ABD’li yetkililerle yapılan görüşmeler hakkında bilgi sahibi kişilere göre, Suudi Arabistan’ın fiili lideri Veliaht Prens Muhammed bin Selman, ABD Başkanı Donald Trump’a İran’a karşı savaşın sürdürülmesi gerektiğini iletti. Bu kişiler, ABD-İsrail askeri kampanyasının Orta Doğu’yu yeniden şekillendirmek için “tarihi bir fırsat” sunduğunu aktardı.
New York Times yazarları Julian E. Barnes, Tyler Pager ve Eric Schmitt’in yazısına göre, son bir hafta içinde yapılan bir dizi görüşmede Veliaht Prens Muhammed, Trump’a İran’daki katı yönetimin ortadan kaldırılması yönünde baskı yapılması gerektiğini ifade etti.
Görüşmelere aşina olan kaynaklar, Veliaht Prens’in İran’ın Basra Körfezi için uzun vadeli bir tehdit oluşturduğunu ve bu tehdidin ancak mevcut yönetimin ortadan kaldırılmasıyla sona erebileceğini savunduğunu belirtti.
İsrail ile Suudi Arabistan’ın İran yaklaşımı farklı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İran’ı uzun vadeli bir tehdit olarak değerlendiriyor. Ancak analistler, İsrail’in iç karışıklıklarla zayıflamış bir İran’ı kendi güvenliği açısından yeterli görebileceğini ifade ediyor.
Buna karşılık Suudi Arabistan, İran’da başarısız bir devlet yapısının ortaya çıkmasını doğrudan ve ciddi bir güvenlik tehdidi olarak değerlendiriyor.
Uzayan savaş endişe yaratıyor
Hem Suudi hem de ABD yönetimlerinde üst düzey yetkililer, çatışmanın uzaması halinde İran’ın Suudi petrol tesislerine daha ağır saldırılar düzenleyebileceği ve ABD’nin uzun süreli bir savaşa sürüklenebileceği endişesini taşıyor.
Trump, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda savaşın kısa sürede sona erebileceğini ima ederken, zaman zaman çatışmanın tırmanabileceğine yönelik sinyaller de verdi.
Pazartesi günü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yönetiminin İran ile “tam ve kapsamlı bir çözüm” konusunda verimli görüşmeler yaptığını ifade etti. İran tarafı bu görüşmelerin sürdüğü iddiasını reddetti.
Savaşın ekonomik ve güvenlik etkileri
Savaşın Suudi Arabistan ekonomisi ve ulusal güvenliği üzerindeki etkileri büyük boyutlara ulaştı. ABD-İsrail saldırılarına karşılık olarak İran’ın düzenlediği insansız hava aracı ve füze saldırıları, petrol piyasasında ciddi dalgalanmalara yol açtı.
Suudi yetkililer ise Veliaht Prens’in savaşın uzatılması yönünde baskı yaptığı iddialarını reddetti. Suudi hükümeti yaptığı açıklamada, “Krallık bu çatışmanın başlamasından önce de barışçıl çözümü destekliyordu” ifadelerini kullandı.
Açıklamada ayrıca, yetkililerin Trump yönetimiyle yakın temas halinde olduğu ve bu konudaki tutumlarının değişmediği belirtildi.
“Önceliğimiz savunma” mesajı
Suudi hükümeti açıklamasında, “Bugün birincil önceliğimiz halkımıza ve sivil altyapımıza yönelik günlük saldırılara karşı kendimizi savunmaktır” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada İran’ın diplomatik çözümler yerine tehlikeli bir gerilim politikası izlediği ve bunun tüm taraflara zarar verdiği vurgulandı.
Trump’a kara operasyonu önerisi
Görüşmelere ilişkin bilgi sahibi kaynaklara göre Trump zaman zaman savaşı sonlandırmaya açık bir tutum sergiledi. Ancak Veliaht Prens Muhammed bunun hata olacağını savundu ve İran’daki yönetimi zayıflatmak için enerji altyapısına yönelik saldırıların sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi.
ABD’li yetkililerle temas halinde olan kişilere göre Veliaht Prens, ABD’nin İran’da enerji altyapısını ele geçirmek ve yönetimi devirmek amacıyla kara birlikleri kullanmasını da önerdi.
Hark Adası senaryosu masada
Son günlerde Trump’ın İran’ın petrol altyapısının merkezi konumundaki Hark Adası’nı ele geçirmeye yönelik askeri operasyon ihtimalini daha ciddi şekilde değerlendirdiği belirtildi.
Hava indirme birlikleri veya deniz piyadeleriyle gerçekleştirilebilecek böyle bir operasyonun son derece riskli olacağı ifade edildi.
ABD’li yetkililerle temas halinde olan kaynaklara göre Veliaht Prens Muhammed, Trump ile yaptığı görüşmelerde kara operasyonlarını desteklediğini açık şekilde dile getirdi.
Hürmüz Boğazı krizi derinleşiyor
Suudi Arabistan’ın savaşa bakışı ekonomik faktörlerden de güçlü şekilde etkileniyor. Savaşın başlamasından bu yana İran’ın misilleme saldırıları Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği ciddi şekilde aksattı ve bölgedeki enerji sektörünü zor durumda bıraktı.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’ten çıkan petrolün büyük bölümü uluslararası piyasalara ulaşmak için bu boğazdan geçmek zorunda.
Alternatif boru hatları inşa edilmiş olsa da bu hatların da saldırıların hedefi olduğu belirtildi.
“Savaşın nasıl biteceği önemli”
Suudi yönetimine yakın analistler, Veliaht Prens Muhammed’in savaştan kaçınmayı tercih etmiş olabileceğini ancak Trump’ın geri adım atması halinde Suudi Arabistan’ın daha güçlü ve öfkeli bir İran’la tek başına karşı karşıya kalabileceğinden endişe duyduğunu ifade ediyor.
Bu değerlendirmeye göre yarım kalmış bir askeri operasyon, Suudi Arabistan’ı sık sık İran saldırılarına açık hale getirebilir ve Tahran’a Hürmüz Boğazı’nı zaman zaman kapatma gücü kazandırabilir.
Uluslararası Kriz Grubu Körfez ve Arap Yarımadası Projesi Direktörü Yasmine Farouk, “Suudi yetkililer kesinlikle savaşın sona ermesini istiyor ancak nasıl sona ereceği büyük önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu. (Ekonomim)



























































































