<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yapısal arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<atom:link href="https://habernetik.com/etiket/yapisal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://habernetik.com/etiket/yapisal/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 07 Nov 2025 20:34:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://habernetik.com/wp-content/uploads/2023/02/cropped-HABERNETIK-32x32.png</url>
	<title>yapısal arşivleri - Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</title>
	<link>https://habernetik.com/etiket/yapisal/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şimşek 2026&#8217;yı işaret etti: Yapısal dönüşüm ve dezenflasyon&#8230;</title>
		<link>https://habernetik.com/simsek-2026yi-isaret-etti-yapisal-donusum-ve-dezenflasyon/</link>
					<comments>https://habernetik.com/simsek-2026yi-isaret-etti-yapisal-donusum-ve-dezenflasyon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 16:28:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[‘dezenflasyon’]]></category>
		<category><![CDATA[2026’yı]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[işaret]]></category>
		<category><![CDATA[Şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[yapısal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=118631</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen ve bu yıl &#8220;Küresel Zorluklar: Yeni Gerçeklere Uyum&#8221; temasıyla İstanbul&#8217;da gerçekleştirilen 16. Boğaziçi Zirvesi&#8217;nde yaptığı konuşmada, küresel ekonomide yaşanan belirsizlere değinerek, geçmiş dönemlere nazaran biraz gerilese de belirsizliğin hala yüksek seyrettiğini söyledi. Küresel ekonomi ve ticarette belirsizliğe neden olan &#8220;yüksek küresel borçluluk, nüfusun [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/simsek-2026yi-isaret-etti-yapisal-donusum-ve-dezenflasyon/">Şimşek 2026&#8217;yı işaret etti: Yapısal dönüşüm ve dezenflasyon&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen ve bu yıl &#8220;Küresel Zorluklar: Yeni Gerçeklere Uyum&#8221; temasıyla İstanbul&#8217;da gerçekleştirilen 16. Boğaziçi Zirvesi&#8217;nde yaptığı konuşmada, küresel ekonomide yaşanan belirsizlere değinerek, geçmiş dönemlere nazaran biraz gerilese de belirsizliğin hala yüksek seyrettiğini söyledi.</p>
<p>Küresel ekonomi ve ticarette belirsizliğe neden olan &#8220;yüksek küresel borçluluk, nüfusun yaşlanması, teknolojik gelişmelerin dünyanın farklı bölgelerinde eşit olmaması, iklim değişikliği ve bölgesel çatışmalar&#8221; gibi etkenlerden bahseden Şimşek, küresel büyüme beklentilerinin zayıf olduğunu anlattı.</p>
<p>Şimşek, son birkaç yıldır küresel büyüme oranının yüzde 3 civarına sıkıştığını, küresel finans krizinden ve ticaretteki korumacılıktan önce bu oranın yüzde 4,5-5 civarında olduğunu kaydederek, düşük büyümenin artık &#8220;yeni normal&#8221; haline geldiğini bildirdi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin son 22-23 yılda ortalama büyüme oranının yüzde 5,5&#8217;e yakın olduğunu ifade eden Şimşek, &#8220;Çin ve Hindistan hariç gelişmekte olan ülkelerle kıyasladığınızda, Türkiye açık ara daha iyi bir konumda. Hatta Çin ve Hindistan&#8217;ı dahil ettiğinizde bile, Türkiye son 20 yılda ciddi bir mesafe katetti. 2002&#8217;yi 100 kabul ederseniz, reel GSYH grafiği oldukça etkileyici bir yükseliş sergiliyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<div id="" class="page-break w-full it-item" data-it="{">
<p class="font-unna text-[28px] leading-8 mb-2 mt-4 font-bold" data-widget-type="title"><strong>&#8220;Bölgesel entegrasyona odaklanıyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Bakan Şimşek, uluslararası yatırımlarda &#8220;iç talebe ve hizmet ihracatına dayalı büyümeye sahip ülkelerin&#8221; öne çıktığını belirterek, Türkiye&#8217;nin hem iç talebinin güçlü olduğunu, hizmet ihracatında da küresel anlamda yükselen ülkeler arasında yer aldığını, bu yıl hizmet ihracatının 65 milyar dolar fazla vermesinin beklendiğini anlattı.</p>
<p>Küresel ticarette artan korumacılık eğilimlerine rağmen Türkiye&#8217;nin bu süreçten görece daha az etkilendiğini aktaran Şimşek, ihracatın önemli bir bölümünün serbest ticaret anlaşması (STA) imzalanmış ülkelere yapıldığını vurgulayarak, Türkiye&#8217;nin halihazırda 54 ülke ile STA&#8217;sının bulunduğunu hatırlattı.</p>
<p>Şimşek, ihracatta yakın, dost ve STA imzaladıkları ülkelerin toplam ihracatın yüzde 80&#8217;inden fazlasını oluşturduğunu kaydederek, &#8220;Dolayısıyla görece olarak daha az kırılgan olacağımızı düşünüyoruz. Hizmet ticaretinde fazlamız bu noktada kilit önemde. Ama elbette orada oturup ticaretin parçalanmasının bizi etkileyip etkilemeyeceğini beklemeyeceğiz. Bu nedenle, küresel ticaretin parçalanmasına karşı bir çözüm olarak bölgesel entegrasyona odaklanıyoruz.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
</div>
<div id="" class="page-break w-full it-item" data-it="{">
<p>Mehmet Şimşek, Türkiye&#8217;nin yer aldığı stratejik ulaşım koridorlarına ve Irak&#8217;taki FAV Limanı&#8217;ndan başlayarak Londra&#8217;ya kadar uzanacak kara ve demir yolu hattı sayesinde Avrupa&#8217;nın her ülkesine kesintisiz erişim imkanı sunacak Kalkınma Yolu Projesi&#8217;nin sağlayacağı avantajlara değindi. Bakan Şimşek, ayrıca, hem Birleşik Krallık hem de Avrupa Birliği ile mevcut ticaret anlaşmalarını genişletmek, bu anlaşmalara hizmetler, tarım ve kamu alımları gibi alanları da dahil etmek için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.</p>
<p class="font-unna text-[28px] leading-8 mb-2 mt-4 font-bold" data-widget-type="title"><strong>&#8220;Verimliliği artırıcı altyapı yatırımlarına öncelik veriyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye&#8217;nin hizmet ihracatında son yıllarda yakaladığı ivmeden bahsederek, turizm, müteahhitlik, sağlık, eğitim, dizi ve oyun ihracatı, taşımacılık ve lojistik sektörlerinde başarılı işlere imza atıldığını ve önemli rakamlara ulaşıldığını aktardı.</p>
<p>Küresel borçluluğun son yıllarda önemli ölçüde arttığını dile getiren Şimşek, Türkiye&#8217;nin toplam borçluluk oranının yüzde 89 seviyesinde olduğunu, oysa bu oranın dünya genelinde ve gelişmekte olan ekonomilerde yüzde 320 ile yüzde 242 arasında seyrettiğini belirterek, &#8220;Bu, mali alanınız varsa küresel zorluklarla daha etkili mücadele edebileceğiniz anlamına gelir.&#8221; ifadesini kullandı.</p>
</div>
<div id="" class="page-break w-full it-item" data-it="{">
<p>Şimşek, yapısal reformların uygulanmasının kaynak gerektirdiğini vurgulayarak, düşük borçluluk ve güçlü kamu maliyesinin, beklenmedik şoklar karşısında dahi kaynak yaratma ve yönlendirme kapasitesi sağladığını anlattı.</p>
<p>Bu çerçevede verimliliği artıran altyapı yatırımlarına öncelik verdiklerini söyleyen Şimşek, &#8220;Tüm büyük üretim merkezlerimizi, yani organize sanayi ve endüstri bölgelerini limanlara demir yollarıyla bağlıyoruz. Bu, hem rekabet gücümüzü artıracak hem de karbon ayak izimizi azaltacak.&#8221; dedi.</p>
<p>Mehmet Şimşek, Türkiye&#8217;nin yapay zekada gelişmekte olan ülkelerin önünde olduğunu, ancak gelişmiş ülkeleri yakalamak istediğini, burada altyapıya yatırım yapmaları gerektiğini bildirdi.</p>
<p>Yeşil dönüşüme yönelik yatırımlara ve düşük kamu borcuna değinen Şimşek, Türkiye&#8217;nin küresel ölçekte yaşlanan nüfus noktasında avantajlara sahip olduğunu, çalışma çağındaki nüfusun gelecek 10 yıl pozitif seyredeceğini, kadınların iş gücüne katılımını artırmak için adımlar attıklarını kaydetti.</p>
</div>
<div id="" class="page-break w-full it-item" data-it="{">
<p>Yenilenebilir enerji, madencilik, yeşil teknoloji ve sürdürülebilirlik noktasında hayata geçirdikleri projelerden ve yaptıkları yatırımlardan bahseden Şimşek, Türkiye&#8217;nin savunma sanayisi alanında şu anda yaklaşık 1400 aktif proje yürüttüğünü bildirdi.</p>
<p>Şimşek, &#8220;Savunma sanayisi ihracatımız hız kazanıyor. Ekim itibarıyla yıllıklandırılmış bazda savunma sanayisi ihracatımız 8 milyar doların üzerinde ve küresel ölçekte 11. sıradayız. Ama söylediğim gibi, bu yıl alınan yeni siparişlerin toplamı 12 milyar doların üzerinde, yani sadece bu yıl gelen siparişler. Üstelik birçok ürün henüz devreye alınmadı.&#8221; bilgisini paylaştı.</p>
<p class="font-unna text-[28px] leading-8 mb-2 mt-4 font-bold" data-widget-type="title"><strong>&#8220;Türkiye, güçlü bir savunma sanayisi altyapısı geliştirdi&#8221;</strong></p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye&#8217;nin karşı karşıya kaldığı ambargolardan ve talep ettiği savunma sanayisi ürünlerinin kendisine satılmadığından bahsederek, şu açıklamalarda bulundu:</p>
<p>&#8220;Bu süreçte güçlü bir savunma sanayisi altyapısı geliştirdik. Türkiye&#8217;deki savunma sanayisi şirketlerinin sayısı, KOBİ&#8217;ler dahil neredeyse Avrupa Birliği&#8217;nin tamamındaki savunma sanayisi şirketlerinin sayısına denk. Büyüklük olarak değil, sayı olarak söylüyorum. Yani gerçekten büyük bir sektör. Elbette biz barış ve istikrar isteriz, çünkü en çok biz fayda görürüz. Barıştan, istikrardan en fazla yarar sağlayacak ülke biziz. Turizmde, ticarette, yeniden inşa faaliyetlerinde&#8230; Çünkü gelişmiş bir üretim altyapımız var. Ayrıca savaş sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde de rol alabiliriz.&#8221;</p>
</div>
<div id="" class="page-break w-full it-item" data-it="{">
<p class="font-unna text-[28px] leading-8 mb-2 mt-4 font-bold" data-widget-type="title"><strong>&#8220;Gelecek yıl yapısal dönüşüm ve dezenflasyon açısından belirleyici bir yıl olacak&#8221;</strong></p>
<p>Bakan Şimşek, uyguladıkları programın &#8220;fiyat istikrarı, güçlü bir kamu maliyesi ve sürdürülebilir bir cari denge&#8221; hedeflediğini kaydederek, şu an programın ikinci aşamasında olduklarını aktardı.</p>
<p>Şimşek, &#8220;İkinci aşama, dengesizliklerin giderilmesine odaklandı. Dezenflasyon sürecinin başlaması, mali disiplinin tesisi, sürdürülebilir cari dengeye ulaşılması, kur korumalı mevduat sisteminden çıkış ve dayanıklılığın artırılması. Üçüncü aşama, gelecek yıl başlayacak. Bu aşama fiyat istikrarının sağlandığı ve yapısal dönüşümün hızlandığı dönem olacak. Programın özü bu. Şu anda ikinci aşamanın sonlarındayız. Programımız çalışıyor, sabırla, kararlılıkla ilerliyoruz. Gelecek yıl hem yapısal dönüşüm hem dezenflasyon açısından belirleyici bir yıl olacak.&#8221; dedi.</p>
<p>Enflasyonda yaşanan düşüşe değinen Şimşek, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Enflasyon, yaklaşik yüzde 65 seviyesinden yüzde 32 civarına kadar geriledi. Önümüzdeki üç yılın da dezenflasyonu destekleyeceğini düşünüyoruz; enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere dönmesini bekliyoruz. Peki, bunu düşünmemizin nedeni ne? Çünkü para politikasında sıkı bir duruşumuz var, mali disiplini koruyoruz, gelir politikaları bu süreci destekliyor. İdari fiyat ayarlamalarını sınırlıyoruz. Negatif çıktı açığı bir süre daha devam edecek gibi görünüyor. Ayrıca arz yönlü tedbirlere de yatırım yapıyoruz. Örneğin, kısa süre önce yarım milyon sosyal konutluk bir program açıkladık.&#8221;</p>
</div>
<div id="" class="page-break w-full it-item" data-it="{">
<p>Bütçe açığındaki iyileşmeye işaret eden Şimşek, harcamaları kontrol ettiklerini, kayıt dışı ekonomiyle mücadele ederek gelirleri artırdıklarını, mali kuralları güçlendirip kamu maliyesi reformlarını uygulamaya koyacaklarını, iç ve dış borç çevirme oranlarını düşüreceklerini anlattı.</p>
<p class="font-unna text-[28px] leading-8 mb-2 mt-4 font-bold" data-widget-type="title"><strong>&#8220;Türkiye yatırım yapılabilir nota giden yolda ilerliyor&#8221;</strong></p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, dış borçlanma ihtiyaçlarının hızla düştüğünü ve cari açığın daraldığını kaydederek, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>&#8220;Son yıllara baktığınızda (2023, 2024 ve 2025), altın hariç cari açığın ciddi miktarda azaldığını görüyoruz. Bu da demek oluyor ki Türk lirasına yönelik endişeler artık temelsiz. Çünkü Türkiye&#8217;nin uluslararası sermaye piyasalarına erişimi belirgin biçimde iyileşti. Dış finansman ihtiyacımız da hızla düşüyor; zira cari açık daralıyor. Dolayısıyla liraya neden endişeyle bakılsın? Üstelik genel anlamda rekabet gücü kaybına dair bir kanıt da yok. Elbette iş gücü yoğun sektörler, küresel rekabetin de etkisiyle zorlanıyor, artık düşük ücretlerle rekabet etmemiz mümkün değil. Ancak bu sektörleri destekliyoruz ve desteklemeye devam edeceğiz. Bununla birlikte, ihracat yapımızın doğası değişiyor; orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payı giderek artacak. Geleneksel sektörler büyümeye devam etse de bu yeni alanlar daha hızlı yükselecek.&#8221;</p>
</div>
<div id="" class="page-break w-full it-item" data-it="{">
<p>Şimşek, Türkiye&#8217;nin yerli petrol ve gaz üretimini artırdığını ve yeşil dönüşümü hızlandırdığını belirterek, bu durumun petrol ve gaz ithalatını azalttığını, hizmet ticaretinde verilen fazlayı artırarak rekabette avantaj sağlayacaklarını söyledi.</p>
<p>Rezervlerde yaşanan iyileşmeye ve 5 yıllık kredi risk primindeki (CDS) düşüşe işaret eden Şimşek, &#8220;Türkiye, programın başlamasından bu yana, yüksek bir seviyeden başlasak da 460 baz puanlık düşüş kaydetti. Bu, Türk şirketlerinin ve Hazinenin artık küresel sermaye piyasalarında çok daha düşük risk primiyle ve çok daha düşük maliyetle erişebileceğini gösteriyor. Bu da büyüme ve kalkınma için uzun vadeli sermayeye erişim açısından çok önemli.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin yatırım yapılabilir nota giden yolda ilerlediğini vurgulayan Şimşek, iki yıl içinde birden fazla kredi notu artışı yaşadıklarını bildirdi.</p>
<p class="font-unna text-[28px] leading-8 mb-2 mt-4 font-bold" data-widget-type="title"><strong>&#8220;Büyük küresel zorluklar var ama biz bunları fırsata çevirmeyi biliyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Bakan Şimşek, büyük küresel zorluklar bulunduğunu ancak bunların bölgesel ve küresel ölçekte iş yapma fırsatları sunduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
</div>
<div id="" class="page-break w-full it-item" data-it="{">
<p>&#8220;Büyük küresel zorluklar var ama biz bunları fırsata çevirmeyi biliyoruz. Bölgesel ticarette, hizmet ihracatında ve yeşil dönüşümde ciddi potansiyelimiz var. Bence Türk iş dünyasının da meselelere bu bakış açısıyla yaklaşması gerekiyor, yani küresel sistemi bu mercekten değerlendirerek konum alması çok önemli. Çünkü kural temelli sistemin devam edip etmeyeceğine biz karar vermiyoruz. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kural temelli bir sistem kuruldu ancak bu sistemi kuran ülkeler artık bundan eskisi kadar fayda sağlamıyor ve şimdi Çin&#8217;i sınırlamaya çalışıyorlar. Dolayısıyla bu jeostratejik rekabet, bizim kontrolümüzün ötesinde bir gerçeklik. Bu nedenle uyum sağlamak dışında bir seçeneğimiz yok. İşte bu yüzden, hangi alanlarda rekabetçiyiz ve hangi alanlarda gerçekten fark yaratabiliriz, buna odaklanmamız gerekiyor.&#8221;</p>
</div>
<p><a href="https://habernetik.com/simsek-2026yi-isaret-etti-yapisal-donusum-ve-dezenflasyon/">Şimşek 2026&#8217;yı işaret etti: Yapısal dönüşüm ve dezenflasyon&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/simsek-2026yi-isaret-etti-yapisal-donusum-ve-dezenflasyon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Memişoğlu: Yapısal reformlar gündemimizde</title>
		<link>https://habernetik.com/bakan-memisoglu-yapisal-reformlar-gundemimizde/</link>
					<comments>https://habernetik.com/bakan-memisoglu-yapisal-reformlar-gundemimizde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Oct 2024 17:08:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[gündemimizde]]></category>
		<category><![CDATA[memişoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[reformlar]]></category>
		<category><![CDATA[yapısal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=104073</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, &#8220;Özel hastanelere ilişkin denetimler aralıksız devam ederken özel sağlık kurumlarına ilişkin yapısal reformlar da bakanlığımızın gündemindedir. Bütün dünyanın takdir ettiği sağlık sistemimizi, kişisel çıkarları ve maddi menfaatleri için lekelemeye çalışanlara göz açtırmayacağız&#8221; dedi. Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, sağlık sistemini suistimal ederek vatandaşları ve en değerli varlıkları olan evlatlarını [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bakan-memisoglu-yapisal-reformlar-gundemimizde/">Bakan Memişoğlu: Yapısal reformlar gündemimizde</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, &#8220;Özel hastanelere ilişkin denetimler aralıksız devam ederken özel sağlık kurumlarına ilişkin yapısal reformlar da bakanlığımızın gündemindedir. Bütün dünyanın takdir ettiği sağlık sistemimizi, kişisel çıkarları ve maddi menfaatleri için lekelemeye çalışanlara göz açtırmayacağız&#8221; dedi.</p>
<p>Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, sağlık sistemini suistimal ederek vatandaşları ve en değerli varlıkları olan evlatlarını tehdit edenlere göz açtırmamak için süregelen denetimlerin her zamankinden daha sıkı bir şekilde gece-gündüz yapılmaya devam edileceğini vurguladı.</p>
<p><strong>&#8221;Yapısal reformlar gündemimizdedir&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;Mevcut sağlık hizmetlerimizi hiçbir aksama ve suistimale izin vermeden sürdürürken, Bakanlığımızın denetim ekipleri sadece yenidoğan branşı için değil hastanelerdeki tüm branşların denetlenebilmesi amacıyla tam kapasiteyle sahada olacaktır.&#8221; ifadesini kullanan Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Mevcut denetleme sisteminin güncellenmesi ve her branştan konusunda uzman hekimler ve akademisyenlerden oluşan komisyonlar oluşturulacaktır. Özel hastanelere ilişkin denetimler aralıksız devam ederken özel sağlık kurumlarına ilişkin yapısal reformlar da bakanlığımızın gündemindedir.</p>
<p>Bütün dünyanın takdir ettiği sağlık sistemimizi, kişisel çıkarları ve maddi menfaatleri için lekelemeye çalışanlara göz açtırmayacağız. Afetlerde, salgın hastalıklarda büyük fedakarlıklarla görev yapan sağlık çalışanlarımızın itibarını da bir avuç açgözlü çeteye çiğnetmeyeceğiz.&#8221;</p>
<p><a href="https://habernetik.com/bakan-memisoglu-yapisal-reformlar-gundemimizde/">Bakan Memişoğlu: Yapısal reformlar gündemimizde</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/bakan-memisoglu-yapisal-reformlar-gundemimizde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EKK: Yapısal reformlar ana gündemimizi oluşturmaktadır</title>
		<link>https://habernetik.com/ekk-yapisal-reformlar-ana-gundemimizi-olusturmaktadir/</link>
					<comments>https://habernetik.com/ekk-yapisal-reformlar-ana-gundemimizi-olusturmaktadir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Netik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 May 2024 12:28:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ana]]></category>
		<category><![CDATA[ekk:]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[gündemimizi]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturmaktadır]]></category>
		<category><![CDATA[reformlar]]></category>
		<category><![CDATA[yapısal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=95561</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısı sonrası yapılan açıklamada, para politikasındaki sıkı duruşun, maliye ve gelirler politikası ile desteklenmesi neticesinde, yılın ikinci yarısında yıllık enflasyonda belirgin bir gerileme beklendiği belirtildi. EKK toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#8217;nde gerçekleştirildi. Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: Mayıs ayı Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında ekonomi politikalarının ve [&#8230;]</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ekk-yapisal-reformlar-ana-gundemimizi-olusturmaktadir/">EKK: Yapısal reformlar ana gündemimizi oluşturmaktadır</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısı sonrası yapılan açıklamada, para politikasındaki sıkı duruşun, maliye ve gelirler politikası ile desteklenmesi neticesinde, yılın ikinci yarısında yıllık enflasyonda belirgin bir gerileme beklendiği belirtildi.</p>
<p>EKK toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#8217;nde gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</strong></p>
<p>Mayıs ayı Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında ekonomi politikalarının ve yapısal reform gündemimizin eşgüdüm içerisinde daha etkin uygulanmasına yönelik değerlendirmeler yapılmıştır. Ekonomimizin yol haritası olan 12&#8217;nci Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program&#8217;da (OVP) belirlediğimiz eylemleri kararlılıkla uyguluyor ve olumlu sonuçlarını alıyoruz. Bu kapsamda; cari açıkta düşüş, uluslararası kaynak girişlerinde artış, rezervlerde güçlenme ve risk göstergelerinde iyileşme görülmektedir. İşgücü piyasasındaki güçlü görünüm korunurken, istihdamda tarihi yüksek seviyeye ulaşılmış ve işsizlik oranı tek haneli seviyelerde seyrini sürdürmüştür.</p>
<p>Öncelikli hedefimiz olan fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesine yönelik para politikasındaki sıkı duruşun maliye ve gelirler politikası ile desteklenmesiyle yılın ikinci yarısında yıllık enflasyonda belirgin bir gerileme bekliyoruz. Ekonomide dengelenme ve güçlenen finansal istikrar enflasyonla mücadelemize destek olmaktadır. Mali disiplinin güçlendirilmesi amacıyla 13 Mayıs 2024 tarihinde detaylarını kamuoyu ile paylaştığımız “Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi” ile kamuda harcama kontrolü ve tasarrufların artırılması, yatırımların öncelikli alanlara yönlendirilmesi ile dezenflasyon sürecine önemli katkı sağlanması beklenmektedir.</p>
<p>Programımızın temel sac ayaklarından olan yapısal reformlar ana gündemimizi oluşturmaktadır. Katma değerli üretime, nitelikli yatırımlara ve yüksek teknoloji ihracatına sağladığımız destekler, yapısal reformlarla birlikte sürdürülebilir büyümeyi destekleyecektir.</p>
<p><strong>Bugünkü toplantıda görüşülen konular şunlardır:</strong></p>
<p>OVP’de takvimlendirilmiş ve 2024 yılı ilk yarısında tamamlanması öngörülen yapısal reformlarda gelinen aşama değerlendirilerek çalışmaların hızlandırılmasına karar verilmiştir. OVP’de reform düzenlemeleri kapsamında öngörülen 81 eylemden 2024 yılı ilk çeyrek itibarıyla 20 tanesi tamamlanmıştır. Takvimi yaklaşan diğer eylemlere ilişkin çalışmalarda da önemli mesafe kaydedilmiştir.</p>
<p>OVP’de öncelikli reform alanlarımız arasında yer alan tarımsal üretim planlaması ve yeni destek modeli detaylı olarak istişare edilmiştir. Model ile gıda arz güvenliğine yönelik stratejik tarım ürünlerinde hedef yeterlilik oranları belirlenerek üretim planlaması yapılacaktır. Ayrıca, tarımsal üretimde ve su kullanımında destekleme modelinin yanı sıra yeni teknolojilerin kullanımı ile verimliliğin artırılması ve yurt içinde üretimin geliştirilmesine yönelik atılması gereken ilave adımlar değerlendirilmiştir.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/ekk-yapisal-reformlar-ana-gundemimizi-olusturmaktadir/">EKK: Yapısal reformlar ana gündemimizi oluşturmaktadır</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/ekk-yapisal-reformlar-ana-gundemimizi-olusturmaktadir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>U dönüşü işe yaramadı: İktisattaki yapısal problemler tüm yüküyle duruyor</title>
		<link>https://habernetik.com/u-donusu-ise-yaramadi-iktisattaki-yapisal-problemler-tum-yukuyle-duruyor/</link>
					<comments>https://habernetik.com/u-donusu-ise-yaramadi-iktisattaki-yapisal-problemler-tum-yukuyle-duruyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jun 2023 17:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşü]]></category>
		<category><![CDATA[duruyor]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomİ]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[iktisattaki]]></category>
		<category><![CDATA[ise]]></category>
		<category><![CDATA[kur]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[problemler]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yapısal]]></category>
		<category><![CDATA[yaramadı:]]></category>
		<category><![CDATA[yön’]]></category>
		<category><![CDATA[yüküyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://habernetik.com/?p=11019</guid>

					<description><![CDATA[<p>İktisatçı Prof. Dr. Sinan Alçın, 8 ay sonra gerçekleşecek lokal seçimlerin iktidar koalisyonunun mali disiplin ve sıkı para siyaseti konusunda şahin siyasetler izlemesini güçleştirdiğini belirterek, “Eğer Bakan Şimşek bu süreçte beklenenden daha şahin davranırsa muhtemelen lokal seçim öncesinde tekrar yedek kulübesine alınabilir” dedi.</p>
<p><a href="https://habernetik.com/u-donusu-ise-yaramadi-iktisattaki-yapisal-problemler-tum-yukuyle-duruyor/">U dönüşü işe yaramadı: İktisattaki yapısal problemler tüm yüküyle duruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Sinan Alçın ile iktisattaki son gelişmeleri konuştuk.</p>
<p><b>ŞİMŞEK &#8216;ŞAHİN&#8217; OLAMAZ, OLAMAZ</b></p>
<p><strong>&#8211; AKP’nin yeni iktisat kurmaylarıyla bu problemleri kısa vakitte çözmek mümkün olacak mı, sonuçta son 21 yıldır birebir siyasetlerle ve tıpkı niyet yapısıyla ülke ve iktisat yönetiliyor?</strong></p>
<p>Mevcut iktidar koalisyonunun seçim sonrasında yeni oluşturduğu iktisat idaresi ile, 2021 Ekim ayından bu yana yürüttüğü iktisat siyasetinden U dönüşü yapacağı tarafında bir bildiri vermeye çalıştığı ortada. İletinin -en azından şimdilik- içerideki seçmenler dışında bir heyecan yaratmadığını söylemek yanlış olmaz. Ortadan geçen iki hafta sonunda borsaya sonlu yabancı yatırım girişi dışında ciddiye alınabilecek bir yönelim ve ilginin ortaya çıkmadığı görünüyor. Bu ilgisizlik temelde, iktisattaki yapısal sıkıntıların bütün yüküyle ortada ve tahlilsiz olarak duruyor olmasından kaynaklanıyor.</p>
<p>AKP Koalisyonunun 21 yıllık iktidarında ekonomik gelişimi birkaç periyoda ayırmak gerekiyor. Birinci devir 2021 krizi sonrasında iktidar oldukları 2002’den başlayarak 2007’ye kadar devam eden genişleme devri. Bu periyot, iktisadın krizden çıkıp potansiyel büyüme kapasitesine yakınlaştığı periyottur. 2006 ortasından başlayarak 2001 Güçlü İktisada Geçiş Programı’nın (nam-ı öbür Derviş Programı) verimliliğe dayalı büyüme stratejisinin yarattığı eşitsiz büyümenin hudutlarına ulaşılmış oldu ve 2007 ile birlikte o dönemki birikim rejimi bütünüyle tıkandı. İçerideki tıkanmaya 2008 Global Ekonomik Krizinin eşlik etmesi bir manada içerideki krizi gölgeleyerek, sorunun dışarıda aranmasına imkan sağladı. Bu birinci tıkanma sonrasında 2008 ile birlikte merkez ülkelerdeki mali genişlemenin dünyadaki başka gelişmekte olan piyasalar üzere Türkiye iktisadına de sermaye akışı yarattığını gözlemledik. Fakat bu sermaye akışı direkt yatırım yerine kısa vadeli sermaye hareketi (sıcak para) olarak ortaya çıktı. İşte sıcak paranın tesiriyle 2008-2011 ortasındaki genişleme AKP koalisyonunun iktisattaki ikinci genişleme periyodu oldu. Bu devirde sıcak para yüklü olarak inşaat kesimine güç taşıdı ve biçimsiz bir büyüme trendi oluşturdu. 2011 yılıyla birlikte ise sıcak paranın çekilmesiyle bu sefer ikinci tıkanma devri başladı. 2011 bu tarafıyla iktidar koalisyonu içinde bölünmeye de kapı araladı. İktidar içi bölünme yerini evvel kapalı akabinde da açık çekişmeye bıraktı ve ekonomik darboğaz iç siyasal tıkanmayı beraberinde getirdi. İçerideki tıkanmanın Suriye başta olmak üzere etraf ülkelere yönelik agresif siyasetlerin da temel motivasyonunu oluşturdu. 2016’daki darbe kalkışması ile birlikte iktidar koalisyonunun yapısı büyük ölçüde değişmiş ve AKP yanında MHP de yeni koalisyonunun temel aktörlerinden biri haline gelmiş oldu. Bu süreçle birlikte 2011-2016 arsındaki gerginlik siyaseti ile bir tarafıyla hesaplaşma ve muhasebe yaşandı. 2011 ile birlikte başlayan tıkanma yeni bir global kriz yahut gergin bölge siyasetinden takviye alan nitelikli bir sermaye girişi olmadığı için tam olarak aşılamadı. Referandum süreci ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine girilirken hazinedeki borçlanma gereğinin günden güne arttığı ve iç borçlanmadaki artışa bağlı olarak da faiz oranlarının artmaya başladığını gözlemledik. 2018 seçimi sonrası yeni bir iktisat programı ile yabancı sermayenin tekrar çekilmesi istikametindeki eforlar hem açıklanan programın karışık ve cılız niteliği hem de bu kere ABD ile yaşanan siyasi tansiyon (Rahip Bronson Krizi) nedeniyle birinci güçlü kur atağı yaşandı. Takip eden yıllarda irili ufaklı 5 farklı kur atağı yaşanırken ortaya konan hiçbir iktisat programı beklenen tesir ve sonucu yaratamadı. Her ne kadar, yükselen faiz oranlarının ve konkordato fırtınasının temel sebebi hazinenin içine girdiği nakit sorunu ve bu sorun nedeniyle kamu hak edişlerindeki gecikme olsa da, iktisadın içine düştüğü durumdan süreksiz tedbirlerle (kredi kampanyaları gibi) kurtulmak istendi. Giderek artan döviz problemi ise ucuz TL’ye dayalı ihracat ile aşılabileceği düşünüldü. Lakin güç, hammadde ve orta malı bağımlısı kesimler, daha fazla ihracat için de giderek daha dışa bağlı hale geldi. </p>
<p><b>SORUNLAR DERİNLEŞİR</b></p>
<p><strong>&#8211; Mehmet Şimşek’e neredeyse bir kurtarıcı gözüyle bakılıyor. Tek başına iktisat kurmayları iktisattaki enkazı düzeltme maharetine sahip mi, NAS olsun YEP olsun, Cumhurbaşkanının Faiz sebep enflasyon sonuç telaffuzları bir anda terk edilebilecek mi?</strong></p>
<p>Daha evvel hükümetten uzaklaştırılan sayın Mehmet Şimşek’in tekrar “kurtarıcı” olarak çağırılmasının gerisindeki motivasyon, iktisadın yapısal sorunlarının çözülmesi değil, negatife düşmüş Merkez Bankası rezervleri nedeniyle memleketler arası finans-kapital kurumlarından -yüksek faizle de olsa- döviz devşirilmesidir. Fakat iktisadın mevcut dejenerasyonu ve Ödemeler İstikrarı Krizi riskinin günden güne artıyor olması yabancı finans kurumlarının iştahını düşürüyor. Tekrar de ödenecek bedel (faiz, imtiyaz vb) artırılarak bir ölçü sermaye girişi sağlanabilir ancak bu da iktisadın bugününü kurtarsa da yapısal ekonomik sorunun daha da derinleşmesine neden olur.</p>
<p><strong>&#8211; Lokal seçimlere giderken AKP bir kemer sıkma uygular mı?</strong></p>
<p>Mehmet Şimşek ile 2021 Ekim’inden bu yana uygulana gelen siyaset dizisinden bir U Dönüşü hedeflenmekte fakat bu dönüşün sert değil yumuşak bir dönüş olması da öncelenmektedir. Hakikaten 8 ay sonra gerçekleşecek mahallî seçimler iktidar koalisyonunun mali disiplin ve sıkı para siyaseti konusunda şahin siyasetler izlemesini güçleştiriyor. Şayet sayın Şimşek bu süreçte beklenenden daha şahin davranırsa muhtemelen lokal seçim öncesinde “suçlu olarak” seçilerek tekrar yedek kulübesine alınabilir.</p>
<p><b>ENFLASYON EN CAN YAKICI NOKTA</b></p>
<p><strong>&#8211; Şu anda Türkiye iktisadının önündeki en temel sorunlar nelerdir?</strong></p>
<p>Türkiye iktisadında mevcut durumda en yakıcı ekonomik sorun, kronik enflasyon ve cari açıktır. Bilhassa 2021 Ekim ayından itibaren uygulanmakta olan iktisat siyaseti birikimli olarak satın alma gücünün yaklaşık yüzde 80 oranında erimesine neden oldu. Bilhassa fiyatlı çalışanlar pandemi periyodunda uygulanan fiyatsız müsaade ve kısa çalışma ödeneği nedeniyle gelir kaybına uğrarken, 2021 Ekim’i sonrasında da enflasyon nedeniyle satın alma gücünü büyük ölçüde yitirmiş oldu. </p>
<p>2021 Ekim ayından itibaren uygulanan siyasette temel olarak Merkez Bankasının “fiyat istikrarı” yerine “finansal istikrar” maksadıyla hareket ettiğini ve buna bağlı olarak düşük siyaset faizinin selektif kredi ve makro ihtiyati önlem ismi verilen bir kadro “arka kapı” siyaseti aracılığıyla piyasalara mikro ölçekte istikamet verilmeye çalışıldı. Bankacılık sistemi ve kredi alanına yönelik uygulamaya konulan kısıtlar, finansal alanı adeta mayınlı yere çevirdi ve yatırım iştahını büyük ölçüde düşürdü. Bu yeni iktisat siyasetinde düşük faiz, yüksek yatırım, yüksek istihdam ve kura dayalı ihracat artışı ve buna bağlı olarak da cari fazla verilebileceği varsayımı büsbütün başarısız oldu. Gelinen kademede Cumhuriyet tarihinin en büyük cari açığı ile karşı karşıya kalındı. İmalat dalındaki güç, hammadde ve orta malı bağımlılığının yüksek seyri nedeniyle, büyürken daima cari açık veren bir iktisat görünümü ortaya çıkıyor. Ülke seçime Ödemeler İstikrarı Krizi riski ile girdi.</p>
<p><b>BÜYÜME YÜZDE 7 OLMALI</b></p>
<p><strong>&#8211; İktisatta acil atılması gereken adımlar nelerdir, tekrar bir yatırım iklimi oluşması mümkün mü?</strong></p>
<p>Türkiye iktisadında temelde üretim ve bölüşüm sorunu bulunmaktadır. Türkiye iktisadının potansiyel büyüme trendi 4,7. Bu bizim üzere 13 milyon genç nüfusu olan bir ülke için epey düşük bir büyüme suratı. Bu suratın ortalama yüzde 7’lere yaklaşması gerekiyor. Öte yandan üretimin yapısında da düşük katma bedelli ve güç bağımlısı kesimlerden yüksek katma pahalı ve düşük güç kullanan, etrafa hassas bölümlere geçişin sağlanması gerekiyor. Halihazırda ortalama ihraç kilogram fiyatımız Polonya’nın gerisine düşmüş durumda. Bu konumda dış ticaret bizi daha fazla dışa bağımlı hale getirmekten öbür bir işe yaramaz. Bölümlerin çağın gereklerine uygun biçimde dönüşmesi ve 13 milyonu bulan genç nüfustan yararlanacak biçimde topyekun bir dönüşüme hazırlanması gerekiyor. </p>
<p>Ekonominin içinde bulunduğu adaletsiz bölüşüm meselesinin temelinde kamu ihale sistemi yatmaktadır. Burada devlet ekonomik gücünü sermayeyi tabana yayacak biçimde şekillendirmelidir. Sermayenin aşikâr bir kesim yahut dalda ağırlaşması geri kalanları “oyunun dışına” atmaktadır.</p>
<p>Sektörlerin katma kıymetli alanlara dönüşü için yatırım ikliminin uygunlaşması en kıymetli koşuldur. Bunun da birinci şartı adalet sistemine duyulan itimadın güçlendirilmesi ve özgürlüklerin teminat altına alınmasıdır. Tek merkezli kaynak tahsisi görünümü içerideki ve dışarıdaki yatırımcıların yatırım iştahını olumsuz etkiliyor.</p>
<p>Netice prestijiyle AKP Koalisyonunun 21 yıllık iktidarı iktisat siyasetleri açısından hem kendi içinde kopuşlar hem de süreklilik arz ediyor. 21 yılda sürekliliğini koruyan Derviş Programındaki “verimliliğe dayalı” büyüme stratejisinin sahiplenerek uygulanışı oldu. Bu uygulama iktidara yakın küçük bir etrafın her türlü nimete çokça kavuştuğu ve giderek zenginleştiği bir durum yaratırken geri kalan milyonların fakirleşmesine ve üretimden daha az hisse almalarına neden oldu. Genel seçimlerin şimdi geride bırakıldığı bir gerçek ancak muhalefet bileşenlerinin önünde AKP koalisyonunun izlediği neoliberal siyasetin “kopan yerlerinden” onarılmasına yönelik değil, halk için iktisat siyaseti programının ortaya konulması gerekiyor. Bunun için de yeni bir seçim sürecine girilmesini beklemek yerine şimdiden bütün emek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve mümkün hayli çok siyasi parti ve oluşumu kapsayacak biçimde bir platforma muhtaçlık bulunuyor. Geçmişteki Emek Platformu gibisi bir toplumsal iktisat oluşumuna muhtaçlık var. Aksi durumda A yahut B ittifakının konsolidasyoncu yapısı toplumun genelini dışlayan, alışılagelmiş iktisat siyasetini iyi-kötü uygulamaya devam edecektir.</p>
<p><b>MALİ DİSİPLİN TEK BACAKLI İŞLEYECEK</b></p>
<p><strong>&#8211; Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı devam ediyor, enflasyonda nasıl bir tablo ile karşı karşıya, vatandaşı nasıl günler bekliyor?</strong></p>
<p>Özellikle son üç yılda kronik ve yüksek hale gelen enflasyonun gerisinde 2018’den bu yana yaşanan kur atakları ve yeniden bu atakları da tetikleyen döviz bağımlılığı yatmaktadır. Döviz kurundaki her atak içeride üretim maliyetini katlamış ve bu da tüketici fiyatlarına yansımıştır. İktidar koalisyonunun bu mühlet içerisinde rastgele bir enflasyonla gayret programını da ortaya koymamış olması fiyatlama davranışlarının tamamıyla bozulmasını desteklemiştir. Öte yandan 2022 yılında Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği ham petrol fiyat artışları da enflasyonu maliyet tarafından güçlendirmiştir. Başka taraftan pandemi devrinde ertelenen ve yüksek enflasyon nedeniyle de öne çekilen tüketim de enflasyonun tüketim bacağını güçlendirmiştir.</p>
<p>Enflasyonda en az kur geçişkenliği kadar tesire sahip olan besin enflasyonu ise uzun müddettir izlenen tarım ve hayvancılık siyasetleri nedeniyle besin arzının içine düştüğü darboğazdan kaynaklanmaktadır. Dünyada besin fiyatları düşerken bizde mevcut resmi enflasyonu ikiye katlayan besin enflasyonu devam etmekte ve geniş bölümlerin cebini yakmaktadır.</p>
<p>Enflasyonun kalıcı olarak düşmesi için yurttaşların hazinenin borçlanma gereğinin azalacağı ve Merkez Bankasının emisyonu azaltacağı konusunda bir fikre ikna olması gerekiyor. Mevcut konjonktür ve 8 ay sonraki mahallî seçimler dikkate alındığında buna ikna olmak kolay değil. Muhtemelen yeni iktisat idaresi ile birlikte Mali Disiplin tek bacaklı olarak (yeni vergiler ve mevcut vergi oranlarında artış) işleyecek, kamu harcamalarında kısıtlamalar ise lokal seçim sonrasındaki -belki de- “yeniden yeni iktisat yönetimi” tarafından gerçekleştirilebilecektir. Bunun dışında selektif mal kümelerindeki fiyat denetimleri yalnızca genel fiyatlama davranışlarının çok daha fazla bozulmasına ve kaybın artmasına neden olmaktadır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/6/13/220007695-yeni-proje-82.jpg"/></p>
<p><a href="https://habernetik.com/u-donusu-ise-yaramadi-iktisattaki-yapisal-problemler-tum-yukuyle-duruyor/">U dönüşü işe yaramadı: İktisattaki yapısal problemler tüm yüküyle duruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://habernetik.com">Habernetik - Haberdeki Benzersiz Etik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://habernetik.com/u-donusu-ise-yaramadi-iktisattaki-yapisal-problemler-tum-yukuyle-duruyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
