ABD Başkanı Trump bir yandan İsrail’in yanında İran’a saldırıları sürdürürken bir yandan da NATO üyelerinden gereken destek gelmediği için huysuzlanıyor. “NATO’dan çıkarım” demeye getiriyor. Emekli Koramiral Cihat Yaycı Trump’ın bu tavrının arkasında Türkiyesiz bir NATO planının olduğunu öne sürdü ve bunu bir televizyon programında detaylandırdı.
Yaycı’nın dikkat çeken değerlendirmelerine göre, ABD’nin NATO’dan ayrılma senaryosu, uzun vadeli bir jeopolitik kurgunun parçası. Yaycı, “Bunun baştan sona hesaplanmadığını düşünmek stratejik saflıktır” diyerek, Washington’ın planının adım adım ilerlediğini vurguluyor.
Emekli Koramiral Yaycı’nın analizine göre, 2014’ten bu yana “ Türkiye NATO’dan çıksın” söylemleri gündeme getiriliyor ancak İttifak’ın mevcut kuralları nedeniyle bir üye kendi rızası olmadan atılamıyor.
Bu yüzden iki temel ihtimal öne çıkıyor:
1. Türkiye kendi kararıyla NATO’dan ayrılacak.
2. “NATO 2.0” kurulacak: Mevcut NATO dağıtılacak, ABD resmen çekilecek ve yeni bir Kuzey Atlantik paktı kurulacak. Bu yeni yapıda Türkiye yer almayacak.
Yaycı’ya göre ikinci seçenek, ABD’nin istediği senaryo. Yeni paktın üyeleri arasında İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yer alması bekleniyor. Bu durumda Türkiye, Kıbrıs’ta “NATO topraklarını işgal eden güç” konumuna düşebilir. Yaycı, PKK elebaşı Duran Kalkan’ın 15 Ekim 2025 tarihli “Dananın kuyruğu Kıbrıs’ta kopacak. Bakalım o zaman kimlerin başına ne gelecek” sözlerini de hatırlatarak, bu açıklamanın rastgele olmadığını, arkasında ABD ve İsrail’in stratejik yönlendirmesi olduğunu belirtiyor.
Yaycı, “Amerika’nın NATO’dan çıkma hazırlığı büyük jeopolitik kurgunun bir parçası” tespitini yaparken, yeni yapının Türkiye’yi dışlayarak Doğu Akdeniz ve Kıbrıs dengelerini kökten değiştireceğini öngörüyor.
Bu analiz, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Bazı yorumcular “komplo teorisi” olarak nitelendirirken, diğerleri Türkiye’nin doğu eksenine (Rusya-Çin hattı) kayabileceğini ve yeni bir savunma paktının doğabileceğini tartışıyor. Ancak Yaycı’nın görüşü, konunun stratejik derinliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
KAYNAK: Haber Hürriyeti























































































