Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Avrupa Parlamentosunun Türkiye’nin 1974 Barış Harekatı’na ilişkin kararını hiçbir şekilde tanımadıklarını belirterek, “Biz bu kararı elbette ki hiçbir şekilde tanımıyoruz. Yok hükmünde bir karar olarak görüyoruz.” dedi.
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Lefkoşa’ya gelen Yılmaz ve beraberindeki Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ı Ercan Havalimanı’nda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ve diğer ilgililer karşıladı.
Havalimanında Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü tarafından KKTC’de görevlendirilen yangın söndürme helikopterinin teslimine katılan Yılmaz ile Üstel ve beraberindekiler, helikopterin önünde fotoğraf çektirdi.
Daha sonra havalimanında Üstel ile ortak açıklamada bulunan Yılmaz, iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte orman yangınlarının daha büyük bir sorun haline geldiğini, bir yangın çıktığında en erken şekilde yangına müdahale edilmesi gerektiğini, bu anlayışla Türkiye’nin KKTC’nin yanında olduğunu söyledi.
Yılmaz, yangına hızlı müdahale edecek bir helikopteri burada görevlendirdiklerini belirterek, “İnşallah hiç ihtiyaç olmaz, hiç kullanılmaz. Bunu temenni ediyoruz ama ihtiyaç olduğunda da en etkin şekilde yangına müdahale edeceğine inanıyoruz.” diye konuştu.
Doğal gaz projesine ilişkin mutabakat zaptını bugün imzalayacaklarını ve bu tarihi projeyi hayata geçireceklerini aktaran Yılmaz, şunları kaydetti:
“Ana vatan ve garantör Türkiye’nin nihai hedefi, KKTC’yi eğitim, sağlık imkanlarıyla, teknolojik altyapısıyla, üniversiteleriyle, AR-GE ve bilişim merkezleriyle Doğu Akdeniz’in bir çekim merkezi haline getirmektir. Bu çerçevede ne gerekiyorsa elimizdeki tüm imkanlarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Kıbrıs Türk halkının yanındayız, yanında olmaya devam edeceğiz.”
“Avrupa Parlamentosu biraz tarihe baksın”
Yılmaz, Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi, Kıbrıs Türk halkının maruz bırakıldığı insanlık dışı yaptırımlar ve izolasyonların ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizerek, bununla birlikte iki egemen ve eşit devlet temelinde, başta kuraklık, iklim değişikliği, tarım ve enerji olmak üzere, ortak geleceği ilgilendiren alanlarda işbirliği yapılması ve ortak projeler geliştirilmesinin mümkün olduğunu ifade etti.
Kıbrıs meselesinde adadaki gerçekleri göz ardı eden çabaların bugüne kadar bir sonuç getirmediğini, bundan sonra da getirmeyeceğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:
“Avrupa Parlamentosu’nda dün bir karar alındı. Biz bu kararı elbette ki hiçbir şekilde tanımıyoruz. Yok hükmünde bir karar olarak görüyoruz. Avrupa Parlamentosu maalesef Rum kesiminin propagandalarına alet edilmiştir. Hiçbir temeli olmayan bu karar, bu iddialar bizim nazarımızda hiçbir kıymete sahip değildir. Bunlar ne Türkiye Cumhuriyeti’ne ne Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne zarar verir. Ama Avrupa Parlamentosu’nun itibarını azaltır, düşürür. Avrupa Parlamentosu böyle oyunlara gelmemelidir. Rum kesiminin ve birtakım lobilerin, onun da arkasında olan birtakım lobilerin yaptığı bu çalışmaların tuzağına düşmemelidir.
Bakın, 1974 Barış Harekatı’ndan bu yana aşağı yukarı 52 yıl geçti. Yarım asrı aşan bir süre. Ve bütün bu süreçte ada huzur içinde, barış içinde. Sadece Türk tarafı değil, Rum tarafı da bu güvenli ortamda kalkındı, gelişti, demokrasilerini güçlendirdi. Dolayısıyla buraya silahlı kuvvetlerimizin yaptığı Barış Harekatı, tüm adaya fayda sağlamıştır. Tüm adaya huzur getirmiştir. Ve daha öncesindeki dönemi de çok iyi biliyoruz. Nikos Sampson’un darbesini unutmadık. EOKA çetelerinin yaptığı mezalimi unutmadık. Dolayısıyla Avrupa Parlamentosu biraz tarihe baksın. Popülist söylemlerle, gündelik polemiklerle bu işlere bakarlarsa çok büyük yanlışlar yapmış olurlar.”
Yılmaz, o dönem Türk Silahlı Kuvvetlerinin, uluslararası hukuk çerçevesinde, garantör ve ana vatan Türkiye olarak Kıbrıs’a geldiğini, meşru, hukuki bir şekilde bu süreçlerin gerçekleştiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Bugün Avrupa Parlamentosu’nda bu tür polemikler yapanlar önce Gazze’de yaşanan soykırıma baksınlar. Eğer kınanacak bir şey arıyorlarsa, dünyaya bir siyasi tavır ortaya koymak istiyorlarsa, ciddi bir şekilde bir parlamenter çalışma yapmak istiyorlarsa Gazze’de yaşanan ve tüm dünyanın gözleri önünde yaşanan soykırıma baksınlar. Ve o soykırımdan dolayı uluslararası mahkemelerde yargılanmakta olan Netanyahu hükümetiyle Rum kesiminin ilişkisine baksınlar. Nasıl yan yana durduklarına baksınlar. Türk Silahlı Kuvvetleri 1974 yılında bu harekatı yapmamış olsa bugün Kıbrıs Türkleri, Gazzeli kardeşlerimizin yaşadıklarını yaşayabilirdi. Neler yaşadıklarını en iyi Kıbrıs Türkleri biliyor. Neler, ne tür sıkıntılar yaşadıklarını. Dolayısıyla burada bu kararı hiçbir şekilde tanımadığımızı, kabul etmediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının yaptığı açıklamaya, yine Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının açıklamasına harfiyen katıldığımızı ifade etmek istiyorum.”
KKTC Başbakanı Üstel: Tek milletin evlatlarıyız
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Ercan Havalimanı’nda ortak basın toplantısı düzenledi.
KKTC ile Türkiye’nin, diplomatik çerçeveden çok, kardeşlik ilişkilerine sahip olduğunu vurgulayan Üstel, KKTC’ye yatırım kazandırmak ve ülkedeki halkın yaşam kalitesini yükseltmek için çaba sarf ettiklerini söyledi.
Üstel, “Her ziyaret iki devlet arasındaki güçlü işbirliğinin, ortak hedeflerimizin ve sarsılmaz kardeşliğimizin yeni bir adımıdır. Çünkü KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler yaşamsal ilişkilerdir.” dedi.
KKTC ile Türkiye’nin yaşamsal ilişkilere sahip olduğunun altını çizen Üstel, “Bizler aynı tarihin, aynı kültürün, aynı inancın ve aynı kaderin çocuklarıyız. Tek milletin evlatlarıyız.” diye konuştu.
Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs konusunda da geçmişte defalarca denenmiş ve başarısız olmuş çözüm modellerini değil, iki devletli çözüm vizyonunu kararlılıkla savunduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü vazgeçilmez milli politikamızdır. Egemen eşitliğimizden ve milli davamızdan taviz vermemiz asla söz konusu değildir. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir görüş ve hedef birliği içerisindeyiz. Biz KKTC’yi güvenli bir geleceğe hazırlıyoruz.”
Basın toplantısında, ülkesi ile Türkiye arasında imzalanacak olan “Türkiye-KKTC Doğal Gaz Boru Hattı Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı”nın kendileri için hayati öneme sahip olduğuna dikkati çeken Üstel, Türkiye’den gelen su gibi doğal gazın da KKTC ekonomisine katkı sağlayacağını söyledi.
Üstel, doğal gazın ardından Türkiye’den deniz altına çekilecek kablolar ile gelecek elektrik konusuna yoğunlaşacaklarını anlatarak, yapılan tüm bu çalışmaların KKTC ekonomisini güçlendirme ve enerji güvenliğini sağlama yolunda önemli projeler olduğunun altını çizdi.
Başbakan Üstel, KKTC’de kendi dönemlerinde uygulamaya koydukları proje ve hizmetlerden de örnekler vererek KKTC’yi Türkiye’nin desteği ile daha güvenli bir geleceğe hazırladıklarını ifade etti.
Üstel, Türkiye’den getirilecek doğal gazın KKTC sanayisi için hayati öneme sahip olacağına işaret ederek şunları söyledi:
“Türkiye Cumhuriyeti ile bugün imzalanacak doğal gaz mutabakat zaptı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kalkınma yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcı olacak. Bu proje, çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğine yapılan stratejik bir yatırımdır. Enerji alanındaki hedefimiz yalnızca doğal gaz değildir. Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesine ilişkin enterkonnekte sistem çalışmalarını da kararlılıkla sürdürüyoruz.”
Çelik’ten Avrupa Parlamentosunun Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilgili kararına tepki
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerinin tarihinin şan ve şereflerle dolu asil bir ocak olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
“Avrupa Parlamentosunda kabul edilen sözde karar, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik alçakça bir iftiradır. Bu sözde kararı kınıyoruz. Hiçbir temele dayanmayan bu sözde kararların hangi güdümlü ilişkiler yoluyla alındığını çok iyi biliyoruz. Bu alçakça kararı kökten reddediyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yaptığı açıklamaya tarihi dürüstlük adına herkes destek vermelidir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerinin şan ve şereflerle dolu tarihi karşısında bu tip alçakça iftiraların hiçbir hükmü yoktur.”






























































































