve Ticaret Bakanlığı&#8217;nın da bazı alanlarda konuya dahil olduğunu ifade ederek, Fed&#8217;in tarifeleri belirleme konusunda rolü bulunmadığını dile getirdi.</p>
<p>Powell, bu yetkiye sahip olanların aldığı kararlarla ilgili yorum yapmayacağını belirterek,<strong> &#8220;Ekonominin, tarifeler ya da kısmen tarifeler nedeniyle politika oranımızda bir şeyler yapmamız gerekecek şekilde gelişmesi mümkün. Ancak bunun nasıl olacağını hangi politikaların gerçekten yürürlüğe girdiğini görmeden bilemeyiz.&#8221;</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Fed Başkanı Powell, ticaretin yanı sıra göç politikası, mali politika ve düzenleyici politikada da önemli değişiklikler olduğuna işaret etti.</p>
</div>
</div>
<p><a href="https://habernetik.com/powell-enflasyon-hedefine-yakiniz-ama-henuz-ulasmadik-2/">Powell: Enflasyon hedefine yakınız ama henüz ulaşmadık</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/powell-enflasyon-hedefine-yakiniz-ama-henuz-ulasmadik-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Biden: Ateşkese hiç olmadığı kadar yakınız</title>
		<link>https://habernetik.com/biden-ateskese-hic-olmadigi-kadar-yakiniz/</link>
					<comments>https://habernetik.com/biden-ateskese-hic-olmadigi-kadar-yakiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 22:07:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ateşkese]]></category>
		<category><![CDATA[biden]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[hiç]]></category>
		<category><![CDATA[kadar,]]></category>
		<category><![CDATA[Olmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[yakınız’]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=100284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyaz Saray&#8217;da düzenlenen etkinlik öncesi basın mensuplarının Gazze&#8217;de ateşkes süreciyle ilgili sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Joe Biden, Orta Doğu&#8217;daki ateşkes çabalarını yakından takip ettiği için bir toplantıya geç kaldığını belirtti. Biden, Doha&#8217;daki ateşkes müzakerelerinin gelecek hafta Kahire&#8217;de devam edeceğini ve bu sürecin umut verici olduğunu ifade etti. Ateşkesin sağlanmasına daha önce hiç bu kadar yakın olmadıklarını ancak [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/biden-ateskese-hic-olmadigi-kadar-yakiniz/">Biden: Ateşkese hiç olmadığı kadar yakınız</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beyaz Saray&#8217;da düzenlenen etkinlik öncesi basın mensuplarının Gazze&#8217;de ateşkes süreciyle ilgili sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Joe Biden, Orta Doğu&#8217;daki ateşkes çabalarını yakından takip ettiği için bir toplantıya geç kaldığını belirtti. Biden, Doha&#8217;daki ateşkes müzakerelerinin gelecek hafta Kahire&#8217;de devam edeceğini ve bu sürecin umut verici olduğunu ifade etti. Ateşkesin sağlanmasına daha önce hiç bu kadar yakın olmadıklarını ancak henüz kesin bir anlaşma sağlanmadığını vurguladı.</p>
<p>ABD, Mısır ve Katar, Doha&#8217;daki müzakerelerin ardından ortak bir açıklama yaparak, görüşmelerin gelecek hafta Kahire&#8217;de devam edeceğini duyurdu. Açıklamada, son 48 saat içinde hükümet yetkililerinin Gazze&#8217;de ateşkesin yanı sıra esirlerin ve tutukluların serbest bırakılması için yoğun ve yapıcı müzakereler yürüttüğü belirtildi. ABD&#8217;nin Katar ve Mısır&#8217;ın desteğiyle taraflar arasındaki anlaşma konusunda boşlukların azaltılmasını amaçlayan bir öneri sunduğu ve bu önerinin, ABD Başkanı Joe Biden&#8217;ın 31 Mart&#8217;ta açıkladığı öneri ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi&#8217;nin 2735 sayılı kararıyla uyumlu olduğu ifade edildi. Önerinin, önceki uzlaşı konuları üzerine inşa edildiği ve anlaşmanın hızlıca uygulanmasını sağlayacağı vurgulandı.</p>
<p>Ancak Hamaslı yetkililer, Doha&#8217;daki müzakerelerin sonuçlarının ABD&#8217;nin 2 Temmuz&#8217;da açıkladığı öneride uzlaşılan konuları içermediğini belirtti. Hamas, Gazze&#8217;yi ikiye ayıran Netzarim Koridoru ve Gazze Şeridi ile Mısır sınırındaki Philadelphia Koridoru&#8217;na ilişkin maddelerin Doha&#8217;daki sonuçlarda bulunmadığını ifade etti. Hamas yöneticilerinden Sami Ebu Zuhri, ABD&#8217;nin olumlu bir atmosfer yaratmaya çalıştığını, ancak Gazze&#8217;deki saldırıları durdurma niyetinin bulunmadığını ve zaman kazanmaya çalıştığını söyledi.</p>
<p>İsrail ile Hamas arasında ateşkes sağlanması ve esir takası yapılması için ABD, Mısır ve Katar&#8217;ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler, Doha&#8217;da dün başlamıştı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/biden-ateskese-hic-olmadigi-kadar-yakiniz/">Biden: Ateşkese hiç olmadığı kadar yakınız</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/biden-ateskese-hic-olmadigi-kadar-yakiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Nükleer savaşa çok yakınız’ diyen Prof. Dr. Karaoğlu: Birinci gaye İncirlik olur</title>
		<link>https://habernetik.com/nukleer-savasa-cok-yakiniz-diyen-prof-dr-karaoglu-birinci-gaye-incirlik-olur/</link>
					<comments>https://habernetik.com/nukleer-savasa-cok-yakiniz-diyen-prof-dr-karaoglu-birinci-gaye-incirlik-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2024 00:12:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[birinci]]></category>
		<category><![CDATA[bomba]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[diyen]]></category>
		<category><![CDATA[dr.]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gaye]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[İncirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Karaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[prof.]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[savaşa]]></category>
		<category><![CDATA[yakınız’]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=87556</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nükleer uzmanı Prof. Dr. Bekir Karaoğlu, savaş durumunda Türkiye için en büyük tehdidin İncirlik’teki ABD’ye ilişkin nükleer füzelerin olduğuna işaret etti. Karaoğlu, “Rusya’nın birinci gayesi İncirlik olur. Boğazlar da muhtemel bir savaşın yazgısını belirleyecektir” dedi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/nukleer-savasa-cok-yakiniz-diyen-prof-dr-karaoglu-birinci-gaye-incirlik-olur/">‘Nükleer savaşa çok yakınız’ diyen Prof. Dr. Karaoğlu: Birinci gaye İncirlik olur</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Üç emperyalist güç var, ABD, Rusya ve Çin. Bunların dünya hayrına ortak bir emel etrafında birleşme imkanı yok. Bu yüzden dehşet istikrarı devam edecek.</strong></em></p>
<p><em><strong>Soğuk Savaş devrinden bu yana dünya, nükleer savaş tehlikesine en yakın durumdadır. Bu türlü topyekün bir nükleer savaşta hiçbir ülkenin savunması yok.</strong></em></p>
<p><em><strong>Türkiye, Rusya’nın birinci gayelerinden biridir. İncirlik’teki nükleer füzeleri havalanmadan vurabilmek ister. Ayrıyeten, ABD yahut Rusya İstanbul ve Çanakkale boğazlarını işlemez hale getirmek ister. Boğazlar 1. Dünya Savaşı’nın mukadderatını belirledi. Tekrar birebiri olacaktır.</strong></em></p>
<p>Atom bombasının yapılış sürecini anlatan Oppenheimer, beyaz perdenin yolunu unutanların dahi yıllar sonra sinemaya gitmesini sağladı ve dünya ile birlikte Türkiye’nin de gündemine oturdu. Herkesin konuştuğu, yazıp çizdiği sinemanın tesiriyle biz de 1 Eylül Dünya Barış Günü’nden çabucak evvel atomun gücünün özgür bırakılmasıyla başlayan değişimi, bilimsel ihtilallerin insanlık üzerindeki tesirini ve bilim insanlarının rolünü Prof Dr Bekir Karaoğlu ile konuştuk.</p>
<ul>
<li><strong>Filmi nasıl buldunuz?</strong></li>
</ul>
<p>Yönetmenin uğraşını takdir ettim. Bahis atom bombasının yapılışı ve Oppenheimer üzere çok taraflı ve karmaşık bir kişiliği anlatmak olunca, bunun 3 saate sığdırılması çok zordur. Direktör elinden geleni yapmış. Ama, doğrusal bir anlatım yerine sık sık geriye dönüşler kullandığı için seyircinin tam anlayabilmesini zorlaştırmış. </p>
<p><b><strong>‘OPPENHEIMER PİŞMANLIK DUYMADI’</strong></b></p>
<p>Beğenmedim, zira kimi tarihî gerçekleri çarpıtıyor. Birkaçını sayayım. Sinemada Oppenheimer’ın bombanın Japonya’ya atılmasından sonra Los Alamos’taki kutlama sırasında ve Lider Truman’la görüşmesinde pişmanlık duyduğu gösteriliyor. Bu gerçek değil, Oppenheimer asla pişmanlık duymadı. 1960’ta Japonya’yı ziyaret ettiğinde gazeteciler sordu: “Hiroşima ve Nagazaki’yi ziyaret edecek misiniz?” Yanıtı: “Gezi planımızda orası yok”. </p>
<p><b><strong>‘YALAN PROPAGANDA’</strong></b></p>
<ul>
<li><strong>Siz Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) Nükleer Fizik alanında doktora yaptınız.  Atom bombasının yapıldığı Manhattan Projesi’nde yer alan bilim insanlarından dersler aldınız. O periyotlu ilgili neler anlattılar?</strong></li>
</ul>
<p>Los Alamos’ta nükleer bomba üretiminde çalışan üç hocam oldu: Bunlardan Weissskopf üstelik Los Alamos’un birinci belediye başkanlığını yaptı. Philip Morrison bomba atıldıktan sonra tahribatı ölçmek üzere Japonya’ya giden birinci gruptaydı. Başkası Harry Kendall. Bunların üçü de verdikleri konferanslarda yeri geldikçe Almanya’nın nükleer bomba yaptığı konusunda ikna edildiklerini, fakat bunun gerçek olmadığını anlayınca pişmanlık duyduklarını lisana getirmişlerdi.</p>
<p><b><strong>‘HOLLYWOOD SEBEPSİZ SİNEMA YAPMAZ’</strong></b></p>
<ul>
<li><strong>Tam da Rusya’nın nükleer silah kullanımını gündeme getirdiği bir ortamda bu türlü bir sinemanın yapılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></li>
</ul>
<p>Bence Ukrayna savaşının sinemanın imaliyle bir alakası yok. Sebep daha derinde. Oppenheimer üzere pişmanlık duymamış bir adamı 70 sene sonra rehabilite etme gayreti neden? Hollywood hiçbir sineması sebepsiz yapmaz. Batı medeniyeti ve kültürünü yüceltme ve dünyaya örnek gösterme gayretini misyon edinmiştir, bunu periyodik olarak tekrar eder. Mesela sinemada bombanın Japonya’daki feci imgeleri yok. Neden? Zira onları gösterseydi, seyircilerin aklına Batı medeniyetinin dünyanın her yerine savaş ve yıkım götürdüğü, pek de o denli özenilecek bir medeniyet olmadığı fikri gelebilirdi. </p>
<p><b><strong>‘DÜNYAYI BAŞLARINA YIKARIM’ DÜŞÜNCESİ</strong></b></p>
<ul>
<li><strong>Atom bombasının yapılmasının daha büyük savaşların çıkmasına mahzur olduğu argümanı sizce hakikat mu?</strong></li>
</ul>
<p>Kısmen gerçek lakin eksik. Hakikat, zira artık 1. ve 2. Dünya Savaşları çapında global çatışmalar olmuyor, onun yerine vekalet savaşları var. Kore, Vietnam, Afganistan, İran-Irak, Pakistan-Hindistan vs. ve son olarak Rusya-Ukrayna savaşları… Ülkeler artık gerilerindeki nükleer güce güvenerek daha fütursuzca konvansiyonel savaş açabiliyorlar, “Bana bir şey olursa, Dünya’yı başlarına yıkarım,” diye düşünüyorlar.</p>
<ul>
<li><strong>Nükleer silahların memleketler arası krizlerin çözülme biçimleri üzerinde ne üzere tesiri oldu?</strong></li>
</ul>
<p>Bence pek bir tesiri olmadı. Aklıma yalnızca Küba krizi geliyor. 1962’de Rusya Orta Amerika’daki Küba’ya nükleer başlıklı füzeler yerleştirmek istediğinde ABD ‘Yoldaki füze yüklü Rus gemileri falanca çizgiyi geçtiğinde vuracağım’ diye ültimatom vermişti. Ben o vakit ortaokuldaydım ve dünya bir hafta nefesini tuttu. Sonunda Rus gemileri yarı yoldan döndü ve karşılığında Türkiye’nin Karadeniz kıyılarındaki ABD füze rampaları kaldırıldı. Bugün dünyada üç emperyalist güç var: ABD, Rusya ve Çin. Bunların dünya hayrına ortak bir emel etrafında birleşme imkanı yok. Tahminen uzaydan bir tehdit gelirse bu mümkün olur. Bu yüzden bu dehşet istikrarı devam edecek. </p>
<p><b><strong>‘AKILDAN UZAK DENGE’</strong></b></p>
<ul>
<li><strong>Dünyadaki nükleer silah istikrarı için yorumunuz ne olur?</strong></li>
</ul>
<p>Akıl ve hakkaniyetten uzak bir istikrar var. Nükleer silahlara evvelce sahip olan 5 ülke ki bunlar tıpkı vakitte BM Güvenlik kurulu daimi üyeleri ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa. Bu beş ülke 1970’te bir ortaya gelip Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) diye bir şey imzaladılar. Yani “Bizim sahip olmamız çok olağan lakin bundan sonra sahip olmak isteyenlerle gayret edeceğiz” dediler. Daha sonra öbür kimi ülkeler “korsan” bir biçimde nükleer bombaya sahip oldular: Hindistan, Pakistan, Kuzey Kore, İsrail. Son ülkeye ABD. kendi eliyle art kapıdan verdi. Bu türlü bir nizamın kalıcı ve inançlı olması mümkün mü? Buna gülerler. Her ülke beka sorununu çözebileceği bir pozisyona gelmek ister. Hakikaten İran, kelamda nükleer güç için giriştiği projede, ürettiği saflaştırılmış uranyum ölçüsünü bomba yapacak düzeye getirmek üzeredir.</p>
<ul>
<li><strong>Nükleer silahlanma yarışının global güvenlik için potansiyel tehditleri ve nükleer silahsızlanma mutabakatlarının bu tehditleri azaltmadaki rolleri nedir?</strong></li>
</ul>
<p>Şu anda Soğuk Savaş devrinden bu yana dünya, nükleer savaş tehlikesine en yakın durumdadır. Bilim adamlarının  internette görülebilen bir Kıyamet Duvar Saati var. Bu yıl 90 saniye kaldığını gösteriyor. Ukrayna savaşı sırasında Rusya, müttefiki Beyaz Rusya’ya taktik nükleer silahlar yerleştireceğini beyan etti. Ayrıyeten, ABD ve Rusya ortasında periyodik olarak uzatılan Stratejik Silahları Azaltma Antlaşması (START) sayesinde bu iki ülkenin nükleer başlık sayıları 20 binlerden 4-5 bine indirilebilmişti. Lakin, 2026’da sona erecek olan antlaşmanın uzatılacağına dair hiçbir çalışma yok, 2015’ten beri de pandemi yüzünden “yerinde teftiş” kuralı çalışmıyor. Bu aksiliklere ilaveten, yeni bir tehlike olarak siber taarruz ihtimali ortaya çıktı. Özet olarak, bu türlü topyekün bir nükleer savaşta hiçbir ülkenin savunması yok.</p>
<ul>
<li><strong>&#8216;Dünya, nükleer savaş tehlikesine en yakın durumdadır&#8217; diyorsunuz. Nükleer Kış teorisine de bakarak, bir nükleer savaşta olabilecek en makus senaryo nedir?</strong></li>
</ul>
<p>Şimdiye kadar nükleer savaş olmadı. Ayrıyeten, ülkeler nükleer savaş planlarını yayınlamazlar. Bu yüzden kesin bilgi olmadan yapılan vahim varsayımlar var. Bilhassa büyük kentlerin, yalnızca elektrik kesintisi sonucu yaşayacakları kaos, onları felç etmeye yetecektir.</p>
<p>Nükleer kış senaryosuna nazaran bomba infilakları ve çıkan yangınlar sonucu atmosfere yayılan toz ve is sonucunda güneş ışınları dünyaya ulaşamayacak ve yerkürenin soğumasına yol açacaktır. 20 yıl evvel tanınan olan bu görüş, ek deliller olmadığı için, günümüzde yalnızca bir teori olarak kalmıştır.</p>
<p><b>‘SAVAŞIN BAHTINI BOĞAZLAR BELİRLER’</b></p>
<ul>
<li><strong>Türkiye&#8217;nin bir NATO ülkesi olarak mümkün bir nükleer savaşta yaşayacağı potansiyel riskler ne olur?</strong></li>
</ul>
<p>Türkiye, Rusya’nın birinci maksatlarından biridir. İncirlik üssündeki nükleer füzeleri havalanmadan vurabilmek ister. Ayrıyeten, ABD yahut Rusya büyük su yollarını (İstanbul ve Çanakkale boğazları) işlemez hale getirmek ister. Biliyorsunuz boğazlar 1. Dünya Savaşı’nın yazgısını belirledi. Tekrar birebiri olacaktır.</p>
<ul>
<li><strong>Peki Türkiye&#8217;nin nükleer teknoloji alanındaki stratejisi ne olmalı?</strong></li>
</ul>
<p>Türkiye nükleer güç yatırımlarına devam etmeli. Tıp ve ziraattaki teknikleri takip edip uygulamalı. Ayrıyeten, İncirlik üssündeki 90 kadar nükleer başlığı bir yolunu bulup defetmeli. Bir vakitler biz nükleer güç derken televizyonlarda uzunluk gösteren kelamda çevreci nükleer zıtları artık piyasada yoklar. Bu çakma çevreciler Akkuyu santrali yerine, gidip İncirlik üssünde uzunluk göstersinler.</p>
<ul>
<li><strong>Nükleer gücün barışçıl kullanımı ile nükleer silahların varlığı ortasında nasıl bir istikrar kurulmalı?</strong></li>
</ul>
<p>Barışçıl kullanım yüzde 100, silahlı kullanım yüzde 0. İnsanoğlunun bu kainatta varoluşunun bir manası olacaksa istikrar bu türlü olmalı. Kendi dünyalarını yaşanmaz hale getirip kendi eliyle yok olan bir medeniyet düşünülebilir mi?</p>
<ul>
<li><strong>Nükleer teknolojinin siviller için olumlu tesirleri neler ve bu olumlu tesirler, potansiyel tehlikeleri gölgede bırakabilir mi?</strong></li>
</ul>
<p>İnsanlık faydasına o kadar hoş nükleer teknolojiler var ki bombadan bunları anlatmaya vakit kalmıyor. Burada yalnızca başlıklarını vereyim: Nükleer güç santrallerinde karbon salınmadan elektrik üretimi. Nükleer tıp: Kanser, kalp ve genetik hastalıkların teşhis ve tedavisi, aşı üretimi. Ziraat ve besin güvenliği: Hayvan hastalıkları teşhis ve tedavisi, hayvan ve tahılda böcek tehdidini tedbire. İçme suyu kaynaklarını muhafaza ve temizleme, yeraltı sularını keşfetme. Etraf ve okyanusların korunması. Geçen gün farklı bir uygulamaya rastladım. Afrika’da yalnızca boynuzu için kaçak avlanıp jenerasyonu tükenmekte olan gergedanları korumak için şöyle bir yol bulmuşlar: Gergedanların boynuzuna eser ölçüde radyoaktif izotop enjekte ediyorlarmış. Sonra da hudut kapılarına koydukları detektörlerle bunları Asya ve Amerika’ya kaçıranları yakalıyorlarmış.</p>
<ul>
<li><strong>Bilimsel ihtilallerin insanlığa ziyan vermesinin önüne nasıl geçilir?</strong></li>
</ul>
<p>Geçilemez. Zira düzgünlük ve kötülük bilimsel keşfin özünde değil, kullananın başındadır. Bilim doğayı keşfetme uğraşıdır ve insanoğlu var epeyce bu uğraş olacaktır. Bilim adamı yaptığı keşiflerin nerede kullanılacağını düşünmez. Oppenheimer da böyleydi. Onun gözünde fisyon tepkisi ile çalışan bir bomba yapabilmek bilimsel açıdan mükemmel bir sorundu. Hepsi bu. Tarihçiler General Groves’un bu yüzden onu seçtiğinde hemfikirler. Bomba yapmayı en çok isteyen kişi Oppenheimer idi.</p>
<p><b>‘İNSANOĞLU YOK ETME GÜCÜNÜ AŞTI’</b></p>
<ul>
<li><strong>İnsanoğlunun yok etme gücünün hududu var mıdır, bilimde ahlaki eşik nedir? </strong></li>
</ul>
<p>İnsanoğlu şimdiden kendini yok etme gücünü aştı esasen. Mesela Rusların Çar bombası 57 milyon ton dinamite muadil. Bu sayı, 2. Dünya Savaşı’nda kullanılmış olan toplam mühimmatın 10 katı. Maalesef bilimde etik bir davranış standardı koymak mümkün değil. </p>
<p>Bunun esas iki sebebi var: Birincisi, bilim artık laboratuvarda bilim adamının başında ampül yanarak olmuyor. Devletler yahut dev endüstriyel şirketler gerekli finans takviyesiyle bir takım oluşturuyor ve istedikleri teknolojiyi geliştirebiliyorlar. Yani, etik telaşları olmayan, askeri yahut kâr hedefli bir gayret. Bilim adamının etik korkuları olması kimsenin umurunda değil.</p>
<p>İkincisi, bilim adamlığını seçen insanların yalnızca araştırmacı yeteneğine bakılıyor. Hasbelkader okuduğum o büyük üniversitelerde evliya derecesinde bilge hocaların yanı sıra, Nobel mükafatı alabilmek için her türlü hinliği yapacak tıynette hocalar gördüm. Bu sisteme bir de etik kriter koyduğunuzda çalışmıyor.</p>
<ul>
<li><strong>Oppenheimer’ın atom bombasının üretiminden sonra &#8220;Şimdi ben vefat oldum, dünyaların yok edicisi&#8221; kelamlarını fizik ve etik açıdan nasıl yorumlarsınız?</strong></li>
</ul>
<p>Bu kelam Hindu kutsal kitaplarından Bagavat Gita’da geçiyormuş, Oppenheimer Sanskritçe öğrenmiş ve bu kitapları okuyabiliyormuş. Sinemada iki yerde geçiyor. (Birincisi bir seks sahnesi ve bu yüzden Hindistan’da protestolarla sinemanın yasaklanması istenmiş. Reklama bak! 60lı yıllardaki bir röportajında bu kelam sorulduğunda Oppenheimer şöyle açıklıyor: “Los Alamos çölünde birinci bomba testini yaptığımızda, orada bulunanların bir kısmı güldü, bir kısmı ağladı, çığlıklar attı. Hepimiz dünyanın bir daha eskisine dönemeyeceğini anlamıştık. Benim aklıma Bagavat Gita’daki o satırlar geldi. İlah Vişnu sultanı görevini yapmaya ikna etmek için çok kollu haline bürünüyor ve bu kelamları söylüyor.” Bence “Galiba bir halt ettik, boyumuzdan büyük işe giriştik,” demek istemiştir.</p>
<p><b>PORTRE</b></p>
<p>1948’de İstanbul’da doğdu. Mons Üniversitesi (Belçika) lisans ve Boğaziçi Üniversitesi yüksek lisans programından sonra Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) Nükleer Fizik alanında doktora yaptı. Yurtdışında Umman’da çalıştı. İTÜ, Yıldız Teknik Üniversitesi ve birçok vakıf üniversitesinde öğretim üyeliği yaptı. Fizik lisans eğitimi için yazdığı ve çeviri ettiği 10 kitabın yanı sıra, ‘Yüz kere ölen adam: Bilim tarihinden insan manzaraları’ kitabıyla Oppenheimer ile birlikte sinemada kısaca görünen öbür bilim adamlarının hayatlarını anlattı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/nukleer-savasa-cok-yakiniz-diyen-prof-dr-karaoglu-birinci-gaye-incirlik-olur/">‘Nükleer savaşa çok yakınız’ diyen Prof. Dr. Karaoğlu: Birinci gaye İncirlik olur</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/nukleer-savasa-cok-yakiniz-diyen-prof-dr-karaoglu-birinci-gaye-incirlik-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Nükleer savaşa çok yakınız’ diyen Prof. Dr. Karaoğlu: Birinci amaç İncirlik olur</title>
		<link>https://habernetik.com/nukleer-savasa-cok-yakiniz-diyen-prof-dr-karaoglu-birinci-amac-incirlik-olur/</link>
					<comments>https://habernetik.com/nukleer-savasa-cok-yakiniz-diyen-prof-dr-karaoglu-birinci-amac-incirlik-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Feb 2024 13:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[amaç]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[birinci]]></category>
		<category><![CDATA[bomba]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[diyen]]></category>
		<category><![CDATA[dr.]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gÜndem]]></category>
		<category><![CDATA[İncirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Karaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[prof.]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[savaşa]]></category>
		<category><![CDATA[yakınız’]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=87403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nükleer uzmanı Prof. Dr. Bekir Karaoğlu, savaş durumunda Türkiye için en büyük tehdidin İncirlik’teki ABD’ye ilişkin nükleer füzelerin olduğuna işaret etti. Karaoğlu, “Rusya’nın birinci gayesi İncirlik olur. Boğazlar da mümkün bir savaşın mukadderatını belirleyecektir” dedi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/nukleer-savasa-cok-yakiniz-diyen-prof-dr-karaoglu-birinci-amac-incirlik-olur/">‘Nükleer savaşa çok yakınız’ diyen Prof. Dr. Karaoğlu: Birinci amaç İncirlik olur</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Üç emperyalist güç var, ABD, Rusya ve Çin. Bunların dünya hayrına ortak bir maksat etrafında birleşme imkanı yok. Bu yüzden dehşet istikrarı devam edecek.</strong></em></p>
<p><em><strong>Soğuk Savaş periyodundan bu yana dünya, nükleer savaş tehlikesine en yakın durumdadır. Bu türlü topyekün bir nükleer savaşta hiçbir ülkenin savunması yok.</strong></em></p>
<p><em><strong>Türkiye, Rusya’nın birinci maksatlarından biridir. İncirlik’teki nükleer füzeleri havalanmadan vurabilmek ister. Ayrıyeten, ABD yahut Rusya İstanbul ve Çanakkale boğazlarını işlemez hale getirmek ister. Boğazlar 1. Dünya Savaşı’nın bahtını belirledi. Tekrar birebiri olacaktır.</strong></em></p>
<p>Atom bombasının yapılış sürecini anlatan Oppenheimer, beyaz perdenin yolunu unutanların dahi yıllar sonra sinemaya gitmesini sağladı ve dünya ile birlikte Türkiye’nin de gündemine oturdu. Herkesin konuştuğu, yazıp çizdiği sinemanın tesiriyle biz de 1 Eylül Dünya Barış Günü’nden çabucak evvel atomun gücünün özgür bırakılmasıyla başlayan değişimi, bilimsel ihtilallerin insanlık üzerindeki tesirini ve bilim insanlarının rolünü Prof Dr Bekir Karaoğlu ile konuştuk.</p>
<ul>
<li><strong>Filmi nasıl buldunuz?</strong></li>
</ul>
<p>Yönetmenin gayretini takdir ettim. Bahis atom bombasının yapılışı ve Oppenheimer üzere çok taraflı ve karmaşık bir kişiliği anlatmak olunca, bunun 3 saate sığdırılması çok zordur. Direktör elinden geleni yapmış. Ancak, doğrusal bir anlatım yerine sık sık geriye dönüşler kullandığı için seyircinin tam anlayabilmesini zorlaştırmış. </p>
<p><b><strong>‘OPPENHEIMER PİŞMANLIK DUYMADI’</strong></b></p>
<p>Beğenmedim, zira birtakım tarihî gerçekleri çarpıtıyor. Birkaçını sayayım. Sinemada Oppenheimer’ın bombanın Japonya’ya atılmasından sonra Los Alamos’taki kutlama sırasında ve Lider Truman’la görüşmesinde pişmanlık duyduğu gösteriliyor. Bu yanlışsız değil, Oppenheimer asla pişmanlık duymadı. 1960’ta Japonya’yı ziyaret ettiğinde gazeteciler sordu: “Hiroşima ve Nagazaki’yi ziyaret edecek misiniz?” Karşılığı: “Gezi planımızda orası yok”. </p>
<p><b><strong>‘YALAN PROPAGANDA’</strong></b></p>
<ul>
<li><strong>Siz Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) Nükleer Fizik alanında doktora yaptınız.  Atom bombasının yapıldığı Manhattan Projesi’nde yer alan bilim insanlarından dersler aldınız. O devirli ilgili neler anlattılar?</strong></li>
</ul>
<p>Los Alamos’ta nükleer bomba üretiminde çalışan üç hocam oldu: Bunlardan Weissskopf üstelik Los Alamos’un birinci belediye başkanlığını yaptı. Philip Morrison bomba atıldıktan sonra tahribatı ölçmek üzere Japonya’ya giden birinci takımdaydı. Başkası Harry Kendall. Bunların üçü de verdikleri konferanslarda yeri geldikçe Almanya’nın nükleer bomba yaptığı konusunda ikna edildiklerini, lakin bunun hakikat olmadığını anlayınca pişmanlık duyduklarını lisana getirmişlerdi.</p>
<p><b><strong>‘HOLLYWOOD SEBEPSİZ SİNEMA YAPMAZ’</strong></b></p>
<ul>
<li><strong>Tam da Rusya’nın nükleer silah kullanımını gündeme getirdiği bir ortamda bu türlü bir sinemanın yapılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></li>
</ul>
<p>Bence Ukrayna savaşının sinemanın üretimiyle bir alakası yok. Sebep daha derinde. Oppenheimer üzere pişmanlık duymamış bir adamı 70 sene sonra rehabilite etme uğraşı neden? Hollywood hiçbir sineması sebepsiz yapmaz. Batı medeniyeti ve kültürünü yüceltme ve dünyaya örnek gösterme eforunu misyon edinmiştir, bunu periyodik olarak tekrar eder. Mesela sinemada bombanın Japonya’daki feci imajları yok. Neden? Zira onları gösterseydi, seyircilerin aklına Batı medeniyetinin dünyanın her yerine savaş ve yıkım götürdüğü, pek de o denli özenilecek bir medeniyet olmadığı fikri gelebilirdi. </p>
<p><b><strong>‘DÜNYAYI BAŞLARINA YIKARIM’ DÜŞÜNCESİ</strong></b></p>
<ul>
<li><strong>Atom bombasının yapılmasının daha büyük savaşların çıkmasına pürüz olduğu savı sizce hakikat mu?</strong></li>
</ul>
<p>Kısmen hakikat ancak eksik. Yanlışsız, zira artık 1. ve 2. Dünya Savaşları çapında global çatışmalar olmuyor, onun yerine vekalet savaşları var. Kore, Vietnam, Afganistan, İran-Irak, Pakistan-Hindistan vs. ve son olarak Rusya-Ukrayna savaşları… Ülkeler artık gerilerindeki nükleer güce güvenerek daha fütursuzca konvansiyonel savaş açabiliyorlar, “Bana bir şey olursa, Dünya’yı başlarına yıkarım,” diye düşünüyorlar.</p>
<ul>
<li><strong>Nükleer silahların memleketler arası krizlerin çözülme biçimleri üzerinde ne üzere tesiri oldu?</strong></li>
</ul>
<p>Bence pek bir tesiri olmadı. Aklıma yalnızca Küba krizi geliyor. 1962’de Rusya Orta Amerika’daki Küba’ya nükleer başlıklı füzeler yerleştirmek istediğinde ABD ‘Yoldaki füze yüklü Rus gemileri falanca çizgiyi geçtiğinde vuracağım’ diye ültimatom vermişti. Ben o vakit ortaokuldaydım ve dünya bir hafta nefesini tuttu. Sonunda Rus gemileri yarı yoldan döndü ve karşılığında Türkiye’nin Karadeniz kıyılarındaki ABD füze rampaları kaldırıldı. Bugün dünyada üç emperyalist güç var: ABD, Rusya ve Çin. Bunların dünya hayrına ortak bir hedef etrafında birleşme imkanı yok. Tahminen uzaydan bir tehdit gelirse bu mümkün olur. Bu yüzden bu dehşet istikrarı devam edecek. </p>
<p><b><strong>‘AKILDAN UZAK DENGE’</strong></b></p>
<ul>
<li><strong>Dünyadaki nükleer silah istikrarı için yorumunuz ne olur?</strong></li>
</ul>
<p>Akıl ve hakkaniyetten uzak bir istikrar var. Nükleer silahlara evvelden sahip olan 5 ülke ki bunlar birebir vakitte BM Güvenlik kurulu daimi üyeleri ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa. Bu beş ülke 1970’te bir ortaya gelip Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) diye bir şey imzaladılar. Yani “Bizim sahip olmamız çok olağan lakin bundan sonra sahip olmak isteyenlerle uğraş edeceğiz” dediler. Daha sonra öteki kimi ülkeler “korsan” bir biçimde nükleer bombaya sahip oldular: Hindistan, Pakistan, Kuzey Kore, İsrail. Son ülkeye ABD. kendi eliyle art kapıdan verdi. Bu türlü bir nizamın kalıcı ve inançlı olması mümkün mü? Buna gülerler. Her ülke beka sorununu çözebileceği bir pozisyona gelmek ister. Gerçekten İran, kelamda nükleer güç için giriştiği projede, ürettiği saflaştırılmış uranyum ölçüsünü bomba yapacak düzeye getirmek üzeredir.</p>
<ul>
<li><strong>Nükleer silahlanma yarışının global güvenlik için potansiyel tehditleri ve nükleer silahsızlanma mutabakatlarının bu tehditleri azaltmadaki rolleri nedir?</strong></li>
</ul>
<p>Şu anda Soğuk Savaş devrinden bu yana dünya, nükleer savaş tehlikesine en yakın durumdadır. Bilim adamlarının  internette görülebilen bir Kıyamet Duvar Saati var. Bu yıl 90 saniye kaldığını gösteriyor. Ukrayna savaşı sırasında Rusya, müttefiki Beyaz Rusya’ya taktik nükleer silahlar yerleştireceğini beyan etti. Ayrıyeten, ABD ve Rusya ortasında periyodik olarak uzatılan Stratejik Silahları Azaltma Antlaşması (START) sayesinde bu iki ülkenin nükleer başlık sayıları 20 binlerden 4-5 bine indirilebilmişti. Ancak, 2026’da sona erecek olan antlaşmanın uzatılacağına dair hiçbir çalışma yok, 2015’ten beri de pandemi yüzünden “yerinde teftiş” kuralı çalışmıyor. Bu aksiliklere ilaveten, yeni bir tehlike olarak siber hücum ihtimali ortaya çıktı. Özet olarak, bu türlü topyekün bir nükleer savaşta hiçbir ülkenin savunması yok.</p>
<ul>
<li><strong>&#8216;Dünya, nükleer savaş tehlikesine en yakın durumdadır&#8217; diyorsunuz. Nükleer Kış teorisine de bakarak, bir nükleer savaşta olabilecek en makûs senaryo nedir?</strong></li>
</ul>
<p>Şimdiye kadar nükleer savaş olmadı. Ayrıyeten, ülkeler nükleer savaş planlarını yayınlamazlar. Bu yüzden kesin bilgi olmadan yapılan müthiş iddialar var. Bilhassa büyük kentlerin, yalnızca elektrik kesintisi sonucu yaşayacakları kaos, onları felç etmeye yetecektir.</p>
<p>Nükleer kış senaryosuna nazaran bomba infilakları ve çıkan yangınlar sonucu atmosfere yayılan toz ve is sonucunda güneş ışınları dünyaya ulaşamayacak ve yerkürenin soğumasına yol açacaktır. 20 yıl evvel tanınan olan bu görüş, ek deliller olmadığı için, günümüzde yalnızca bir teori olarak kalmıştır.</p>
<p><b>‘SAVAŞIN MUKADDERATINI BOĞAZLAR BELİRLER’</b></p>
<ul>
<li><strong>Türkiye&#8217;nin bir NATO ülkesi olarak muhtemel bir nükleer savaşta yaşayacağı potansiyel riskler ne olur?</strong></li>
</ul>
<p>Türkiye, Rusya’nın birinci maksatlarından biridir. İncirlik üssündeki nükleer füzeleri havalanmadan vurabilmek ister. Ayrıyeten, ABD yahut Rusya büyük su yollarını (İstanbul ve Çanakkale boğazları) işlemez hale getirmek ister. Biliyorsunuz boğazlar 1. Dünya Savaşı’nın bahtını belirledi. Yeniden birebiri olacaktır.</p>
<ul>
<li><strong>Peki Türkiye&#8217;nin nükleer teknoloji alanındaki stratejisi ne olmalı?</strong></li>
</ul>
<p>Türkiye nükleer güç yatırımlarına devam etmeli. Tıp ve ziraattaki teknikleri takip edip uygulamalı. Ayrıyeten, İncirlik üssündeki 90 kadar nükleer başlığı bir yolunu bulup defetmeli. Bir vakitler biz nükleer güç derken televizyonlarda uzunluk gösteren kelamda çevreci nükleer aykırıları artık piyasada yoklar. Bu çakma çevreciler Akkuyu santrali yerine, gidip İncirlik üssünde uzunluk göstersinler.</p>
<ul>
<li><strong>Nükleer gücün barışçıl kullanımı ile nükleer silahların varlığı ortasında nasıl bir istikrar kurulmalı?</strong></li>
</ul>
<p>Barışçıl kullanım yüzde 100, silahlı kullanım yüzde 0. İnsanoğlunun bu kainatta varoluşunun bir manası olacaksa istikrar bu türlü olmalı. Kendi dünyalarını yaşanmaz hale getirip kendi eliyle yok olan bir medeniyet düşünülebilir mi?</p>
<ul>
<li><strong>Nükleer teknolojinin siviller için olumlu tesirleri neler ve bu olumlu tesirler, potansiyel tehlikeleri gölgede bırakabilir mi?</strong></li>
</ul>
<p>İnsanlık faydasına o kadar hoş nükleer teknolojiler var ki bombadan bunları anlatmaya vakit kalmıyor. Burada yalnızca başlıklarını vereyim: Nükleer güç santrallerinde karbon salınmadan elektrik üretimi. Nükleer tıp: Kanser, kalp ve genetik hastalıkların teşhis ve tedavisi, aşı üretimi. Ziraat ve besin güvenliği: Hayvan hastalıkları teşhis ve tedavisi, hayvan ve tahılda böcek tehdidini tedbire. İçme suyu kaynaklarını muhafaza ve temizleme, yeraltı sularını keşfetme. Etraf ve okyanusların korunması. Geçen gün enteresan bir uygulamaya rastladım. Afrika’da sadece boynuzu için kaçak avlanıp kuşağı tükenmekte olan gergedanları korumak için şöyle bir yol bulmuşlar: Gergedanların boynuzuna eser ölçüde radyoaktif izotop enjekte ediyorlarmış. Sonra da hudut kapılarına koydukları detektörlerle bunları Asya ve Amerika’ya kaçıranları yakalıyorlarmış.</p>
<ul>
<li><strong>Bilimsel ihtilallerin insanlığa ziyan vermesinin önüne nasıl geçilir?</strong></li>
</ul>
<p>Geçilemez. Zira yeterlilik ve kötülük bilimsel keşfin özünde değil, kullananın başındadır. Bilim doğayı keşfetme uğraşıdır ve insanoğlu var hayli bu gayret olacaktır. Bilim adamı yaptığı keşiflerin nerede kullanılacağını düşünmez. Oppenheimer da böyleydi. Onun gözünde fisyon tepkisi ile çalışan bir bomba yapabilmek bilimsel açıdan şahane bir sorundu. Hepsi bu. Tarihçiler General Groves’un bu yüzden onu seçtiğinde hemfikirler. Bomba yapmayı en çok isteyen kişi Oppenheimer idi.</p>
<p><b>‘İNSANOĞLU YOK ETME GÜCÜNÜ AŞTI’</b></p>
<ul>
<li><strong>İnsanoğlunun yok etme gücünün hududu var mıdır, bilimde ahlaki eşik nedir? </strong></li>
</ul>
<p>İnsanoğlu şimdiden kendini yok etme gücünü aştı aslında. Mesela Rusların Çar bombası 57 milyon ton dinamite muadil. Bu sayı, 2. Dünya Savaşı’nda kullanılmış olan toplam mühimmatın 10 katı. Maalesef bilimde etik bir davranış standardı koymak mümkün değil. </p>
<p>Bunun esas iki sebebi var: Birincisi, bilim artık laboratuvarda bilim adamının başında ampül yanarak olmuyor. Devletler yahut dev endüstriyel şirketler gerekli finans takviyesiyle bir grup oluşturuyor ve istedikleri teknolojiyi geliştirebiliyorlar. Yani, etik dertleri olmayan, askeri yahut kâr emelli bir gayret. Bilim adamının etik telaşları olması kimsenin umurunda değil.</p>
<p>İkincisi, bilim adamlığını seçen insanların yalnızca araştırmacı yeteneğine bakılıyor. Hasbelkader okuduğum o büyük üniversitelerde evliya derecesinde bilge hocaların yanı sıra, Nobel mükafatı alabilmek için her türlü hinliği yapacak tıynette hocalar gördüm. Bu sisteme bir de etik kriter koyduğunuzda çalışmıyor.</p>
<ul>
<li><strong>Oppenheimer’ın atom bombasının imalinden sonra &#8220;Şimdi ben mevt oldum, dünyaların yok edicisi&#8221; kelamlarını fizik ve etik açıdan nasıl yorumlarsınız?</strong></li>
</ul>
<p>Bu kelam Hindu kutsal kitaplarından Bagavat Gita’da geçiyormuş, Oppenheimer Sanskritçe öğrenmiş ve bu kitapları okuyabiliyormuş. Sinemada iki yerde geçiyor. (Birincisi bir seks sahnesi ve bu yüzden Hindistan’da protestolarla sinemanın yasaklanması istenmiş. Reklama bak! 60lı yıllardaki bir röportajında bu kelam sorulduğunda Oppenheimer şöyle açıklıyor: “Los Alamos çölünde birinci bomba testini yaptığımızda, orada bulunanların bir kısmı güldü, bir kısmı ağladı, çığlıklar attı. Hepimiz dünyanın bir daha eskisine dönemeyeceğini anlamıştık. Benim aklıma Bagavat Gita’daki o satırlar geldi. İlah Vişnu sultanı görevini yapmaya ikna etmek için çok kollu haline bürünüyor ve bu kelamları söylüyor.” Bence “Galiba bir halt ettik, boyumuzdan büyük işe giriştik,” demek istemiştir.</p>
<p><b>PORTRE</b></p>
<p>1948’de İstanbul’da doğdu. Mons Üniversitesi (Belçika) lisans ve Boğaziçi Üniversitesi yüksek lisans programından sonra Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) Nükleer Fizik alanında doktora yaptı. Yurtdışında Umman’da çalıştı. İTÜ, Yıldız Teknik Üniversitesi ve birçok vakıf üniversitesinde öğretim üyeliği yaptı. Fizik lisans eğitimi için yazdığı ve çeviri ettiği 10 kitabın yanı sıra, ‘Yüz kez ölen adam: Bilim tarihinden insan manzaraları’ kitabıyla Oppenheimer ile birlikte sinemada kısaca görünen öbür bilim adamlarının hayatlarını anlattı.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/nukleer-savasa-cok-yakiniz-diyen-prof-dr-karaoglu-birinci-amac-incirlik-olur/">‘Nükleer savaşa çok yakınız’ diyen Prof. Dr. Karaoğlu: Birinci amaç İncirlik olur</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/nukleer-savasa-cok-yakiniz-diyen-prof-dr-karaoglu-birinci-amac-incirlik-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
